Hukuk Genel Kurulu 2012/14-693 E. , 2013/162 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/11/2010 Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi ve kal” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 15.12.2009 gün ve 2009/133 E., 2009/536 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 15.04.2010 gün ve 2010/3555 E. - 2010/4506 K. sayıl…
**Hukuk Genel Kurulu 2012/14-693 E. , 2013/162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/11/2010 Taraflar arasındaki “elatmanın önlenmesi ve kal” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 15.12.2009 gün ve 2009/133 E., 2009/536 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 15.04.2010 gün ve 2010/3555 E. - 2010/4506 K. sayılı ilamı ile; (... Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. Davalı savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, 1419 ada 894 parsele ilişkindir. İncelenen tapu kayıt örneğinden taşınmazda davalının 10/577 payı olup dava dışı kişilerin de taşınmazda paydaş olduğu görülmektedir. Kısaca, 1419 ada 894 sayılı parsel, paylı mülkiyet rejimine tabidir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde paylı mülkiyet, “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanımlamaya göre, paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için; birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcuttur. Dolayısıyla, 1419 ada 894 sayılı parsel tapuda her ne kadar “tarla” niteliği ile kayıtlı olsa da keşfen üzerinde bulunduğu saptanan ve yıkımına karar verilen binada Türk Medeni Kanununun 718. maddesi uyarınca diğer kayıt maliklerinin de hakları mevcuttur. Zira, arazi mülkiyetinin kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Binadaki yıkım işlemi diğer paydaşların hukukunu doğrudan etkileyeceğinden onlar davada taraf durumunu almadan yapıya yıkım kararı verilemez. Bunların dışında davada irtifak hakkının varlığına dayanılmıştır. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 718/2. fıkrası gereğince irtifak hakkının varlığı mülkiyet hakkının kapsamına sınırlama getirir. Bu sınırlama sebebiyle de davacı eldeki davayı açabilir ise de tapu kayıt örneğinden böyle bir hakkın kayda yansıtılmadığı anlaşılmaktadır. İrtifak hakkı ya tapu siciline tescil suretiyle kurulabileceğinden veya Türk Medeni Kanununun 727. maddesi gereğince malikle noterde yapılacak sözleşmeyle kararlaştırılabileceğinden mahkemece irtifak hakkının var olup olmadığı ya da malikle bu hakkın tesisi için yapılmış sözleşme bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın irtifak hakkı varmış gibi isteğin hüküm altına alınması da ayrıca doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI