T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1561 KARAR NO : 2025/1572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08.07.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/480 Esas DAVANIN KONUSU: Haksız rekabet Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ver…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1561 KARAR NO : 2025/1572 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08.07.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/480 Esas DAVANIN KONUSU: Haksız rekabet Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uğramış olduğu zararların çok ciddi tutarlara ulaştığını, ihtiyati tedbir talebinin tüm koşullarının oluştuğu ve yaklaşık ispatın sağlandığı, müvekkilinin hakkını elde etmesinin zorlaşmaması ve imkansızlaşmaması hem de yargılama süresinde yaşanacak gecikmelerden dolayı daha fazla zarara uğramaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 08.07.2025 tarihli ara kararında; "...İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının tescilli hakka dayanmadığı, öncelik hakkının var olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından..." ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Delil tespiti raporunda davalının üretim modellemesi, ekipmanları ve metotlarının müvekkili ile aynılık derecesine benzer olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından ... ... Başlangıç Destek Programı kapsamında geleneksel modellerden tamamen farklılık arz eden kalay üretimi gerçekleştirmek üzere elektro kimsayal yöntemle kalay sülfat konsantresi üretiminin sürekli hale getirilmesi amacıyla bir proje tasarladığını, makineler kurulduğunu ve üretime geçildiğini, buluş niteliğindeki projenin ... desteği ile ve bünyesinde gerçekleştirilen bir proje niteliğine haiz olması nedeniyle tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, yönetmeliğin 24.maddesi ve ... ile müvekkili arasında akdedilen 22.01.2013 tarihli sözleşme ile açıkça ortaya konulduğunu, davalının 16 yıl 8 ay süre ile müvekkili bünyesinde personel olarak çalıştığını, söz konusu ... projesi kapsamında danışman-genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ancak daha sonra müvekkili firmadan ayrılarak başka bir firmaya %10 pay sahibi ile geçiş yaptığını, geliştirilen projenin aynısını şirkete taşıdığını, davalı tarafından ... San. San ve Tic Ltd Şirketinin kurulduğunu ve kullanıma başlandığı bilgisine ulaşıldığını, davalının müvekkiline ait ticari formülü şirkete taşıdığını, dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olarak kullanılan bilgilerden yararlanılarak ticari kazanç sağlamaya başladığını, müvekkilinin davalının eylemleri sebebiyle ciddi ve telafisi imkansız zararlara uğradığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken tüm koşulların oluştuğunu, delil tespiti ile yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, taraflarınca yaklaşık ispatın sağlanabilmesi amacıyla delil tespiti incelemesi yaptırıldığını, tespit raporunun davadaki haklılığı ortaya koyan kuvvetli bir delil niteliğinde olduğunu, tüm hakların müvekkiline ait olduğu tartışmasız olan bahse konu proje üzerinde davalı tarafın herhangi bir hak sahipliği iddiasının bulunmadığını, yargılamayı gerektirmediğini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin müvekkilini her geçen gün zarara uğratmaya devam ettiğini iddia ederek, ihtiyati tedbir kararı ile haksız rekabete yol açan makinelerin mühürlenmesini ya da tayin edilecek bir yere taşınmasını, eylemlerin durdurulmasını talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri gereğince haksız rekabetten kaynaklanan zararın tahsili ile haksız rekabete yol açan makinelerin imhası istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin haksız rekabet sebebi olan eylemlerin durdurulması, haksız rekabete yol açan makinelerin mühürlenmesi ya da mahkemenin tayin edeceği bir yere taşınmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, davalı gerçek kişinin davacı şirket bünyesinde çalışırken daha sonradan çalışmaya son verdiği, dava dışı şirket ortaklarından olduğu, davacı şirket tarafından davalının şirket bünyesinde çalıştığı aşamada elde ettiği bilgileri kullandığı, bilgilerden yararlanarak ticari kazanç sağladığı iddiası ile Çerkezköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/5 D.İş sayılı dosyasında dava dışı ... ... Ltd Şirketi adresinde delil tespiti yaptırılarak 21.02.2025 tarihli bilirkişi raporuna ve diğer bilgi ve belgelere dayanarak iş bu dava ile birlikte ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinin ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davacının, TTK'nın 56 ve devamı maddelerine dayalı talebine ilişkin olarak ihtiyati tedbir talepleri TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü, 390/3. maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.Davacı, eylemlerin derhal durdurulması için haksız rekabete yol açan makinelerin mühürlenmesini ya da mahkemenin tayin edeceği bir yere taşınması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. Gerek TTK'nın 61.maddesi gerekse HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, somut olayda, delil tespiti yaptırılarak rapor alınmış ise de dosyanın mevcut durumu ve TTK'nın 56. vd maddelerine göre talepler göz önünde bulundurulduğunda haksız rekabet koşullarının mevcudiyetine dair ileri sürülen konular ispata muhtaç durumdadır. İhtiyati tedbirin gerekli olduğuna ve davacı iddialarının yerinde olduğuna ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararı sonuç olarak isabetli görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.10.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.