11. Hukuk Dairesi 2011/443 E. , 2012/7662 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2009/433-2010/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2011/443 E. , 2012/7662 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2009/433-2010/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili, davalı ... ve dava dışı ...'in davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisi içerisinde işlerin daha hızlı yürümesi için davacının ...'e vekaletname verdiğini, anılan kişinin de 16.03.2009 tarihinde müvekkilinin hisselerini davalı ... ve dava dışı...'a devrettiğini, yine aynı tarihli ortaklar kurulu kararıyla hisse devrinin pay defterine işlenerek müvekkili yerine davalı ...'in müdürlüğe getirildiğini, oysa ortaklar kuruluna davacının katılmadığını, imzasının sahte olarak atıldığını, alınan kararın butlanla sakat olduğunu ileri sürerek, ortaklar kurulu kararının iptalini, davalı ...'nın müdürlükten azlini, şirket temsil yetkisinin davacıya verilmesini veya şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının şirkete olan sermaye borcunu ödemediğini, yapılan görüşmeler sonrası hisselerini devretmeyi kabul ettiğini, vermiş olduğu vekaletname uyarınca hisse devirlerinin yapıldığını, ortaklar kurulu kararını kendisinin imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının verdiği geçerli vekaletname uyarınca hisselerinin devredildiği, bu hisse devrine istinaden ortaklar kurulunun karar aldığı, davacının ortaklar kurulu kararında imzasının olmamasının veya yerine başkası tarafından imza atılmasının davanın esasına etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf ortaklık ilişkisi içerisinde güvene dayalı olarak vekaletname verdiğini, hisse devir iradesinin bulunmadığını, ortaklar kurulundaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. TTK’nun 520. maddesi “Bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder. Devrin pay defterine kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.” hükmünü haiz olup, davacının ortaklar kurulundaki imzasının sahteliği yönündeki iddiasının kanıtlanması halinde, davacının pay durumu da nazara alındığında, ortaklar kurulunda alınan kararın sonucunu etkileyeceği şüphesizdir. Bu itibarla, mahkemece davacının vekaletnamenin devir iradesi içermediği ve ortaklar kurulundaki imzasının sahte olduğuna ilişkin iddiaları değerlendirilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.