10. Ceza Dairesi 2006/13261 E., 2007/5170 K. 10. Ceza Dairesi 2006/13261 E., 2007/5170 K. - İDDİANAMENİN İADESİ - ŞÜPHELİNİN İFADESİNİN ALINMAMIŞ OLMASI - YETERLİ ŞÜPHE- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 170 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 174 ] Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan şüpheli M. S hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Kadıköy C. Başsavcılığının 28.06.2006 gün ve 2006/15544 hazırlık, 2…
10. Ceza Dairesi 2006/13261 E., 2007/5170 K. **10. Ceza Dairesi 2006/13261 E., 2007/5170 K.** **- İDDİANAMENİN İADESİ - ŞÜPHELİNİN İFADESİNİN ALINMAMIŞ OLMASI - YETERLİ ŞÜPHE**- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 170 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 174 ] **"İçtihat Metni"** Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan şüpheli M. S hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Kadıköy C. Başsavcılığının 28.06.2006 gün ve 2006/15544 hazırlık, 2006/5550 esas, 2006/249 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2006 gün ve 2006/116 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair KADIKÖY 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2006 gün ve 2006/1018 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06.10.2006 gün ve 45681 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.11.2006 gün ve 2006/251274 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, "Dosya kapsamına göre; hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcılığınca şüphelinin ifadesi alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine, keza aynı sebeple itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmasının gösterilmediği, somut olayda şüphelinin uyuşturucu madde ticareti yapma eylemi ile ilgili olarak, şüpheli beyanı dışındaki beyanların tespit edildiği ve şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığının anlaşılması karşısında, şüphelinin savunması dışındaki tüm delillerin toplandığı ve toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir. Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince şüpheli olarak belirtilen M. S isimli kişinin kim olduğunun tam olarak belirlenmediği, telefonu kullanan kişinin kim olduğu, abonman kaydı sırasında sahte kimlik kullanıp kullanmadığı araştırılıp ve delillerin karartılması ihtimali de bulunmadığından ifadesi de alınarak dava açılması gerektiği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre; G. K ve G.K isimli kişilerin İstanbul'dan uyuşturucu (extacy) hap getirip, Erzincan'da piyasaya sürecekleri duyumunun alınması üzerine başlatılan soruşturma sırasında, mahkeme kararına dayanılarak yapılan iletişim tespitine ilişkin teknik takipler sırasında uyuşturucu alışverişine ilişkin olarak G. K ile M.S arasındaki konuşmaların tespit edildiği, bu tespite ilişkin tutanaklara ekli olarak kolluk tarafından takip edilen telefon hatlarına ilişkin şüphelinin de içinde bulunduğu abone kimlik tespiti ve adreslerinin de C. Savcılığına bildirildiği, soruşturma sırasında yakalanan G. K'un da ele geçirilen uyuşturucu hapları İstanbul'dan, S. adındaki bir kişiden aldığını belirttiği ve görevlilerce şüpheli M. S hakkında yapılan GBT araştırması sonucunda, kimlik bilgilerinin, adresinin ve iki dosyada uyuşturucu madde satmak suçundan, olmak üzere muhtelif suçlardan arandığının saptandığı, ayrıca iddianameye nüfus kaydı örneği ile uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkumiyetini de gösteren adli sicil kaydının eklendiği anlaşılmaktadır. 5271 sayılı CMK'nın 170/2. maddesi uyarınca, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." Somut olayda, iddianameye ekli, yukarıda belirtilen tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, aleyhine dava açılan şüpheli hakkında, atılı suçu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunmaktadır. Sahte kimlik kullanma olasılığının, bu şüpheyi zayıflattığını ve dava açılmadan önce şüphelinin ifadesinin alınmasının zorunlu olduğunu kabul etmek mümkün değildir. 5271 sayılı CMK'nın 174/1-b maddesinde belirtildiği üzere, "suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin" iadesine karar verilebilir. Aynı kanun uyarınca kendisine yöneltilen isnada karşı susma hakkı bulunan ve ifadesini verirken de doğruyu söylemek zorunluluğu bulunmayan şüphelinin ifadesinin, suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yukarıda belirtilen tüm nedenlere, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2006 gün ve 2006/1018 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK'ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 04.05.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.