11. Hukuk Dairesi 2010/12485 E. , 2012/17235 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2010 tarih ve 2009/388-2010/296 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.10.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karar…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12485 E. , 2012/17235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2010 tarih ve 2009/388-2010/296 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.10.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, ... İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait tesisin yapım işinin müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı tarafından üstlenildiğini, yapımı devam eden inşaatın davalı tarafından “İnşaat All Risks” poliçesi kapsamında sigortalanmış olup, sigorta süresi içinde meydana gelen heyelan nedeniyle hasarlar meydana geldiğini, davalının hasara karşılık 21.860,00 Euro ödeme yaptığını, oysaki davalının 240.939,00 Euro daha ödemesi gerektiğini ileri sürerek, 240.939,00 Euro’nun davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu poliçenin sigortalısının ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü olduğunu, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, bu nedenle dava açma ehliyetlerinin bulunmayıp, davanın öncelikle bu yönden reddinin gerektiğini, sigortalı inşaatta meydana gelen heyelan nedeniyle sadece şantiye tesislerinin hasara uğradığını, hasara uğrayan şantiye tesisleri için de poliçe uyarınca gerekli ödemenin yapıldığını, ayrıca sigortalı inşaatın yer seçiminin ve şantiye binalarının yapıldığı yerlerin hatalı planlandığını, İnşaat All Risks Sigortası Genel Şartlarının 3/d maddesinde kusurlu plandan ve planın kusurlu uygulanmasından ileri gelen ziya ve hasarların sigorta teminatı kapsamında olmadığının açıkça düzenlendiğini, davanın bu nedenle de haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, inşaat alanının tespiti bakımından planlama hatasının olduğu, bu durumda İnşaat Sigortası Genel Şartları'nın 3/d maddesi uyarınca davalı ... şirketinin gerçekleşen riziko nedeniyle tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, “İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi” kapsamında meydana geldiği iddia olunan riziko nedeniyle uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından yapımı üstlenilen tesislere ait inşaat alanında heyelan nedeniyle oluşan zararın tazmininin istendiği davada zararın kusurlu plandan, inşaat alanı seçimindeki hatadan kaynaklandığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiş ise de bu konuda yapılan inceleme yeterli değildir. Meydana gelen zararın anılan nedenle teminat dışı kaldığı sonucuna varılabilmesi için gerektiğinde talimat yoluyla inşaat alanında jeolog ve inşaat mühendisi bilirkişilerin de katılımı ile oluşturulacak bir kurul ile talimat mahkemesince yapılacak keşif sonucu inşaat alanının ve çevresinin incelenmesi, zarara yol açan heyelan olayının inşaat alanında mı yoksa inşaat alanı dışında mı gerçekleştiği, zararın ne şekilde meydana geldiği hususlarının da tespitini içeren ve davacıların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını karşılayan gerekçeli, bilimsel, davaya konu inşaat alanının ve heyelanın meydana geldiği yeri gösteren bir krokinin de ekli olduğu yeterli inceleme sonucu düzenlenmiş bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre davaya konu zararın poliçe teminatı kapsamı dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, davacılar tarafından yapılan itirazlar da karşılanmadan yetersiz incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, davanın dayanağını oluşturan poliçede sigortalı dava dışı “... İşletmeleri Genel Müdürlüğü” olup, davacılar anılan poliçede “müteahhit” olarak belirtilmiştir. TTK’nun 1446/2. maddesinde sigorta ettirenin sigortalının muvafakati olmaksızın ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetli olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, anılan madde göz önüne alınarak davacıların davalı ... şirketinden tazminat talep edip edemeyecekleri belirlenerek, re’sen incelenmesi gereken aktif husumete ilişkin bu hususun da değerlendirilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması da doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.