11. Hukuk Dairesi 2012/6722 E. , 2013/7470 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14...2011 tarih ve 2011/40-2011/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6722 E. , 2013/7470 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14...2011 tarih ve 2011/40-2011/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ...'in müvekkili şirkette müdür olduğu dönemde davalı şirketle 01.07.2006 tarihli 1 yıl süreli özel güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, davalı ...’in de fesih yazısında müdür olarak imzasının bulunduğunu, müvekkillerinin fesihten haberdar olmadığını, davalı ...’in talebi üzerine 27.04.2007 tarihinde müdürlük görevine son verildiğini, bu kere davalının 30.04.2007 tarihinde A&B Grup Özel Güv. Ltd. Şti’ni kurduğunu ve davacı şirket bünyesindeki bazı şirketlerin sözleşmelerini feshetmeleri üzerine yeni şirket ile sözleşme yapmalarını sağladığını, davalının kurduğu şirketle sözleşme yapan davalı şirketin davalının temsil yetkisini kötüye kullandığını bildiğini, davalıların işbirliği halinde haksız eylemleriyle davacıları zarara uğrattıklarını ileri sürerek, davalı şirketin müvekkili ile sözleşmesinin feshinin iptalini, davacı şirket için ıslahla 20.213,29 TL maddi, 20.000 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 1.000 TL maddi ....000 TL manevi tazminatın 20.03.2007 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle müdürlükten ayrıldığını ve kendi şirketini kurduğunu,davalı şirketin ve diğer şirketlerin davacı şirketle sözleşmelerini güvenlik hizmetinin tam olarak yerine getirilmemesi nedeniyle feshettiklerini, davacıların fesihlerden haberdar olduklarını, zira davacı şirketin daha önce kendisi tarafından yapılan işlerin müvekkilinin kurduğu yeni şirkete devredilmesi hususunda muvafakatinin olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ile ortak hareket etmediğini ve haksız davranışta bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, uyarılara rağmen hizmetteki aksaklıkların giderilmediğini, davacı şirkete duyulan güvenin zedelendiğini, tek taraflı fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi feshettiklerini, sonrasında ise sözleşme yapma özgürlüğü çerçevesinde diğer davalının şirketi ile sözleşme yaptıklarını, işbirliği içerisinde hareket iddiasının asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davalı ...’in 27.04.2007 tarihinde davacı şirketteki müdürlük görevinden ayrılarak 30.04.2007 tarihinde aynı iş kolunda şirket kurduğu, davalı şirketin davacı şirketle sözleşmesini sözleşmedeki tek taraflı fesih hakkına dayanarak 20.03.2007 tarihli yazısıyla 20.04.2007 tarihinden itibaren feshettiği, davalı ...'in yeni kurduğu şirkete davalı şirketle birlikte davacı şirketle sözleşmelerini fesheden diğer bazı şirketleri de müşteri olarak dahil etmek suretiyle davacı şirketteki temsil yetkisini kötüye kullandığı, haksız rekabet niteliğindeki haksız eylemi nedeniyle davacı şirketin 20.213,29 TL kazanç kaybı olduğu, davalı şirketin ise davalı ...’in temsil yetkisini kötüye kullandığını bilerek davacı şirketi zarara uğratmak kastı ile hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davacılar Süreyya ve Nazmiye’nin davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davacı şirketin davalı ... hakkındaki davasının kısmen kabulü ile 20.213,29 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ve ....000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, fazlaye ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, davacı şirketin müdürü olan davalılardan ...’in diğer davalı şirketle birlikte hareket etmek suretiyle davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak açılan sözleşmenin feshinin iptali ve tazminat davasıdır. Davacı vekili, davalı ...’in ve davalı şirketin geçmişe yönelik olarak davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmeyi feshettiklerine dair belge düzenlemek suretiyle müvekkilini zarara uğrattıklarını iddia etmiştir. Mahkemece, davalı şirketin sözleşmede tek yanlı olarak sözleşmeyi fesih hakkı bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davalılardan ... yönünden haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. Ancak, davalılardan ... 27.04.2007 tarihinde davacı şirketteki müdürlük görevinden ayrılmış olup, dava dışı şirketi 30.04.2007 tarihinde kurarak davalı şirket ile de bu tarihten sonra sözleşme yapmıştır. Bu nedenle, davalı ... davacı şirket ile arasındaki vekalet ilişkisi bittikten yani müdürlük görevi sona erdikten sonra davalı şirket ile sözleşme yapmış olmasına göre, vekalet akdini kötüye kullandığından söz edilemez. Öte yandan, davacı şirket sözleşmenin feshi yazısının davalılar tarafından geçmişe yönelik olarak düzenlendiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını doğrulayacak hiçbir delil ibraz etmemiştir. O halde, davalı ...’in davalı şirketteki müdürlük görevi sona ermesinden sonra davalıların kendi aralarında sözleşme yapmaları başlı başına davalı ...’in vekalet akdini kötüye kullandığını göstermeyeceği gibi, tek başına bu eylem davalının haksız rekabette bulunduğunu da göstermez. Bu durumda mahkemece, davalı ...’in ne surette haksız rekabette bulunduğu somut olarak açıklanıp delilleri gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. ...) Bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.