11. Hukuk Dairesi 2023/5634 E. , 2024/7214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/972 Esas, 2023/968 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2021/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim
**11. Hukuk Dairesi 2023/5634 E. , 2024/7214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/972 Esas, 2023/968 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/266 E., 2021/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 21 yıllık tecrübesiyle Türkiye’de endüstriyel bakım ve temizlik kimyasalları sektörünün öncü kuruluşlarından biri olduğunu, “UNI” ve “...” ibarelerini tescilli markalarında kullandığını, bu markaların toplumda bilinirliğinin yüksek olduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/28480 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, markaların 05. sınıfa giren aynı mallarda kullanılacağını, davalının markasında geçen “...” ibaresinin Türkçe’de ve tıp biliminde “zehir yok edici, zehir sökücü” anlamlarına geldiğini, “intoxicate” sözcüğünün kısaltması olduğunu ve 05. sınıfa giren emtialar açısından yüksek düzeyde tanımlayıcı bir ibare niteliği taşıdığını, bu yüzden davalının markasında esas unsur olamayacağını ve davalının markasındaki esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, buna göre davalının markasının müvekkilinin “UNI/ ...” markaları ile yakın derecede benzer bulunduğunu, böyle kötü niyetle yapılmış olan bir marka başvurusunun tescile bağlanmasının haksız rekabet yaratacağını, davalının markasının müvekkilinin tanınmış ve seri marka hüviyetinde olan markalarının arasına sızacağını ve haksız yarar elde edeceğini, “...” ibaresi üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2019-M-3021 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2018/28480 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "UNIMICROAİR UNIMICROHAND ve "UNİ" unsurlu diğer tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesi ile davaya konu markanın kapsamındaki malların hitap edeceği sağlık alanındaki hedef kitle açısından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, dava konusu başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın 6769 sayılı Kanun'un 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı hakkının veya kullanımının kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın 6769 sayılı Kanun'un 6/6 maddesi anlamında bir hakkının varlığının ispat edilemediği, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Uni/Universal" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira tertip tarzı itibariyle "..." ibaresinin başvuruda tali unsur olarak kullanıldığı ve başvurunun asli unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, bu ibarenin doğrudan doğruya tanımlayıcı bir nitelik de taşımadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacının tanınmışlık ya da 6769 sayılı Kanun'un 6/3 ve 6/6 maddelerine dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilininin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.