T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1017 - 2026/547 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1017 KARAR NO : 2026/547 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2025 NUMARASI : 2020/29 E. - 2025/72 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1017 - 2026/547 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1017 KARAR NO : 2026/547 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/02/2025 NUMARASI : 2020/29 E. - 2025/72 K. DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/02/2025 tarih ve 2020/29 E. - 2025/72 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde, müvekkili şirketin "..." ibaresinin işletme adı olarak 15/07/2008 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, 2014/102442 sayı ile de marka olarak tescil edildiğini, müvekkiline ait marka ile davalı markası arasında benzerlik bulunduğunu ve karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı da olan ... markası ile davalı adına tescilli ... markasında yer alan Mobilya ve ... ibarelerinin herkesin kullanımına açık ve markaları farklılaştırmayan unsurlar olması nedeniyle iltibas bulunduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimalini yaratan ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğunu, davalı markasının https://www...com/ isimli web sitesinde ve Instagramda ... kullanıcı hesabında kullanıldığını, Google arama motoruna ... Mobilya yazıldığında önce müvekkilinin hemen altında da davalının çıktığını, yine her iki markanın 20 ve 35. Sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının önceki tarihli olması nedeniyle SMK m. 155’in uygulama bulacağının açık olduğunu, kendi marka başvurularının 11/12/2014 tarihinde yapılmasına karşın davalının başvuru tarihinin 21/02/2018 olduğunu, davalı ile anlaşmak için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak tarafların toplantıya dahi gelmek istememesi üzerine uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini amacıyla fiili kayıp ile sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın tespiti ile şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminat ve 50.000,00.-TL manevi tazminat talep ettiklerini (Davacı taraf dava dilekçesinin giriş kısmında 100.000,00.-TL manevi tazminat talep ettiklerini beyan ederken, dilekçenin manevi tazminat ve sonuç kısımlarında manevi tazminat miktarı olarak 50.000,00.-TL talep etmiştir) ileri sürerek 6769 sayılı yasanın 151/1 ve 151/2-b maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL maddi 50.000,00.-TL manevi zararın tespit tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 26/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 100.000,00.-TL manevi ve maddi tazminat taleplerini asıl dava yönünden 1.000,00.-TL'ye yükselterek tespit tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2019/24 D.İş sayılı dosyasına yaptıkları 1.559,00.-TL masrafın gider kalemi olarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde, müvekkilinin uzun yıllardır "..." ünvanı/markası ile ticari pazarda bulunduğunu, müvekkilinin ticaret ünvanı da olan "..." ibaresi ile davalı yanın kullanımı olan "..." ibaresi arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunduğunu, davacıya ait tescilli markanın "http://www...com/" web sitesinde ve instagram sosyam medya hesabında "..." kullanıcı adlı hesapta ticari faaliyetlerde kullanıldığını, müvekkilinin ürünleri ile davalı yana ait ürünlerin aynı tarzda olması ve aynı tüketici kitlesine hitap etmesi nedeniyle tüketici nezdinde aynı işletmeymiş izlenimi yaratacağını, tüketicinin markaları ayırt edemeyeceğini ileri sürerek, davacının 6769 sayılı Yasanın 151/1 ve 151/2-b maddeleri uyarınca maddi zararın tespiti ile 149/1-ç ve 150 maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin talep, artırım, ıslah ve diğer bütün yasal haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00.-TL.(Beş Bin Türk Lirası) maddi ve 50.000,00.-TL. (Elli Bin Türk Lirası) manevi zararının tespit tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 26/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 100.000,00.-TL manevi ve maddi tazminat taleplerini birleşen dava yönünden 794.911,66.-TL'ye yükselterek tespit tarihi olan 05/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/24 D.İŞ sayılı dosyasına yapılan toplam 1.559,00.-TL masrafın yargılama gideri kalemi olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, asıl davada dosyasında davalı vekilinin süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, 26/11/2020 tarihli dilekçesinde, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, dava şartı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında huzurdaki davaya konu edilen 2018/17435 sayılı "..." ve 2014/102442 sayılı "..." ibareli markalarına dair daha önceden hukuki uyuşmazlık bulunduğunu ve söz konusu hukuki uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2019/208 esas sayılı dosyasıyla ikame ettiğini ve iş bu dava ile talep edilen bazı hususların aynı olduğunu, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, kabul edilmemesi halinde iş bu hükümsüzlük talepli davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Instagram sosyal medya platformu ile internet sitesinin kullanımlarının müvekkilince, davacı taraftan çok önce başlatıldığını ve aktif şekilde tesis edildiğini, dolayısıyla müvekilinin mobilya sektöründe tek başına ... MOBİLYA ve/veya ... çerçevesinde bilinirliği hatır sayılır noktada oluduğunu, müvekkili markası ile davacı markası arasında iltibas oluşturacak seviyede bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın dava şartı yokluğu, ilk itirazlar ve esasa ilişkin savunmaları uyarınca davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiğini ve dava açma hakkını kötüye kullandığını, davacı tescilli markasının dışında ekli fotoğraflarda görüleceği üzere "..." olarak mağaza totemlerini kullandığını, web sitesinde ve sosyal medyada ise "... ..." olarak kullandığını, görsellerde benzerlik bulunmadığını ve ayırt edilebilindiğini, davacının iş bu davası ile Mobilya Koltuk isimlerinin kısaltması olan ve piyasada pek çok firma tarafından ... kısaltmasının kullanıldığını, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2019/208 esas sayılı dosyasıyla hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz ve tazminat davaları arasında bağlantı bulunduğunu ve bu davaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiğini, davanın esastan reddine, bu davadan önce açılan İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2019/208 esas sayılı dosyasıyla iş bu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markanın 11/12/2014 tarih ve 2014 102442 sayılı “...” markası olduğu ve söz konusu markanın kapsamında “SINIF KODU 20: Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler, balıkçı sepetleri. Ev hayvanları için kulübeler, yuvalar, yataklar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul portatif merdivenler, hareketli merdivenler. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları.. SINIF KODU 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. Yatak şilteleri, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, kampçılar için uyku tulumları, deniz yatakları. Aynalar. Arı kovanları, suni petekler ve petek çıtaları. Bebekler için ana kucakları, parmaklıklı oyun parkları (iç mekanlar için), bebek beşikleri, yürüteçler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Ahşap veya sentetik malzemelerden mamul hırdavat (nalburiye) eşyası, mobilya bağlantıları, açma kapama tertibatları. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Sepetler, balıkçı sepetleri. Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler; perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” gibi malların ve hizmetlerin bulunduğu, davalı adına uyuşmazlık konusu ... Mobilya ibaresini ihtiva eden muhtelif sayılı marka olduğu, bu markalardan ilkinin SINIF KODU 20: Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar gibi mallar için 27/06/2016 tarih ve 2016 50486 sayı ile tescilli "... ... MOBİLYA" markası olduğu, davalı adına ayrıca uyuşmazlık konusu 20 ve/veya 35. Sınıfları ihtiva eden, 35. Sınıfta 2016 95233 sayı ile tescilli "... MOBILYA", 20 ve 35. Sınıflarda 2017 78450 sayı ile tescilli "... KOLTUK", 11 ve 35. Sınıflarda 2018 22832 sayı ile tescilli "... AVİZE ..., 20 ve 35. Sınıflarda 2018 17435 sayı ile tescilli "..." markalarının bulunduğu, bilirkişi heyeti tarafından davalı sitesi ve davalı Instagram hesaplarındaki kullanımların incelendiği, inceleme tarihi olan 01/11/2020 tarihi itibariyle, davalının mobilya üretimi ve ürettiği malların reklam ve satışının yapıldığının tespit edildiği, davalı adına tescilli markaların başvuru ve tescil tarihlerinin davacının uyuşmazlığa mesnet markasından sonraki tarihli olması ve SMK m.155’de ki “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmü dikkate alındığında, davalı adına tescilli markaların uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin olmayacağı, uyuşmazlık konusu mobilya malının tüketicilerinin belli bir yaşın üzerindeki toplumun tüm bireyleri olabileceğinden, ortalama tüketicilerinin belli bir yaşın üzerindeki sıradan tüketiciler olduğu, davacı adına tescilli 2014 102442 sayılı markanın kapsamında “SINIF KODU 20: Yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar. SINIF KODU 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yapıldıkları maddelere ve malzemelere bakılmaksızın mobilyalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bulunmakta iken davalı taraf web sitesinde mobilya malı üretimi ve satışı yaptığı, davacının markasındaki mallar ve hizmetler ile davalının ürettiği mallar ve sunduğu hizmetler aynı olduğu, neticede, davacı markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davalı kullanımına konu malların ve hizmetlerin aynı olduğu, davacı markasında esas unsur ... şeklinde olduğu, öte yandan ... unsurunun üstte ve ilk başta yazılmış olması nedeniyle, tüketici algısı bakımından esas unsur/esas unsurlardan biri olduğu, davalı kullanımlarında yer alan “Mobilya, “...” kelimeleri ise ilgili sektörde ürün çeşidini veya kalitesini belirten tanımlayıcı ibareler olup, bu ibareler kullanılan işarete markasal ayırt edicilik katmadığı, bu nedenle ... ibaresinin, davalı kullanımlarında esas ayırt edici unsur olduğu, hal böyle iken, yarışan işaretler arasında ... ibaresinin ortak kullanılan unsur olması ve tüm markalarda esas/baskın ayırt edici unsur/ayırt edici unsurlardan biri olması nedeniyle, yarışan markalarda görsel ve işitsel olarak karıştırma ihtimaline yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının internet sitesindeki ve Instagram hesabındaki “...” şeklindeki kullanımlarının mobilya malının ortalama tüketicileri nezdinde davacının 2014/102442 sayılı “...” markası ile karıştırılma ihtimali yarattığı, asıl dava bakımından; marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden, davalının internet sitesindeki ve Instagram hesabındaki kullanımlarında, ilk olarak davacı tarafından kullanılan ... işaretinin kullanıldığı, marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden, davalının internet sitesindeki ve Instagram hesabındaki “...” şeklindeki kullanımlarının mobilya malının ortalama tüketicileri nezdinde davacının 2014 102442 sayılı “...” markası ile karıştırılma ihtimali yarattığı, davalı ... şahıs şirketinin faal olduğu 2019 yılında; davacının 2014 102442 sayı ile tescilli “...” markasını izinsiz kullanması nedeniyle; davacı tarafın tercih ettiği 6769 Sayılı Kanunun 151/2-b (sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) maddesine göre yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler neticesinde tazminata konu kazancının bulunmadığı, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi, dikkate alındığında 1.000,00.-TL maddi, 10.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, birleşen dava bakımından; davalı şirket ... İşleme Mobilya A.Ş.’nin, davacının 2014 102442 sayı ile tescilli “...” markasını izinsiz kullanması nedeniyle; davacı tarafın tercih ettiği 6769 sayılı Kanunun 151/2-b (sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) maddesine göre yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler neticesinde: Davalı şirket ... İşleme Mobilya A.Ş.’nin 2019 yılında elde ettiği net kazancın 280.274,92 TL olduğu, 2020 yılında elde ettiği net kazancın 72.243,90 TL olduğu, davacı tarafın tercih ettiği 6769 sayılı Kanunun 151/2-b (sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) maddesine göre yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler neticesinde: davalı şirket ... İşleme Mobilya A.Ş.’nin davacının 2014 102442 sayı ile tescilli “...” markasını izinsiz kullanması nedeniyle; 2021 yılında elde ettiği net kazancın 442.392,84TL olmak üzeri toplam 794.911,66.-TL tutarında olabileceği, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi, dikkate alındığında 10.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davalıya ait http://www...com/ isimli web sitesine ve instagram isimli sosyal paylaşım sitesinde yer alan adı "..." kullanıcı adı ise "....com" ibareli hesaba erişimin engellenmesine, ürünler üzerindeki markaların silinmesine, 10.000,00,-TL manevi tazminatın 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,1.000,00.-TL maddi tazminatın 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalıya ait http://www...com/ isimli web sitesine ve instagram isimli sosyal paylaşım sitesinde yer alan adı "..." kullanıcı adı ise "....com" ibareli hesaba erişimin engellenmesine, ürünler üzerindeki markaların silinmesine, 10.000,00,-TL manevi tazminatın 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,794.911,66.-TL maddi tazminatın 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinde karara dayanak olan bilirkişi raporları incelendiğinde ek raporlarla birlikte 5 adet bilirkişi raporu alındığı ve bu raporlardan bir kısmının birbirine zıt ve çelişkili ifadeler içerdiğini, asıl dava yönünden; davacının ıslah dilekçesi ile esas dava (2020/29 E.) yönünden "1.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi zararının tespit tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini.." talep ettiğini, ancak 22.03.2024 ve 26.06.2024 tarihli bilirkişi raporlarında da aynen belirtildiği üzere; "Davalı ... şahıs şirketinin faal olduğu 2019 yılında 765,04 TL zarar beyan ettiği belirlendiğinden ve ilgili dönemde yaptığı satışlarla ilişkilendirilemeyecek herhangi bir gider beyanı da yer almadığından 2019 yılında yürüttüğü ticari faaliyete ilişkin tazminata konu kazancının bulunmadığı," nın tespit edildiğini, davalı müvekkil ... yönünden söz konusu asıl davanın reddinin gerektiğini, bu raporlara ve asıl davada ... dışında davalı olmamasına karşın verilen tazminat kararlarının neye dayanılarak verildiğini de anlaşılamadığını, manevi tazminat yönünden ise müvekkilinin taraf dahi olmadığı ve husumet yokluğundan reddedilmesi gereken işbu dosyada davacının manevi tazminata hak kazandığından bahsedilemeyeceğini, birleşen dosya yönünden, ise önce 28.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda maddi tazminat yönünden,"Davalı şirket ... İşleme Mobilya A.Ş.’nin, davacının 2014 102442 sayı ile tescilli “ ...” markasını izinsiz kullanması nedeniyle; davacı tarafın tercih ettiği 6769 Sayılı Kanunun 151/2-b (Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) maddesine göre yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler neticesinde:2019 yılında elde ettiği net kazancın 280.274,92 TL olabileceği, 2020 yılında elde ettiği net kazancın 72.243,90 TL olabileceği,"26.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise,"2021/301 Esas Sayılı Birleşen Dosya Yönünden tazminat hesabı yapılan 01.01.2021-19.10.2021 dönemi için Davalı ... İşleme Mobilya A.Ş.’nin elde ettiği net kazancın 558.812,01 x 9,5/12 = 442.392,84TL olabileceği," Şeklinde bir belirleme yapıldığını, ancak bu tutarlara katılmanın mümkün olmadığını, öyle ki böyle bir tazminata hükmedilecek olsa dahi (kabul manasına gelmemekle birlikte) müvekkilin neredeyse 3 yıllık kazancının tamamının tazminat borcu olarak ödenecek olmasının hakkaniyete uygun bulunmadığını, müvekkilinin kasti bir davranışının olmadığını, davacının ispat etmiş olduğu bir zararının da bulunmadığını, davaya konu iki marka özellikle görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak ölçüde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili, markaya tecavüz nedeniyle talep ettiği maddi tazminatın SMK'nın 151/2-b maddesine göre hesaplanmasını tercih etmiştir. Yoksun kalınan kazancın, SMK'nın 151/2-b maddesi kapsamında sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplanmasının istenilmesi halinde, bu hesaplamanın nasıl yapılacağı hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.07.2021 tarih, 2018/1096 E., 2021/898 K. sayılı ilamındaki açıklamalardan faydalanılarak bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Buna göre, mütecavizin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca ulaşabilmek için kazancın oluşumunda rol oynayan tecavüz konusu hak dışındaki bütün faktörlerin ayıklanması gerekmektedir. Bu hesaplama yönteminde, öncelikle mütecavizin ticari faaliyetinin boyutu belirlenmeli, tecavüz oluşturan ürünlerden ne kadar sipariş alındığı, ne kadar üretim yapıldığı, ne kadar stok bulunduğu, ne kadar satış yapıldığı, satış fiyatının ve kâr marjının ne olduğu gibi hususlar dikkate alınarak mütecavizin elde ettiği kazanç belirlenmelidir. Anılan maddede belirtilen net kazanç, mütecavizin tecavüz fiiliyle ortaya çıkan brüt kazancını değil, maliyetlerin elde edilen gelirden düşürülmesiyle kalan net kazancını ifade etmektedir. Ancak mütecavizin tecavüz fiilinin dışında başka hiçbir ürünü satmamış olması hâlinde dâhi genel masraflar bir bütün olarak elde edilen gelirden mahsup edilmeyecek, sadece ham madde ve satış maliyetleri gibi işin doğası gereği oluşan giderler tecavüz yoluyla elde edilen gelirden mahsup edilecektir. Somut uyuşmazlığa gelince, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının SMK'nın 151/2-b kapsamında davalılardan maddi tazminat talep edebileceği açıklanmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, az önce belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.07.2021 tarih, 2018/1096 E., 2021/898 K. sayılı ilamındaki hususlar gözönünde bulundurulmadan hazırlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilamındaki hususlar ile tarafların itirazları dikkate alınmak suretiyle bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu itibarla Dairemizce, davalılar vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/02/2025 gün ve 2020/29 E. - 2025/72 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı şahıs ile davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalılara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.