6. Ceza Dairesi 2010/23731 E. , 2013/15651 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : ,Hırsızlık, Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, Görevi yaptırmamak için direnme, Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık ... savunmanının duruş…
**6. Ceza Dairesi 2010/23731 E. , 2013/15651 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : ,Hırsızlık, Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, Görevi yaptırmamak için direnme, Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE, 1-Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hâkimler Kurulu'nun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Dairemiz Üyesi ... ve ...'ün karşı oyu ve oyçokluğu ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ...'ün hırsızlık, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme ve yaralama suçları ile sanık ...'ün hırsızlık suçu için kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Hırsızlık suçunun işlendiği tarih olan 15.04.2005 ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması ve sanık ...'ün 6136 sayılı Yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme ve yaralama suçlarından eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 258/1-2, 456/2, 457/1, 271, 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK'nın 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 265/1-4, 6136 sayılı Yasanın 13/1, 86/1, 3/c-e, 87/3, 66/1-e, 67/4.maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.madeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 15.04.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY: Olay tarihinde polise, sokak üzerinde bir aracın plakasının değiştirildiğinin ihbar edilmesi üzerine polis aracının belirtilen yere gittiği, aracı kullanan şahısların kaçmak istedikleri ancak başka bir araca çarparak durmak zorunda kaldıkları, sanık ...'ın araçtan inerek kaçmaya başladığı, müşteki ...'nın 04.08.2005 tarihli duruşma ifadesine göre “ben silahımı çekerek ...'ı kovalamaya başladım, durması için havaya iki el ateş etmek istediysem de silahım ateş almadı, sanığa yetiştim, üzerine atladım, boğuşma esnasında sanık sağ parmağımı ısırınca elimdeki silah düştü, sanık silahı aldı, ben sanığa arkadan sarılmış vaziyette iken sanık eğilerek silahı sağ elinde tutar vaziyette iken iki ayağı arasından arkaya yani bana doğru ayaklarıma doğru bir el ateş etti, fakat isabet almadım, "abi beni bırak ben zaten bitmişim", diye söyledi, bırakmayınca "seni vururum" diyerek ikinci kez ateş ederek beni sol femur kemiğimden yaraladı, ben yere yıkıldım sanık silahı alıp kaçtı” şeklindeki beyanı ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, hırsızlık şüphelisi olan sanığın yakalanmamak için görevli polis memuruna direndiği, bu arada yere düşen silahı alarak müştekiyi yaralayıp silahla birlikte olay yerinden kaçtığı, ertesi gün silahı iade ettiği, olayda yağma suçunun unsurlarının olmadığı, eylemin bir bütün halinde silahla görevli memura mukavemet ve yaralama suçunu oluşturduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.02.2010 tarih ve 2010/1-238-16 karar sayılı ilamının da benzer yönde olduğu, bu nedenle yağma suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanması şeklindeki kararına katılmıyoruz.