11. Hukuk Dairesi 2013/14201 E. , 2014/15546 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2013 tarih ve 2011/634-2013/14 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Volkan Selek ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek ka…
**11. Hukuk Dairesi 2013/14201 E. , 2014/15546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2013 tarih ve 2011/634-2013/14 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Volkan Selek ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı taşıma şirketi vasıtasıyla ...-...-... güzergahı yolculuk yaptığını, ...'deki havalimanından davalıya iki valiz ve bir paspas teslim edildiğini, varış yeri ... Havalimanında kendisine paspasının teslim edilmediğini, kayıp eşya tutanağının tanzim edildiğini, ayrıldıktan kısa süre sonra kayıp büro yetkililerince kendisinin arandığını, mahalline varıldığında kendisinin paspas bagaj fişinin kaçak eşya barındıran başka valize yapıştırıldığını öğrendiğini, kendisinin kaçakçılıktan dolayı soruşturmaya alındığını, üç ay sonra gerçeğin ortaya çıkması sonucu takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin yıllardır elektronik eşya ithalatı ve ihracatı işiyle uğraşan iş adamı olduğunu, ertesi günü ... uçuşunu yapamadığını, ...-...'de mukim ... firmasından sipariş alamadığını, bu firmayla ticari ilişkisinin kesildiğini, maddi zararının olduğunu, manen zarara uğradığını ileri sürerek, 100.000.00 TL manevi ve 20.000.00 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, somut olaya Varşova Konvansiyonu ile onu tadil eden Lahey ve Montreal Protokollerinin uygulanacağını, anılan düzenlemelerde yolculara manevi tazminat verilmesinin öngörülmediğini, fiş değişikliğinin binme yeri havalimanı otoritesi altındayken yapılmış olmasının kuvvetle muhtemel bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savuma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında havayoluyla taşıma sözleşmesi bulunduğu, davacının paspas bagajının davalıya teslimi sonrasında bağaj fişinin sökülerek kaçak eşya taşıyan başka valize takıldığı, bu olayda davacının bir kusurunun olmadığı, değişikliğin davalı çalışanları veya temsilcileri tarafından yapılmış olabileceği, bu nedenle davacının göz altına alındığı, hakkında soruşturma açılması nedeniyle manen üzüldüğü, bu yönüyle zarara uğradığı, davacının maddi zararına ilişkin soyut tanık beyanı dışında kanıt olmadığı gerekçesiyle 3.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 180,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/10/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davalı taşıyıcının, hava taşıma sözleşmesi kapsamında olağan sebep sorumluluğuna vücut veren objektif özen yükümlülüğünü ihlâl ettiği gibi, yine taşıyıcının veya adamlarının zararın doğması ihtimalini bilerek kayıtsızlık ve/veya dikkatsizlik suretiyle yaptıkları bir hareket ve ihmali fiil sonucu, davacının kaçakçılık isnadı ile cezai takibata maruz kaldığı, sonuçta hakkında takipsizlik kararı verilmiş ise de, süreçte kişilik haklarının ağır biçimde ihlal edildiği dosya kapsamıyla belirgindir. Bu durumda, mahkemece davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın, somut olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının fiilinin takdir edilen ağırlığı ve bunun yol açtığı sonuçlar gözetildiğinde, düşük takdir edildiği kanısındayım. Daha yüksek ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi için yerel mahkeme kararının davacı lehine bozulması kanaatiyle çoğunluğun kararın onanmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.