İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen.. tarih ve 2022/1036 esas, .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI :.. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :.. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada .. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen.. tarih ve 2022/1036 esas, .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının .. .. Anonim Şirketi ... Şubesine ait, .. seri numaralı, .. keşide tarihli, .. TL tutarlı, aynı şubeye ait, .. seri numaralı, ..keşide tarihli, .. TL tutarlı ve .. . . Bankası Anonim Şirketi .. Şubesine ati, .. seri numaralı,..keşide tarihli, .. TL tutarlı çekler keşide ederek davalıya verdiği, davacı ve davalı arasında davacının .. Belediyesinden almış olduğu .... ihale kayıt numaralı . . . Aydınlatma Yapım İşi kapsamında teknik şartnameye uygun olarak elektrik direklerinin temini hususunda sözleşme yapıldığı, dava konusu çeklerin bu anlaşma uyarınca davalıya verildiği, davalının temin ettiği elektrik direklerinin idarece teknik şartnameye uygun olmadığının belirtildiği, şartnameye uygun olmayan direklerin davalıya iade edildiği, davacı tarafından bu yüzden süresinde temin edilemeyen elektrik direkleri nedeniyle idarece sözleşmenin feshedildiği, davalı tarafından iade edilmesi gereken çeklerin iade edilmediği, çeklerin bedelsiz kaldığından bahisle dava konusu teklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır. KARAR: Mahkemece "...Her ne kadar davacı tarafça dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de; çeklerin bedelsizliğine yönelik iddianın davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesinde geçen; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri .. Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle .. Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." normu uyarınca yazılı delil ile ispatlanması gerektiğ... karar sayılı ilamınde geçen; "Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. " şekilindeki gerekçe) somut olayda davacı tarafından ikame edilen "banka kayıtları, çek suretleri" delillerinin iddiasını ispata yeterli olmadığı, davacı tarafından ikame edilen tanık delinine karşı davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesi uyarınca açık bir muvafakati bulunmadığından iddianın tanık delili ile ispatına imkan bulunmadığı, her ne kadar davacı "tacir" statüsünde ise de davalının bu statüde bulunmasından dolayı taraflar arasındaki uyuşmazlıkta ticari defterlerin de kesin delil vasfına da haiz olmadığı, davacı tarafça yemin delilinin de ikame edilmediği, her ne kadar davacı tarafça davasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 180 inci maddesinde geçen; " Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." normu uyarınca tam ıslah ettiği beyan edilmiş ise de; davacının tam ıslah hakkını kullanmak istediğini mahkemeye bildirdiği andan itibaren mahkemenin bir süre vermesine gerek olmaksızın mahkemeye usulüne uygun şekilde düzenlenmiş yeni bir dava dilekçesi vermek zorunda olduğu, davacı tarafça bu norma aykırı şekilde tam ıslah hakkını kullandığını bildirmesine rağmen 1 haftalık kesin süre içinde mahkememize yeni bir dava dilekçesi verilmemiş olduğu bu halde davacı tarafından yapılan tam ıslah işlemin hükümsüz olduğu, kaldı ki davacının eldeki menfi tespit davasını sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi tazminat davası ıslah etmesinde de hukuki yararının bulunmadığı, zira davacı tarafından temel ilişkiye dayalı olarak menfi tespit davasının ikame edildiği, temel ilişkinin davalı tarafından inkar edilmediği, ancak davacıya teslim edildiği hususunda da bir uyuşmazlık bulunmayan satış sözleşmesine konu ürünlerin sözleşme şartlarına aykırı teslim edildiği yolundaki iddianın da davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 üncü maddesi uyarınca senetle ispat edilmesi gerektiği, ayrıca ihbar külfetinin de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinde geçen; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." normu uyarınca ispat edilmesi gerektiği... karar sayılı ilamında geçen; "Ayıbın varlığı hâlinde satıcıyı maldaki ayıptan sorumlu tutabilmek için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki ayıba karşı tekellüf hükümlerine göre birtakım maddi koşulların (ayıp sayılan bir eksikliğin mevcudiyeti, ayıbın önemli olması, ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda var olması, alıcını ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması) gerçekleşmesi ve bazı biçimsel koşulların da (ihbar ve muayene) alıcı tarafından sağlanması gerekir. " şeklindeki içtihadı) davacı tarafça sözleşmenin konu ürünün niteliklerine, eksik veya ayıplı teslim yapıldığında yönelik ispat yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, davacı tarafça dava dilekçesinde satış sözlemesine konu ürünlerin davalıya iade edildiğinin iddia edildiği, buna karşılık ön inceleme duruşmasında davacı asilin "Bu direkler hali hazırda bizdedir" ve "Elektrik direkleri tarafımızdadır" şekilde ikrarlarda bulunduğu, mahkememizce davacı tarafa satış sözleşmesine konu ürünlerin eksik/ayıplı teslim edildiği yolundaki iddiasının ispatı için keşif ve bilirkişi delillerini ikamesine imkan tanınmasına rağmen davacı tarafça mahkememizce verilen kesin süre içinde ara karar gereklerinin yerine getirilmediği, bu halde davacının gerek kambiyo hukukundan kaynaklanan gerek temel ilişkiden kaynaklanan bedelsizlik/eksik iş/ayıplı iş iddiasını usulüne uygun şekilde ikame ettiği deliller ile ispat edemediği kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm: Davacının davasının reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı çekleri şartnameye uygun bir şekilde elektrik direği temin etmesi için ...'e verdiğini, ... süresi içerisinde şartnamaye uygun olacak şekilde elektrik direği temin etmemiş, borcunu ifa etmediğini, mahkemece verilen kararda sundukları delillerin bir kısmına itibar edilmediği ve bir kısmına da müsaade edilmediğini, tanık bi,ldirildiği halde davalı tarafın açık onayı olmadığı gerekçesiyle tanıkların dinlenmediğini, duruşma zabıtlarından açıkça görüldüğü üzere davalı taraf hiç bir duruşmaya katılmadığını, duruşmaya gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceğini, davalının mahkemeye sunduğu itiraz dilekçesinde; "çeklerin teslim edilen ürünlere karşılık verildiği" belirtildiğinden bu husus yönünden de artık ispata gerek kalmaksızın davalının kabulüyle çeklerin davaya konu ürünlere karşılık verildiğinin ispatlandığını, keşif yapılması gerektiği, davalının ticari defterlerinde çekler dolayısıyla davacıya .. TL borcunun olduğuna itibar edilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, kambiyo senetlerinden olan çekler nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. .. Asliye Ticaret Mahkemesi..Karar sayılı ilamıyla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, eldeki dava menfi tespit davası olup, ispat yükümlülüğü davalı alacaklıda ise de, davanın dayanağının kambiyo senedi niteliğindeki çek olması nedeniyle ispat yükümlülüğü borçluya geçtiğinden, borçlunun elektrik direklerini teknik şartnameye uygun olarak davalının teslim etmediğini ispat etmek zorunda olup, bu yönde her hangi bir ispat bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.24/12/2025 ... Başkan... ¸e-imzalıdır ... Üye... ¸e-imzalıdır ... Üye... ¸e-imzalıdır ... Katip... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."