T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/80 KARAR NO : 2026/228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2021/159 E. - 2023/354 K. DAVANIN KONUSU : FSEK'e dayalı Tespit, Men, Ref, Telif Tazminatı, Manevi Tazminat Taraflar aras…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/80 KARAR NO : 2026/228 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2021/159 E. - 2023/354 K. DAVANIN KONUSU : FSEK'e dayalı Tespit, Men, Ref, Telif Tazminatı, Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/09/2023 tarih ve 2021/159 E. - 2023/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, kıdemli yazılım mühendisi olan müvekkilinin, kendisi gibi mühendis olan davalı ... ile 2013 yılından itibaren yürüttükleri program ve yazılımsal çalışmalarla öncelikle "..." adlı bir program geliştirdiklerini, sonrasında yıllar süren fikri ve yazılımsal birikimlerle "..." isimli bir medya sunucusunu meydana getirdiklerini, geliştirdikleri bu medya sunucusuyla ilk olarak "..." isimli canlı yayın yapabilen platform oluşturduklarını, anılan bu platformun 4/3/2016 tarihinde TÜBİTAK desteği almaya hak kazandığını, bu projenin uygulanması amacıyla "..." olarak anılan ...'nin kurulduğunu, şirketin yasal olarak tek hissedarı davalı ... olarak gözüküyorsa da, müvekkilinin projenin sürdürülmesi için emek sarf etmeye devam ettiğini, ayrıca bu amaçla davalı ...'ya toplamda 43.688,50 TL tutarında para gönderdiğini, ... ... temel alınmak üzere bir video streaming projesi oluşturulduğunu, müvekkilinin bu projeye de katkısının tartışmasız olduğunu, yine ... projesi kapsamında "..." adlı üç boyutlu ortam oluşturma ve aktarma olanağı sağlayan volumetrik bir video yazılımı oluşturulduğunu, bu şekilde müvekkilinin, çalışmaların sona erdirildiği 2021 yılı başına dek davaya konu bu projelerin geliştirilmesi, tanıtılması, müşteri çevresi oluşturulması gibi konularda etkin rol oynağını, Ankara 62. Noterliğinin 19/04/2021 tarihli ve 18375 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile müvekkilinin 27/03/2017 ilâ 29/03/2020 tarihleri arasında ... ...'ın geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve mevcut veya olası sorunların düzeltilmesi amacıyla yapmış olduğu yazılım çalışmalarının tespit edildiğini, izah edilen tüm süreç boyunca hiçbir surette emeğinin ve fikirsel katkısının karşılığı olarak müvekkiline kazanç veya gelir ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin 2013-2021 yılları arasında ve ... unvanlı davalı şirket çatısı altında gerçekleştirdiği tüm çalışmaları sonucu meydana getirilen ... ... ile işbu medya sunucusunun kullanıldığı projeler, bilgisayar programları ve yazılımları üzerine inşa edilmekle bu projelerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.2/1 hükmü kapsamında ilim eseri niteliğini haiz olup telif hakkının bulunduğunu ileri sürerek, telif hakkının varlığının tespitine, bu telif hakkına yönelik tecavüzün ref'ine ve men'ine, FSEK 68/1. maddesi uyarınca eserlerin rayiç bedelinin üç katına karşılık gelen şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki telif tazminatının ve FSEK. 70/1. maddesi uyarınca manevi haklarına karşılık 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, 8/6/2023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.802,99 TL artırarak toplam 18.802,99TL olarak talep etmiştir. Davalılar vekili, davacı tarafından arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeniyle tazminat talepleri yönünden dava şartlarının gerçekleşmediğini, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca yazılımı yaratan gerçek kişinin bu yazılımların sahibi olduğunu, bu yazılımın oluşturulması sürecinde fikir veren, tavsiyelerde bulunan yani teknik hizmet veya teferruata ait yardım yapan kişilerin eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, bu kapsamda davacının, eserin üretilmesi sırasındaki fonksiyonunun teknik hizmet veya teferruattan ibaret olması nedeniyle eser sahipliği iddiasının itibar edilebilecek herhangi bir yanının bulunmadığını, nitekim davaya konu edilen ... ... projesinin açık kaynak kodlu projelerden oluştuğunu, ayrıca bu projenin ücretsiz bir yazılım olup bir kazanç sağlamadığını, yine ... uygulamasının da ücretsiz bir uygulama olup 2016 yılında bulunduğu mecradan kaldırıldığını, davacının servere ilişkin yazdığını iddia ettiği blog yazılarının önemsiz olduğunu, davacının internet sayfasının hazırlanması, tasarlanması, kodlanması ödeme kanallarının (iyzico, stripe, paypal, vb.) oluşturuması, partner satış kanalının tanzimi, AWS, Azure, gibi ortamlar ile ilgili de herhangi bir katkısının bulunmadığını, davacı tarafından müvekkillerinden ...'ya yapılan ödemelerin davacı tarafından alınmayan ve müvekkili tarafından üstlenilen risk ve müvekkilinin bu süreçte uğradığı zararlar ile maddi kayba ilişkin olduğunu, davacının şirket gelirine ilişkin vermiş olduğu rakamların doğru olmadığını, bir an için davacının emeğinin varlığı kabul edilse dahi taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı davranan ve ekipten ayrılan davacının hak talep edemeyeceğini ve talep edilen taleplerin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 7/4/2023 tarihli kök ve 7/4/2023 tarihli ek rapora göre, davacının davalı tarafla beraber dava konusu edilen "... Sunucusu" ile "...-... ..." versiyonu üzerinde müşterek eser sahipliğinin bulunduğu, bu yazılımın FSEK md.2-1.fıkrası kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacı ...’ın ... Sunucusu üzerinde %2,38 oranında, ...-... ... versiyonu üzerinde %1,86 oranında ve ... projesinde genel katkı ortalaması %2,23 olduğu ve davaya konu eserler üzerinde davacının manevi haklarının bulunduğu, bu oranlar üzerinden davalı tarafın tecavüzünün men ve ref'ine, 18.802,99 TL tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında bulunan 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ... ... projesinden sonra yeni bir yapılanmaya gidilerek RED5 sunucusunun geliştirilip ... sunucusuna dönüştürüldüğünü, bu bağlamda, ... ... projesi ... eseri için hazırlık çalışmaları teşkil ettiğinden bu eserinin bir parçası olduğunu ve müvekkilin ... ... projesine yapmış olduğu %35,17 oranındaki katkının esere genel katkı oranı olarak dahil edilmesi gerektiğini, ancak mahkemece bu hususta yeterli bir inceleme yapılmadığı ve ... projesinin ... ile ilişkisi ortaya konulmadığından ... sunucusuna yapılan katkının gerçek oranının belirlenemediğini, bu oranın tespiti için gerekli olan müvekkilinin çalışmalarını gösteren commit sayılarının incelenmesi talebinin kabul edilmediğini, FSEK 68/1 uyarınca eserin rayiç bedeli belirlenerek bunun üzerinden bir hesaplama yapılmadığını, varsayıma dayalı hesaplamanın ancak rayiç bedelin hesaplanamadığı durumlarda söz konusu olabileceğini, bu kapsamda tek geliri ... sunucusu olan davalı şirketin %5lik hissesi karşılığında 2022 yılında 5.500.000,00-TL yatırım aldığını, dolayısı ile eserin %5 lik değerinin de en az bu miktar kadar olduğunu, somut verileri gözardı edilerek maddi veya hukuki olarak hiçbir makul dayanağı bulunmayan, afaki bir bilirkişi esas alınarak belirlenen tazminat tutarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabule göre de FSEK 68/1 maddesi uyarınca sözleşme bedelinin şirketin karı üzerinden değil, eserin satış tutarı üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını istemiştir. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından sunulan katkının açık kaynak kodlarından oluşması etmesi nedeniyle davacının eser sahipliğinden söz edilemeyeceğini, bu hususun dosyadaki bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, mahkemece raporlara itibar edilmemişse de, bu raporlara hangi nedenle itibar edilmediğinin açıklanmadığını, hükme esas alınan 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, sunmuş olduğu katkı, teknik hizmet veya teferruata ilişkin yardım niteliğine sahip olmakla davacının eser sahipliğinin söz konusu olamayacağını, kaldı ki davacının bu katkısını dahi müvekkilinin yönlendirmesi ile sağladığını, hususiyet taşıyan herhangi bir fikrin bulunmadığını, davacının katkısının niteliğinin 4/4/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtiliği gibi farklı süreç ve zaman aralığında oldukça düşük seviyede (yüzde üçün altında) kalan katkının ... yazılımına etki edecek veya yokluğunda projenin kesintiye uğramasını gerektirecek bir katkı olamayacağını, bu tespit doğrultusunda, davacının esere katkısının sahibinin hususiyetini taşıma, herkes tarafından vücuda getirilememe kriterlerini karşılamadığını, aksine katkının herkes tarafından vücuda getirilebilecek niteliği ile davacının eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, dosyada mevcut 10/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olduğunu, davacının müvekkil ile olan yazışmalarından kısmi zamanlı faaliyetler ile gösterilen katkının bu niteliğinin bizatihi davacı tarafından ortaya konulduğunu ve uzun yıllar eser sahipliği iddiasında bulunmayan davacının, sonradan bu iddiada bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, FSEK'e dayalı tespit, men, ref, telif tazminatı, manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, 31/1/2022 tarihli kök ve 7/4/2023 tarihli ek bilirkişi raporu esas alınarak ... yazılımının 5846 sayılı Kanun'un 2/1 maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, davacı ...'ın bu esere 2018-2019 tarihleri arasında yazılımcı olarak %2,23 oranında genel bir katkısının bulunduğu, oransal olarak bu miktar düşük ise de, katkısı ayrılabilir olduğundan müşterek eser sahipliğinin söz konusu olduğu, dolayısıyla davacının eser sahipliği kapsamında umuma arz salahiyeti ve adın belirtilmesi salahiyetinden kaynaklanan manevi ve eser üzerindeki mali hakları bakımından çoğaltma ve yayma mali haklarının ihlal edildiği ve buna bağlı olarak FSEK 68/1. maddesi kapsamında tazminat talebinde bulunabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinin (a) fikrasında eser; "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri" olarak tanımlanmış olup, (b) fikrasında ise eser sahibi, "Eseri meydana getiren kişi" olarak ifade edilmiştir. FSEK'in 10. maddesinin son fikrasında da, "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır." hükmü bulunmaktadır. 5846 Sayık FSEK'in 8. maddesine göre eseri sahibi onu meydana getiren kişidir. Aynı Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkarsında mali hakları kullanma yetkisinin münhasıran eser sahibine ait olduğu düzenlenmiştir. FSEK'in, 14. 15, 16 ve 17. maddelerinde "umuma arz yetkisi", "adın belirtilmesi yetkisi", "eserde değişiklik yapılmasını yasaklama yetkisi" ve "eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları" başlıklı manevi haklar ile 21, 22, 23, 24, 25.ve 45. maddelerinde "işleme hakkı", "çoğaltma hakkı", "yayma hakkı", "temsil hakkı", "İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı" ve "pay ve takip hakkı" gibi mali haklara ilişkin hükümler düzenlenmiştir. 5846 Sayılı Kanun (FSEK) kapsamında korumaya haiz bir eser/icra/yapım üzerinde, eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerinin hakları bulunmakta olup, bu hakları kullanma yetkisi eser sahipleri ve bağlatılı hak sahiplerine aittir. Bu haklar, kural olarak eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerinden veya mali hakları ya da manevi haklarını kullanma yetkisini devralan üçüncü şahıslardan izin alınmaksızın bu haklar üzerinde tasarrufta bulunulması hak ihlali teşkil edecektir. Yapılan bu belirlemeler ışığında somut olaya dönülecek olursa, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ... olarak adlandırılan yazılıma olan katkısının ayrılabilir oluşu nedeniyle müşterek hak sahibi olduğu, yine davacının ... projesine olan katkısı %35,17 olarak tespit edilmişse de, 25/4/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 7/4/2023 tarihli ek raporda açıklandığı üzere bu projenin akıllı hale getirilen CCTV kamerasının herhangi bir yerden internet ortamında ilgili merkezi yazılıma bağlanmasını sağlayacak medya sunucu sisteminin ayrı bir ögesini oluşturduğu, bu projeden sonra yeni bir yapılanmaya gidilerek RED5 sunucunun geliştirilerek dava konusu ... sunucusuna dönüştürüldüğü ve ... ... yazılımının ... projesi için hazırlık çalışması niteliğine sahip olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından FSEK 68/1uyarınca eserin rayiç bedeli belirlenerek bunun üzerinden bir hesaplama yapılması gerektiğini, varsayıma dayalı hesaplamanın ancak rayiç bedelin hesaplanamadığı durumlarda söz konusu olabileceğini, bu kapsamda tek geliri ... sunucusu olan davalı şirketin %5 hissesinin 2022 yılında 5.500.000,00-TL yatırım aldığını, somut verileri gözardı edilerek maddi veya hukuki olarak hiçbir makul dayanağı bulunmayan, afaki olarak belirlenen tazminat tutarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılması isteğinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, maddi tazminat tutarı, davalı şirketin cirosu ile elde edilen ve elde edilebilecek kar esas alınarak davalı şirketin eser sahibine toplam cironun %10 oranında sözleşme bedeli ödemeyi kabul edeceği ve buna göre dava tarihi itibariyle davalının eser sahibine 281.061,09 TL bir ödeme yapmasının gerekeceği, bu durumda davacının %2,23'lük katkı oran nazara alındığında, davacının sağlamış olduğu katkı bedelinin 6.267,66 TL olduğu ve FSEK 68/1 maddesi gereğince bu miktarın üç katı tazminat olarak ödenmek gerektiğinden toplam 18.802,99 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece bu görüşe iştirak ile bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. FSEK 68. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü içermektedir. Anılan hüküm kapsamında, sözleşme yapılmış olması halinde istenebilecek bedelin (varsayımsal sözleşme bedeli) ne şekilde tespit edileceği konusunda HGK'nın 20.03.2002 tarih, 2002/176-214 E.K. sayılı ilamı yol gösterici niteliktedir. Anılan kararda, varsayımsal sözleşme bedelinin, eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta gibi kriterler dikkate alınarak eser sahibinin tecavüzde bulunanla sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedele göre belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. Varsayımsal sözleşme bedeli belirlenirken, varsa ihlal konusu mali hakkın devrine ilişkin önceki sözleşmelerden yararlanılabilir. Bu tür sözleşmeler emsal alınırken, sözleşmenin dava konusu olaya ne ölçüde uyduğunun, aradaki farklılıkların ve benzerliklerin neler olduğunun gözetilmesi zorunludur. Somut olayda, davalı ... Teknoloji ve İletişim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davacının yazılımına katkı sunduğu "..." programı üzerinden elde edilen kar esas alınarak davacı lehine maddi tazminata hükmedilmişse de, davacının katkısının maddi karşılığının programdan elde edilen ciro/kar ile sınırlandırılması doğru değildir. Zira maddi tazminatın belirlenmesinden ciro üzerinden elde edilen karın yanında bu cironun/karın elde edilmesinin kaynağını oluşturan ve davacının oluşturulmasında katkıda bulunduğu ... adlı programın rayiç değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden tespit edilecek katkı oranının da maddi tazminata dahil olduğunun düşünülmesi gerekmektedir. Bu durumda aralarında bilgisayar programları konusunda uzmanların da bulunduğu 7/4/2023 tarihli ek raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ... adlı yazılımın rayiç değeri hususuna ilişkin rapor alınıp bu değer de göz önünde tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu programdan elde edilen kar ile yetinilerek hüküm kurulması doğru olmadığından davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 25/09/2023 gün ve 2021/159 E. - 2023/354 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 539,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara iadesine, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...