11. Hukuk Dairesi 2009/10338 E. , 2011/11583 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2009 tarih ve 2007/486-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30/09/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf a…
**11. Hukuk Dairesi 2009/10338 E. , 2011/11583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2009 tarih ve 2007/486-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30/09/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalının müvekkillerinden aldığı parayı ödememesi üzerine Almanya Köln Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabul edildiğini, kararının kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Türkiye ile Almanya arasında yapılan 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesine göre tebligatın diplomatik yolla yerine getirileceğinin düzenlendiği, ancak yabancı mahkemenin yargılamasında bu usul yerine getirilmeden posta yolu ile tebligatların yapıldığı, bunun kamu düzenine aykırı olduğu, bu durumda kararın kesinleşmediği, kesinleşmeyen kararın da tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca tenfize konu kararın kamu düzenini ilgilendiren TTK’nın 329. ve 405/2. maddelerine açıkça aykırı olması nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.