T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2015/860 Esas KARAR NO: 2025/1005 DAVA: Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) DAVA TARİHİ : 03/12/2015 BİRLEŞEN -----SAYILI DOSYASINDA; DAVA:Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) DAVA TARİHİ : 31/12/2012 KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen dava Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GE…
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2015/860 Esas KARAR NO: 2025/1005 DAVA: Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) DAVA TARİHİ : 03/12/2015 BİRLEŞEN -----SAYILI DOSYASINDA; DAVA:Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) DAVA TARİHİ : 31/12/2012 KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen dava Yöneticilerin Azli Talebidir (TTK 630. Maddesi uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA; Davacının,-----sicil numarasında kayıtlı davalı şirkette %45 oranında hissedar olduğunu, müvekkilinin---- tarihli ve üç nolu ortaklar kurulu kararı ile davalı şirkete bu pay üzerinden ortak olduğunu, şirketin ------ kurulmuş olduğunu, faaliyet konusunun motorlu taşıt ticareti olduğunu, şirketin dava tarihi itibariyle hissedarlarının ----- olduğunu, kayden ----- sermaye payının 19.000 TL, -------- sermaye payının 19.981.000 TL olarak göründüğünü, buna göre davacının davalı şirkette %45 oranında hissedar olmasına rağmen, hisse oranının usulsuz ve sahte işlemlerle %01 oranına düşürüldüğünü, davalı ---- hakim ortak durumuna geldiğini, ----, sicil kayıtlarına göre 09.04.2017 tarihine kadar münferit yetkili müdür olarak atanmış olduğunu, şirket müdürü---- hisse oranının yükseltilmesi ve davacının hisse oranının düşülmesiyle şirketi idare için alınan kararların sahtecilik yoluyla tesis edildiğinden mutlak butlanla batıl olup geçersiz olduklarını, davacının yönetimde olmamasından ve zaman zaman yurt dışında yaşamasından faydalanan davalı şirket ortaklarının, davacının yurt dışında yaşadığı dönemlerde imzasını taklit ederek veya ettirmek suretiyle toplantı çağrısı yapılmadan, davacının bilgisi dışında ve gıyabında sahtecilik yapılmak suretiyle alınan sermaye artış kararlarıyla, müvekkilinin davalı şirketteki %45 olan ortaklık payının %01 (binde bir)'e düşürüldüğünü, müvekkilinin bu durumu haricen öğrendiğini, akabinde yaptığı araştırmalar sonucunda, davalı şirket kârlarının ve şirket mal varlığının şirket müdürü ve diğer ortakları tarafından zimmete geçirildiğini, şirketin yasal ve mali mevzuata aykırı idare edildiğini, şirket müdürünün kişisel menfaatleri doğrultusunda şirket mal varlığını uhdesine geçirmiş olduğunu, nihayetinde kâr dağıtımı yapılmasının engellendiğini, toplantı çağrısı yapılmadan ve davacının imzası taklit edilmek suretiyle sahte imzalarla alınan genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl yok hükmünde olduğunu, ayrıca şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması gerektiğini, ------ D.iş sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu ortaklar kurulu kararlarında davacıya atfedilen imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, böylece davalı ----- sahte imzalarla müvekkilinin payını düşürdüğünü, delil tespit dosyasında rapor düzenleyen sahtecilik uzmanı bilirkişinin, ---- yılından itibaren alınan tüm kararlardaki davacı imzasının ----- eli ürünü olmadığının ------ tarihli raporla tespit edildiğini, yine sahtecilik konusunda -------- başvuruda bulunduklarını, ilgili kurumlar tarafından yapılan incelemeler neticesinde de dava konusu ortaklar kurulu kararları incelenerek bu kararlardaki imzaların davacının elin ürünü olmadığının tespit edildiğini, ----- döküman inceleme uzmanı tarafından düzenlenen ---- tarafından düzenlenen ---- tarihli özel rapor,---- öğretim üyesi tarafından düzenlenen --- tarihli özel rapor, yine ------ tarafından düzenlenen ------- tarihli özel rapor içeriklerinin sahtecilik iddiasını doğruladığını, bütün bu belgeler ve incelemeler sonucunda sahteciliğin açık olduğunu, müvekkilinin şirketteki %45 olan hissesinin binde bir oranına düşürülüp davacıya kâr paylarının ödenmediğini, sermaye artırım kararlarının ve artırım oranlarının bir önceki yıl kârından karşılanmasına dair kâr payı dağıtım kararlarının TTK.hükümlerine uygun olmadığını, sunulan belgelerle davalı şirket müdürünün görevini yerine getiremediği, yetkilerini amacı dışında ve çıkar sağlamak için kullandığı, görevini ifa sırasında suç işlediği hususlarının açıkça ortaya konulduğunu, yasa hükümlerine aykırı olarak kârın dağıtılmadığını, kâr paylarının sermaye artırımında kullanılmasına dair kararlardan davacının haberdar edilmediğini, davacı adına atılan imzaların sahte olduğunu, hisse devirlerinde davacının ön alım haklarının engellendiğini, pay devirlerine ilişkin kararların davacının katılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenlerle sahtecilik suretiyle alınmış tüm genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, ayrıca şirket müdürünün TTK.630/2.maddesi gereğince azli gerektiğini, müdürün azli için haklı sebeplerin oluştuğunu, müdürün özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, şirketin asıl amacı olan kâr dağıtmak fonksiyonunu yerine getirmediğini, davacının kâr yapı alma hakkının engellendiğini, davalının mevzuata aykırı işlem ve eylemlerle aynı zamanda suç teşkil edecek faaliyetlerde bulunarak bir yandan davacının hissesini yok etmeye çalıştığını, diğer yandan haksız ve hukuksuz olarak kişisel menfaatle hareket ettiğini, davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini belirterek sonuçta, davalı şirketin ----- tarihinden itibaren alınmış tüm ortaklar kurulu kararlarının, şirket müdürü tarafından alınmış tüm kararların mutlak butlanla batıl ve yok hükmünde olduğunun tespitiyle iptallerine, davacı---- davalı şirketteki ortaklık payının ----- tarihinden itibaren başlamak ve devam etmek üzere %45 oranında pay sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. İhtiyati tedbir olarak davalı şirket müdürünün temsil ve ilzam yetkisinin sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davacı tarafın soyut iddialarda bulunduğunu, davacının bir tek dava ile ileri sürebileceği hususları altı ayrı davaya konu ettiğini, şirketi faaliyetsiz ve hareketsiz bırakmaya çalıştıklarını, bu kapsamda davacının ----- D.iş sayılı dosyasıyla sahtecilik tespiti talep ettiğini, aynı mahkemenin ---- D.iş sayılı dosyasıyla benzer talepte bulunduğunu,-------- E.sayılı dosyasıyla kâr payı tespiti ve tahsili talep ettiğini, aynı Mahkemenin ----sayılı dosyasıyla şirketin fesih ve tasfiyesi talepli davayı açtığını, ----sayılı dosyası ile şirket genel müdürünün azli talebinde bulunduğunu ve Mahkememizde görülen davayı ayrıca açtığını, davanın haksız olduğunu, altı ayrı davadaki dilekçelerin birbirlerinin kopyası olduğunu, davacının kötü niyetli ve samimiyetsiz davrandığını, dava dilekçesinin usul hükümlerine aykırı olup reddi gerektiğini, davacının davanın temelini genel kurul kararlarındaki davacı imzalarının sahte olduğu iddiasına dayandırdığını, bu iddiasının ispatı olarak bir takım rapor ve mütalaalar gösterdiğini, ancak hem ------- yapılan bilirkişi incelmesinde, hem de davacı tarafın haricen alındığı mütalaarda incelemelerin fotokopi üzerinden yapıldığının görüldüğünü, fotokopi üzerine yapılan incelemelerin bir delil olamayacağını, davacının buna rağmen bu belgelere dayanarak dava açtığını, dava dilekçesinde ----- kurulu kararı hakkında bilgi verildiğini, bunlardan ----- hakkında, usulüne uygun tebligat yapılmadığı ve imzanın sahte olduğu iddiasında bulunulduğunu, diğer sekiz adet ortaklar kurulu kararlarına itiraz edilmediğini, oysa karar fotokopilerine bakıldığında, itiraz edilen ve edilmeyen imzaların aynı imza olduğunun görüleceğini, buna göre aynı olan imzaların bazılarının davacı tarafından kabul edilirken, bazılarının kabul edilmemesinin hakkın kötüye kullanılması ve kötü niyet olduğunu, buna göre davacının -------- tarihli ortaklar kurulu kararlarındaki imzalara itiraz etmediğini, bundan sonraki kararlara itiraz edildiğini, davacı tarafından itiraz edilen ve geçersiz olduğu iddia edilen --------- tarihli ortaklar kurulu kararı altındaki davacı imzalarıyla itiraz edilen ortaklar kurulu kararları altındaki imzaların birbiriyle aynı olduğunun görüldüğünü, ancak davacının haksız olarak bu imzaları kabul etmediğini, bu durumun TMK.2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, emsal içtihadın bu yönde olduğunu, davacının MK.2.maddesine aykırı davranarak Mahkemeyi yanıltarak menfaat sağlama çabası içine girdiğini, yine davacının sunduğu bilirkişi raporlarının son derece hatalı ve eksik olduğunu, fotokopi üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bu raporlar kabul edilemez olmakla birlikte, bilirkişilerce sadece itiraza uğrayan imzalardan bir ikisi ile mukayese imzaların incelendiğini, ancak birbirinin aynı olan ve davacı yanca biri reddedilirken, diğeri kabul edilen imzaların mukayeseli olarak incelenmediğini, kabul edilen ve aynı olan bir imza ile kabul edilmeyen diğer tüm imzaların kıyaslanmadığını, bu durumun bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunun açık ispatı olduğunu,---- tarihi dahil bu tarihten sonraki ortaklar kurulu kararların tümüne ve imzalara itiraz eden davacının ------- tarihinde sermaye taahhüdü açıklamasıyla davalı şirket hesabına ödeme yaptığını, bu durumun büyük bir çelişki ortaya koyduğunu, davacının imzasını inkar ettiği ortaklar kurulu toplantılarından birinde alınan karar doğrultusunda sermaye taahhüdü altındaki sermaye borcunu banka havalesi yoluyla ödediğini, bu durumun da davacının dürüst davranmadığını ortaya koyduğunu, genel kurul kararlarının iptali için üç aylık iptal davası açma süresinin geçmiş olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla genel kurul kararlarının iptali davası için üç aylık hak düşürücü süre bir an için yok sayılsa dahi, tacir olan davacı tarafın, ticaret sicilinde ilan edilen ve internet ortamında dahi görülen ortaklar kurulu kararlarına 17 yıl geçtikten sonra itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini, hukuk güvenliği kapsamında bu davanın reddi gerektiğini, davacının 17 yıldan uzun bir süredir ortaklar kurulu toplantılarına katılmadığından, kararlardan haberi olmadığından ve sahte imza atıldığından bahisle dava açtığını, davacının tacir olmasının bir sonucu olarak TTK.18.maddesi gereği basiretli davranmak zorunda olduğunu, şirkette %45 paydaş olduğunu iddia eden tarafın kendi iddiasına göre 15 sene toplantılara usulüne uygun çağrılmaması ve yerine sahte imza atılması ve davacının bundan 15 yıl sonra haberdar olduğunu iddia etmesinin abesle iştigal olduğunu, davacının bu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ------------ tarihli benzer bir konuda verdiği kararında, böyle bir iddianın hukuk güvenliği ilkesi yönünden hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığının kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini içtihat ettiğini, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, sermaye artış kararlarının mevzuat gereği ve ticari zorunluluklar nedeniyle yapıldığını, davacının, davalı tarafın kişisel menfaat temin ettiğini ve bu nedenle kâr dağıtımı yapmadığı iddiasının gerçek olmadığını, itiraza uğrayan ortaklar kurulu kararlarına bakıldığında tek imza sahibinin davalı olmamasına rağmen davanın sadece------------ yöneltilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, şirket müdürünün azli için şartların oluşmadığını, özen ve bağlılık yükümlülüğünün ihlal edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın zaman aşımına uğradığından, davacı tarafın tüm ihtiyati tedbir taleplerinin haksız olduğundan, davanın tümden reddine, yargılama, harç ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN KADIKÖY ----- DOSYASI YÖNÜNDEN;DAVA; Davalı ----münferid temsil ve ilzam ile imza yetkisinin iptalini, müdürlük görevinden azlini, davalı şirket müdürü ------- evrakta sahtecilik/sahte imza ve benzeri işlem ve eylemlerle Şirketin idaresini elinde tuttuğu tespit edildiğini, müvekkili ------- olmamasından, şirketin sevk ve idaresinde bulunmamasından ve keza zaman zaman yurt dışında yaşamasından faydalandığını, müvekkilinin yurt dışında olduğu dönemde imzasını taklit etmek veya ettirmek suretiyle; müvekkilinin ------ yaşadığı dönemlerde ise usulüne uygun toplantı bildirimleri yapılmadan müvekkilin bilgisi dışında ve gıyabında imzaları taklit edilmek sureti ile almış oldukları sahte kararlarla müvekkilinin %45 olan ortaklık payını %01'e düşürdüklerini, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan gerçekleştirilen ortaklar kurulları ve yine müvekkiline tebligat yapılmadan gerçekleştirilen ortaklar kurulunda müvekkilinde hazirunmuş gibi müvekkiline atfen atılan sahte imzalarla alınan kararların ayrıntılı dökümünün yapıldığını, bu ortaklar kurulu kararları hakkında bilirkişi raporları alındığını ve müvekkilinin ismi altında veya üzerinde yer alan imzaların müvekkili ----- el ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, şirketin sermaye artırım kararları ve kar payı dağıtımına ilişkin kararların TTK hükümlerine uygun yapılmadığını, tüm bu sebeplerle davalı şirket müdürü ---- azline karar verilmesi gerektiğini, davalı----- müdürlüğü görevini dürüstlük kurallarına ve şirket menfaatlerine uygun yapmadığını, usulsüz işlemlerle şirket ortağını ve şirketin haklarını ihlal ettiğini, öncelikle davalarının kabulü ile davalı şirket müdürü ------ temsil, ilzam ve imza yetkisinin sınırlandırılmasına, ve yargılama sonuçlanıp bu konuda davalı şirket ile davalı ------ adına kayıtlı menkul, teminatlar, hisse senetleri ve benzeri her tür emval) mal kaçırma saiki ile 3. Kişiler üzerine devrettikleri mal varlıklarına teminatsız ve süresiz olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirket müdürü ------ müdürlük görevinden azlini, müvekkili ---- müşterek imza ile ----temsil ve ilzam etmesine, şirket yönetimine kayyum tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davacı tarafın ortaklar kurulu karar defterinde yer alan ------imzaların sahte olduğundan bahisle mahkememizde genel kurul kararlarının iptali, ----- genel müdürü, hakim ortak davalı ---- azli talepli davalar açtığını, davacının bir dava ile yöneltebileceği taleplerini 6 ayrı davayla yönelttiğini, davalarında haksız olduğunu bilen davacıların işbu davaları tedbir taleplerine araç olarak kullandıklarını, davacının buradaki amacının tedbir kararı alarak müvekkil şirketi işlevsiz kılmak ve iflas durumuna sürüklemek istediğini, konu bölümleri farklı olan 6 adet dava dilekçesine bakıldığında dava dilekçelerinin birbirinin aynı olduğu, aynı iddia ve beyanları içerdiğinin açık olduğunu, davacı tarafın dava dilekçelerini HMK'nın 119. Maddesine uygun tanzim etmediğini, zira HMK'nın 119-1/f maddesinin hangi vakıalarım hangi delil ile ispat edileceğini açıkça yazmak gerektiğini emrettiğini, bunun sonucu davacı yanın delillerini hangi delil ile ispat edileceğini açıkça yazmak gerektiğini, emrettiğini, ancak davacının emredici usul kurallarına riayet etmediğini, delillerini usul kanununa uygun bildirmediğini, dilekçelerine ekleyerek taraflarına da göndermediğini, davacının davalarının temelini, genel kurul da---- adı altında yer alan imzaların kendisine ait olmadığı iddiasına dayandırdığını ve bu iddiasının sözde ispatı olarak bir takım rapor ve mütalaaları gösterdiğini, ancak hem ------ tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi hem de davacı yanca haricen alınan mütalaalar, fotokopi belgeler üzerinden yapılan incelemeler olduğunu, dolayısıyla fotokopi belge üzerinden yapılan incelemelerin sağlıklı ve doğru netice vermesinin mümkün olmadığını, davacının 38 adet ortaklar kurulu kararının müvekkilinin imzası olmadığını iddia ettiği fakat ortaklar kurulu kararları altındaki imzaların birbirinin aynı olarak görüldüğünü, davacı yanın sürekli ortaklar kurulu toplantılarına usulsüz davet edildiğini, ismi altındaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, imzasını inkar ettiği ortaklar kurulu toplantılarından birinde alınan karar doğrultusunda sermaye taahhüdü adı altında müvekkil şirket hesabına banka vasıtasıyla ödeme yaptığını, bu durum davacının haksız menfaat elde edebilmek amacıyla gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ve dürüst davranmadığının ispatı olduğunu, davacının genel müdürün azlini ve yetkilerinin kısıtlandırılmasını talep etmişse de yasal şartları oluşmamış olduğundan işbu talebin reddedilmesi gerektiğini, limited şirket genel müdürünün görevden alınması ve yetkilerinin kısıtlandırılması TTK'nın 630. Maddesinde düzenlendiğini, müvekkilinin azlini gerektirecek herhangi bir ağır kusurunun bulunmadığı, görevini layıkıyla ifa ettiğini, şirketin ticari hacminin arttığını ve yükselişe geçtiğini, müvekkilinin yetenek kaybına da uğramadığını, bu sebeplerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Asıl ve birleşen dava TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca yöneticinin azli talebidir. Davacı ----- açılan asıl dava ve birleşen------ davası ile davalı şirket temsilcisi ----- ortaklar kurulu kararlarında kasten sahte imzalar oluşturduğu, sahtecilik yaparak kişisel menfaat kazandığı gerekçesiyle TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca müdürlük görevinden azli talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 630-(2) '' Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.'' Yargılama sırasında mahkememizin 2019/582 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış olup, bekletici mesele yapılan ilgili dosyanın davacısının -------olduğu, davanın konusunun Genel Kurul Kararının İptaline ilişkin olduğu dava tarihinin ise ------ olduğu ve mahkemece '' Mahkememizce verilen----karar sayılı ilamının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilerek, önceki kararda ısrar edilmesine/ direnilmesine, -Genel kurul kararlarının yoklukla malul geçersiz kararlar olduğuna dair talep yönünden davalı ------- aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, -Genel kurul kararlarının yoklukla malul geçersiz kararlar olduğunun tespiti talebine ilişkin davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin -------- tarihli sermaye artış kararlarının yoklukla malul geçersiz kararlar olduklarının tespitine, -Payın tespiti talebinin her iki davalı yönünden kısmen kabulü ile davacının davalı şirkette %40 oranında pay sahibi olduğunun tespitine, bakiye %60 payın davalı ------ ait olduğunun tespitine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,'' karar verilmiş olup bekletici mesele yapılan dosya ---- tarihinde direnme kararının onanmasına karar verilerek ------ tarihli kesinleşme şerhinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Yapılan Yargılama Sonucu;Davacının talebi asıl ve birleşen dosyada davalı şirket yöneticisinin sahte işlemlerde bulunduğu gerekçesiyle 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca azli talebidir.Davacının 22.07.1992 tarihinde davalı ----------%40 ortak olduğu tespit edilmiştir. Ancak yargılama devam ederken davacının, 23.02.2022 tarihinde davalı şirketteki hisselerinin tamamının icra marifetiyle satıldığı ve davalı şirkette hissedar olmadığı tespit edilmiştir. TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca şirket hissedarının, şirket yöneticisinin azlini talep edebilmesi için davanın başından yargılamanın sonuna kadar ortaklık sıfatını koruması dava şartıdır. Oysa somut olayda, davacının, davalı Limited Şirketindeki hisselerinin tamamının icra marifetiyle ------ tarihinde satıldığı ve artık 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca ''taraf ehliyetinin'' olmadığı bu haliyle davayı takip edebilmek için aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında esasa ilişkin olarak da davalı ----- dava dışı ------müdür olarak seçildiği ve ----arihinde de ----- edildiği anlaşılmakla bu haliyle de davanın konusunun kalmadığı tespit edilerek öncelikle dava şartları incelendiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve Mahkememizle Birleşen---------Sayılı Dosyasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d Bendi Uyarınca Aktif Husumet Yokluğundan REDDİNE, a-) Asıl dava yönünden; 1-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, b-) Birleşen ------- Sayılı Dava Yönünden; 1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 21,15-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 594,25-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, c-) Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/12/2025