7. Hukuk Dairesi 2026/160 E. , 2026/500 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/230 E., 2025/379 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili da…
7. Hukuk Dairesi 2026/160 E. , 2026/500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/230 E., 2025/379 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Beldesi, .... Mahallesinde, doğusu ...... ve......, batısı ......., kuzeyi........ ve ....... güneyi ...... ve ... ... taşınmazı ile çevrili tahminen 1600 m² miktarındaki davacıya ait taşınmaz içerisinde davacının mesken olarak kullandığı evi ve çevresinde meyveli ağaçlardan oluşan bahçesi bulunduğunu, bu taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlarla birlikte bir bütün hâlinde babası ...e ait olduğunu, taksimle davacıya geçtiğini, murisin taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla hâline getirdiğini, dava konusu taşınmazın 1268 parsel numarası ile davalı ... adına tescil edildiğini, bu tescil işleminin idari karar ile tek taraflı ve haksız olarak yapıldığını, önceki malikin ve müvekkilinin bu durumdan haberdar olmadığını, devir alınan zilyetlikle birlikte müvekkilinin toplam kazandırıcı zamanaşımı süresinin 20 yılı fazlası ile geçtiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı .... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın müvekkiline 1986 yılında idari işlemle tescil edildiğini, bu nedenle davanın idari yargıda açılması gerektiğini, dava hakkının zamanaşımına uğradığını, dava açmak için hak düşürücü sürenin geçtiğini, kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre açılacak tescil davalarına konu taşınmazın tapuda kayıtlı olmamasının şart olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın 1986 yılında belediye adına tescil edildiğini, tapulu taşınmazlarda tescilden itibaren 10 yıl içerisinde tapu iptal davasının açılabileceğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, ayrıca kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre açılacak tescil davalarına konu taşınmazların tapuda kayıtlı olmaması, tapuda kayıtlı ise malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması, malikin 20 yıl önce ölmüş ve hakkında gaiplik kararı verilmiş olması gerektiğini, bu şartların mevcut olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda açılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmaz olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 712. ve 713. maddelerine göre ne olağan zamanaşımı, ne de olağanüstü zamanaşımına tâbi olarak bu taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşlık, çalılık yerlerden olup, şahıs mülkiyetine elverişli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkeme 22.05.2014 tarihli kararında dava konusu taşınmazda imar-ihya ile kazanım koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 22.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2019/590 Esas, 2021/2294 Karar sayılı ilâmı ile davalı ... Belde Belediye Başkanlığı her ne kadar 30.03.2014 tarihinde mahalleye dönüşmüş ise de, bu tarihten önce 02.01.2014 tarihinde Belediye Meclisince davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı karar alındığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. maddesinde açıklanan şekli ile kabul beyanı, davayı sona erdiren taraf işlemi olup kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından davalı ... Belediye Meclisinin söz konusu kararının niteliğinin ve 6100 sayılı Kanun'un 308. maddesi kapsamında davayı kabul beyanı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermiştir. 3. Mahkemece bozmaya kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda 14.06.2022 tarihli karar ile davalı ... Belediye Meclisinin 02.01.2014 tarihinde davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı kararı dikkate alınarak ... yönünden davanın kabulüne karar verilerek dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1268 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi ... ...... tarafından hazırlanan 06.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun ek 1 No.lu krokisinde 1268-D şeklinde etrafı kırmızı renkle çizili olarak gösterilen toplam 1520.60 metrekare yüzölçümündeki kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile ifrazen davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı ... Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 14.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. Dairemizin 04.04.2024 tarihli ve 2024/939 Esas, 2024/1971 Karar sayılı ilâmı ile davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde davacı adına tesciline karar verilecek taşınmaza son parsel numarası verilmek suretiyle infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, diğer taraftan; 1268 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının talebi kabul edilerek belirli bir kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda teknik bilirkişiye ifraz projesi düzenlettirilerek bu projeye göre dava konusu taşınmazların belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15... . maddeleri uyarınca ifraza ilişkin Belediye Encümeni kararı, belediye dışında ise İl İdare Kurulu kararı alınmak suretiyle taşınmazların ifrazının mümkün olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aranan husus araştırılmaksızın noksan soruşturma ile yetinerek hüküm kurulmasının da doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı, davanın Belediye Meclisince alınan karar uyarınca kabul edilmesi gerekçesiyle davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; meclis kararının yok hükmünde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu yerde imar çalışması yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını, tapuya kayıtlı taşınmaz hakkında zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, imar ihya ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmünün atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.