12. Hukuk Dairesi 2025/5659 E. , 2026/1088 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine k…
12. Hukuk Dairesi 2025/5659 E. , 2026/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmaya gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine takip yapıldığını, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrimenkulleri düşük bedel ile diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile davalı ...'ın ... İli, ... İlçesi, ... Mah./Köyü, 115 Ada, 167 Parsel numaralı taşınmaz, ... İli, ... İlçesi, ... Mah./Köyü, 115 Ada, 175 Parsel numaralı taşınmaz, ... İli, ... İlçesi, ... Mah./Köyü, 115 Ada, 208 Parsel numaralı taşınmaz ve ... İli, ... İlçesi, ... Mah./Köyü, 115 Ada, 179 Parsel numaralı taşınmazlardaki hissesinin diğer davalı ...'ya satışına ilişkin 16.06.20 16... yevmiye numaralı tasarrufun ... İcra Müdürlüğü 2018/2064 E. sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacı alacaklıya cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar ilamı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK'nın 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir.Satılan taşınmaz üzerinde ipotek ve haciz kayıtları varsa,alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması gerekir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nın 280. maddesinde mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK'nın 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. İİK'nın 284. maddesine göre "İptal davası açma hakkı, batıl tasarrufun vuku tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer" hükmüne haizdir. Maddede belirtilen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Dava konusu taşınmazlar davalı borçlu ... tarafından 16.06.2016 tarihinde davalı ...'ya devredilmiş, iş bu dava ise 18.08.2021 tarihinde, İİK madde 284'de belirtilen beş yıllık hakdüşürücü süreden sonra açılmıştır. Bu halde mahkemece, davanın İİK'nın 284. maddesi gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, HMK madde 373/1. gereğince dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.