11. Hukuk Dairesi 2009/8872 E. , 2011/7919 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2008 tarih ve 2005/639-2008/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28/06/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/8872 E. , 2011/7919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2008 tarih ve 2005/639-2008/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28/06/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Rusya'ya ihraç ettiği yaş meyve emteasının davalı aracılığıyla taşındığını, müvekkilince gerekli tüm gümrük işlemlerinin yapılıp uygunluk belgeleri alındığını ancak Rusya tarafından malların ülkeye giriş izninin verilmediğini, davalının bu durumda müvekkiline bildirim borcu bulunmasına rağmen hiçbir bildirimde bulunmadığı gibi yasaklama kararından 20 gün gibi uzun bir süre sonra ve uygun olmayan sıcaklık koşullarında malları Samsun'a getirdiğini, bu nedenle ürünün küflenip zarara uğradığını, aynı durumdaki başka firmaların taşıyıcılarının zaman kaybetmeden ülkeye dönüp uygun sıcaklıkta malları taşıdıklarından aynı sorunu yaşadıkları halde en az zararla kurtulduklarını ileri sürerek, şimdilik (10.000) TL maddi (20.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini (45.000) TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili, yetkili mahkemenin Hatay Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıya ait malın ayıplı olduğu için Rusya makamlarınca kabul edilmediğini, müvekkilince Türkiye'ye geri getirilmek zorunda bırakılan malın gümrük işlemlerinin davacının kusuru nedeniyle gecikmesi sonucu zayi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu yaş meyveleri Rusya'ya usulüne uygun şekilde taşıdığı, meyvelerin zarar görmesinin Rusya tarafından ayıplı olması nedeniyle giriş izni verilmemesi sonucu yeniden Türkiye'ye getirilmesi sırasında gümrük işlemlerindeki gecikmeden ve bu sürede sıcaklık şartlarının aşılmasından kaynaklandığı, bu hali ile davalıya affı kabil bir kusurun bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde taraflar arasındaki iletişim eksikliğinin ve taşımanın başlangıcında bu gibi durumlarda ne gibi işlem yapılıp nasıl hareket edileceği konusunun yazılı esaslara bağlanmamasının büyük rol oynadığı, yetki itirazının ise süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı taşıyanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait şeftali emtiasının Moskova’daki alıcısına taşınması için 30.07.2005 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalıya ait 24.07.2005 tarihli navlun talep formuna göre davalının bir adet frigorifik aracını bu iş için tahsis ettiği, malların ihracı için gerekli olan standartlara uygunluğunu tasdik eden kontrol sertifikasının, Türk makamlarınca 04.08.2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30.07.2005 tarihinde düzenlendiği, hamule senedinin 04.08.2005 tarihinde Rusya’da kayda girdiği, 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağına göre ise şeftalilerde kurda rastlandığı ve Rusya’ya girişine izin verilmeyen malların 15.08.2005 tarihinde Samsun Gümrüğü’ne, oradan da 26.08.2005 tarihinde İzmir’e geri getirildiği, 09.09.2005 tarihinde de bir tutanak düzenlenerek imha edildiği anlaşılmaktadır. Davalı taşıyan, yukarıda özet olarak belirtilen olayda meydana gelen zarardan, kendisine ayıplı mal teslim eden ve sonrasında da gümrük işlemlerini yapmakta keyfi bir şekilde geciken davacının sorumlu olduğunu savunurken davacı taşıtan, malların Rusya’dan davalı tarafından olağan sayılabilecek sürenin çok aşılarak geri getirildiğini, üstelik bu sırada aracın soğutucusunun çalıştırılmadığını, zararın da malların hem geç hem de soğutucu çalıştırılmadan geri getirilmesinden kaynaklandığını, uygun zamanda ve şekilde taşınması halinde emtianın Türkiye’de değerlendirilebileceğini ileri sürmüştür. Mahkemece tarafların bu iddia ve savunmaları yeterince incelenmeden karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, aralarında bir ziraat mühendisi, bir gümrük uzmanı bir de uluslar arası taşıma konusunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyet aracılığıyla inceleme yaptırılarak, 30.07.2005 tarihinde Türk makamlarınca düzenlenen kontrol sertifikası ile 05.08.2005 tarihinde Rus makamlarınca düzenlenen kontrol tutanağı nazara alındığında, Rusya’ya kadar davalı tarafından uygun koşullarda taşındığında uyuşmazlık bulunmayan dava konusu şeftalinin, Türkiye’den çıkış yaparken kurtlu olup olmadığı, kurtlu değilse bu sürede araç içinde taşınırken kurtlanıp kurtlanamayacağı, hem Rusya’da hem de dönüşte Türk gümrüklerinde yapılan işlemlerde geçen süreler ile Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında geçen sürenin makul olup olmadığı, makul değilse gecikmenin nedeni ve bundan kimin sorumlu bulunduğu, Rusya’dan Türkiye’ye taşıma sırasında davalı taşıyanın aracın soğutucusunu çalıştırıp çalıştırmadığı, davalı tarafından uygun sürede ve koşullarda taşınsaydı ürün kurtlu olsa bile bir ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı (örneğin hayvan yemi olarak) hususlarının belirlenmesi ve sonucuna göre meydana gelen zarardan kimin sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.