11. Hukuk Dairesi 2014/1616 E. , 2014/5957 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 23.05.2013 tarih ve 2012/509-2013/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incel
**11. Hukuk Dairesi 2014/1616 E. , 2014/5957 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 23.05.2013 tarih ve 2012/509-2013/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2. 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, davalının 2004 yılında gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle açılan dava sonucu müvekkilinin icra dosyasına 17.396,57 TL ödediğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin 7.4 maddesi uyarınca davacının yaptığı ödemeden davalının sorumlu olduğu, Hisse Devir Sözleşmesi'nin 9.4 maddesinde hisselerin devralındığı döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ndeki hükümlerin saklı tutulduğu, sözleşmeden önce istenilen tüketim bedeli ile ilgili dava dışı tüketici tarafından açılan alacak davasının kabul ile sonuçlandığı, ilamda istenen alacağın yargılama gideriyle birlikte 17.396,57 TL olarak davacı tarafından ödendiği, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 17.396,57 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı tarafça verilen katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre teniyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı tarafından bu işlemler yapılmamış, .../... -2- sadece temyiz dilekçesinin havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmediğinden, davacı tarafça bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 24.07.2006 tarihli sözleşme ile dört ilden oluşan elektrik dağıtım bölgesinde yer alan ve uhdesinde bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesi için zorunlu taşınır ve taşınmazların, mülkiyet hakkı saklı kalmak koşuluyla, işletme hakkı devredilmiş, sözleşmenin 7. maddesi ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırılması yoluna gidilmiştir. Somut uyuşmazlıkta sözleşmenin imza tarihinden önceki dönemde, yüksek gerilim hattının koparak yangına sebebiyet vermesi sonucu oluşan zararın tazmini amacıyla aleyhine dava açılmış, dava kabulle sonuçlanmış, ancak hükmedilen tutarla ilgili olarak davacı tarafından ödeme yapılmıştır. Davacı taraf, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca bu ödemeden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalıdan tahsilini istemiştir. Davaya konu rücu talebinin dayanağını bu ihtilaf oluşturmakta ise de, karar gerekçesinde dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak ve hatalı şekilde alacağın kaynağının tüketim bedeli ile ilgili dava dışı tüketici tarafından açılan alacak davası olarak belirtilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 119,00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.