T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1774 - 2025/1338 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2025/1774 KARAR NO : 2025/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.06.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1774 - 2025/1338 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2025/1774 KARAR NO : 2025/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 25.06.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/879 E., 2025/479 K. DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 30.12.2025 YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; Müvekkilinin kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, müvekkili kuruluşa ait elektronik cihazların sigortalanması hususunda açılan ihale neticesinde davalı şirket ile kuruluş arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmede muafiyet uygulanmayacağı ve hasar ödemelerinin hasar evrakını yüklenicinin eline geçmesinden itibaren 20 takvim günü içerisinde yapılacağını, Elektronik Cihaz Sigortası Genel Şartları ve Teknik Şartnamede belirtilen diğer hallerin teminat kapsamında olacağının kararlaştırıldığını, sigorta poliçesinde teknik şartname hükümlerinin aynen poliçeye derç edildiğini, elektronik cihaz arızasının davalı şirkete bildirildiğini, onarımın akabinde fatura bedelinin müvekkili kuruluşa ödenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin hasarda eksik sigorta bulunduğunu iddia ederek kısmi ödeme yaptığını, ihaleye katılmak ve sözleşme imzalamak suretiyle davalı şirketçe açıkça kabul edilen ve sigorta poliçesinde aynen tekrarlanan teknik şartnamenin 9. maddesinde, davalı şirketin eksik sigorta iddiasında bulunmayacağının düzenlendiğini ve bu hususun davalı şirketçe kabul edildiğini, davalı şirketin hasar dosyasında eksik sigorta hükümlerini uygulayarak ödemeden kaçınmasının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek ödenmeyen kısmın ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müvekkili kuruluşa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; Sigorta şirketinin sorumluluğunun kanun, poliçe genel ve özel şartları uyarınca tespit edilecek olduğunu, müvekkili şirketin zararda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sigorta değerinin belirlenmesi ve eksik sigortanın varlığının tespiti için hasar tarihinde geçerli poliçedeki sigorta bedeli ile sigortalı cihazın hasar tarihinde bir gün önceki değerinin dikkate alınacağını, sigorta hukukunda zenginleşme yasağının mevcut olduğunu, dosya kapsamında cihazın hasara uğradığını ve cihazın onarımının tamamlandığını, eksik sigortada sigorta bedelinin sigorta menfaat değerinin altında kaldığını, proporsiyon hesabı ile hesaplanan eksik sigortanın müvekkili şirket nezdinde ödendiğini, müvekkili şirketin borcunun sona erdiğini, davanın reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde yapılan ödemelerin YHGK gereği avans faiz oranında güncellenerek denkleştirilmesi gerektiğini, elektronik cihaz sigorta poliçesi kapsamında sigortalının teminat altına alınan elektronik cihazını kullanım kılavuzu ve talimatları uyarınca koruyucu cihaz ve alarm sistemiyle kullanma yükümlülüğünün bulunduğunu, somut olayda gerçekleşen hasarın gerekçesinin besleme gerilimindeki değişim olarak gösterildiğini, sigortalı veya onun yerine kaim olan sorumlu kişinin imkânlar ölçüsünde önlemleri almadığını, bu nedenle müvekkili şirketin zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, sorumluluğu kabul etmemekle beraber faiz faiz türünün karşı tarafın KİT niteliğinde olması gereği yasal faiz olabileceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama sonucunda, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; sigorta değerinin 2.114.851,20 TL olduğu, sigorta bedelinin ise 770.000,00 TL olduğu eksik sigorta oranının %63,59 olduğu, bu haliyle davacı tarafça davaya konu sigorta ettirilen malın gerçek değerinin altında bir bedel üzerinden ve daha az prim ödenerek sigortalatıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeme yükümlülüğünde bulunmakta olup, somut olayda hasar tutarının 125.851,56 TL olduğu, eksik sigorta oranına göre hesaplama yapıldığında davalının 45.821,52 TL tutarında ödeme yapması gerektiği, ödeme belgelerinin incelenmesinde bu bedelin 29/04/2024 tarihinde ödendiği, eksik ödemenin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili Kuruluşa ait elektronik cihazların sigortalanması hususunda açılan ihale neticesinde davalı şirket ile müvekkili Kuruluş arasında sözleşme imzalandığı, sözleşme ve sigorta poliçesi kapsamında kalan elektronik cihazın arızalanması sonrasında oluşturulan hasar dosyasında davalı şirketin, eksik sigorta bulunduğunu iddia ederek oluşan zararı tam olarak ödemekten imtina ettiği, bilirkişi raporu ile davalı şirketin eksik sigorta iddiasının yerinde olmadığı ve zararın tamamının ödenmesi gerektiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki ilişkide eksik sigorta hükümlerinin uygulanmayacağının hüküm altına alındığı, aynı konuya ilişkin olarak açılan davalarda verilen kabule ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarının Ankara Bölge Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce kesin olarak onandığı, taraflar arasında aynı hususta yüzlerce dava görülmekte olup uyuşmazlığın kaynağının aynı sözleşme ve poliçe olduğu, kararda 3.600 TL arabuluculuk giderine hükmedilmiş ise de, huzurdaki davanın arabuluculuk sürecinin, diğer uyuşmazlık dosyalarıyla birlikte 111 dosya için tek seferde takip edildiği, dolayısıyla taraflar arasında tek bir arabuluculuk tutanağı düzenlendiği ve tek ücret ödendiği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, Elektronik Cihaz Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda arızalanan cihazın sigorta poliçesi ve hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunduğu ile hasarın miktarı çekişmesizdir. Davalı tarafça kısmi ödeme yapılmış olup uyuşmazlık eksik sigorta bulunup bulunmadığı ve eksik sigorta hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarındadır. Sigorta değeri sigorta edilen menfaatin değeri iken, poliçede gösterilen sigorta bedeli, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödemekle yükümlü olduğu azami miktarı ifade eder. İlke olarak sigorta bedeli sigorta değerine eşit olmalıdır. Zira sigortanın amacı sigortalının gerçek zararının giderilmesi olup, sigorta hiç bir zaman haksız kazanç vesilesi olmamalıdır. Bununla birlikte, kimi zaman eşitlik ilkesi bozulur. Rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması halinde eksik sigorta, aksi halde aşkın sigorta söz konusu olur. Sigorta değerinin bilerek ya da hataen düşük gösterilmesi, diğer bir deyimle eksik sigorta halinde eğer tam zayi gerçekleşmiş ise sigortacı sigorta bedelini tam olarak öder. Eğer kısmi hasar sözkonusu ise, sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaate oranı nispetinde ödeme yapılır. Ancak taraflar kısmi hasar durumunda sigorta bedelini aşmamak kaydıyla hasarın tam olarak giderilmesini kararlaştırabilirler. Taraflarca akdedilen Elektronik Cihaz Sigortası Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin 8. maddesi gereğince sözleşmenin eki olan Elektronik Cihaz Sigortası Teknik Şartnamesinin (ECSTŞ) 9. maddesinde "...sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." hükmüne yer verilmiş, belirtilen hükmü de içerir biçimde ECSTŞ davalı tarafından düzenlenen poliçeye aynen aktarılmıştır. Mahkemece mühendis ve sigorta konusunda uzman bilirkişiden oluşturulan heyet tarafından düzenlenen raporda hizmet alımına dair sözleşme, sigorta poliçesi, teknik şartname ve ilgili mevzuat hükümleri de değerlendirilerek arızalı cihazların sigorta bedelleri ve sigorta değeri konusunda uyuşmazlık olmadığı, bu itibarla eksik sigorta bulunduğu, ancak ECSTŞ 9. maddede " Eskime tenzili uygulanmayacak olup, sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." hükmü gereğince eksik sigortanın dikkate alınmayacağı belirtilmiş, davacının talep edebileceği alacak miktarı 80.029,01 TL olarak hesaplanmıştır. İlk derece mahkemesince ECSTŞ 9.maddenin eskime tenzili ile ilgili olduğu, eksik sigortayla ilgili olmadığı, eksik sigorta nedeniyle indirim yapılması gerektiği, davalı sigorta şirketinin eksik sigorta gereğince ödemesi gereken miktarı dava tarihinden önce ödediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, eskime tenzili kullanılmış cihazın onarımında kullanılan yeni parçaların, yıpranmış parçalara nazaran daha değerli olması nedeniyle cihazın değerinde meydana gelen artış sebebiyle tazminat tutarından indirim yapılmasına ilişkin olup, hasarın kısmi olmasıyla ilgisi bulunmamaktadır. Eksik sigorta ve tam hasar halinde zaten sigorta bedeli; kısmi hasar halinde ise orantı suretiyle ödenecek miktar belirleneceğinden ECSTŞ 9. maddede yer alan "... sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." hükmü tarafların eksik sigortanın uygulanmamasına dair iradelerini ifade ettiğinden, mahkemece bilirkişi raporundaki değerlendirme ve hesaplama da gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.b.2 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/889 E., 2025/490 K. sayılı, 25.06.2025 tarihli kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına, "1-Davanın KABULÜNE, 80.029,01 TL'nin 29.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 5.466,78 TL harçtan peşin alınan 1.366,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.100,08 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraftan alınan 1.366,70 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 6.380 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.174,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran taraflara iadesine," II-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, III-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30.12.2025 Başkan Üye Üye Katip