7. Hukuk Dairesi 2023/5426 E. , 2024/682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/392 E., 2023/639 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davan
**7. Hukuk Dairesi 2023/5426 E. , 2024/682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/392 E., 2023/639 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babası murisi ...'ın 04.06.2015 tarihinde öldüğünü, murisin 09.03.2015 tarihli el yazılı vasiyetnameyi yaptığını, vasiyetnamenin açıldığını, müteveffanın vasiyetname sırasında işlem ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin davalının baskı, korkutma ve zorlaması ile yapıldığını iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemenin 07.11.2017 günlü ve 2015/448 Esas, 2017/358 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2017 günlü ve 2015/448 Esas, 2017/358 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi 14.10.2020 günlü 2018/1284 Esas, 2020/1563 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.04.2021 tarihli 2021/43 Esas, 2021/3897 sayılı kararında "... davacı, dava dilekçesinde; vasiyetname tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olmadığı iddiasının yanında davalı tarafından mirasbırakana uygulanan korkutma ve zorlama sonucunda vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürmüş, bu iddiasının ispatı için de tanık deliline dayanmıştır. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince, tanık delilinin yalnızca fiil ehliyetinin olmadığı yönündeki iddianın ispatı için gösterildiği yönündeki yanılgılı degerlendirme sonucunda, davacının bildirdiği tanıklar dinlenmeden hüküm kurulmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince; davacının iddiasının ispatı için sunduğu tanıkların usulünce dinlenilmesi, sonrasında toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2023 günlü ve 2021/392 Esas, 2023/639 sayılı kararında, murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunduğunun ATK raporu ile belirlendiği, davacının irade sakatlığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ATK heyetinde onkoloji uzmanının bulunmadığını, ilgili sağlık kurumlarından murisin tüm bilgi ve belgelerinin temin edilmediğini, murisin kullandığı ilaçların ve aldığı kemoterapinin müteveffanın iradesini nasıl etkileyeceğinin araştırılmadığını, Adli Tıp Kurumunun eksik inceleme ile karar verdiğini, iddianın ispatı hususunda tanık olarak gösterdiği ...'in yargılama sırasında ölümü nedeniyle Mahkemece dinlenilememesinin uzun yargılamanın getirdiği bir sonuç olduğunu ve adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, vasiyetname tanıklarının murisi tanımadığının sabit olduğunu, anılan tanıkların her ikisinin de avukat olmalarına rağmen meslekleri gereği kendilerinden beklenen hassasiyeti göstermediklerini, muris hakkında görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını, murisin kullandığı ilaçların etkisiyle halüsinasyon gördüğünün davalının 16.12.2022 günlü oturumdaki beyanı ile de ispat edildiğini, ehliyetsizlik ve irade sakatlığının belirlendiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.