7. Hukuk Dairesi 2021/2365 E. , 2022/1060 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**7. Hukuk Dairesi 2021/2365 E. , 2022/1060 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava konusu ...,... parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yayla olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle de kazanılamayacağını belirterek tapu kaydının iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasını ve özel siciline yazılmasını istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre; yaylak, çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir. Dava konusu taşınmaz ... Beldesinde bulunmaktadır. Civarında ...,...,... adlarıyla bilinen yaylalar bulunmaktadır. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı " ... Yaylası" olarak anılmaktadır. Ancak, yerinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi beyanında fenni, orman mühendisi ve ziraat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda dava konusu133 ada 66 parsel sayılı taşınmazın çevre taşınmazları ile birlikte Kadim... (eski adı ...) Köyü sınırı içerisinde kaldığı, ... adını aldığı, 1992 yılında belediye teşkilatının kurulması ile ...,...,... Mahallelerinin oluşturduğu ... Beldesinin kurulduğu, taşınmazın... Köyü yerleşik alanı içerisinde kaldığı umuma ait yayla-yaylak alanlarının dava konusu parselin çok uzağında olduğu, öncesinin de şahıs taşınmazı olduğu, orman sayılmayan, toprak yapısı itibariyle kadim tarım toprağı vasfında olduğu bildirilmiştir.