7. Hukuk Dairesi 2023/4219 E. , 2024/4356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/361 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. FER'Î MÜDAHİLLER : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 29.12.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2022/348 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti ve tapunun beyanlar hanesine şerhi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda
**7. Hukuk Dairesi 2023/4219 E. , 2024/4356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/105 E., 2023/361 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. FER'Î MÜDAHİLLER : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 29.12.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2022/348 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti ve tapunun beyanlar hanesine şerhi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden asil davacı ... ile vekili Av. ... ve Av. ...ile karşı taraftan Maliye Hazinesi vekili Av. ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; l. Dava konusu 576 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 25.07.2013 tarihli işlem ile devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup kimsenin kullanımında olmayan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olduğu belirtilerek çalılık niteliğiyle Hazine adına tescil edildiğini, 2. Davacı ...'in niza konusu taşınmaz üzerine dilekçeye ekli krokide (A) harfi ile ve diğer davacı ...'ın da (B) harfi ile gösterilen alanda yaklaşık 20 yılı aşkın zamandır zeytin ağacı, fıstık çamı ve başka çeşitli ağaçları bizzat dikip yetiştirerek, etrafını tel örgü ile çevirerek ve yığma kargir dam inşa etmek suretiyle tarımsal faaliyette bulunduğunu, 3. Davacıların bu araziyi ihya yolu ile kazanma hakkı olup bu haklarını saklı tuttuklarını, 4. Kadastro tespit tutanağı düzenleyen muhtar ve bilirkişi heyetinin arazinin engebeli olması nedeni ile yerinde inceleme yapmadan tutanağı düzenlediklerini belirterek kadastro tespitinin iptaline, İzmir ili, ...ilçesi 576 ada 1 parsel üzerinde bulunan ekli krokide (A) harfi ile gösterilen alanda tespit edilecek bitki ve ağaçların davacı ...'e, (B) harfi ile gösterilen alanda tespit edilecek bitki ve ağaçlann davacı ...'a ait olduğunun tespitine, kadastro tutanağı ve tapunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; a. İzmir ili, ...ilçesi, ...Mahallesinde bulunan tescil harici taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, b. Dava konusu 576 ada 1 parsel numaralı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini ve beyanlar hanesinde herhangi bir kullanıcı belirtmesi yapılmadığını, c. Davacı ...'in krokide gösterilen alanı 20 yıldır kullandığını ifade etmiş olmasına rağmen idareye verdiği 14.11.2014 tarihli dilekçesinde davaya konu taşınmazı 10 yıldan beri kullandığını ve taşınmazı kiralamak istediğinin belirtildiğini, d. Dava dilekçesi ile davacının idareye vermiş olduğu dilekçe arasında çelişki bulunduğunu, e. İdare teknik elemanları tarafından mahallinde yapılan 18.03.2015 tarihli inceleme sonucunda; taşınmazın etrafındaki tel örgünün ... tarafından (2005-2006 yıllarında) çekildiğinin, aynı dönemde başlayan ağaç dikme faaliyetlerinin 3-4 yıl öncesine kadar sürdüğünün, taşınmazın alt kısmında Cömert Gezer'e ait bir adet yıkık ev ve içinde bağ ve ağaç olan 3.000,00 m² yüzölçümlü bahçe olduğunun, başkaca bir şahıs işgali bulunmadığının, Şubat 2015'te taşınmazın zirve noktasında 5-10 m²'lik kulübenin davacı ... tarafından yapılarak taşınmazın tamamının sahiplenilmeye çalışıldığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Fer’i müdahil ... vekili; dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçlandırmanın vekil edenleri tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Fer’i müdahil ... vekili; davanın reddini savunmuştur. 4. Fer’i müdahil ... vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; 1. Davaya konu alandaki ağaçlandırmanın ... tarafından yapıldığı, 2. Davacıların niza konusu yerde ağaç diktikleri ve muhdesat meydana getirdiklerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itirazları değerlendirilmeden ve gerekçesi açıklanmadan karar verildiğini, çelişkili tespitler içeren bilirkişi raporu dayanak alınarak karar verildiğini, rapora dayanak gösterilen protokol konusu parseller ile dava konusu edilen taşınmazların farklı olduğunun, bu hususun dosyaya ibraz edilen uzman görüşü ile açıkça tespit edildiğini, uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında açık çelişki olması sebebiyle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken bu yönde karar alınmadığını, bu konuda Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılması taleplerinin kabul edilmediğini, dayanak bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşı ve cinsinin belirtilmediğini, dava konusu alanın ...Belediyesine tahsisli olduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığını, gerçekleşen yangın sebebiyle zarar gören ağaçların sayı ve niteliğinin de belirlenmediğini, itirazları üzerine alınan ek raporun da yeterli olmadığını, yargılama sırasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ve toplanan delillere göre dava konusu muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğinin ispat edildiğini, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yıllık faaliyet raporlarına göre ...Beldesinde 420.000 m²’lik alanın ağaçlandırılmasına yönelik faaliyetin bulunmadığını, davalı kurum tarafından iddialarını ispatlar nitelikte delil ibraz edilmediğini, davacıların faaliyet gösterdiği yılların tespit edildiğini, 2006 yılında yapılan protokolden çok önce ağaçların dikildiğini, 2002 yılına ait Google Earth uydu görüntülerinden bu hususun açıkça anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun mevcut deliller ve tanık anlatımları ile örtüşmediğini, taşınmazın etrafının İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tel çit ile çevrilmediğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... dava konusu taşınmazın ilgili idareler arasında yapılan protokol gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ağaçlandırıldığı ve etrafının tel örgü ile çevrildiği ve davacıların taşınmaz üzerindeki muhdesatların kendileri tarafından yapıldığı, yetiştirildiği yönündeki iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğu...” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşen kadastroya karşı açılan ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684., 718., 724., 728., 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. ve 19 uncu maddeleri, 4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.