11. Hukuk Dairesi 2019/791 E. , 2020/3344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/11/2016 gün ve 2016/156 - 2016/269 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/11/2018 gün ve 2017/1486 - 2018/7249 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla,
**11. Hukuk Dairesi 2019/791 E. , 2020/3344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/11/2016 gün ve 2016/156 - 2016/269 sayılı kararı onayan Daire'nin 21/11/2018 gün ve 2017/1486 - 2018/7249 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "bayollar (şekil)" markasını 06-35-40. sınıflarda 25.09.2007 tarihinde ve 07. sınıfta 07.04.2009 tarihinde tescil ettirilip markayı tanınmış haline getirdiğini, 2007 yılında şirket ortağı Halil Bayol'un ortaklıktan ayrılarak aynı alanda faaliyet gösteren ve davacı iş yerinin bitişiğinde bulunan davalı şirketi kurduğunu, davalıya ait işyerinde "bayol makine" ibaresinin kullanıldığını, davalının "halil bayol" ibareli marka başvurusunun davacının itirazı üzerine reddedildiğini, şirket unvanının dahi kuvvetli iltibas oluşturacak şekilde seçildiğini, dışarıdan bakıldığında her iki işletmenin tek işletme olarak algılandığını, davalının halen kullanmakta olduğu ticaret unvanının, tescilli 2009/16975 "bayollar şekil" ve 2007/51534 "bayollar şekil" markalarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı şirketin ticaret unvanının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.