11. Hukuk Dairesi 2011/13629 E. , 2011/17302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2009 gün ve 2006/983 - 2009/125 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.02.2011 gün ve 2009/8727 - 2011/1650 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin
**11. Hukuk Dairesi 2011/13629 E. , 2011/17302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.04.2009 gün ve 2006/983 - 2009/125 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.02.2011 gün ve 2009/8727 - 2011/1650 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, yönetim kurulunun 12.08.2006 tarihinde olağanüstü genel kurul yapılmasına karar verdiğini, müvekkili ...'nin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması kararının alındığı toplantıya çağrılmadığını, genel kurulda divana toplantı tutanağını imzalama yetkisinin oybirliğiyle verilmediği halde genel kurula katılanların imzalarının zapta alınmadığını, bu nedenle genel kurul ve alınan kararların geçersiz olduğunu, gündemde bulunmamasına rağmen yeni yönetim kurulunun seçildiğini, davalı şirketin diğer ortaklarının 2004 yılında yapılan sermaye artırım bedellerini ödenmiş gibi gösterip gerçekte ödemediklerini, dolayısıyla 12.08.2006 tarihinde sermaye artırımı yönündeki kararın geçersiz olup iptal edilmesi gerektiğini, özel denetçi atanması istemi kabul edilmeyip şirkete denetçi olarak yönetim kurulu üyesinin kardeşinin atandığını, 07.07.2006 tarihli genel kurulun iptali için Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını, 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurulun dayanağı olan 07.07.2006 tarihli genel kurulun iptali halinde 12.08.2006 tarihli genel kurulun da iptalinin gerekeceğini ileri sürerek 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TTK. 370. maddesine göre bütün pay sahiplerinin hazır olması halinde genel kurul toplantısının yapılabileceğini, bu nedenle davacı yönetim kurulu üyesinin toplantıya çağrılmadığı iddiasının yasaya aykırı olduğunu, divana genel kurul toplantı tutanağını imzalama yetkisinin oybirliği ile verildiğini, ayrıca davacıların itirazlarının tutanağa geçirildiğini, davanın temelinde, şirket sermayesinin 250.000 TL'den 400.000 TL'ye çıkarılması kararının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 12.08.2006 tarihli toplantı için ilan edilen gündemde denetçi seçimine ilişkin bir husus bulunmadığı, 12.08.2006 tarihli genel kurulun 07.07.2006 tarihli genel kurulda sermaye artırım hususunda alınan ilke kararlarının uygulanması için yapıldığı, 2004 yılı sermaye artırımından kaynaklı taahhütlerin 07.07.2006 tarihli genel kurul toplantısından sonra yerine getirildiği, TTK'nun 391. maddesine göre de önceki sermaye artırımına ilişkin taahhütler yerine getirilmeden yeni sermaye artırımının yapılamayacağı, 17.08.2004 tarihli genel kuruldaki taahhütlerden sonra sermaye artırımının yerine getirildiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.08.2006 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların iptaline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, TTK.nun 391. maddesinde önceki sermaye artırım kararındaki taahhütler yerine getirilmediği takdirde yeniden sermaye artırımı kararı alınamayacağının düzenlenmiş olmasına, somut olayda iptali talep edilen genel kuruldan önce yapılan 17.08.2004 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırım kararına uygun olarak davacıların taahhütlerin geç de olsa yerine getirmiş bulunmalarına, sunulan banka dekontları ve mali müşavirlik raporu kapsamından diğer ortakların da taahhüt ettikleri sermayeyi ödediklerinin anlaşılmış olmasına, her ne kadar davacılar vekili diğer ortakların sermaye taahhütlerinin bankaya yatırıldığını, hemen sonra çekildiğini ve bu şekilde gerçekte bir ödeme yapılmadığını ileri sürmüş ise de sonuç olarak sermaye taahhütlerini kayden yerine getirildiği, şirket kayıtlarına girdiğinin sabit bulunmasına, davacılar vekilinin iddiasının, şüphesiz, şirketin zarara uğratıldığıyla ilgili bir tazminat davasının konusunu oluşturmasının mümkün olmasına, dolayısıyla, iptali talep edilen genel kurul tarihi öncesi 17.08.2004 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırım kararı ile ilgili taahhütlerin yerine getirildiğinin kabulünün gerekmesine, her ne kadar bozma ilamında mahkemenin davacıların sermaye artırım kararıyla ilgili taahhütlerini yerine getirdiği yönündeki kabulü, tüm ortakların taahhütlerini yerine getirdiği şeklinde açıklanması yerinde değilse de yukarıda belirtildiği üzere, sonuç olarak dosya kapsamından tüm ortakların bu taahhütlerini yerine getirdiklerinin anlaşılmasına, uyuşmazlık konusu genel kurul kararının, 07.07.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların olası iptalinden etkilenmeyecek olmasına, genel kurul kararının tüm ortaklar tarafından imzalanması zorunluluğunun bulunmamasına, sermaye artırımı ile ilgili genel kurul kararının iptali isteminin reddinin gerekmesine göre, davacılar vekilinin HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK'nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.