11. Hukuk Dairesi 2009/8025 E. , 2011/890 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2007/130-2009/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8025 E. , 2011/890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2007/130-2009/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin babası Selahattin Yaymanoğlu’nun 2005 yılında öldüğünü, geriye mirasçısı olarak eşi ve 5 çocuğunu bıraktığını, murisin OBS Tekstil Konfeksiyon Boya San.ve Tic.A.Ş., Atlas Boya Tekstil Sani.ve Tic.A.Ş.'nde şirket paylarının bulunduğunu, davacının babasından miras kalan ve payına düşen şirket hisseleri, taşınmaz ile otomobildeki payını 31.03.2006 günlü sözleşme ile davalı şirket yetkilileri ve ortakları olan davalılar ... ile ...’na devrettiğini, davalılar tarafından sözleşmedeki devir bedelinin kabul edilmemesi halinde şirkette sermaye artırımına gidileceğini, bu durumda sözleşmede yazılı bedelin dahi davacıya ödenmeyeceğinin bildirildiğini, sözleşme tarihinde davacının maddi durumunun iyi olmadığını hukuki ve mali mevzuat ile muhasebe kurallarını yeteri kadar bilmediğini, tecrübesizlik-düşüncesizlik nedenlerinden dolayı oluşan baskı altında sözleşmeyi imzaladığını, davalı şirketlerin yetkilisi diğer davalılar ... ve ...’nun rayiç bedel altında pay devri aldıklarından haksız kazanç elde ettiklerini, davacının kendisine intikal eden miras payının rayiç değerini araştırdığında gerçek değer ile açık bir nispetsizlik bulunduğunun belirlendiğini, bu durumun B.K.nun 21. maddesine göre aktin feshini gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak sözleşmenin iptaline, 20.000 YTL bedel farkının yasal faizi ile birlikte tahsiline, talep uygun görülmediği takdirde yine sözleşmenin iptali ile davacının uğradığı menfi zarar 1.000 YTL'nın sözleşme feshi tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davacının kendi gönül rızası ile muristen intikal eden şirket-taşınmaz-araç payını devrettiğini, müzayeka halinde olduğunu iddia edemeyeceğini, ivazlar arasında fahiş fark olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davacının özgür iradesi ile dava konusu sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmeyi imzaladığı sırada maddi darlık-sıkıntı (müzayaka) halinde bulunmadığı,hiffet veya tecrübesizliğinden sözedilemeyeceği,davalılar tarafından davacının sözleşme imzalaması için baskı altına alındığı veya ikna edildiğinin varsayılamayacağı, gabin nedeniyle sözleşmenin feshini gerektirecek dava koşullarının oluşmadığığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.