11. Hukuk Dairesi 2022/4625 E. , 2023/4171 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/754 Esas, 2022/204 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/70 E. - 2017/220 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TPMK Yeninden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucun…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4625 E. , 2023/4171 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/754 Esas, 2022/204 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/70 E. - 2017/220 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TPMK Yeninden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişi tarafından 2014/14214 sayılı "... ŞİFA SÜT" ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilince adına tescilli "ŞAHİN" asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, önce Markalar Dairesi Başkanlığınca sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuruda yer alan "ŞİFA SÜT" ibaresinin 29.sınıftaki mallar yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, dolayısıyla başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğunu, müvekkili markalarının asli unsurlarının ise "ŞAHİN" ibaresinden oluştuklarını, başvuruda farklı olarak yer alan "KOYUNCU" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "ŞAHİN" esas unsurlu markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, yine bu ibarenin müvekkili şirketin ticaret ünvanının da esas unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 21.12.2015 tarih ve 2015-M-11838 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2016/70 E., 2017/220 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2018/2034 E., 2020/252 K. sayılı kararıyla; davalının dava konusu başvurusuna konu markasının "... Şifa Süt" ibaresinden oluşan ad-soyad markası olduğu, başvuruya itiraz eden davacı şirketin itirazına dayanak markalarının da “ŞAHİN" kelimesinden oluştuğu, taraf markaları kapsamında ortak olarak bulunan “ŞAHİN” ibaresinin ülkemizde yaygın kullanılan bir ad ve soyad olduğu, aynı zamanda bir hayvan ismi olarak bilindiği, davalı şahsa ait başvuru markasının da kişi ad ve soyadından oluşturulmuş, tamamen farklı algıya yol açan bir ad-soyad markası bulunduğu, bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.03.2021 tarih, 2020/1790 E. ve 2021/1960 K. sayılı kararıyla başvuru markasının davalının ad ve soyadını içermesi nedeniyle taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimali bulunmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi isabetli ise de, davacının aynı zamanda tanınmışlık vakıasına da dayandığı, gerçeğe dayalı ad-soyad markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ayırt ediciliği sağlayabilecek nitelikte olduğunun kabulünün, tanınmış markalara ilişkin 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılı riskleri doğuracak olsa bile tescil edilebileceği anlamına gelmeyeceği, davacı yana ait “ŞAHİN” ibareli markaların “GIDA SEKTÖRÜ” yönünden tanınmış olduğu, bu itibarla davacı markalarının tanınmış olduğu sektörler açısından başvuru kapsamındaki her bir mal ve hizmetler dikkate alınarak 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı, soyut ve genel değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "ŞAHİN" asıl unsurlu markaların gıda (sucuk, pastırma, mantı) sektöründe tanınmış olduğu, davaya konu "... Şifa Süt" ibareli markanın kapsamında ise 29. sınıftaki "Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil): Her türlü süt, beyaz peynirler, kaşar peynirler, yoğurt, ayran, kaymak, krema, krem şanti, süt tozu, kefir, süt oranı fazla içecekler, meyveli sütler, meyveli yoğurtlar, kımız, süt ve süt ürünlerinden (süt oranı fazla)tatlılar, margarin" mallarının yer aldığı, buna göre davacı markalarının tanınmışlık düzeyi ve markanın ayırt edici niteliği, taraf markaları arasında benzerlik olması ve bu benzerliğin derecesi, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan malların da davacı markalarının tanınmış olduğu gıda sektörüne ilişkin oldukları hususları gözetildiğinde, dava konusu başvurunun tescilinin, davacı markalarının ayırt edicilik karakterini zedeleyeceği, bu itibarla 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 21.12.2015 tarih ve 2015-M-11838 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacı tarafça markanın tescil edilmesi durumunda markasından dolayı haksız yarar sağlanacağının veya tanınmış markasının itibarının veya ayırt edici karakterinin zedeleneceği sonuçlar doğacağının ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının 2014/14214 sayılı "... ŞİFA SÜT" ibareli marka başvurusuna karşı, davacının “ŞAHİN” esas unsurlu markalarını mesnet göstermek suretiyle iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TPMK YİDK'nın 21.12.2015 tarih ve 2015-M-11838 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.