19. Hukuk Dairesi 2018/2475 E. , 2019/4910 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalı şirket tarafından, davacı şirkete 29.11.2012 tarihli sipariş sözleşmesi ile çeşitli ölçü ve ebatlarda ku…
**19. Hukuk Dairesi 2018/2475 E. , 2019/4910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, davalı şirket tarafından, davacı şirkete 29.11.2012 tarihli sipariş sözleşmesi ile çeşitli ölçü ve ebatlarda kutu siparişi verildiğini, davacı şirketin 40x25 ölçülerinde 40.000 adet ve 25x40 baskısız 10.000 adet siparişi teslim ettiğini, bedeli ödenmediğinden davalı şirket aleyhine dava dışı icra takibi yaptığını, davalının da itiraz etmeksizin takip borcunu ödediğini, bahse konu sipariş sözleşmesindeki 40.000 adet 45x45 ölçülerinde kutunun ise davacı tarafından üretildiğini ancak davalı tarafça teslim alınmadığını, bu nedenle fatura da düzenlenemediğini, teslim alınması için ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnameye verilen cevapta taraflar arasındaki sözleşmenin inkar edildiğini ve malın teslim alınmayacağının bildirildiğini, malların davalı şirket yetkilisi... imzası ile 29.11.2012 tarihli satış sözleşmesi ile sipariş edilen mallar olduğunu iddia ederek davalı tarafça 45x45 ölçülerindeki bahse konu kutuların teslim alınmaması ve bedellerinin ödenmemesi nedeniyle 9.752.00-TL' nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında sipariş ve satış sözleşmesi bulunmadığını, davalıya ait fabrikada... isimli personelin yetkili olmadığını, bu sözleşme kendisine sorulduğunda da imza atmadığını söylediğini, kabul etmemekle birlikte böyle bir sözleşme olsa dahi yetkili kişilerce imzalanmadığından yok hükmünde olduğunu, taraflar arasında önceden sipariş edilmiş ve tahsil edilmiş başka malların dayanak gösterilerek infaz olunan icra dosyası delil olarak sunularak, talep edilmeyen sözleşme ile sipariş edilmeyen ürünlerin sipariş edilmiş gibi gösterilmeye çalışılmasının kötüniyetli bir davranış olduğunu, icra takibine konu olan siparişin 2013 tarihli sipariş olduğunu, davaya konu edilenin 2012 tarihli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle davacının teslim etmediği malların bedelini talep edemeyeceğini, ancak kazanç kaybını talep edebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 29/11/2012 tarihli satış sözleşmesini kabul etmediği, söz konusu sözleşmenin aslının olmadığı, sözleşmede davalı şirketi temsilen... isminin altındaki imzanın...'e ait olduğunun tespit edilemediği, davacı vekilinin davalı ile aralarındaki sözleşmesel ilişkiyi kanıtlayamadığı gibi yetkisiz temsilci durumunda bulunan...'in imzasının davalı şirketi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.