11. Hukuk Dairesi 2025/7103 E. , 2026/786 K. "" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/578 Esas, 2025/82 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARA…
11. Hukuk Dairesi 2025/7103 E. , 2026/786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/578 Esas, 2025/82 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ile davalılardan ... arasında hiçbir şekilde ticari ilişki veya borçlanmaya neden olacak bir münasebet olmadığını, davalı ...'ın 1990-2006 yılları arasında murisin himayesinde yaşamını sürdürdüğünü, icra dosyasına dayanak yapılan senedin muris ...'ın işyerinden çalındığını ve sonradan üzerinin doldurularak alacaklısı ... olan bir borç senedi haline getirildiğini, muris ...'ın iş gereği dükkandan ayrılmak zorunda kaldığında işlerin aksamaması için imzalı ve damga pullu bir takım senetleri işyerindeki odasında muhafaza ettiğini ve gerektiğinde kullanılması için çalışanlarına talimat verdiğini, davalı ...'ın bu durumdan istifade ederek kendisini alacaklı kısmı boş olan senedin alacaklısı haline getirdiğini, davalı ...'ın mirasçıların mal varlıkları olduğunu bildiğinden icra takibini ...'ın vefatından sonra yaptığını, kendisine bu hususlarda yardım eden ve yol gösteren şahıslarla birlikte planlı bir dolandırıcılık eylemine giriştiğini, tüm davalılar hakkında Gaziosmanpaşa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/34661 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı ...'ın savcılık ifadesinde "...2008 yılında...benim de söz konusu inşaat firmasında isteme karşılığında doğacak şekilde kendi el yazısı ile 950.000,00 TL'lik bir senet düzenleyip bunu bana verdi..." şeklinde beyanda bulunduğunu ve alacağın nedenini değiştirerek borcun sebebini değiştirdiğini, senet metninin talili nedeni ile ispat yükünün alacaklı/davalı olarak gözüken tarafa geçtiğini ileri sürerek davacıların 15.11.2008 vade tarihli, 19.08.2008 düzenleme tarihli ve 950.000,00 TL bedelli bono nedeniyle icra dosyasından davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın savcılıkta verdiği ifadesinin bir kısmının dava dilekçesinde yazıldığını, müvekkilinin ifadesinde "...Benim de sizden bu şekilde alacağım var, hissem var..." şeklinde olup, müvekkili alacağına karşılık bu senedi aldığını açıkça beyan ettiğini, kişinin şirkette hissesi olmasının bu hissenin paraya tekabül etmeyeceği anlamına zaten gelemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin zaten alacağı olduğunu açıkça beyan ettiğini, bu nedenle davacıların talil nedeni ile ispat yükünün yer değiştirdiği iddiasının doğru olmadığını, ispat yükünün davacılara ait olduğunu savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir. 2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, senette yer alan "nakden" yazılı ihdas nedeninin "malen" olarak talil edildiğinin kabul edilemeyeceği, senedin alacağına karşılık nakden düzenlendiği anlamında kullanıldığı, davalı lehdar senedin ihdas nedenini talil etmediğinden ispat yükü davalıda olmayıp davacı tarafın iddiasını yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelerin senetten dolayı borçlu bulunulmadığını ispat etmeye yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve HMK'nın 226/1-c hükmü gereğince davalıyı ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilmemesinde isabetsizlik olmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 2017/13 E., 2018/602 K. sayılı ve 31.05.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın ... dışındaki diğer davalılar tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1048 E., 2022/561 K. sayılı ve 07.04.2022 tarihli ilamı ile davalıların istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, işbu kararın ise ... dışındaki diğer davalılar tarafından temyiz edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece davalı ...'ın Dairemizin bozma ilamından önce verilen davanın kabulü kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığı, anılan davalı bakımından verilen hükmün kesinleşmiş olduğu dikkate alınmaksızın tüm davalılar bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.