19. Hukuk Dairesi 2016/4254 E. , 2016/14849 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında davalı şirketten cep telefonu satın aldığını, son taksitini ödemediğini, dava…
**19. Hukuk Dairesi 2016/4254 E. , 2016/14849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında davalı şirketten cep telefonu satın aldığını, son taksitini ödemediğini, davalı şirketin ise açığa atılan imzayı kötüye kullanarak senedin keşide ve vade tarihlerini doldurarak takibe koyduğunu, müvekkilinin 2012 yılında davalı şirket ile ticari ilişkisi bulunmadığını, senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket yetkilisi, bononun Hamza Yakut tarafından ciro edilerek şirketlerine verildiğini davacının şirketleri ile hiçbir ticari faaliyeti, alışverişi olmadığını, 05.03.2012 tarihinde 2.800,00 TL bonoya istinaden 100,00 TL ödeme yaptığını, başka ödeme olmayınca icra takibine girişildiğini savunarak davanın reddini, istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre, davacının iddiası ve davalının savunması, davacı ile davalı şirket arasında doğrudan bir borç ilişkisinin bulunmadığını ortaya koyduğunu, bono lehdarının davalı şirket olduğu nazara alındığında senet metninin taraf iradelerine aykırı biçimde doldurulduğu iddiasının kabul edilmesi gerektiği, anlaşıldığı kadarıyla davacı ile davadışı Hamza Yakut arasında bir alacak borç ilişkisi olduğu, bu ilişki sebebiyle de dava konusu bononun tanzim edildiği ve kısmen unsurları eksik olarak Hamza Yakut'a teslim edildiği, Hamza Yakut'un da lehtar kısmına kendi adını yazmak ve bonoyu davalı şirkete ciro yoluyla teslim etmek yerine bir hata yaparak lehdar kısmına davalı şirketi yazdığı ve bono arkasına ciro imzası attığı, halbuki lehtar kısmında kendi adı yazmadıkça bono arkasını Hamza Yakut'un ciro etmesinin hukuken bir anlam taşımayacağı, ciro silsilesinin kopuk olduğu, doğrudan lehdar olan davalı şirketin senedi ciro yoluyla almış olmasının çelişkili olduğu, dava konusu bononun anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğunun davalı tarafın savunmaları ile ortaya çıktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.