T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/206 Esas KARAR NO:2026/23 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/03/2025 BİRLEŞEN ----- ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2025 KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl ve birleşen davada da…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/206 Esas KARAR NO:2026/23 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/03/2025 BİRLEŞEN ----- ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/03/2025 KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl ve birleşen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Davalı şirket tarafından ciro edilerek ---- Esas sayılı icra takibine konu edilen keşidecisi dava dışı ----ünvanlı şirket olan --- keşide tarihli --- bedelli çekten dolayı dava dışı ---- olarak keşide edilen tarihteki yetkilileri ----- aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu çekin ön yüzündeki tarih parafında ve yine ön yüzündeki avalist imzaları, --------- temsilen atılan imzanın sahte olduğunu, ----çek keşide edildiği tarihteki yetkilileri ----- olup çek üzerindeki imzalar şirketin hiçbir yetkilisine ait olmadığını, dava konusu sahte çekten dolayı---- tarafından soruşturma başlatıldığını, davalı firma -----çek üzerindeki keşide tarihinde tahribat yaparak sahte paraf/imza atılarak çek vade tarihinden önce tahsile verildiğini, bu durum banka yetkililerince tespit edilip çekle ilgili "karşılıksızdır" işlemi yapılmadığını, davalının bu kez ihtiyati hacizle kararı aldığını, ------ banka hesaplarına haciz konulduğunu, konulan hacizler sebebiyle bankalardaki mevduat bloke edildiği ve vadeli ödemeler ile ticari taahhütler yerine getirilemediğini, dava konusu olay sebebiyle müvekkilinin firmasının kredilerinin geri çağırıldığını, teminatlarının iptal edildiğini ve firmanın ödeme güçlüğüne düştüğünü, müvekkilinin gerek ---- sayılı icra takibine konu ------- bedelli çekten gerekse başka bir hukuki/ticari sebepten dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitini, müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramamasını teminen HMK.’nun 101. ve devamı maddeleri ile İİK. 72. maddesi gereğince aleyhimde ----- Esas sayılı icra takibinin durdurulmasını, dosyadan konulan hacizlerin kaldırılmasını, dosya mevcudunun davalıya ödenmesinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemelerin -----Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, icra takip talebinde bulunulmuş ise de ödeme emrinin düznlenmediğini, çünkü icra dairesinin takip talebini ------ tarihli kararı ile ve "Çekin arkasına TTK 720 uyarınca bir derkenar yazılmamış olduğu" gerekçesi ile reddettiğini, bu karara karşı icra mahkemesine şikayet yoluna gidildği, ----- sayılı ilamı ile ve aynı gerekçe ile davayı reddettiklerini, yani ortada borçlu olmadığı tespit edilecek bir icra takibi olmadığını, çek zayi olup,-------- sayılı davası ile zayii-iptal kararı verildiğini, öte yandan icra takibi sadece takip talebinden ibaret kalmış olduğu için o tarihten bu yana da, her hangi bir işlem yapılmadığından 3 yıllık süre de doldğunu, yani ortada ticaret kanunu ve kambiyo hukuku anlamında bir çek olmadığını, işbu halde ortada hukuken bir çek olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı, davanın öncelikle yetkisizlikten, akabinde esastan reddine, verilecek karar ne yönde olursa olsun müvekkili dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; hukuki niteliği itibariyle; asıl ve birleşen ----Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine ---- ve bu çekin takibe konulduğu---- esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, davacının takip ve çek nedeniyle borçlu olup olmadığı hususunda uyuşmazlık olduğu tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Taraflarca bildirilen tüm delillerin toplandığı, ---- Esas sayılı dosyasının bir suretinin,---- soruşturma sayılı dosyası, ------sayılı dosyası, davacının imza ve yazı asıllarının bulunduğu resmi kurumlara yazılan müzekkere cevapları vs tüm belge ve dokümanların toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası ile yine mahkememiz ---- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, dosya mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen dosya davacıları ----- Esas sayılı icra takibine konu edilen keşidecisi dava dışı ---- ünvanlı şirket olan ------------- bedelli çekin üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia ederek eldeki davayı açmışlardır. Öncelikle belirmek gerekir ki davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Davalı her ne kadar takip talebinin icra müdürlüğünce reddedildiğini, şikayet üzerine icra hukuk mahkemesinin de şikayeti reddettiğini, bu nedenle icra takibinin hiç olmadığını, bu nedenle davayı açmakta hukuki yararın bulunmadığını belirtmiş ise de; davacı hem icra takibi nedeniyle hemde takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığı talep etmiştir. Davalı çekin yetkili hamili olduğunu kabul etmektedir. O halde davalı taraf bu çeki zamanaşımına uğramış olsa dahi her ilamsız takibe de konu edebilir. Ayrıca davalı taraf davaya konu çek ile ihtiyati haciz kararı almış ve hacizler uygulanmıştır. Esas takipte takip talebi reddedilmiş olsa dahi davacıların bu ihtiyati hacizler nedeniyle de dava açmakta hukuki yararları vardır. Davalı taraf her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de; HMK 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davanın aynı zamanda takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olması, çekin hamili olan davalının yerleşim yerinin --- olması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davacılar imza inkarında bulunduklarına göre bu iddianın incelenmesi için imza incelemesi yapılması gerekmektedir. Davalı çekin yetkili hamili olduğuna beyan ederek ---- D.İŞ sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı almış, daha sonrasında çekin kaybolduğunu beyan ederek ------ Esas sayılı dosyasında çekin kaybolmasından dolayı çek zayi ve iptal kararı almıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, çek zayi nedeniyle çek iptali kararı kesin hüküm teşkil eden bir hüküm değildir. Bu nedenle çek iptal kararı alan hamile bu karar ile sınırsız bir koruma sağlamaz. Eldeki davada davacılar aval olarak imzaların kendilerine ait olmadığını ve keşideci imzasının da şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmektedirler. Davalı ise çek iptal kararı nedeniyle imza incelemesi için çeki mahkemeye ibraz edememektedir. Çek yetkili hamilin elinde ve sorumluluğunda iken kaybolması nedeniyle imza incelemesi yapılaması durumunda ispat yükü davacılar olan aval verenlere ve keşide edene yüklenemez. Davacı aval verenlerin ve keşidecinin imza inkarına rağmen çek aslını mahkemeye sunamayan ve imza incelemesi yapılmasını sağlayamayan hamil ispat yükü altında olup çeki ibraz edemediği için davacıların imzalarının kendilerine ait olmadığı ispat edilmiş sayılmalıdır. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek davacıların borçlu olmadıklarının kabulüne karar verilmiş, davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Asıl dava yönünden; 1- Davanın KABULÜ ile; davacının ---- sayılı dosyasında ve bu dosyada takibe konu edilen --------------- bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 2- Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 7.059,84 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.764,96 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye ile 5.294,88 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.764,96 TL peşin harcının toplamı olan 2.380,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen 255,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleşince dosya içerisinde bulunan evrak asıllarının ilgili kurumlara iadesine, Birleşen 2025/222 E. sayılı dava yönünden; 10-Davanın KABULÜ ile; davacının-------sayılı dosyasında ve bu dosyada takibe konu edilen --------------- bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 11- Davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 12-Alınması gerekli 7.059,84 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.764,96 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye ile 5.294,88 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 13-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 1.764,96 TL peşin harcının toplamı olan 2.380,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Davacı tarafından sarfedilen 260,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 16-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 17-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/01/2026