11. Hukuk Dairesi 2013/2801 E. , 2013/14119 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2012/69-2012/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2013/2801 E. , 2013/14119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2012/69-2012/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirkete ait TR 27523 sayılı patent belgesinin 551 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesinden önce uygulanan İhtira Beratı Kanunu döneminde verildiğini, koruma süresinin 15 yılla sınırlı olduğunu; bu sürenin 2008 yılında dolmuş olduğundan geçersiz kaldığını ayrıca buluş basamağı koşulunu da karşılamadığını, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini, buna rağmen davalının, müvekkili davacının üretim ruhsatını aldığı "SLAYER" isimli ürünün piyasaya sunulmasını sözü geçen patente dayanarak engellemek istediğini, bu kapsamda davacı firmaya ihtarname gönderdiğini, gizli olması gereken Sağlık Bakanlığı dosyalarından bilgi edindiğini; bu kapsamda davacının muhtemel alıcılarına ürünün patentlerine tecavüz ettiğinden bahisle ihtarda bulunduğunu ve müvekkilinin zarara uğramasına yol açtığını; patent süresi dolmuş olmasına rağmen ürünü üretip sektörde faaliyette bulunmalarını engellediğini; az sayıda üreticinin olduğu küçük bir sektör olması nedeniyle olası tüm satış ve ticari faaliyetlerinin engellendiğini belirterek, davalının TR 27523 sayılı patentin koruma süresinin 2008'de dolduğunun tespitine, buluş basamağı koşulunu karşılamadığından hükümsüzlüğünün tespite ve sicilden terkinine, davacı eylemlerinin davalı patentine tecavüz oluşturmadığının tespiti ile davalının patent hakkının müvekkiline karşı kullanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Türkiye'de bir ikametinin bulunmadığını, 551 sayılı KHK'nin 137/4 hükmü uyarınca sicile kayıtlı patent vekilinin iş yerinin İstanbul'da bulunduğunu, Ankara'da bir şubesi bulunmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş ve yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, 551 sayılı KHK'nin 137.maddesinin 4.fıkrası uyarınca "Üçüncü kişiler tarafından patent başvurusu veya patent sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Patent başvurusu veya patent sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır". hükmünün bulunduğu, anılan fıkraya göre ise, “davalının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkemenin sicilde kayıtlı patent vekilinin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitü merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir” şeklinde düzenleme bulunduğu, davanın, davalı adına tescilli TR 27523 sayılı patentin süresinin 2008 yılında dolduğunun ve davacı eylemlerinin davalı patentine tecavüz oluşturmadığının tespiti; ayrıca patentlenebilirlik koşullarının da bulunmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesi istemlerinden ibaret olduğu, bu davanın 551 sayılı KHK'nin 137/4 hükmü kapsamında patent sahibi aleyhine açılmış bir dava olduğu, bu nedenle davanın patent sahibi davalının ikameti mahkemesinde açılmasının gerektiği ancak davalı şirketin Türkiye'de ikametinin bulunmadığı, bu gibi hallerde 137/3 hükmünün uygulanacağı, buna göre, davalının sicile kayıtlı patent vekilinin iş yerinin bulunduğu yerdeki mahkemenin davaya bakmaya yetkili olduğu, davalının sicile kayıtlı vekili Destek Patent A.Ş. olup şirket merkezi ve sicilde kayıtlı merkez adresinin İstanbul'da olduğu, vekil şirketin Ankara'da şubesinin olması nedeniyle HMK'nun 14 uyarınca Ankara mahkemeleri ve mahkememizin yetkili olduğu düşünebilirse de; hukuken bunun kabulüne imkan bulunmadığı, zira HMK'nın 14.maddesi uyarınca "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir" hükmü gereğince, bir tüzel kişinin şubesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olabilmesi için davanın şubenin yaptığı bir işlemden kaynaklanmasının gerektiği, bu davanın ise davalının patent vekilinin yaptığı bir işlemden kaynaklanmadığı, aksine bir kabulün 551 sayılı KHK 137/3 ve 4. hükümlerinin amacına ve lafzına aykırı düşeceği, gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın kararın kesinleşmesinden sonra, talep halinde yetkili İstanbul FSHHM'ne gönderilmesine, tedbir ve teminat konusunda davalı itirazlarının reddi ile daha önce verilen tedbirin aynen muhafazasına, karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- 6100 sayılı HMK'nın 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca, HMK'nun 391/son maddesine göre, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde de, kanun yoluna başvurulabilir. Kararın temyiz edilip edilemeyeceği, kanun tarafından tayin edileceğinden, 6100 sayılı HMK'nın bu düzenlemesi karşısında, aleyhine ihtiyati tedbir istenenlerin ancak yokluklarında verilen tedbir kararına karşı itiraz ve kanun yoluna başvurma hakları mevcut olup, yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı ise itiraz ve temyiz yolu kapalıdır. Somut olayda, temyize konu ihtiyati tedbir kararı davalının yüzüne karşı verilmiş bulunduğundan bu karara karşı itiraz mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin bu konudaki kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz sonucu verilen karara yönelik, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararların ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.