11. Hukuk Dairesi 2021/4746 E. , 2022/7126 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.03.2021 tarih ve 2017/319 E. - 2021/208 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dos…
**11. Hukuk Dairesi 2021/4746 E. , 2022/7126 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.03.2021 tarih ve 2017/319 E. - 2021/208 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Yılmaz Tekstil ve Ticaret Limited Şirketine ait ... ilçesi ... köyü 106 ada 1 parselde kayıtlı olan 6, 7, 18 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin 09/02/2009 tarihinde davalılara satılıp devredildiğini, şirketin ortaklarının ... ve ... olduğunu, şirket adına taşınmaz devrini yapan ...'ın yetkisiz olduğunu, ortaklardan ...'ın 05/01/2009 tarihinde kendini münferit imza ile temsile yetkili müdür atadığını, ancak ...'ın şirket mallarını kaçırmaya matuf bir çok işlemine dayanak yaptığı 05/01/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın diğer ortak ...'a ait olmayıp sahte olduğunu, söz konusu devir işleminin yetkisizlik yanında ayrıca taşınmazların gerçek değerinin de tapuda gösterilen değerin çok üstünde olması sebebiyle muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerin davalılara devrine ilişkin işlemlerin iptaline, taşınmazların şirkete iadesine ve şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalıların taşınmazları kiraya vererek haksız şekilde tahsil ettiği kira paralarının davalılardan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, 05/01/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı sahte olsa dahi bu durumun tapu kaydının da iptali sonucunu doğurmayacağını, tapu kaydına itimat eden müvekkillerinin ediniminin korunması gerektiğini, müvekkillerinin söz konusu gayrimenkulün meşru malikleri olduğundan mülkiyet hakkının gereği elde ettikleri kira bedelleri üzerinden de yalnızca kendilerinin hak sahibi olduklarını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.