4. Ceza Dairesi 2008/8275 E. , 2010/2794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sulh 1.Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Tehdit HÜKÜM(LER) : Beraat TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görü
**4. Ceza Dairesi 2008/8275 E. , 2010/2794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sulh 1.Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Tehdit HÜKÜM(LER) : Beraat TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Yargılama konu somut olayda; A) Mağdurun kolluk ifadesinde sanığın, "jandarmaya gider de beni şikayet edersen ayaklarına sıkarım" dediğini ileri sürerek duruşmada adını vereceği tanıkları olduğunu söylediği, dosya içeriğine göre mağdur beyanından başka kanıt da olmadığı anlaşılmakla; mağdurun duruşmada hazır edilip şikayet ve kanıtlarının neler olduğu sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, tehdit içeren sözlerin tartışma ortamında sinirle söylendiğinden bahisle ve bir kısmı da varsayıma dayalı gerekçelerle, B) Suç tarihi itibariyle sanığa atılı suçun., 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun, 5560 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki 24.maddesi düzenlemesi kapsamında uzlaşmaya tabi olduğu, CMK.nın 254 ve 253.maddeler gereğince uzlaşmaya ilişkin hükümler uygulanmadan duruşmaya devamla, Yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.