7. Hukuk Dairesi 2022/1435 E. , 2022/5436 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... vd. Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/10/2015 gününde verilen dilekçe ile muhdesat aidiyetinin tespiti talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/02/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istenilmek…
**7. Hukuk Dairesi 2022/1435 E. , 2022/5436 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... vd. Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26/10/2015 gününde verilen dilekçe ile muhdesat aidiyetinin tespiti talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/02/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... vekili, davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Davacı vekili, vekil edeninin haricen satın aldığı 1000 m2 taşınmaz üzerine çeşitli yaş ve nitelikte ağaçlar diktiğini, imar uygulaması sonrasında 1200 ada 25 parsel sayılı taşınmaz olarak adına tescil edildiğini ancak bir kısım ağaçların tapulu yerin dışında kaldığını açıklayarak tapulu alan dışında kalan ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili, dava konusu yerin Karayolları Genel Müdürlüğü ve DSİ Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunduğunu açıklayarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili ve DSİ Genel Müdürlüğü vekili davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu edilen ağaçların bir kısmının DSİ kanalı içerisinde, bir kısmının ise Kadirli- Sumba karayolunda kaldığı, kanal olarak kayıtlı 1220 ada 28 parselde davacının tapu maliki olmadığı bundan ayrı 1200 ada 25 parsel (imar uygulaması ile 1220 ada 30) sayılı taşınmazın ağaçların bulunduğu yer ile ilgisinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29/05/2017 tarih ve 2017/10815 Esas, 2017/7811 Karar sayılı ilamıyla "... muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında husumetin, muhdesatın bulunduğu taşınmaz maliklerine, taşınmaz tapusuz ise Hazine ile ilgili köy veya belediye tüzel kişiliğine yönetilerek taraf teşkili sağlanarak savunma ve deliller toplandıktan sonra, ağaçların bulunduğu alanda kamulaştıma çalışmaları yapılıp yapılamadığı, yapıldı ise ağaçların kamulaştırılan kısımda kalıp kalmadığı hususunu tespiti için ilgili belgelerin celbi ile tekrar bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın kabulü ile; fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 04/11/2015 tarihli krokide A ve B harfi ile işaretli alanda kesilmeden önce mevcut bulunan 31 adet zeytin ağacı, 14 adet incir ağacı, 2 adet dut ağacı, 1 adet ceviz ağacı, 5 adet nar ağacının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.