Hukuk Genel Kurulu 2024/177 E. , 2025/257 K. "" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2583 E., 2023/2021 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/737 Esas, 2023/3635 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye M…
**Hukuk Genel Kurulu 2024/177 E. , 2025/257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2583 E., 2023/2021 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/737 Esas, 2023/3635 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirketin kurucu ortağı ve müdürü olan dava dışı ...'ün müvekkili şirketteki hisselerinin tümünü 02.01.2018 tarihinde devretmesiyle müdürlük görevinin sona erdiğini, anılan kişinin asıl borçlu olarak kendisini, avalist olarak da müvekkili şirketi göstererek davalı lehine keşide tarihi 10.10.2017, vade tarihi 05.01.2019 olan 11.000.000,00 TL bedelli bir bono tanzim ettiğini, davalı tarafından... ve müvekkili şirket aleyhine bonoda yazılı tutarın bir kısmı üzerinden (9.500.000,00 TL asıl alacak) icra takibi başlatıldığını, dava dışı ...'e ödeme emrinin tebliği üzerine itiraz edilmemesi nedeniyle anılan kişi yönünden icra takibinin kesinleştiğini ve bu tarihe kadar menfi tespit davası da açılmadığını, bu durumun işbu bonoyu ...’ün tanzim ve imza etmiş olduğunu ortaya koyduğunu, ...’ün müvekkili şirket adına aval verme yetkisinin olmadığını ve müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu senetteki aval imzasının müvekkili şirketin işletme amaç ve konusu dışında kaldığını, takip dayanağı senetteki fahiş miktarın bile senedin gerçek olmadığını gösterdiğini, takip alacaklısı davalının takibe konu meblağın alacaklısı olabilecek ticari ve malî düzeyde olmadığını, bu durumun davalı ile avalist imzasını atan eski şirket müdürü arasındaki muvazaayı ve iş birliğini gösterdiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden ve dayanağı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket yönünden takibin iptaline, davalının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP