TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/06/2021 NUMARASI : 2019/678 Esas 2021/450 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1944 Esas 2026/396 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1944 KARAR NO : 2026/396 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/06/2021 NUMARASI : 2019/678 Esas 2021/450 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... San. İhr. ve İht. A.Ş. ile ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. dışındaki diğer davalılar vekilince vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Dış İç Ticaret Madeni Eşya ve Elektr. San. A.Ş. arasında kefalet taahhütnamesi imzalandığını, müvekkilinin kefaleti ile ... Bankası A.Ş. tarafından anılan davalıya kredi kullandırıldığını, kefalet taahhütnamesinin diğer davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredi borcunun ödenmediğini, kredi hesabının kat edildiğini, kefalet taahhütnamesi gereğince müvekkilinin bankanın tazmin talebi üzerine bankaya 23.245.393,65 TL ödediğini, müvekkili tarafından ödenen bedelin tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin asıl borçlu veya kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığı, müvekkillerinden alınan kefaletlerin geçersiz olduğunu, kefalete ilişkin eş rızalarının bulunmadığını, aynı miktarda alacağa ilişkin olarak müvekkili ... şirketi hakkında açılan itirazın iptali davası bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı vekilinin 10/02/2021 tarihli duruşmada davalı ... San. Ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. (yeni ünvan ... Sistemleri ve San. Tic. A.Ş.) yönünden davayı takip etmediğini beyan ettiği, dosyanın anılan tarihte işlemden kaldırıldığı, 3 ay içeresinde davanın yenilenmediği, davalı ...'nın kefalet tarihi itibarıyla kefil olan ... A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğu, kredi müşterisi olan davalı ... Dış Tic. A.Ş.'nin ortak veya yöneticisi sıfatı bulunmadığı, kefalet tarihi itibarıyla davalının evli olup, eş muvafakatinin alınmadığı, davalı ...'nın kefaletinin geçerli olmadığı, hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte bulunulan ... A.Ş hakkında rehni aşan kısım yönünden takipte bulunulmadığı, bu davalı hakkında yapılan takibin usulüne uygun olmadığı, diğer kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporuyla takip tarihi itibarıyla davacının alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, tazminden kaynaklanan alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalı ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.( Yeni Ünvan: ... Sistemleri ve Sanayi Ticaret A.Ş.) hakkında açtığı davanın HMK.nun 150.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ... Sanayi İhracat ve İthalat Ticaret A.Ş. ile davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne, anılan davalıların takip dosyasında takibe yönelik itirazının iptali ile Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/28089 esas sayılı takip dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak şartıyla icra takibinin devamına, 4.649.078,73 TL icra inkar tazminatının davalı borçlular ... Dış İç Ticaret Madeni Eşya ve Elektronik Sanayi A.Ş., ..., ... İç Dış Ticaret Madeni Eşya ve Elektronik Sanayi A.Ş.'nden müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. dışındaki diğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; haklarında açılan dava reddedilen müvekkilleri yönünden tesis edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, haklarında davanın kabulüne karar verilen müvekkilleri yönünden bu müvekkillerinin asıl borçlu ya da kefil sıfatıyla herhangi bir borcu bulunmadığını, kefaletlerinin geçersiz olduğunu, eş rızalarının bulunmadığı, alacağın likit olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının müvekkilleri yönünden kaldırılmasına, davanın reddine, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... A.Ş. yönünden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anılan davalının müteselsil kefil sıfatından söz edilmediğini, bu hususta yeterli gerekçeye yer verilmediğini, mahkemece rehnin kredi borçlusu olmayan ve müteselsil kefil sıfatına haiz ... A.Ş. tarafından verildiğinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin asıl borçlu sıfatı bulunmayan davalı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlattığını, bu durumda yasaya aykırılık bulunmadığını, davalı ...'nın kefalet tarihi itibarıyla yönetim kurulu üyesi olduğunu, eş rızasının aranmayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olan ... tarafından ödenen borcun asıl borçlu ile kredi kefalet taahhütnamesi uyarınca kefile rücu talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı ... Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. dışındaki diğer davalılar vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesi ile adli yardım talep edilerek maktu istinaf karar harcı yatırılmış ise de, davalılar ..., ..., ..., ... İç Dış Tic. Madeni Eşya ve Elektronik San. A.Ş.(yeni ünvan: ... İç Tic. Ve Madeni Eşya San. A.Ş.), ... Dış İç Tic. Madeni Eşya ve Elektronik San. A.Ş.(yeni ünvan: ... Dayanıklı Tüketim Malları Tic. A.Ş.) yönünden nispi istinaf karar harcı ise yatırılmadığı ve adli yardım talebinin Dairemizin 24/09/2021 tarih 2021/1304 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nun 334. maddesi gereği reddedilmesi ve ilgili kararın kesinleşmesi üzere , istinafa davanın kabul edilen kısmı yönünden gelen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Mahkemenin 12/12/2023 tarihli ek kararı ile reddedildiği görülmüştür. Hal böyle olunca , dosyamız kapsamındaki istinaf incelemesinin davacı vekilinin istinaf itirazları ve hakkında red kararı verilen davalılar ... A.Ş. ile ...'nın vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazları ile sınırlı olduğu görülmüştür. Davaya konu Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2019/28088 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalıları aleyhine 09/09/2019 tarihinde genel haciz yoluyla başlatılan takipte; TBK m. 100 gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmek, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/28089 esas sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 23.245.393,65TL tutarındaki toplam alacağın avukatlık ücreti, icra masrafları ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %25 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davalıların takibe itirazı üzerine yasal süresi içerisinde eldeki dava açılmış mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazı davalılar ... A.Ş. ile ... yönünden verilen red kararına ilişkindir. Mahkemece davalı ... A.Ş.'nin kefaletinin rehin ile temin edildiği ve İİK 45. maddesi, davalı ...'nın ise kefaletinin eş rızası olmaması nedeniyle geçersiz olduğu dikkate alınarak, her iki davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Dış Ticaret A.Ş., ... A.Ş.’nin matbu Kefalet Taahütnamesini "borçlu" sıfatıyla 28/04/2017 tarihinde imzalamıştır. Kredi tutarı 5.370.000,00 TL'dir. ... A.Ş., ... İç Ticaret A.Ş., ... A.Ş., ..., ..., ... ve ... Kefalet Taahhütnamesini müteselsil kefil sıfatıyla 28/04/2017 tarihinde imzalamışlardır. Kefillerin kefalet limiti de ayrı ayrı 5.370.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Kredi müşterisi şirket ile müteselsil kefil şirketler adına münferit yetkili ... imza atmıştır. Dosya kapsamında yer alan Ankara 40. Noterliği'nin 28/04/2017 tarih, 14442 yevmiye numaralı taşınır rehin sözleşmesi incelendiğinde; davalı kefil ... A.Ş.'nin , asıl borçlu ... Dış Ticaret A.Ş. lehine verilen kefaletin teminatı olarak şirketin alet ve makineleri üzerinde 6.444,000,000 Amerikan Doları rehin bedeli ile taşınır rehni tesis ettiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca; Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. Ayrıca kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunludur. Somut olayda, davacı tarafça Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2019/28089 sayılı takip dosyasında davalı ... A.Ş. hakkında taşınır rehnin paraya çevrilmesi hakkında takipte bulunduğu, takip miktarının 23.245.393,66 TL olduğu, rehni aşan miktar yönünden kefil aleyhine ilamsız icra takibi başlatılabilecek ise de, davaya konu icra takibinin davalı ... A.Ş. yönünden rehni aşmadığı, hal böyle davalı ... A.Ş. yönünden davacı tarafça yapılan ilamsız icra takibinin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından mahkemece davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Dava konusu takibe dayanak genel kredi sözleşmesi ve kefalet tarihleri 28/04/2017 tarihi olup, davaya konu kefaletlerin anılan kefalet tarihi itibariyle geçerli olup olmadığı, TBK'nun 583 vd. madde hükümleri gözetilerek değerlendirilecektir. 6098 TBK'nın 584.maddesinin; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.(Ek fıkra: 28.03.2013 - 6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez. Türk Borçlar Kanunu'nun 584/1 inci maddesine göre rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası mutlaka gereklidir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Zira rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Gümüş, M.A.: Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2014, s.348). Davalı ..., kefalet tarihi (28/04/2017) itibarıyla kefillerden ... AŞ.'de yönetim kurulu üyesidir. ... A.Ş. kredi müşterisi olmayıp müteselsil kefildir. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin internet sitesinden temin edilen Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinin incelenmesi neticesinde; ...'nın kefalet tarihi (28/04/2017) itibarıyla kredi müşterisi ... Dış Ticaret A.Ş.’de ortak veya yönetici sıfatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan nüfus kaydına göre, davalı ... 02/04/2017 tarihinde evlenmiş olup, kefalet tarihinde evli olmasına rağmen eş rızası alınmamıştır. Hal böyle olunca, davalı kefil ...'nın , 28/04/2017 tarihinde davalı kredi müşterisi ... Dış Ticaret A.Ş. ortağı olmadığı, 6098 TBK'nın 584.maddesi uyarınca kefaletinin geçerli olması için eş rızasının alınması gerektiği ve somut uyuşmazlıkta eş rızası alınmadığı anlaşılmakla mahkemece davalı kefil ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ... A.Ş. ve ...'nın vekalet ücretine ve kötü niyet tazminatına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; Mahkemece, "Davalılar ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ( Yeni Ünvan: ... Sistemleri ve Sanayi Ticaret A.Ş.), ... Sanayi İhracat ve İthalat Ticaret Anonim Şirketi ile ...'nın kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 321.078,94TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine" şeklinde hüküm tesis edilmesi suretiyle hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilen ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. İle yukarıda yazılı gerekçe ile hakkında red hükmü verilen ... A.Ş. ve ... lehine tek nispi vekalet ücreti taktir edildiği görülmüştür. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin (7) maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılması halinde vekalet ücretinin ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek kaydıyla tamamına hükmolunacaktır. Yine, AAÜT'nin (3) maddesi gereği birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. Mahkemece davalı ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar ... A.Ş. ve ...'nın takibe itirazlarının yerinde olması nedeniyle iş bu davalılar yönünden itirazın iptali talebinin ( mahkemece davalıların borca itirazlarının yerinde olduğu,iptali gerekmediği kanaatine varılarak iş bu davalılar yönünden itirazın iptali talebinin reddine karar verdiği dikkate alındığında mahkemece davalılar ... A.Ş. ve ... yönünden ayrı ayrı red gerekçesi kabul ederek hüküm tesis edildiği düşünülemez) reddine karar verilmiştir. Bu bağlamda ilk derece mahkemesince aslında karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin (7) maddesi uyarınca hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilen ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, hakkında red hükmü kurulan diğer davalılar ... A.Ş. ve ... ile birlikte tek nispi vekalet ücreti hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davalıların kötüniyet tazminatına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; Açılan itirazın iptali davasının tamamı ile reddedilmemiş olup davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalılar yararına mahkemece kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... A.Ş. ve ...'nın istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B) Davalı ... A.Ş. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2021 tarih 2019/678 Esas 2021/450 Karar sayılı kararının davalılar ... A.Ş. ve ... hakkında "hükmü (6) numaralı bendinde yer alan vekalet ücreti yönünden" KALDIRILMASINA, 1-Davacının davalı ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ( Yeni Ünvan: ... Sistemleri ve Sanayi Ticaret A.Ş.) hakkında açtığı davanın HMK.nun 150.maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacının davalı ... Sanayi İhracat ve İthalat Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... haklarında açtığı itirazın iptali davasının REDDİNE, 3-Davalılar ... Sanayi İhracat ve İthalat Ticaret Anonim Şirketi ile ...'nın davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden , karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 321.078,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, 4- Davalı ... Sanayi ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. ( Yeni Ünvan: ... Sistemleri ve Sanayi Ticaret A.Ş.) davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden , karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT (7) madde uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, C)1-Davalı ... tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ...'ya iadesine, 2-Davalı ... tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı taraf yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -