Hukuk Genel Kurulu 2017/1276 E. , 2017/1192 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.07.2014 gün ve 2013/234 E., 2014/305 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin dahili davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 gün ve 2014/18028 E., 2016/2118 K sayılı kararı ile; (…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1276 E. , 2017/1192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.07.2014 gün ve 2013/234 E., 2014/305 K. sayılı kararın temyizen incelenmesinin dahili davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 gün ve 2014/18028 E., 2016/2118 K sayılı kararı ile; (…Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA…) Karar verilmiş, dahili davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.10.2016 gün ve 2016/7058 E., 2016/9425 K sayılı kararı ile; (…Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere; Davacı vekili tarafından 24.11.2009 tarihinde dava konusu 249 parsel sayılı taşınmazın davalı adına yolsuz tescil edildiğinden bahisle tapu iptal ve tescil davası açıldığı, Mahkemece 27.10.2005 tarihli ve 2004/484-2005/459 sayılı karar ile tapu kaydının icra takibi ile oluştuğundan, ihalenin feshi davası dışında tapu iptal ve tescil istenilemeyeceğinden davanın reddine karar verildiği; Bu kararın Dairece verilen 23.10.2008 tarihli 2008/6451-10756 sayılı kararı ile ihalenin feshi davalarında taşınmazın aynına ilişkin irdeleme yapılmadığından, icra hukuku ile sınırlı inceleme yapıldığından, ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediği değerlendirildiğinden, eldeki davanın ise, davalı adına oluşan tapu kaydının illetten yoksun ve tescilin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayanıldığından mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, Karar düzeltme talebinin de reddedildiği, Mahkemece, bozma kararına karşı 12.05.2009 tarihinde direnme kararı verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2009 tarihli 2009/409-478 sayılı kararı ile Mahkemece verilen kararın yeni hüküm olduğundan dosyanın Daireye gönderildiği, Daire'nin 29.12.2009 tarihli 2009/12926-14031 sayılı kararı ile 04.10.1991 tarihli protokol hükümlerine uyulması gerektiğinden buna göre, icra takibine konu senetler hükümsüz nitelikte bulunduğundan ve tescil yolsuz olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, Karar düzeltme talebinin reddedildiği, Mahkemece bozma kararına uyulduğu ve 27.12.2011 tarihli 2010/425-2011/604 sayılı karar ile Daire bozma kararı uyarınca davanın kabulüne karar verildiği, Bu kararın Dairece 03.07.2012 tarihli ve 2012/5062-8345 sayılı karar ile önceki bozmanın dayanağını teşkil eden protokol aslı bulunmadığından ve ibraz edilmediğinden davanın kabulüne ilişkin kararın davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kesin olarak bozulmasına karar verildiği,