10. Ceza Dairesi 2023/19148 E. , 2024/731 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/592 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebili…
**10. Ceza Dairesi 2023/19148 E. , 2024/731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/434 E., 2023/592 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2011 tarihli iddianamesi ile hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bakırköy (Kapatılan) 13. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.05.2012 tarihli ve 2011/443 Esas, 2012/2249 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 05.06.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. 3. Hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. Karar 27.01.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir. 4. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ve 2014/153 Esas, 2014/357 Karar sayılı ek kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve hükmün infazının durdurulmasına karar verilmiştir. 5. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci dördüncü fıkraları, 57 nci maddesinin birinci ila yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın süresi aynı kalmak koşuluyla tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verilmiştir. 6. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2023 tarihli ve 2020/21006 Esas, 2023/4897 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın sevk edildiği Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 26.08.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda, sanıkta "Atipik Psikoz" adlı psikiyatrik hastalığın bulunduğu, 13.01.2011 tarihinde işlediği iddia edilen suça ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında ifade edilen anlamda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, dolayısıyla işlediği öne sürülen suça yönelik ceza sorumluluğunun azalmış olduğunun tespiti karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasını gerektirecek biçimde akıl hastası olan sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, ancak sanığın 13.12.2015 tarihli savunmasının "Yasal haklarımı biliyorum müdafi tayin talebim yoktur, bizzat ve hemen savunma yapacağım" şeklindeki beyanı üzerine zorunlu müdafii hazır edilmeden alındığı gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" nedeniyle başka yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/592 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 5000 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. 8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Hükümlü müdafiinin temyiz isteği özetle; hükümlünün savunmasının aksine delil olmadığına, polis tutanaklarının usulsüz olduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A) 5271 sayılı Kanun’un 311 inci maddesi uyarınca yapılan yargılamanın yenilenmesi sonucunda, aynı Kanun’un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen; “Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir.” şeklindeki düzenleme gereği Mahkemece ilk hükmün iptaline karar verilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, B) Hükümlünün üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması karşısında, olay tarihinde hükümlüye yönelik olarak 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince alınmış “önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi, 117 nci maddesi ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, C) Hükümlünün aşamalarda alınan savunmalarında suçu kabul etmemiş olması karşısında, kanaat oluşturacak sayıda tutanak mümzinin tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/592 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.