7. Hukuk Dairesi 2023/370 E. , 2023/4148 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2022/285 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil veya irtifak hakkı kurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince b…
**7. Hukuk Dairesi 2023/370 E. , 2023/4148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/4 E., 2022/285 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil veya irtifak hakkı kurulması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ..., karşı taraftan davalılar vekili Avukat .....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 285 ada 54 parsel sayılı taşınmazın tamamının müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın bitişiğinde bulunan 55 parsel sayılı taşınmazın ise davalılara ait bulunduğunu, taşınmazların öncesi tek parsel iken ifraz sonucu 54 ve 55 parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğunu, her iki taşınmaz üzerine zemin kat üzeri 4 normal kattan oluşan 53 ve 55 kapı numaralı, 2 girişli, ayrıca 51 kapı numaralı binanın bulunduğunu, taşınmazların korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildiklerini, davacı ve davalılara ait iki binanın birbirine ayrılmaz şekilde irtibatlandırıldığını, ifraz sırasında taşınmazların üzerinde bulunan yapıların fiziki ve fiili durumlarının yanlış değerlendirildiğini belirterek, davalılara ait 55 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin maliki olduğu 54 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemine denk gelen koridor kısmının yüzölçümünün tespit edilerek bu kısmın davalılar adına olan tapusunun bedeli karşılığı iptal edilmesine, bu kısmın davacı adına tesciline, tapuda iptal edilen kısım üzerine davalı 55 parsel sayılı taşınmaz lehine bedeli karşılığında irtifak hakkı tesis edilmesine veya 55 parsel sayılı taşınmazın davacılara ait 54 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan binanın zemine denk gelen kısmın tespit edilerek bu kısım üzerinde tespit edilecek bedeli karşılığında davacının maliki olduğu 54 parsel lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının taşkınlığı sonlandırmak yerine dava açmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarih ve 2014/422 Esas, 2018/319 Karar sayılı kararıyla; 285 ada 55 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili ve davalı lehine irtifak hakkı tesisi talebinin reddine, davacı vekilinin terditli talebinin kabulü ile 285 ada 55 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen zeminden 4.10 metre yukarısında bulunan 1,82 metre en, 14,25 metre boy olmak üzere toplam 25,94 metre karelik alan üzerinde 285 ada 54 parsel lehine irtifak hakkı kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2019 tarih ve 2018/165 Esas, 2019/1117 Karar sayılı kararıyla; yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.11.2021 tarih ve 2021/521 Esas, 2021/3044 Karar sayılı kararıyla yasal dayanağı bulunmadığı hâlde davacı lehine irtifak hakkı tesis edilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilâmında davacı parselinin karıştırıldığını ve maddi vakıanın yanlış tespit edildiğini, merdivene yönelik bir taleplerinin olmadığını, İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına beyan dilekçesinin dikkate alınmadığını beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 725 inci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede irtifak hakkı kurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1.Yargıtayın istinaf mahkemesi kararını bozması ya istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin olabilir ya da istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını düzelterek ve yeniden esas hakkında verdiği kararına ilişkin olabilir. a. Yargıtayın istinaf mahkemesi kararını bozma kararı, istinaf mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararına ilişkin ise, Yargıtay dava dosyasını istinaf mahkemesine gönderir (HMK m.373/2). b. Yargıtayın ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun istinaf mahkemesinin esastan reddi kararına ilişkin ise, Yargıtay, istinaf mahkemesi kararını kaldırarak dava dosyasını, kararı vermiş olan, ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğini de bölge adliye mahkemesine gönderir (HMK m.373/1). c. Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m.373/4). d. İlk derece mahkemesi, kendi kararının ve istinaf mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının doğru olduğu kanısında ise, kendi kararında direnebilir (HMK m.373/5), (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ekim 2020, 532 vd.). 2. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; a. Yukarıda açıklandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmiş, anılan kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce bozma kararı verilmiştir. b. Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, 22.11.2021 tarih ve 2021/521 Esas, 2021/3044 Karar sayılı ilâmıyla maddi hataya dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. c. İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırı şekilde bozma ilâmına uyularak iş bu temyize konu karar verilmiş ise de; dosyanın, maddi hata sonucu İlk Derece Mahkemesine gönderilmiş olması yasal olarak yetkisiz olan İlk Derece Mahkemesini yetkili hâle getirmez. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca, bozmaya uyulup uyulmayacağı konusunda ve sonucuna göre işin esası hakkında karar verme yetkisi Bölge Adliye Mahkemesine ait olup, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru bulunmadığından, yetkisiz İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına ve Dairemizin 22.11.2021 tarih ve 2021/521 Esas, 2021/3044 Karar sayılı bozma ilâmı uyarınca dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.2022 tarih ve 2022/4 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ve Dairemizin 22.11.2021 tarih ve 2021/521 Esas, 2021/3044 Karar sayılı bozma ilâmı doğrultusunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca bir karar verilmesi için dosyanın BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE ve esas kaydı üzerinde işlem yapılması için karardan bir örneğin İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın mahiyeti gereği Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.