T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1489 Esas KARAR NO: 2026/119 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2021/518 Esas - 2023/308 Karar TARİHİ: 25/04/2023 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme so…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1489 Esas KARAR NO: 2026/119 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2021/518 Esas - 2023/308 Karar TARİHİ: 25/04/2023 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) KARAR TARİHİ:22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski: ...) sayılı dosyasına konu hak ve alacakların, alacaklı ... A.Ş. tarafından, Beykoz ... Noterliği'nin 25.03.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamesi ile müvekkil şirkete temlik edildiğini, temlik eden banka ile borçlu ....Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, borçlular ..., ... ve ...'in ise bu sözleşmeleri müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine borçlulara 05.12.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini, temlik eden banka tarafından muaccel hale gelen alacağı için İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak söz konusu icra takibi konusunda İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/81 Esas Sayılı dosyasından, borçlular hakkında konkordato geçici mühlet kararı verilmiş olması nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, - İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1235 E. sayılı konkordato dosyasından 08.03.2021 tarihinde verilen karar ile borçlular hakkında açılan konkordato davasının reddine karar verilerek tedbirlerin kaldırıldığını, bunun üzerine bu kez İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, fakat davalı borçluların haksız ve kötü niyetli itirazları ile takibin durdurulduğunu, kesin delil niteliğindeki banka defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, takibe konu alacak ve ferileri yönünden müvekkil şirketin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, belirterek sonuç olarak; İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takibe konu itirazın iptali ve takibin devamına, davalılar aleyhine % 20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının derdest bir icra dosyası üzerinden alacağını temlik almadığını, bu nedenle mahkemece iptal edilmiş bir icra takip dosyasındaki alacak için yapılan alacağın temlik sözleşmesinin borçlular yönünden hüküm ifade etmediğini, davacı alacaklının itirazın iptali davasını, sanki alacağı icra dosyası üzerinden almamış gibi sanki kredi sözleşmesi üzerinde alacağı temlik almış gibi davayı ikame ettiğini, davacının temlikten çok önce mahkemece iptal edilen ve davalılar yönünden yok olan İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı temlik aldığı iddiası ile takip başlattığını, bu nedenle davaya dayanak hukuki sebebi temlik almadığı bir hukuki belgeye dayandığını, davaya konu borcun, dava dışı müflis ....Şti.'ne ait olduğunu, adı geçen şirket tarafından İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/1235 E. sayılı dosya ile açılmış olan Konkordato davasında, mahkemece asıl borçlu için 08.01.2019 tarihi itibariyle, davalılar için 14.01.2019 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, sonrasında verilen kesin mühlet kararının 19.03.2021 tarihine kadar uzatıldığını, 05.12.2019 tarihli Beyoğlu .. Noterliği'nin ... sayılı hesap kat ihtarnamesinin hukuken geçerli olmadığını, çünkü hem asıl borçlu hem de davalılar yönünden verilmiş geçici mühlet kararı mevcut olduğunu ve asıl borçlu ile davalıların temerrüde düşürülmesinin söz konusu bile olmadığını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1235 E. sayılı konkordato davasının 08.03.2021 tarihli duruşmasında asıl borçlu şirketin iflasına karar verildiğini, kesin süre sonunda verilen iflas kararı ile de faiz işlemediğinden, davacının banka alacağının konkordatoya tabi borç olarak faiz işlemeyen bir borç olduğunu, asıl borçlu müflisin tasfiyesi İstanbul 3. İflas İdaresi'nin 2021/5 İflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, alacaklı davacının bu dosyaya alacağını yazdırdığını fakat iflas idaresinin, davacının alacağını kabul etmeyerek ret ettiğini, belirterek sonuç olarak; yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile takdir edilecek vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/04/2023 tarih ve 2021/518 Esas - 2023/308 Karar sayılı kararında;".......Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete Cari Hesap Kredileri ile Taksitli Ticari Kredisinin kullandırıldığı ve ayrıca çek karnesi verdiği , dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu alacakların, davalı şirkete cari hesap kredisi olarak; 26/11/2018 tarihli, ...kredi nolu, 13.500,00-TL, 03/12/2018 tarihli, ... kredi nolu, 75.000,00-TL, 13/09/2019 tarihli,... kredi nolu, 522.680,27-TL, 13/09/2019 tarihli, ... kredi nolu 197.230,31-TL tutarlı,Taksitli Ticari Kredisi olarak; 25/04/2017 tarihli ... kredi nolu, 2.500.000,00-TL tutarlı borçlarından kaynaklandığı, bahsi geçen kredilerden kaynaklanan borçların ödememesi üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin 05/12/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu kat ihtarnamesinin keşide edilerek arkasından davalı kefiller hakkında İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, fakat davalı borçlular tarafından asıl alacağa, işleyecek ve işlemiş faiz oranına ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği görülmüştür. Temlik veren dava dışı ... A.Ş. tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 05/12/2019 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek, 02/12/2019 tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği, kat tarihi itibariyle toplam 2.195.943,43-TL nakit banka alacağının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içinde ödenmesi, ayrıca iade edilmemiş 14 adet çekin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 iş günü içinde bankaya iadesi ya da 28.420,00-TL' nin bankaya depo edilmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin noter tebliğ şerhlerine göre; dava dışı asıl borçluya ve davalı kefil ...'e gönderilen ihtarnamelerin 06.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefillerden ... ile ...'e gönderilen ihtarnamelerin ise muhataplarına tebliğ edilemediği, bu durumda, ihtarnamede verilen 1 günlük sürenin dolasıyla, dava dışı asıl borçlu ile davalı kefil ...'ün 08.12.2019 tarihinde, diğer davalı kefiller ... ve ...'in ise takiple temerrüde düşmüş olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır.Davacı (temlik alan) banka takip talebinde, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına yıllık %50,00 oranından temerrüt faizi işletildiği,davalı kefil ...'ün 08.12.2019 tarihinde, diğer davalı kefiller ... ve ...'in ise takiple temerrüde düşmüş olduğu esas alınarak, davalı Kefil ..., dava dışı asıl borçlu ile birlikte aynı gün temerrüde düştüğü, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde temerrüt faiz oranı somut bir oran olarak belirlenmediğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel 2017/1650 E. ve 2019/507 K. sayılı emsal kararı uyarınca, kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranları esas alınarak, sözleşmenin 33.2. maddesine göre hesap edilen bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranları tespit edilmiş ve bu oranlar üzerinden belirlenen temerrüt faizi hesaplarına itibar edilmiş, davacı vekili tarafından, 19.10.2022 tarihli beyanında, bankaca ticari kredilere % 40,00 faiz oranı uygulandığı belirtilmekle birlikte, bu beyanını destekler mahiyette banka kayıtları sunulmadığı da nazara alınarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararı uyarınca temerrüt faiz oranları üzerinden faiz hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır.Davalılar vekili tarafından, davanın esasını oluşturan icra takibinden dolayı, İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’ne hitaben düzenlenen borca ve ferilerine itirazları içeren 26.06.2021 tarihli dilekçede, takip borcuna karşılık davacı tarafa 200.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan ile buna dair sunulan ödeme dekontu uyarınca , dava dışı ... tarafından, “... için ödeme” açıklaması ile davacı ... A.Ş.’nin hesabına 15.02.2021 tarihinde 200.000,00 TL EFT yapıldığı, takip tarihinden önce yapılan 200.000,00 TL’lık tutarın 100.000,00 TL’lık kısmı Taksitli Ticari Kredi borcundan, 100.000,00 TL’lık kısmı ise Borçlu Cari Hesap Kredi borcundan düşülmesi gerektiği, dava dışı asıl borçlu bakımından takip tarihi itibariyle hesaplanan ve davalı kefilin kefalet limiti içinde kalan toplam 1.443.490,75 TL borç tutarından müteselsilen sorumlu tutulabileceği, diğer davalı kefiller ... ve ...'e kat ihtamamesi tebliğ edilmediğinden, adı geçen kefillerin takiple temerrüde düştükleri esas alınarak dava konusu kredilerden kaynaklanan anapara alacak tutarlarına, konkordato tedbir kararının kaldırdığı 08.03.2021 tarihinden takip tarihine kadar, ilgili kredilere uygulanan akdi faiz oranlarından faiz hesaplandığında, adı geçen kefillerin takip tarihi itibariyle toplam 1.275.954,33 TL borç tutarından sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmış, asıl alacağı oluşturan taksitli ticari kredi alacağı için %33, borçlu cari hesap kredi alacağına %30 ticari temerrüt faizi işletilmesine gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı alacağı muaccel ve likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İ.İ.K.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren tespit edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile taleple bağlı kalınarak 1.196.550,98 TL asıl alacak, 245.864,27-TL işlemiş faiz (davalı kefiller ... ve ... sorumluluğunun 78.327,85-TL ile sınırlı ), 165,50 TL ihtiyati haciz masrafı, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.443.490,75-TL (davalı kefiller ... ve ... sorumluluğunun 1.275.954,33-TL sınırlı olmak kaydıyla) alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağı oluşturan taksitli ticari kredi alacağı için %33, borçlu cari hesap kredi alacağına %30 ticari temerrüt faizi uygulanmasına, 3-Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet vermesi nedeni ile toplam alacağın % 20 si üzerinden hesaplanan 288.698,15-TL icra inkar tazminatının (kefiller yönünden 255.190,86-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle davanın talepleri doğrultusunda tam kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hesaplama ve faiz oranlarına göre hesaplama yapılarak davanın tümden kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, taraf delilleri toplanıp bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından hesaplama ve faiz oranına ilişkin ileri sürdüğü istinaf sebeplerini bilirkişi kök raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesi ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; davacı tarafça, temlik eden bankaca dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının bilirkişi raporunda temerrüt faizi hesabında esas aldığı akdi faiz oranınından fazla olduğuna ilişkin itirazlarını destekler mahiyette delil ibraz etmediği nazara alındığında, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplanan temerrüt faize hükmedilmesi dosya kapsamına göre yerinde olduğu, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.