T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/705 - Karar No:2026/53 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/705 KARAR NO : 2026/53 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2023 NUMARASI : 2017/363 E-2023/52 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/705 - Karar No:2026/53 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/705 KARAR NO : 2026/53 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2023 NUMARASI : 2017/363 E-2023/52 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 22/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında 14.10.2016 tarihinde Ankara Sivas Demiryolu Projesi Kayaş Kırıkkale arası kesim altyapı inşaatı şantiye tesislerinin kazan dairesi kurulumu, bina bağlantı alt yapılarının hazırlanıp bina bağlantılarının yapılması, çay ocağı, yemekhane ve kazan dairesi doğalgaz iç tesisat ve bağlantılarının yapılmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, işin toplam bedelinin sözleşmeye ekli keşif cetveline göre malzeme ve işçilik olarak 80.508,50 TL + KDV olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinde sözleşme konusu malzemenin sahaya indirildiğine dair taraflar arasında tutulan ve imzalanan tutanağa istinaden yapılacak 1 nolu hakedişe fatura kesileceğinin ve fatura bedelinin hakedişin onayından itibaren 60 günlük çek ile taşerona ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkilinin malzemeyi 13.10.2016 tarihinde şantiyeye getirdiğini, taraflar arasında malzeme teslimine dair 1. istihkak yapıldığını ve 18.10.2016 tarihinde buna dair fatura düzenlendiğini ve davalı tarafça kabul görerek kesinleştiğini, buna dair damga vergisi kesintisine ilişkin 02/11/2016 tarihli belgenin düzenlendiğini, davalının kabulünde olan 1. istihkak bedelini ödemediğini ve çeki vermediğini, sözleşme süresinin kısa olması sebebiyle müvekkilinin hızlıca çalıştığını, 1. istihkak yapılıp 18/10/2016 tarihinde faturasının düzenlenmesi ile davalı tarafça kabul görerek 02/11/2016 tarihinde kesinleşmesine kadar ki 13 günlük süreçte müvekkilinin boru ve tesisat döşeme işlerinin tamamını bitirdiğini, sadece kazan ve genleşme tankları montaj işinin kaldığını, davalının kazan dairesinin zemininde açıkta olan tesisat boruları üzerine şap atılacağından bir kaç gün işe ara verilmesini, tank ve kazanların şap atılıp kuruduktan sonra monte edilmesini istemesi üzerine müvekkilinin işe ara verdiğini ve davalıdan 1.iistihkakın 17.160,00 TL tutarlı bedeli için sözleşmenin 6. maddesine göre 60 günlük çeki vermesini istemişse de davalının çeki vermediğini, müvekkili tarafından yapılmayan işlerin keşif cetvelinde poz 1, poz 2, poz 4, poz 5, poz 9, poz 12, poz 13 ve poz 21 olarak belirtilen kısımlar olduğunu, bunların sadece kazan ve genleşme tanklarının montajından ibaret olduğunu, müvekkilinin işi davalının şantiyesinde yaptığını, işin tüm aşamalarının davalının yetkili personeli denetim ve gözetiminde yapıldığını ve fotoğraflandığını, fotoğraflarda yapılan işin son halinin ve kullanılan malzemenin göründüğünü, elektrik bağlantı işlerinin yapılması için şantiyeye elektrikçi götürdüğünü, ancak davalı tarafından şantiyeye girmesine izin verilmediğini, akabinde sözleşme süresi dolmadan önce davalının 09/11/2016 tarihli ihtarname ile akdi feshettiğini, fesih gerekçesi olarak yapılan işlerde uygunsuzluk, 01/11/2016-07/11/2016 tarihleri arasında çalışma yapılmaması ve kalan işlerin sözleşme süresi içinde bitmeyeceğini ileri sürdüğünü, davalının akdi feshinin yersiz ve haksız olduğunu, müvekkilinin çalışmaya davalının talebi ile ara verdiğini, buna rağmen müvekkilinin sürenin kısıtlı olması sebebiyle şap atılana kadarki süreçte zaman kazanmak için kazanların elektrik bağlantılarının yapılması için götürdüğü elektrikçinin de davalı yanca şantiyeye alınmadığını, davalının ihtarnamesinde belirtilen 01.11.2016-07.11.2016 tarihleri arasında çalışılmadığı husususun gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafça 02.11.2016 tarihinde düzenlenen 1.istikakın damga vergisine ait belgenin müvekkiline şantiyede teslim edildiğini, davalının faturasını aldığı ve kabulünde olan hatta damga vergisini dahi kestiği 1.istikakın bedelini ödemediği, çeki de vermediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL işin yapılan kısmının malzeme ve işçilik bedeli ile 2.000,00 TL haksız fesih nedeniyle yoksun kalınan kazanç olmak üzere toplam 12.000,00 TL'nin 09/11/2016 haksız fesih tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri süresinde, sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak yerine getirmediğini, davacı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, 14/10/2016 tarihinde taraflarca sözleşmenin imzalandığını, davacının sözleşme öncesi 13.10.2016 tarihinde şantiyeye malzeme getirdiği iddiasının asılsız olduğunu, yine 02/11/2016 tarihinde müvekkili firmanın damga vergisi ödenmesini delil olarak bildirmiş ise de damga vergisi ödenmesinin sebebinin davacının faturasının müvekkilince kabul edildiği anlamına gelmediğini, SGK dosyasının açılması halinde de damga vergisinin müvekkili firmaca ödenmekte olduğunu, davacının 02.11.2016 tarihinde boru döşeme işinin bitirildiği yönündeki iddianın da asılsız olduğunu, zira LNG tankı ve gaz tesisat borulama yapımına o tarihte hiç başlanılmadığını, davacının şantiyeye getirdiği malzemelerin sözleşmede kararlaştırılan malzemelere uygun olmayıp ayıplı malzemeler olduğunu, tesisat galerisinin kumlanmasının teknik şartlara uygun olmadığını, bu hususun fotoğraflarla sabit olduğunu, davacının yaptığı işlerin 6, 8, 11, 15, 16, 17 pozlar olduğunu, ancak bunların da ayıplı olarak ifa edildiğini, kaldı ki bu 6 adet poz ile sistemin işler hale gelmesinin mümkün olmadığını, 14.10.2016 tarihli sözleşmesi yapılan Kayaş Şantiyesine ait iş sebebiyle 30 günlük süreç içerisinde sadece alt yapı boru döşemesinin yapıldığını, kazı işlerine hiç başlanmadığını, teknik açıdan uygun olmadığı halde izolasyonu ve yataklamanın yaptırılmadığını, yaptıkları iddia ettikleri kısmın da kaçak olduğunun tespit edildiğini, 115 kw 4 adet kazan ile anlaşma yapıldığı halde 65 kw 3 adet kazan getirildiğini, müvekkili firmanın uyarıları doğrultusunda 3 adet kazanın söküldüğünü ve ilk işe başlama dosyalarına da bu şekilde işletildiğini, bu nedenle müvekkili firmaya düzeltme ücretleri doğduğunu, getirilen malzemenin kullanılmış ve ayıplı malzeme olduğunun davacıya yazılı ve sözlü olarak bildirildiği halde o malzemenin kullanılmaya devam ettiğini, anlaşma ile belirlenen süreye uyulmadığını, davacı tarafından yapılan eksik hatalı işler ve hiç yapılmamış işler hasebiyle, müvekkili firma tarafından tadilatlar yapıldığını ve nihayeten işin başka bir firmaya teslim edildiğini, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri süresi içinde yerine getirmediğinden 04/11/2016 tarihli ihtarname ile eksiklik ve hataların giderilmesinin ihtar edildiğini, ancak ihtarname gereği yerine getirilmediğinden 09.11.2016 tarihinde sözleşmenin 8. ve 25.maddelerindeki hükümler gereğince sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği malzeme ve işçilik alacağı olmadığı gibi sözleşmenin haklı feshi nedeniyle yoksun kalınan kazanç talebinin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: Davanın, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshi iddiasına dayalı olarak malzeme ve işçilik bedeli ile yoksun kalınan kazancın tahsili istemine ilişkin olduğu, tarafların gösterdiği tanıkların dinlendiği, mahkemece tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişi kuruluna tevdi olunduğu, alınan 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığından dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 11/12/2019 tarihli kök raporunda özetle; davacının sözleşmede olmayan yanlış kazanı getirmesi, tesisatta ayıplı ve çıkma malzemeler kullanması nedeniyle davalı tarafından yapılan feshin haklı olduğu, ancak davacı tarafından 1 nolu hakediş olarak düzenlenen 18/10/2016 tarihli 17.160,00 TL bedelli faturada bahse konu malzemelerin ne oldukları, sökülüp yeniden yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından teslim alınıp alınmadığına dair dosya kapsamında bilgi bulunmadığından hesap yapılamadığının bildirildiği, itiraz üzerine alınan 10/07/2020 tarihli ek raporda ise; davacının yaptığı iş miktarının 24.996,12 TL olduğu, davacının işi zamanında bitiremeyeceği görüldüğünden sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği, kalan iş miktarının davalı tarafından dava dışı firmaya 54.974,00 TL'ye yaptırıldığı (KDV hariç), davacı tarafından davalı adına tanzim olunan 18/10/2016 tarihli 17.160,00 TL'lik (1.istihkak) faturanın davalı muhasebe defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından davacı adına tanzim olunan 142,20 TL'lik 1.hakediş damga vergisi yansıtma faturasının davalı kayıtlarında mevcut ve usulüne uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, tarafların ek rapora itirazları üzerine bilirkişi heyetine nitelikli hesap uzmanı bir bilirkişi dahil edilmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi heyet raporunda özetle; davalı iş sahibinin davacının işi zamanında bitiremeyeceği ve edimin ifası sırasında ayıplı malzeme kullandığı için işin teslim süresi olan 13/11/2016 tarihinden önce 09/11/2016 tarihinde sözleşmeyi sözleşmenin 8. ve 25. maddesine uygun olarak tek taraflı feshettiği ve sözleşmenin feshinde davalı iş sahibinin kusurunun bulunmadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının yapmış olduğu imalatlardan dolayı davalıdan 24.966,12 TL imalat bedeli talep edebileceği, sözleşmenin feshinden sonra kalan işin davalı tarafından dava dışı şirkete 54.974,00 TL'ye yaptırıldığı, sözleşmenin feshinde kusuru bulunmayan davalıdan davacının kazanç kaybı talep edemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, tarafların itirazları üzerine bu kez davacının dava dilekçesinde tamamladığını ve tamamlamadığını beyan ettiği işler gösterilmek suretiyle alternatifli rapor tanzimi için dosyanın aynı heyete tevdi edildiği, bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacının dava dilekçesinde tamamladığını ve tamamlamadığını kabul ettiği işlere göre yapılan hesaplamada davacının davalı iş sahibinden talep edebileceği iş bedelinin 17.160,00 TL, davacının dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre sözleşmeye göre yapmış olduğu iş bedelinin ise 24.966,12 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine rapora itirazlar yerinde görülmekle dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 03/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; feshin haklılığı/haksızlığı hususunun takdiri mahkemeye ait olmak üzere; davacının yapılan iş bedeli talebi ile ilgili olarak; yerleşik Yargıtay kararlarına göre; feshin haklılığı/haksızlığı hususu sonuca etkili olmayacağından; mahkemece davacının dava dilekçesinde tamamladığını belirttiği işler dikkate alınarak sonuca varılması gerektiği kanaatinde olması halinde; taraflar arasındaki sözleşme ve eki birim fiyat cetveli dikkate alınarak hesaplananın; 44.373,97TL(KDV dahil 52.361,28TL) olduğu, mahkeme tarafından kurullarının dosyadaki kanıtlar çerçevesinde tespit ettiği işler dikkate alınarak sonuca varılması gerektiği kanaatinde olması halinde; taraflar arasındaki sözleşme ve eki birim fiyat cetveli dikkate alınarak hesaplananın 6.462,01TL(KDV dahil 7.625,17TL) olduğu, mahkemece feshin haklı olduğu kanaatine varılması halinde yoksun kalınan kar isteminin şartlarının oluşmayacağı, mahkemece davalının feshinin haksız olduğu kanaatine varılması halinde kurulda mali müşavir bilirkişi bulunmadığından hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirildiği, iddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 14/10/2016 tarihli sözleşme ile davacının Ankara Sivas demiryolu projesi Kayaş Kırıkkale arası kesim altyapı inşaatı şantiye tesislerinin kazan dairesi kurulumu, bina bağlantı alt yapılarının hazırlanıp bina bağlantılarının yapılması işini üstlenmiş olup, davacı vekilince sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı olarak işçilik ve malzeme bedeli ile yoksun kalınan kazanç kaybının tahsili istemi ile eldeki davanın açıldığı, davalının ise davacının şantiyeye getirdiği malzemelerin sözleşmeye uygun olmadığını, davacının sadece alt yapı boru döşeme işi yaptığını ve yapılan işin de ayıplı olduğunu, davacıya yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen ayıplı malzeme kullanılmaya devam edildiğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunduğu, mahkemece birden fazla bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, son alınan bilirkişi heyet raporunda önceki bilirkişi raporlarının da irdelendiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış olmakla, bu bilirkişi heyet raporu ile davacının yapmış olduğu işlerin sözleşme ve eki birim fiyat cetveli dikkate alınmak suretiyle hesaplanmasında KDV dahil 7.625,17 TL olduğu, her ne kadar önceki bilirkişi raporlarında davacının yapmış olduğu işler hesaplanırken tanık beyanı dikkate alınarak kazan ve genleşme tankları da dikkate alınmış ise de, dava dilekçesinde açıkça kazan ve genleşme tanklarının yapılmadığının bildirildiği, dolayısıyla davacının açık kabulünde olan yapılmayan işlerin hesaplamaya dahil edilemeyeceği, öte yandan davacı her ne kadar haksız fesih nedeniyle yoksun kalınan karın tazmini talep etmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmeye göre işin 13/11/2016 tarihinde bitmesi gerektiği, davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra davacıya e-posta yolu ile 19/10/2016 tarihinden itibaren 28/10/2016 tarihine kadar davacıya işlerle ilgili aksama ve kusurları bildirdiği ve en son 09/11/2016 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, dosya kapsamındaki fotoğraflar ve tanık beyanları dikkate alındığında işin tamamlanmayan kısmının 09/11/2016-13/11/2016 tarihleri arasındaki 4 günlük süre içinde tamamlanamayacağı, dolayısıyla davalının fesihte haklı olduğu ve davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.625,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini, davalının fesihte haksız olduğunu, sözleşmenin 6 maddesinde; “Sözleşme konusu malzemenin sahaya indirildiğine dair taraflar arasında tutulan ve imzalanan tutanağa istinaden yapılacak 1 nolu hakedişe fatura kesilecek olup, fatura bedeli hakedişin onayından itibaren 60 günlük çek ile taşerona ödenecektir.” hükmünün yer aldığını, müvekkilinin malzemeyi davalının şantiyesine getirdiği, getirilen malzeme için 1. istihkakın yapıldığı ve 18.10.2016 tarihinde 1 nolu hakediş ibaresi ile buna dair faturanın düzenlendiği, davalının 1. hakediş fatura bedeli üzerinden damga vergisi kesintisi için 02.11.2016 tarihli faturayı düzenlemiş olduğunu, davalının 1. hakediş faturası bedeli için damga vergisi yansıtma faturası düzenlemesinin en geç yansıtma faturasının tanzimi tarihinde 1. hakediş faturasının davalıya teslim ve tebliğ edildiğini ispat etmeye yeterli olduğunu, 1. hakediş faturasının davalıya tebliğ/teslim edilmiş olması karşısında davalının bu faturayı defterine kaydetmemiş olmasının neticeye etkili olmadığına dair Yargıtay HGK 2011/472 E.- 2011/608 K. sayılı emsal ilamının ekte sunulduğunu, faturanın içeriğinin ise, tebliği müteakip TTK’nun 21/2.maddesi mucibince süresinde itiraza uğramadığından kesinleştiğini, davalının kabulünde olan 1. istihkakın bedelini ödemediğini, çeki vermediğini, kesinleşen 1. istihkak faturasının 17.160,00TL tutarlı bedeli için sözleşmenin 6. maddesine göre davalının vermesi gereken 60 günlük çeki davacıya vermemiş olması karşısında kendi edimini yerine getirmeyen davalının; TBK’nun 97.maddesi mucibince davacıdan edimlerini yerine getirmesini talep etme hakkı olmadığını, müvekkilinin 1. hakedişe ilişkin çeki alamadığı için kazanları temin edemediğini, buna karşın davalının mail mesajları ile kazanların monte edilip çalıştırılmasını ısrarla talep ettiğini, feshin haksız olduğunu, bu sebeple davacının yoksun kaldığı kazanca da hükmedilmesi gerektiğini, alacak tutarının eksik hesaplandığını, sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde fesih edilene kadar ki sürede yapılan işe dair dava dilekçesi ekinde sunulan 33 adet resim ve 18.09.2019 tarihli rapora beyan dilekçeleri ekinde Poz: 3-6-7-8-10-11-14-15-16-17-19-22 işler yapılmış hali ile işaretli şekilde tekrar sunulan 4 adet resmin hiçbir bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini, ilk heyet raporunda davacının Poz: 1-8-11-15-16-17-22 numaralı işleri yaptığı ve bedelinin 15.000,00TL olduğu, ikinci heyet raporunda davacının Poz: 1-2-4-5-9-12-13-21 numaralı işleri yaptığı ve bedelinin 24.966,12TL olduğu, üçüncü ve son heyet raporunda ise; davacının Poz: 8-11-15-16-17-24 numaralı işleri yaptığı ve bedelinin 7.625,17 TL olduğu, dava dilekçesinde tamamlandığını belirttikleri işler dikkate alınarak sonuca varılması gerekirse; bedelin 52.361,28 TL olduğunun belirtildiğini, her üç bilirkişi heyetinin de yapılan işe dair dava dilekçesi ekinde sunulan 33 adet resmi ve 18.09.2019 tarihli rapora beyan dilekçeleri ekinde Poz: 3-6-7-8-10-11-14-15-16-17-19-22 işleri yapılmış hali ile işaretli şekilde tekrar sunulan 4 adet resmi hiçbir şekilde incelemediğini, değerlendirmediğini, yok farz ederek rapor düzenlediğini, resimler üzerinde poz numarası işaretli malzemenin neden nazara alınmadığı hususunda raporda izahat yapmadığını, raporda sundukları resimlerin incelenmeli poz numarası işaretli malzemenin neden hesaplamada dikkate alınmadığının açıklanması gerektiğini, davalının resimlere bir itirazda bulunmadığını, son raporda 22.sayfada (a) bendindeki tabloda resimler üzerinde işaretli olarak sunulan iş kalemleri bedelinin malzeme + işçilik olarak 52.361,28 TL olduğunun belirtildiğini, bu miktarın davacının yaptığı işin bedeli olduğunu, her üç bilirkişi heyetinin de raporlarına çok sayıda Yargıtay kararı, yasa maddesi, sözleşme metni yazmış olmasına karşın resimleri incelememiş olmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan en son raporda; yapılan işin ne şekilde tespit edildiğine dair tek izahatın raporun 21. sayfasındaki tablonun üstündeki:"Dosya kapsamındaki fotoğraflar ve tanık beyanları incelenmek sureti ile;Kurulumuz makine mühendisi tarafından yapılan tespitlerde sözü edilen işlerden; poz 8,11,15,16 ve 17’de belirtilen işlerin yapılmış olduğu değerlendirilmiş" şeklindeki afakî cümleden ibaret olduğunu, dava dilekçesi ekinde davacının yaptığı tüm işi kapsar şekilde 33 adet resim sunulmuş, sonrasında 18.09.2019 tarihli rapora beyan dilekçeleri ekinde tekrar sunulan 4 adet resim üzerinde Poz: 3-6-7-8-10-11-14-15-16-17-19-22 işlerin yapılmış hali ile işaretlenmiş şekilde resimlerden 4 tanesinin tekrar sunulmuş olduğunu, üzerine yapılan işin Poz numaraları işaretli şekilde sunulan resimler tetkik edilmeden uyuşmazlığın çözülmesinin mümkün olmadığını, yapılan işin neler olduğunun resimlerde belli olduğunu, işin varsa kusurunun ispat külfetinin davalıya ait olup davalının başkasına yaptırdığını iddia ettiği istihkak başlıklı, faturası ibraz edilmeyen imzasız listenin davacının yaptığı işteki eksik ve kusuru ispatlamaya yeterli olmadığını, davalının mahkemece 16.11.2020 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen başkasına yaptırdığını iddia ettiği işin faturasını ibraz etmediğini, bu nedenle davalının 3.kişiye iş yaptırdığına dair sunduğu istihkak başlıklı imzasız belgenin bilirkişi tarafından nazara alınmasının mümkün olmadığını, davalının sözleşmenin ifasını engellediğini, sözleşme süresinin 30 gün olduğunu, 1.hakedişin yapılıp 18.10.2016 tarihinde faturasının düzenlenmesi ile davalı tarafça kabul görerek 02.11.2016 tarihinde kesinleşmesine kadar ki 13 gün sürede müvekkilinin boru ve tesisat döşeme işlerinin tamamını bitirdiğini, sadece kazan ve genleşme tanklarının montaj işinin kaldığını, bu aşamada davalının kazan dairesinin zemininde açıkta olan tesisat boruları üzerine şap (beton) atılacağından birkaç gün işe ara vermesini, tank ve kazanları şap atılıp kuruduktan sonra monte etmesini istediklerini, bunun üzerine müvekkilinin işe ara verdiğini ve davalıdan 1. istihkakın 17.160,00 TL tutarlı bedeli için sözleşmenin 6.maddesine göre 60 günlük çeki vermesini istemişse de davalının çeki vermediğini, müvekkili tarafından yapılmayan işlerin; keşif cetvelinde Poz: 1-2-4-5-9-12-13-21 olarak belirtilen kısımlar olduğunu, bunların sadece kazan ve genleşme tanklarının montajından ibaret olduğunu, müvekkilinin 1. hakedişe ilişkin çeki alamadığı için kazan ve tankları temin edemediğini, bu nedenle monte edemediğini, kazanların elektrik bağlantılarının hazırlanması için şantiyeye elektrikçi götüren müvekkilinin davalı tarafından şantiyeye alınmadığını, akabinde sözleşme süresi dolmadan önce davalının 09.11.2016 tarihli ihtarname ile akdi feshettiğini, fesih gerekçesi olarak; yapılan işlerde uygunsuzluk, 01.11.2016 – 07.11.2016 tarihleri arasında çalışma yapmaması ve kalan işlerin sözleşme süresi içerisinde bitmeyeceğini ileri sürmüş olduğunu, oysa tüm işin davalının personeli denetiminde yapıldığını, müvekkilinin çalışmaya davalının talebiyle ara verdiğini, davalıdan 1. hakediş bedelinin çekini alamadığı için kazan ve tankları temin edemediğini, bu sebeple monte edemediğini, davalının edimini yerine getirip 1. hakediş bedelinin çekini verseydi; müvekkilinin bu çeki ciro ederek kazanları satın alacak ve monte ederek sözleşme süresi içinde işi bitirecek olduğunu, kalan sürede işin bitirilmesinin mümkün olmadığının doğru olmadığını, sözleşme 14.10.2016 tarihinde imza edilmiş olup süresinin 30 gün olduğunu, bilirkişilerin işin kusuru ve kalan sürede bitirilemeyeceğine dair kanaatlerini davalının e-posta mesajlarına dayandırdığını, davalı şirketin gerçeğe aykırılığı bu kadar bariz mazeretler ileri sürerek sözleşmeye aykırılık ileri süren mesajların gönderme zamanının tamda 1. istihkak bedelini ödemesi gereken zamana rastladığını, 1. istihkak ve faturayı tebliğin hemen akabinde, ancak sürenin yarısı dahi dolmadan öne sürdüğü gecikme iddiasının davalının bu iddiayı davacıya para ödemekten kaçınmak amacı ile uydurduğunun karinesi olduğunu, hatta parasını ödemediği halde davacının işi zamanında bitireceğini anlayan davalının kazan dairesine şap atacağı bahanesi ile davacıyı işten uzaklaştırıp ve sonrasında şantiyeye almayarak işi bitirmesine de mani olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, sundukları resimler incelenmek suretiyle denetime elverişli rapor alınmasına, sektördeki kar marjları nazara alınarak işin davacı tarafından yapılmayan kısmı için davacının olası kar mahrumiyetinin de belirlenmesine, neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasında 14.10.2016 tarihinde Ankara Sivas Demiryolu Projesi Kayaş Kırıkkale arası kesim altyapı inşaatı şantiye tesislerinin kazan dairesi kurulumu, bina bağlantı alt yapılarının hazırlanıp bina bağlantılarının yapılması, çay ocağı, yemekhane ve kazan dairesi doğalgaz iç tesisat ve bağlantılarının yapılmasını konu alan eser sözleşmesinin bulunduğu, iş süresinin sözleşmenin imzalanması ile yer teslimi yapıldığı kabul edilerek bu tarihten başlamak üzere 30 günlük sürenin kararlaştırılmış olduğu, davacı tarafça dosya kapsamı ile bir kısım imalatlar yapılmış olmasına rağmen davalı yanca ödeme yapılmaması, davacı yanca da sözleşmede öngörülen sürede ifayı gerçekleştiremeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre, sadece davacının hakediş bedeli alacağına hükmedilmesinin dosya kapsamı, usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır