11. Hukuk Dairesi 2011/11551 E. , 2012/17952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2010/701-2011/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v
**11. Hukuk Dairesi 2011/11551 E. , 2012/17952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2010/701-2011/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin ana sermayesinin 50.000 TL olduğunu ve bu şirketin ortaklarından ...'ya ait 20.000 TL tutarındaki sermayesinin ve hisselerinin tamamının Beyoğlu 25.noterliğinin 27.7.2010 tarihli 33988 yevmiye nolu hisse devir senedi ile ve yine şirketin diğer ortağı ..... ait 30.000 TL tutarındaki hisselerinin 5.000 TL tutarındaki kısmının aynı noterliğin aynı tarihli 33989 yevmiye nolu hisse devir senedi ile bedellerin tamamının nakden ve peşinen ödenerek müvekkilince alındığını ancak her iki şirket ortağının da bu devre rağmen TTK 518 ve 520.maddelere uygun davranmadığını, hisse devirlerinin pay defterine kaydını yapmadıklarını ve ticaret sicilinde ilan etmediklerini ileri sürerek müdür ...'nın idare ve temsil görevinin kaldırılmasını, şirket yönetimine kayyım tayinini, hisse devirlerinin şirket pay defterlerine kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, her ne kadar noter belgesinde hisse bedellerinin tamamı ödendi yazılı isede pay devir bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle de TTK hükümleri gereğince pay defterine devrin işlenmediğini ve sicilde de devir işleminin tescil edilmediğini, kaldıki 520.madde gereğince bu devre en az ¾ e sahip olan paydaşların rıza göstermesi şartı getirildiğini bu şartın da olayda gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca sadece iki ortaktan oluşan davalı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, bu kişilerin karı koca olduğu, her iki ortağın aynı gün aynı noterlikte birbirini takip eden yevmiyeli işlemlerle hisselerini aynı kişiye devretmiş olmalarının hisse devri hususunda anlaştıkları anlamına geldiği, yapılan hisse devrinin geçerli olduğu, davacının davalı şirketin ortağı olduğu ancak ortaklık kararı kesinleşmeden diğer davacı taleplerinin araştırılamayacağı gerekçesiyle davacının şirket ortağı olduğunun tespiti ile sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının davalı limited şirket ortağı olduğunun tespitine ilişkindir. TTK’nun 520. maddesinde, bir pay devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartı ile hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gerektiği ve nihayet anılan maddenin son fıkrasında, pay devri veya devir vaadi hakkındaki mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve noterde imzası tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer hakkında dahi hüküm ifade etmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Mahkemece, davalı limited şirketin karı koca bulunan iki ortağının aynı gün aynı noterlikte birbirini takip eden yevmiyeli işlemler ile hisselerini davacıya devretmeleri karşısında, ortakların ağırlaştırılmış nisap ile devre muvafakat ettikleri kabul edilmiş ise de, devir hususunun pay defterine kaydının kurucu özellik taşıdığı, TTK 520. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şartlardan birinin eksik olması halinde pay devrinin gerçekleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden davacının, davalı şirket ortağı olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.