T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1155 KARAR NO : 2025/2111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2022 NUMARASI : 2018/105 Esas 2022/245 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen ka…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1155 KARAR NO : 2025/2111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/03/2022 NUMARASI : 2018/105 Esas 2022/245 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 2015 yılından bu yana davalıya tacirin ihtiyaç duyduğu toz boyaları sattığını, 24.11.2017 tarihi itibariyle çıkarılan Cari Hesap Özetinde davalı şirketin davacı şirkete taahhüt ettiği ödeme tarihleri geçmiş bulunan 21.332,60 TL borcu bulunduğu tespit edildiği, bu borcun ödenmemesi nedeniyle davalı şirkete karşı İzmir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2017/15112 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilmesi ile icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. MAHKEMECE: "...Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte incelendiğinde; taraflar arasında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/163 esas, 2020/690 karar sayılı kararıyla görülen bir davanın bulunduğu, mahkememizde itirazın iptaline konu edilen alacakta dahil edilmek üzere davalının davacıya karşı dava açtığı, bu davada mahkememiz de dava edilen alacak açısından davacının alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği, ilgili mahkeme dosyasının dosyamız arasına alındığı, davacının ilgili bilirkişi raporu gereğince davalıdan alacaklı olduğuna mahkemece kanaat getirildiği anlaşılmakla davanın kabulüne, icra inkar tazminatına ilişkin yasa hükmü ve alacağın likit olmasından ötürü icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur,'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜNE, 2-İzmir 4.İcra Müdürlüğü 2017/15112 Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 3-Dava konusu alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden talep ettiği ve icra takibine konu ettiği sadece 2 adet icra dosyası alacağının bulunduğunu, bu dosyalar haricinde taraflar arasında ihtilaf teşkil eden başka da bir alacak-verecek ilişkisinin bulunmadığını, bunlardan ilkinin; Kayseri 4.İcra Müdürlüğü’nün 2018/654 Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip edilen dosyası olduğunu, bu dosyaya ilişkin müvekkili tarafından Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde “menfi tespit davası” açıldığını, dava devam ederken icra dosyasına konu borcun ödenmesi hasebiyle “istirdat davası” olarak devam ettiğini, bahse konu davanın ilk olarak 2018/171 Esas ile açıldığını ve müvekkilinin aleyhine olarak 2019/839 Karar Sayılı karar ile sonuçlandığını, dosyaya itiraz etmeleri üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2020/40 Esas ile dosyayı incelediğini ve itirazlarını yerinde görerek 2020/64 Karar ile “yerel mahkeme ilamının kaldırılmasına” karar verdiğini, akabinde dosya aynı mahkemede 2020/163 Esas sayısı ile yeniden görüldüğünü ve 2020/690 Karar sayılı karar ile “34.514,49 TL’lik” kısmını kabul ettiğini, “1.270 TL’lik” müvekkilinin de ikrar ettiği borcu reddettiğini ve kısmi kabul- kısmi red kararı verdiğini, aynı kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi’nin 2021/516 Esas ve 2021/700 Karar sayılı kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, gerek Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/163 Esas ve 2020/690 Karar sayılı kararı ve gerekse de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi’nin 2021/516 Esas ve 2021/700 Karar sayılı kararlarında, müvekkilinin davacı firma ile aralarında ki sözleşmeye istinaden “108457 numaralı ve 55.113,13 TL tutarında” iskonto faturası” tanzim ettiğini, iskonto faturasının 12/12/2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirketin 8 günlük süreyi fazlasıyla geçirerek tam 73 gün sonra 23/02/2018 tarihinde noter kanalıyla faturaya itiraz ettiği bahse konu gerekçeli kararlarda açıkça belirtildiğini ve 8 günlük yasal itiraz süresinin geçirilmesi sebebiyle davacı firmanın iskonto faturasının münderacatını kabul etmiş sayıldığını, iskonto faturasının toplam tutarının 55.113,13 TL olduğunu, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen menfi tespit davasının, 35.050,00 TL’lik icra takibine istinaden açıldığını, müvekkilinin ikrar ettiği 1.270 TL’lik kısım düşüldükten sonra, “34.514,49 TL’lik” kısmının kabul edildiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin de “doğrudan alakalı” olması hasebiyle Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/163 Esas ve 2020/690 Karar sayılı kararı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi’nin 2021/516 Esas ve 2021/700 Karar sayılı kararları tanzim edilinceye kadar, bu dosyaları “bekletici mesele” yaptığını ve kararını açıklamadığını, müvekkilinin iskonto faturasından kalan kısmının iş bu davaya konu olan “21.332,60 TL’lik” kısım olduğunu, İzmir 1.Asliye Ticaret mahkemesinin aylarca, Kayseri’de ki davayı bekletici mesele yapmışken, iskonto faturasının münderecatını davacı firma kabul etmiş sayılmışken, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi’nin kararları ortadayken; İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin davanın kabulü yönünde karar verdiğini, oysa iskonto faturasından kalan 21.332,60 TL, iş bu davanın konusunu teşkil ettiği için davanın reddedilmesinin gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava:itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davalıya mal sattığını, cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı tarafça davacıya 28/11/2017 tarihli 55.113,13 TL bedelli ıskonto faturası gönderildiği, iskonto faturasının 12/02/2017 tarihinde davacı taraf tebliğ edildiği, davacı taraf da bunu ihtarname ile 23/02/2018 tarihinde iade ettiği, iade gerekçesi olarak da şirketi temsile yetkili olmayan ... ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden düzenlenmesini gösterdiği anlaşılmaktadır. Aynı zamanda İş bu dosya davacısı tarafından yine iş bu dosya davalısına ve dava dışı .... isimli şahsa karşı Kayseri 4.İcra Müdürlüğü’nün 2018/654 Esas sayılı dosyasında 2 adet bono dan kaynaklı toplam 35.784,49 TL üzerinden kambiyo takibi yapılmış davalı ... ise yani iş bu dosya davalısı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açmış, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacının kararı istinaf etmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesinin 2020/40 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararı ile ....'un şirketi temsile yetkili olup olmadığının araştırılmasını ve iskonto faturasının da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince bu kez yapılan yargılama sonunda 2020/163 esas, 2020/690 karar sayılı kararı ile; ....'un davalı şirket bölge müdürü olduğundan imzaladığı sözleşme nedeniyle davalının da sorumlu olduğu, tebliğ alınan iskonto faturasına 8 gün içinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafça istinafı üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi’nin 2021/516 Esas ve 2021/700 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, yani takibe konu senetlerden dolayı davacının borçlu olmadığı kabul edilmiş, karar bu şekliyle 14/04/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davalımız iş bu davaya süresinde cevap vermemiş, ancak dosyaya sonradan sunduğu beyan dilekçesi ve ekinde iskonto faturası ve sözleşmeyi sunarak davacıya sadece 1.270 TL borcu olduğunu ileri sürmüştür. Davalının sonradan sunduğu deliller borcu sona erdirici nitelikte olduğundan delil olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 esas, 2020/690 karar sayılı kesinleşen kararı iş bu dosya yönünden kesin delil niteliğinde olmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 esas, 2020/690 karar sayılı dosyasında iskonto faturası kabul edilmiş ve iş bu dosya davalısının borcu mahsup edilmiştir. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/171 esas sayılı dosyasına sunulan 25/07/2019 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; her iki taraf cari hesap özet bakiyelerinin 18.08.2017 tarihi itibariyle 21.332,60 TL olduğu ve mutabık olduklarının belirtilmiştir. Ancak 55.113,13 TL lik iskonto faturası bu tarihten sonra 28.11.2017 tarihinde düzenlenmiştir. Buna göre ; 21.362,60 TL fatura+ 35.050 TL 2 adet senet toplam 56.412,60 TL davalının davacıya borcu olduğu, ancak davalının düzenlediği 55.113,13 TL lik iskonto faturası düşünce 1.269,47 TL davacının davalıdan alacağının kaldığı, zaten bu miktarın da(1.270 TL olarak) Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/163 esas, 2020/690 karar sayılı dosyasında verilen kararda mahsup edildiği, dolayısıyla iş bu istinafa konu dava dosyasında davacının artık davalıdan bir alacak talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davalı tarafından yatırılan 364,30 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, 2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/03/2022 tarih, 2018/105 Esas 2022/245 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın REDDİNE 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 364,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 251,09 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 21.332,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avans kısımlarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi.