T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1087 KARAR NO : 2025/1416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI : 2023/838 Esas 2024/71 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı .…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1087 KARAR NO : 2025/1416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2024 NUMARASI : 2023/838 Esas 2024/71 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA: Davacı ... Tıp Çözümleri vekili dava dilekçesi ile; Davacı ile davalı arasında 01/09/2013 tarihli, 3 yıl süreli 3 adet sözleşmenin bulunduğunu,davacının,Teknik Servis ve Pacs_Rıs Sözleşmesinin 2'nci maddesinde, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin 2'nci maddesinde ve Danışmanlık Sözleşmesinin 2'nci maddesinde belirtilen yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna karşılık davalı tarafın sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Danışmanlık Sözleşmesi'nin 5.1'nci maddesi uyarınca kendilerine kâr payı üzerinden herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak davacı tarafından görevlendirilen personel ile toplantılar yapılarak bu personelin bir kısmının işi bırakmasının bir kısmının da davalı hastane bünyesine geçmesinin sağlandığını,yeni kurulan hastanede radyoloji bölümü çalışma sistemi oturtulduktan, bir kısım davacı personeli davalı bünyesine alındıktan sonra davalı adına kesilen faturaların ödenmediğini ve sözleşmelere konu hizmetlerin davacı tarafından sürdürülmesinin davalı tarafından fiilen engellendiğini, 18 Mayıs 2014 tarihinde hastanenin ... Sisteminde arıza olduğunun davalı tarafından bildirildiğini, mülkiyeti ve kullanımı davacıya ait olan sisteme ulaşımın davalı tarafından engellendiğini, sorunun yerinde incelemesi için hastaneye giden davacı mühendislerine bir sorunun olmadığının söylendiğini, bu hâl ve gidiş üzerine davalıya ait hastanede tespit yaptırdıklarını ve ... sistemine erişimin davalı tarafından engellendiğinin tespit edildiğini, ayrıca davacı firmanın sistem sağlayıcıları olan bazı firmalara davalı tarafından ihtarlar gönderilerek davacının bu şirketler nezdindeki ticari itibarının zedelendiğini, davalı hastane tarafından Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, bu fesih bildiriminin geçerli ve haklı olmadığını, ihtarnamede yer alan, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, kaldı ki davalı sözleşmenin feshi bildiriminde bulunduğu hâlde Teknik Servis ve ... Sözleşmesi'nin 3'ncü maddesi uyarınca davacının hastaneye kurduğu ... sistemleri, bunların donanımı ve yazılımlarını hâlâ elinde bulundurduğunu, sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kaçınmak için fesih bildiriminde bulunan davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalıya gönderdikleri karşı ihtarname ile sözleşmenin ifasını imkânsız hâle getirildiğini, faturaların dâhi ödenmediğini, iyiniyetle servis sunmaya hazır olduklarını bildirdiklerini ancak davalının cevap vermediğini, bu aşamada davacıya ait sistemler üzerinde işlem yapma hakkı sadece davacıya aitken davacının devre dışı bırakıldığını, Büyükçekmece 2'nci Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/99 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte, davacıya ait sistemlerin devre dışı bırakıldığı, 04/07/2014 tarihinden itibaren başka bir sistem kullanılmaya başlanıldığını ve davacı tarafından davalıya fatura edilen Cd/Dvd robotunun da hastanede bulunduğunun tespit edildiğini, sözleşmenin ifasını imkânsızlaştıran bir diğer hâl olduğunu, öte yandan davalının, sözleşmelere ilişkin sebepsiz ve haksız fesih bildiriminde bulunduğundan ve sözleşmelerin ifasını fiili olarak engelleyerek davacının sözleşmeyi ifasını imkânsız hâle getirdiğinden yoksun kalınan kazanç ve cezai şart-bedelinin tespitine karar verilmesi gerektiğini, Bakırköy 12'nci İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu fatura bedellerinin iş bu davaya konu edilmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davaya konu Teknik Servis ve ... Sözleşmesi ile Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin ifa edilememesi dolayısıyla yoksun kalınan ücretin ve cezai şartın tespiti ile 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan alınmasına, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca, davalının, davacıya ödemesi gereken vergi öncesi net kâr üzerinden %20 ücretin ve buna bağlı cezai şart miktarı ile sözleşmenin ifa edilmemesi dolayısıyla yoksun kalınan ücretin tespiti ile 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte şimdilik toplamda 500.000,00 TL'nin davalıdan alınmasına, davacı tarafından ... Sözleşmesi uyarınca davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımın hastanede olup olmadığının, zarar görüp görmediğinin tespiti, zarar görmemiş ise davacıya iadesine, zarar görmüş ise zararın giderilmesine, bu mümkün değil ise rayiç değerinin tespiti ile aynen iade ya da tespit edilecek değerinin davacıya ödenmesine, 02/05/2014 tarihli faturada belirtilen medikal çevirilerin davacı tarafça yapıldığının fakat fatura bedelinin ödenmediğinin ve yine bu faturada belirtilen Cd robotunun hastane elinde bulunup kullanıldığının ve bedelinin davacıya ödenmediğinin tespitine, davalının elinde bulunan iki adet bilgisiyar kasasının davacıya ait olduğunun tespiti ile eksiksiz işler durumda davacıya teslimine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı... Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Radyoloji Hizmet Sözleşmesi ve Danışmanlık Sözleşmesi'nin tarafların rızası ile diğer sözleşmenin ise haklı sebeple feshedildiğini, davacının iddialarının aksine, davacının sözleşme edimlerini gereği gibi ifa etmediğini,Teknik Servis ve ... Sözleşmesinde belirtilen şartlarda davacı tarafından cihaz alınmadığını, cihazların yeterli donanıma sahip olmadığını, davacı tarafından Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'ne uygun olarak kurulmuş bir ... sisteminin bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak kurulum yaptığını, davacı tarafından eğitim verilmesi gereken personele eğitim verilmediğini, davacının kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini,Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin 2'nci maddesinde davacının yükümlülüklerinin belirlendiğini ancak davacının bu yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı tarafın yetkin radyoloji personelini bir türlü temin etmediğini, davacı tarafın Danışmanlık Sözleşmesi'nin gereklerini yerine getirmediğini, İl Sağlık Müdürlüğü'nün bildirimi üzerine tarafların karşılıklı anlaşması uyarınca davacı tarafından istihdam edilen personelin hastane bünyesinde çalışmaya başladığını, bu sözleşmenin karşılıklı rıza ile feshedildiğini, hastane yönetiminin sözleşmenin ortadan kalkması nedeniyle davacıya 31/03/2014 tarihinde ödeme yaptığını, yine Danışmanlık sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşmaları ve davacıya net kârın %20'si ödenerek feshedildiğini, davacı tarafından kurulan sistemden baştan beri verim alınamadığını, bunun tutulan tutanak ve mail yazışmalarından anlaşıldığını, davacı tarafından yaptırılan tespitte 13/06/2014 tarihi itibariyle davacıya ait sistemin kullanıldığının belirlendiğini, sözleşmenin feshinden sonra yeni sistem kuruluncaya kadar geçen sürede davacıya ait sistemin kullanıldığını, son olarak 04/07/2014 tarihinde eski sistemin kullanıldığını, daha sonra hastaneye yeni sistemin kurulduğunu, bu hususun müvekkili şirket tarafından yaptırılan tespit ile tespit ettirildiğini, müvekkili tarafından davacının sisteme girişinin engellenmediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu taraflar arasındaki iki sözleşmenin karşılıklı mutabakat çerçevesinde feshedildiğini, diğer Teknik Sözleşmenin ise haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirkete çevirisi yapılmış hiç bir metin ulaşmadığı gibi Cd robotu talebinin olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirketin edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle zarara uğradığını, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİREŞEN DAVA : Davacı... Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile ; yedi adet faturanın takibe konu edilerek ilamsız takip yapıldığını, taraf şirketleri arasında 01/09/2013 tarihinde radyoloji hizmet sözleşmesi, danışmanlık sözleşmesi ve ... sözleşmesi imzalandığını, danışmanlık sözleşmesi gereğince davalı şirketin sorumluluklarının sağlık kurumunun sahibi bulunduğu ... Hastanesinin Radyoloji bölümünün işletmesinin yönetimi ve organizasyonu, personel eğitimi, bölüm ve iş akışının düzenlenmesi, personel istihdamı, kurulu bulunan tüm tıbbi görüntüleme cihazlarının yüksek performans ile çalıştırılması için gerekli tüm teknik ve danışmanlık hizmetleri ve ekte sunulu sözleşmede yer alan diğer sorumluluklar olduğunu, ... sözleşmesi gereğince davalı şirketin sorumluluklarının, ...-Ris sisteminin donanımıyla birlikte sunulması, kurulacak ...-Ris sistemlerinin uzman eğiticileri tarafından ve sağlık kurumunun ihtiyaç hissettiği bölümlerde sistemi kullanacak personel eğitimlerin verilmesini sağlamak ve sözleşmede yer alan diğer sorumluluklar olduğunu, radyoloji sözleşmesi gereğince ise davalı şirketin sorumluluklarının, sağlık kurumunun radyoloji bölümünde kurulu bulunan tüm cihazların kullanımları, aplikasyon eğitimleri, gerekli sayıda personel istihdamı, bölümün 7/24 esasına göre işletilmesi, bölümün yönetimi ve bölümdeki iş akışının düzenlenmesinden ve sözleşmede yer alan diğer sorumluluklar olduğunu, davalı şirketin takip konusu faturalar için Bakırköy 1.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, davacı şirketçe gönderilen faturalara itiraz edildiğini, bu amaçla Büyükçekmece 4.Noterliğinin 09/06/2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, işbu ihtarname içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin Büyükçekmece 4.Noterliğinin 29/05/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmeleri feshettiğini bildirdiğini, 31/03/2014 tarihi itibari ile davalı tarafa hiçbir borcunun olmadığını da bildirdiğini, davalı şirkete Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takibe konu edilen faturalara istinaden hiçbir borcunun olmadığının tesbitine, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... Tıp Çözümleri A.Ş vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında söz konusu sözleşmeler uyarınca davalı alacaklının yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirdiğini, davacı borçlunun ise Danışmanlık Sözleşmesi madde 5.1 "Yukarıda belirtilen hizmetler için, sağlık kurumu, ... ya 10.000 TL'si sabit olmak üzere, radyoloji bölümü vergi önceki net kâr üzerinden, %20 oranında aylık ödeme yapmayı taahhüt eder"dendiği halde, bugüne kadar kâr üzerinden herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, bu yükümü hatırladığından beri zarar ettiğinden ve bu nevi işleri kendi doktorlarına yaptıracağından bahisle, davalı alacaklının şirkette yollarını ayırmaya çalıştığını, hastane resmi kayıtları incelendiğinde hastanenin zarar etmediğinin açıkça görüleceğini, hizmet almaya ve sözleşmeler uyarınca tüm hastanede davalı yanca kurulan ... sistemlerini kullanmaya devam eden davacının süreçte davalının hizmet sunmasını fiilen engellemeye başladığını, aldığı hizmet karşılığı kesilen fatura bedellerini ödemediğini, akabinde de sözleşmeleri haksız olarak tek taraflı feshettiğini bildirdiğini, ihtarnamede yeralan davalı alacaklının yükümlülüklerine yerine getirmediğine ilişkin davacı borçlu tarafın iddiaları gerçeği yansıtmadığı gibi ihtarname, usul açısından da sakat olduğunu, ihtarnamede belirtilen fesih tarihi, ihtarın düzenlendiği tarihten iki ay önceki tarihe tekabül ettiğini, bu halin hukuka akla ve izana aykırı olduğunu, fesih bildiriminin sonradan yapılıp önceki bir zaman için hüküm doğurmasının beklenemeyeceğini, yapılan tesbitin tek başına iş bu davaya konu ocak, nisan, mayıs 2014 faturalarına ilişkin alacağın varlığına en iyi kanıt olduğunu, ayrıca hastanenin şubat-mart 2014 faturalarını ödediği halde ocak 2014 faturasına ilişkin itirazına itibar edilemeyeceği de açık olduğunu, karşı tarafın kendi tesbitinin de en az bu tarihe kadar davalıdan hizmet aldıklarını ve işbu davaya konu ocak, nisan, mayıs 2014 fatura bedelleri kadar borçlu olduklarını açıkça ispatlar nitelikte olduğunu, diğer yandan davacının davalının hastanede kurduğu ... sistemleri, bunların donanımları ve yazılımlarını bugün hala iade etmediğini ve elinde bulundurmaya devam ettiğini, özellikle her iki yanca yaptırılan tesbitler uyarınca davalı alacaklının bahsi geçen zamanlarda hastaneye hizmet sunmuş olduğunun sabit olduğunu, davacı borçlunun ocak, nisan, mayıs 2014 aylarına ait faturalar dolayısıyla borçlu olduğunun kabulü gerektiğini, kesinleşmiş icra takibini sürüncemede bırakmak için açılmış haksız davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesini karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Mahkemece, "...Sonuç olarak davacı vekilinin sunmuş olduğu ıslah ve feragat dilekçeleri dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile : Teknik Servis ve ... Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan cezai şart tutarı olarak 168.130,93 TL Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan cezai şart tutarı olarak 68.924,33 TL, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında hesaplanan cezai şart tutarı olarak 103.616,33 TL, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ve ödenmeyen ücret olarak hesap edilen 417.486,00 TL olmak üzere toplam 758.157,59 TL'nin dava tarihi olan 12/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yoksun kalınan ücret kalemleri bakımından feragati nedeniyle talebin reddine, mahkememizle birleşen 2015/193 esas, 2022-359 karar sayılı dava yönünden yukarıda açıklandığı üzere fatura içeriklerinin aksini ispata yarar sunmadığından davanın reddine, şartların oluşmaması nedeniyle davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Verilen karar Davalı-birleşen dosya davacı vekilince asıl ve birleşen dosyada, davacı vekilince asıl dosya yönünden istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 31/05/2023 tarihli kararı ile; "Davacı vekilince, sözleşmelerin davalı tarafça haksız feshi sebebiyle sözleşmelerin ifa edilememesi dolayısıyla yoksun kalınan ücret ve cezai şart talepli 500.000,00 TL alacağın hangi alacak kalemlerinden oluştuğu ayrı ayrı gösterilmiş ise de dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile, ilk olarak; Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında dava dilekçesinde cezai şart talebi olmamalarına rağmen sehven bu sözleşme için de cezai şart tutarı belirtilmesi mahkemece istendiğinden, kendilerin de sehven cezai şart olarak 100.000-TL gösterdiklerini, sonradan farkedilen bu hatayı ıslahla düzelttiklerini, hataen belirtilen bu talebin reddine değil, talep konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, ikinci olarak yoksun kalınan ücret olarak talep edilen 50.000-TL'nin alacak talebinin, (tazminat türünün) Radyoloji Hizmet Sözleşmesi md. 7.2 maddesi uyarınca haksız fesih tazminatı olarak değiştirdiklerini, bu nedenle başlangıçta 50.000-TL olarak talep edilen yoksun kalma tazminatını 18.924,33-TL artırarak toplamda 68.924,33-TL haksız fesih tazminatının tahsilini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile aynı tarihli verilen kısmi feragat dilekçesi ise ile de Teknik Servis ... Ve ... Sözleşmesinde 100.000-TL yoksun kalınan ücret ve Danışmanlık Sözleşmesinde 100.000-TL yoksun kalınan ücret taleplerinden sınırlı olmak üzere feragat ettiklerini bildirmiştir.Görüldüğü üzere davacı vekili ıslah dilekçesi ile, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında dava dilekçesinde cezai şart talebi olmadığını iddia ederek, açıklama dilekçesinde hataen gösterilen bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yoksun kalınan ücret talebinin ise haksız fesih tazminatı olarak hükmedilmesi talep edilmesine ve yoksun kalınan ücret taleplerinin ise Teknik Servis ... ve ... Sözleşmesi ile Danışmanlık Sözleşmesi yönünden feragat edilip, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi yönünden yoksun kalma tazminatının haksız fesih tazminatı talep edilmesine rağmen mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi yönünden; sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan cezai şart tutarı olarak 68.924,33 TL'nin tahsili ile davacının yoksun kalınan ücret kalemleri bakımından feragati nedeniyle talebin reddine karar verilmiş ise de Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında hükmedilen tazminatın, cezai şart mı yoksa yoksun kalınan ücret olarak talep edilen sonradan sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca değiştirilen fesih tazminatı mı olduğu karar içeriğinden anlaşılmamaktadır. Şayet, fesih tazminatı olarak kabul edilmesi halinde hataen talep edildiği belirtilen cezai şart talebi yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi mahkemece, davacının yoksun kalınan ücret kalemleri bakımından feragati nedeniyle talebin reddine karar verilmiş ise de davacının, sadece Teknik Servis ... ve ... Sözleşmesi ile Danışmanlık Sözleşmesi kapsamında yoksun kalınan ücret talepleri yönünden feragat edildiği, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında yoksun kalınan ücret talebinden feragat edilmediği, bu talebin fesih tazminatı olarak değiştirildiği nazara alındığında Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında yoksun kalınan ücret talebi yönünden ne şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 297/2 bendinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almaktadır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce taleplerden her biri hakkında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir.Öte yandan davacı taraf dava dilekçesinde; davacı tarafından ... Sözleşmesi uyarınca davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımın hastanede olup olmadığının, zarar görüp görmediğinin tespiti, zarar görmemiş ise davacıya iadesine, zarar görmüş ise zararın giderilmesine, bu mümkün değil ise rayiç değerinin tespiti ile aynen iade ya da tespit edilecek değerinin davacıya ödenmesine ve 02/05/2014 tarihli faturada belirtilen medikal çevirilerin davacı tarafça yapıldığının fakat fatura bedelinin ödenmediğinin ve yine bu faturada belirtilen Cd robotunun hastane elinde bulunup kullanıldığının ve bedelinin davacıya ödenmediğinin tespitine karar verilmesini talep edilmesine rağmen Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı gözetilerek mahkemece; bu talepler yönünden dava değeri gösterilmek suretiyle harç ikmalini tamamlamak üzere davacı vekiline Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca süre verilerek, re'sen eksik harcın tamamlatılması, harç tamamlanmadığında bu talepler yönünden dosyanın işlemden kaldırılması, yenilenmemesi halinde bu talebe yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, harcın ikmal edilmesi halinde; talep hakkında karar verilmesi gerekirken, bu yönde işlem yapılmadan karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.Diğer bir husus, davalı vekili, yasal süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile ıslah edilen ve talep artırılan kısımlar yönünden zamanaşımı define karşı, duruşmada oy birliği ile reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda, zamanaşımı definin hangi gerekçe ile reddedildiği açıklanmaması hatalı olmuştur. " gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; "...Somut olay özelinde dosyaya sunulan ve hükme esas alınan son bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi, davacının bu akdi ilişkiden kaynaklanan borçlarını ihlal ettiği varsayılsa bile, taraflar arasındaki bu akdi ilişkinin davacının borçlarını gereği gibi ifa etmemesi (kötü ifa etmesi) nedeniyle davalı tarafından haklı olarak feshedilebilmesi için, önce davalı tarafından davacıya, borçlarını gereği gibi ifa etmeye başlaması talebini içeren bir uyarı ihtarı çekilmeli ve uygun bir süre verilmelidir. Bu husus, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmelerde yer alan “sözleşme geçerlilik süresi boyunca taraflardan birinin bir veya birden fazla yükümlülüklerini kasıtlı olarak ve neden göstermeden yerine getirmediği tespit edilirse, karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmesi tafebini yazılı olarak iletecektir” şeklindeki hükümden çıkmaktadır. Dolayısıyla sadece bu husus dahi dikkate alındığında, davalı tarafından yapıları fesih bildiriminin haklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Kural olarak Sözleşmeye aykırılık nedeniyle borçlunun sorumluluğuna ilişkin TBK. m, 112 hükmüne göre: "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının. bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür” Yine TBK. m. 114 hükmüne göre: "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı sözleşmenin haklı nedenle feshedilmemesi sonucu, oluşan bütün zararların, müsbet ve menfi zarar kapsamında, davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıktır.Davacının ıslah ile birlikte sözleşmelerin feshi sonucunda cezai şarta ilişkin tazminat kalemlerine ilişkin talepleri dikkate alındığında; Teknik Servis ve ... Sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği tazminat tutarının 1 .yıl sözleşme tutarının % 25 'i 55.500,00 TL 2.yıl sözleşme tutarının % 50 'si 120.000,00 TL, 3.yıl sözleşme tutarının tamamı 258.000,00 TL'den sözleşme kapsamında yapılan ödemeler toplamı 265.369,07 TL çıkarılması sonucunda cezai şart tutarının 168.130,93 TL olarak hesaplandığı, davacının radyoloji hizmet sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden davacı bünyesinde davalı hastane işlemleri için istihdam edilen 3 personelin Kasım 2013 - Mayıs 2014 dönemi brüt ücret ve SGK maliyetleri ile bunların üzerine %15'in eklenmesiyle ulaşılan toplam 68.924,33 TL olarak hesaplandığı, davacının danışmanlık sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden yine sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre1.yıl sözleşme tutarının %25'i 30.000,00 TL, 2.yıl sözleşme tutarının % 50'si 60.000,00 TL, 3.yıl sözleşme tutarının tamamı 120.000,00 TL, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler tutarı 106.383,67 TL çıkarıldığında 103.616,33TL cezai şart hesaplandığı, 11/05/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu görülmüştür.Radyoloji çekim sayısının mahkememizce yerinde yapılan keşif sonrasında dava konusunda ... uzmanı ... rapor gerekçesinde de belirttiği gibi “Modalitelerde çekilen tüm hastaların görüntüleri ...’a gönderilmediğinden (özellikle Kemik Dansitometri, Biyopsi..vs) bu tetkiklerin tam kayıtları için ... veya HIS-HBYS sistemi verileri önemlidir. Elimde HIS-HBYS sistemi verileri olmadığından yalnızca ... sistemi üzerinden değerlendirme yapabilmekteyim. Bu bağlamda, önceki bilirkişi ... Raporunda bulunmayan fakat ... sisteminde tetkikleri bulunan veya tetkik adetlerinde farklılıklar bulunanlar çekimlerin toplam tetkik sayılarına eklenmesi gerekmektedir. ...’ta olmayan modaliteler Kemik Dansitometri (93 Adet) ve Biyopsilerdir (39 Adet). Bunlarda hesaba katıldığında fiilen gerçekleştirilen çekim sayısı ... verilerine göre 24157 olacaktır. ... sisteminin ... sisteminin devre dışı kaldığı tarihten itibaren yaklaşık 1.5 ay daha (42 gün) çalıştığı görülmektedir. ... sistemi 232 gün boyunca hizmet vermiştir. ...’e göre günlük hastane ortalama çekim sayısı 19370/190=102 adettir. Özetle ... sistemi, ... sisteminden 42 gün önce kapatıldığı için yapmış olduğum hesaplamaya göre ... istatistiklerine 42 günlük 4284 çekim sayısı da eklendiğinde ... üzerinde , 19370+4284= 23654 sayısı oluşmaktadır. Ortaya çıkan bu sayı ... bilirkişisi tarafından verilmiş olan sayıya oldukça yakın ve doğrular niteliktedir. ... sisteminde, direkt tetkiklere ilişkin görüntüler yer almaktadır.... da bir fiil hastanede çekimi yapılmış hastalar olması ve ... sistemlerinin yaklaşık 1,5 ay öncesinde devre dışı kalmasından dolayı hesaplamaların daha uzun süre hizmet vermiş ... üzerinden yapılması daha doğru olacaktır (24157 kayıt). Ancak ... sisteminde HGS çekimleri DX içerisinde, renkli dopler çekimleri ise USG içerisinde tutulduğundan ve medikal muhasebe uzmanı bilirkişinin fiyatlandırmasını doğru yapabilmesi için ... verilerini ek olarak USB flash bellekte sunmaktayım HIS – HBYS üzerinden verilere erişim sağlanamadığı için bu şekilde hesaplama yapmış bulunmaktayım.Tüm takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, konu değerlendirilirken dikkate alınması gereken hususlardan biri ... ve ... sistemlerinde aynı zaman dilimlerini içeren veriler bulunduğu gibi, ... sisteminin, ... kapatıldıktan sonra yaklaşık 1.5 ay (42 gün) daha hizmet vermeye devam etmiş olmasıdır. “tespitler tekniğe ve hakkaniyete gerçeklere en uygun görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Diğer bilirkişiler Fizik Uzmanı Araştırma Görevlisi ... ve Radyoloji Uzmanı ... ise dosyaya medikal muhasebeci atanmadan önce, bu alanda uzman olmadıklarından sadece varsayıma dayanarak %20 lik ücret hesaplaması yapmışlardır. Hayatın olağan akışına ters şekilde, diğer bilirkişilerin rakamları ile fahiş fark olan 5891,29-TL (aylık 654-TL) gibi rakamı davacının %20 lik hakedişi olarak tespit etmelerinin, gerçekle örtüşmediğinden bu bilirkişilerin görüşlerinin de hükme esas alınması mümkün görülmemiştir. ... sisteminden veri çekilmesi için görevlendirilmiş Bilgisayar Mühendisi ...ın Sinerji Bilişim Danışmanlık Turz İth İhr. Tic Ltd Şti yani Bizmed de çalışan ve halühazırda hastaneye hizmet veren kişi durumunda olduğunu keşiften sonra tespit edilmiş olup bu husus yanında ayrıca ...raporu incelendiğinde de, raporun medikal muhasebeci bilirkişilerin hesaplama yapmalarını sağlayacak verileri içermediği, yetersiz olduğu anlaşılıp denetlenebilir formattan uzak olduğu, ... - ... tetkik sayılarının neden farklı olduğuna eksik değerlendirme yaptığı anlaşılmış ...raporu bu yönüyle de hükme esas alınmamıştır. ... sistemleri üzerinde uzman olan , ... sisteminin üretici firması ... yazılımda çalışan, Yazılım Mühendisi ... ise ... siteminden gerekli verileri çekmiş ve bunlara ilişkin excel tablolarını da raporu ekinde usb flash bellek ile dosyaya sunmuştur, Bilirkişi ... in raporu ayrıntılı ,açıklayıcı, ... ve ... i karşılaştırıcı ve medikal muhasebecilerin ücretlendirme yapabilmesini sağlayacak niteliktedir nitekim medikal muhasebe uzmanı ... de sadece ... in raporunu dikkate alarak değerlendirme yaptığı görülmüş ve bu hesaplamalar hükme esas alnmıştır. Medikal Muhasebeci Bilirkişilerden ... ise, kendisine verilen görev dosyada mevcut tetkik sayısını ... ve ... verileri ışığında ücretlendirmesi hususunda olup raporda, davalı ÖZEL hastane olduğu halde, örneğin Özel sağlık sigortası, Türk Tabipler Birliği, bankalar vb kurumlardan gelen özel hastalara yer verilmemiş, aylık ortalama çekim sayıları A sınıfı bir özel hastane ve ... sistemindeki tetkik sayısı ile örtüşmemekte olup Ultrason, Renkli Doppler, Biyopsi gibi önemli gelir kaynakları ... da yer almadığı halde ... da 24.025 adet çekime ulaşılmıştır. ... raporunda ise sadece 6366 adet çekim üzerinden hesaplama yapılmıştır ancak aradaki 17.659 adet çekime yer verilmemiştir. Sağlık mevzuatında Ultrason, Röntgen, Kemik Dansitometri işlemlerinin paketlere dahil olduğuna yer verilse de sağlık kurumları bu hizmetler için de hastalardan ayrıca ücret almaktadırlar raporda bu durum da hesaba katılmamış MR ve Bilgisayarlı tomografi, SUT kuralı gereği paket dışı olarak ödendiği dikkate alındığnda ancak rapordaki MR ve BT çekim sayısı ile ... daki aynı tür çekim sayısı arasında tutarsızlık söz konusu olup ... sisteminde yer alan 557 adet MR ve 467 adet BT çekimi raporda gerekçesiz şekilde yer verilmediği anlaşılmıştır. Nihayetinde bilirkişi ... nun, radyoloji gelirini hesapladığı rapor teknik bilirkişi eliyle sistemlerden çekilmiş objektif bilimsel veri olan tetkik sayısı ve tetkik ayrıntılarına göre hesaplama yapılmadığı kanaatine varıldığınden hükme esas alınmamıştır. Medikal Muhasebeci ...in tespit ettiği gibi“Radyoloji bölümünde çekim sayısından elde edilen gelirin Hastanenin Özel ve A sınıf Hastaneler gurubunda yer alması nedeniyle tetkik sayısına ilişkin gelirin, TTB fiyatları dikkate alındığında % 35 indirimle 5.166.050 TL olacağı, Hastaların tümünün sosyal güvenlik kurumu hastası olduğu varsayılarak SUT fiyatları dikkate alındığında ise; SUT Fiyatı + yasal fark (+%200) + sektör araştırmasına göre işlem başı ortalama tutar üzerinden hesaplanma ile tetkik sayısına ilişkin gelirin toplamda 2.087,430 TL olacağı kanaati ve ... Türk Tabipler Birliği ve SUT a göre iki parametreye göre de hesaplama yapmış diğer taraftan tüm hastaların özel hasta olması da mümkün değildir ancak hakkaniyet gereği ... in SUT a göre olan hesaplamasının (radyoloji geliri 2.087.430-TL davacıya düşen %20 lik pay 417.486-TL) verilere ve hakkaniyete uygun olduğunu anlaşılmıştır.Asıl dava bakımından sonuç olarak Teknik Servis ve ... Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan cezai şart tutarı olarak 1 Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan tazminat alacağı, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında hesaplanan cezai şart tutarı olarak Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ve ödenmeyen ücrete hak kazandığı ve anılan raporlarda dikkate alınarak davacını alacak kalemlerinde talep edebileceği anlaşılmıştır.Birleşen dosya yönünden ise bu dosyayı bekletici mesele yapılması gerek görülmediğinden mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış ve 7 adet faturaya ilişkin ilamsız icra takibi başlatılmış, süreçte cebri icra ile alacak tahsil edilmiş ve dolayısıyla dava istirdat davasına dönüşmüş durumdadır. Mali Müşavir bilirkişi, 4 adet faturanın iş bu davaya konu sözleşmelere dahil olduğu ancak 3 faturanın bu sözleşmeler ile ilgisi bulunmadığına , faturaların iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğuna ilişkin tespitlerde bulunmuştur.Talebe konu 013997 nolu fatura (Radyoloji Bölümü Teknik Danışmanlık Servis Bedeli) 013998 nolu fatura (Danışmanlık Hizmet Bedeli, Radyoloji Hizmet Bedeli) 014004 nolu fatura (Radyoloji Bölümü Teknik Servis Hizmet Bedeli) 014008 nolu fatura (Danışmanlık Hizmet Bedeli, Radyoloji Hizmet Bedeli) Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere yukarıdaki 4 fatura, dava konusu sözleşmelere dahildir fatura bedelleri icra dosyasında tahsil edildiğinden cezai şarttan mahsup edildiği ve bu fatura içerikleri hizmeti aldığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacının bu faturalar yönünden talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 014001 nolu 02.05.2014 tarihli 19.950,26-TL bedelli fatura (Türkçeden İngilizceye medikal çeviri – İngilizceden Arapçaya medikal Çeviri – CD robotu) Dosyaya delil olarak sunulan B.Çekmece 1 Sulh Hukuk Mhk 2014/84 D. İş sayılı delil tespiti dosyasında yer alan 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporu 6. Ve 7. Sayfada, CD robotunun hastanede ve kullanılır durumda olduğuna dair renkli fotoğrafla tespit edildiği anlaşılmıştır. 013987 nolu 24.01.2014 tarihli 13.555,45-TL fatura (MR Cihazı 1,5 Tesla Volue HDe servis raporu no 00T085L789, ... servis raporu no 00T114L159 , ... servis hizmeti) bu faturada da görüldüğü üzere değişen yedek parçalar söz konusu olup ve bu servisler servis formu numaralarına kadar faturaya yazıldığına dair kayıtlar ve 013988 nolu 24.01.2014 tarih 6350,19-TL bedelli fatura (Meme merkezi danışmanlık süreci genel giderleri, Philips BT cihazı pil değişimi, Philips BT cihazı enjektör kartı değişimi ve radyoloji sarf malzeme gideri ) sunulmuş sözleşme dışı hizmet,parça değişimleri gibi parça bedellerini ödemek hastane sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında, birleşen dosyada davacı taraf, bu 3 fatura için 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi faturaları ticari defterlerine de işlemiş ve faturalara konu hizmetlerin davalıya sunulduğuna ilişkin deliller dikkate alındığında fatura içeriklerinin aksi hususların aksini davacı ispat edemediğinden birleşen dosya yönünden menfi tespit istirdat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle ;Asıl Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle;-Teknik Servis ve ... Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan cezai şart tutarı olarak 168.130,93 TL, Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle hesaplanan tazminat alacağı olan 68.924,33 TL, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında hesaplanan cezai şart tutarı olarak 103.616,33 TL, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ve ödenmeyen ücret olarak hesap edilen 417.486,00 TL olmak üzere toplam 758.157,59 TL'nin dava tarihi olan 12/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Davacının yoksun kalınan ücret kalemleri bakımından feragati nedeniyle talebin REDDİNE,-Talep sonucunun d) maddesinde yer alan sistem donanım yazılım (server) bedeli olan 16.077,50 USD'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,-Talep sonucunun e) maddesinde yer alan İngilizce ve arapça medikal çeviriler ile CD robot bedelleri bakımından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, -Talep sonucunun f maddesinde ise yazıcı ve iki adet bilgisayar kasası bakımından dosyanın tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine, Birleşen 2015/193 Esas Sayılı Davanın REDDİNE,-Şartları oluşmaması nedeniyle davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı-birleşen dosya davacı vekilinin, asıl ve birleşen dosyada sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;Sayın yüksek mahkemeye sunmuş olduğumuz istinaf kararında harçlara ilişkin olarak eksikliklerin giderilmesi ve zamanaşımı itirazına ilişkin olarak gerekçe yazılmaması neticesinde kararın kaldırılması söz konusu iken yerel mahkeme tarafından bu husus görmezden gelinerek HMK'ya açıkça aykırı bir şekilde tarafımıza herhangi bir yazışma yapılmaksızın davacı tarafın beyanları kapsamında karar verildiğini, mahkeme tarafından davacı tarafa davasının değerini kanuna aykırı bir şekilde arttırması yönünde karar verdiğini hem istinaf kararı ile çeliştiğini hem de hukuka aykırı bir şekilde davalı tarafın taleplerini haksız bir şekilde yerine getirdiğini, yüksek mahkemenin de bildiği üzere ıslah HMK 177. Maddenin 1. Fıkrası uyarınca sadece bir kere yapılabilmekte ve bunun üzerine başkaca talep edilmesi mümkün bulunmadığını, oysa davalı tarafça daha önceden mahkemeye ıslah dilekçesi sunmasına rağmen 01 Ocak 2024 tarihinde yeniden bir dilekçe ile dava değerini yeniden arttırdığını ve istinaf kararıyla alakasız bir şekilde bu rakam yerel mahkeme tarafından karara eklenerek haksız bir hüküm kurulduğunu, ayrıca yapılan yargılamada davalı tarafından verilen beyan ve talep arttırım dilekçesi tarafımıza ayrıca tebliğ edilmediğini,Esasa ilişkin olarak, davadaki temel sorun şu başlıklar altında toplandığını; - Davalı şirket tarafından sunulan hizmetler sözleşmeye uygun mudur?- Taraflar arasındaki sözleşme şartları tamamen yerine getirilmiş midir?- Müvekkil şirket tarafından yapılan fesih hukuka uygun mudur?- Müvekkil şirket tarafından yapılan fesih usule uygun mudur?- Taraflar arasındaki sözleşmedeki fesih durumlarında cezai şart konulmuş mudur?- Cezai şart mıdır var ise hangi esaslara göre uygulanacaktır?- Davacının kardan yoksun kalma adı altında yapmış olduğu talepler hukuka uygun mudur?- Sözleşmenin feshi sonrasında davacının başkaca hak ve talepleri mümkün müdür?- Davadaki talepler zamanaşımına uğramış mıdır?- Davacının açmış olduğu davada dava türü nedir?- Davacının ıslah ile taleplerini değiştirmesi kanuna uygun mudur?- Davacının dilekçesinde yer alan feragatlerin davaya etkisi nedir?- Mahkeme tarafından verilen karar bütün veriler ışığında hukuka uygun mudur?Yukarıda yapılan tespitler neticesinde davanın çözümü için öncelikle taraflar arasında bulunan sözleşmelerin muhteviyatının irdelenmesi ve buna göre yapılacak inceleme neticesinde sona erme halleri de göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiğini,Davacı tarafça sözleşme şartları yerine getirilmediğini, hizmet sağlama süresince davacının sistemi süreli arıza vermiş ve müvekkil şirketin de hizmet sunumu aksadığını, müvekkil tarafından yapılan fesih hukuka uygun olduğunu, söz konusu sözleşme kapsamında hizmet sebebiyle ortaya çıkacak aksaklıkların giderilmesinin yazılı olarak talep edilebilirliği konulmuş olmasına binaen hem bilirkişi raporlarında hem de mahkeme ilamında herhangi bir yazılı talebin olmadığı gerekçe gösterilerek feshin haksız olduğu kanaatine varıldığını, oysa yazılılık, hukuk sistemimizde sadece ispat vasıtası olarak belirlenmiş bir yol olduğunu, sözleşmenin devamı sırasında tarafların iyi niyet kuralları çerçevesinde sözleşmenin devamı için üstlenmiş olduğu edimleri ne derece yerine getirdiğinin araştırılması kanuni zorunluluk olup bu durumun her türlü delille ispatı mümkün iken mahkeme tarafından sadece yazılılık şartı ile eldeki mevcut diğer delillerin görmezden gelmesi kanunun ruhuna aykırılık teşkil ettiğini,Davacı tarafça sözleşme şartları yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından yapılan feshin uygun olduğunu,Davacının, hizmet sağlarken lisansı bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında davacının kullanmış olduğu teknolojiler için ... ..., Modad şirketlerine müzekkere yazılarak davacının lisansının olup olmadığı sorulmuş olmakla ilgili şirketler tarafından verilen cevapta herhangi bir lisans anlaşmasının bulunmadığı beyan edildiğini, Lisansız olarak kullanılan teknolojilerin başlı başına sözleşmenin feshi için yeterli sebep olduğunu,Davacı, dilekçesinde cezai şart talebinde bulunmuş olmakla gerek mahkeme ilamında gerekse de bilirkişi raporlarında cezai şart olarak nitelendirme yapılarak bunun üzerinde hüküm kurulduğunu, oysa taraflar arasında bulunan sözleşmede söz konusu düzenlemeler için hiçbir şekilde cezai şart cümlesi kullanılmamış olup bunun aksine 'her türlü maddi zararlara karşılık gelmek üzere' ibaresi kullanıldığını, bunun gerçek mahiyetinin cezai şart olarak kabul edilmesi hukuki bir yanılgı olduğunu, taraflar sözleşmenin bu bölümünde sözleşmenin yürütülmesinin sona ermesi sebebiyle ortaya çıkan zararlara karşılık olarak bir teminat olarak maddeyi ele aldığını, buna rağmen yanılgıya düşülerek bu durumun cezai şart niteliğinde değerlendirilmesi hukuka aykırı olduğunu, Sözleşmede her türlü zarar için sınırlı bir sorumluluk mevcut olduğunu, danışmanlık sözleşmesinde her türlü zarar için 120.000,00.-TL, teknik servis sözleşmesi için de her türlü maddi zarar için de sözleşmeye konu toplam tutarı geçmemek kaydıyla (ilk yıl için sözleşmeye konu tutar 220.000,00.-TL, ikinci yıl için sözleşmeye konu tutar 240.000,00.-TL, üçüncü yıl için sözleşmeye konu toplam tutar 258.000,00.-TL'den fazla olamaz) tutar belirlendiğini, yukarıda belirlenen sorumluluk sınırları bütün zararları kapsamak üzere yazıldığı açık olduğunu,Kardan yoksun kalma tazminatı hukuka aykırı olduğunu, yapılan sınırlama kapsamında her türlü maddi zarar adı altında bir üst limit ile sorumluluk alanı belirlendiğini, talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın yüksek mahkemenin de takdir edeceği üzere kardan yoksun kalma maddi zarar adı altında hukuk sistemimizde yer aldığını, bütün maddi tazminatlar açısından bir sınırlama getirilmesine rağmen mahkemenin sözleşme hükümleri dışına çıkıp bir zarar oluşturması kabul edilemeyeceğini, kaldı ki ilk iki bilirkişi raporunda da bu durum yer aldığını ve davacı tarafın kardan yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağı beyan edildiğini, bu husustaki haklılığımız aynı zaman diğer birkaç bilirkişi raporunda da dile getirildiğini,Dava dilekçesi hukuk tekniğine aykırı olduğunu, Davacı, dilekçesinde bir takım taleplerde bulunmuş olmakla hangi talebin neye göre yapıldığında dair bir açıklamada bulunmadığını, davacın davasında belirsiz alacak davası mı yoksa kısmi dava mı olduğuna dair bir beyan olmadığı açık olmasına rağmen mahkeme tarafından şahsi niteleme ile karar vermesi kanuna aykırı olduğunu, zira sayın yüksek mahkemenin de dikkat edeceği üzere davacı dilekçesi hangi talebe ilişkin olarak bedel talebinde bulunduğu tespit edilemediğini, yerel mahkeme tarafından taleple bağlılık ilkesi görmezden gelinerek davacı lehine yorumla karar vermesi kanuna açıkça aykırı olduğunu,Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtiriz ki davacının talepleri dilekçesinde yer alan beyanlarına göre zamanaşımına uğradığını, sayın mahkemenin de takdir edeceği üzere taraflar arasında bulunan hukuki ilişki kapsamında zamanaşımı süresi 5 yıl olup bu bağlamda davacı davayı açmış olduğu sürenin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen bedeli arttırdığını ve buna göre de karar verildiğini,Davacı tarafından hukuka aykırı olarak talepler artırıldığını, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar hatalı olduğunu, Kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın yüksek mahkemeniz aksi kanaatte ise; yerel mahkemece hükmedilen faizin başlangıç tarihi hukuka aykırı olup, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, Ayrıca yapılan yeni yargılamada vekalet ücretine ilişkin olarak kanuna aykırı bir şekilde karar verildiğini, davalı tarafından yapılan hukuka aykırı arttırımlar neticesinde davanın değeri değişmekle birlikte davacı adına hesaplanan vekalet ücretinin neye göre hesaplandığı belirli olmadığı görülmediği, bunun yanında kısmen reddedilen tutar üzerinden davalı taraf adına verilecek vekalet ücretinin de yazılmadığı, bir önceki yargılama neticesinde kısmen reddedilen tutar üzerinden takdir edilen 29.450,00.-TL vekalet ücretinin hükümde yer almaması da yerel mahkeme tarafından verilen kararın çelişkisini gösterdiğini belirterek asıl dava yönünden kısmen kabul kaldırılarak davanın reddine, birleşen dava yönünden verilen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yüksek mahkemenin takdir etmesi halinde, eksik hususların giderilmesi adına verilen kararın kaldırılarak raporların tamamlanması adına dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BOZMA ÖNCESİ DAİRE KARARI : Dairemizin 09/10/2024 tarih 2024/20752 E. 2024/1272 K. Sayılı ilamı ile; "Dosya kapsamına göre, mahkemenin gerekçeli kararı, elektronik tebligat yöntemiyle davalı-birleşen dosya davacısı... Hizmetleri A.Ş vekili Av. ...'ın tebligat alanına (hesabına) 26/03/2024 tarihinde başarılı şekilde ulaştığı, "elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır" hükmü uyarınca belirlenen süre sonunda kararın 31/03/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, hükmün davalı tarafından HMK 345. maddesi gereğince en geç 15/04/2024 (Pazartesi) mesai bitimine kadar istinaf edilmesi gerekirken 16/04/2024 tarihinde (Salı) iki haftalık yasal süre dolduktan sonra istinaf edildiği, istinaf talebinin süresinde olmadığı" gerekçesiyle davalı- birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. YARGITAY KARARI : Verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/3584 E. 2025/2736 K. 02/07/2025 tarihli ilamı ile," Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin hangi tarihte verdiği tespit edilerek Dairemize bildirilmesinin istenilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı-birleşen dosya davacı vekili tarafından istinaf başvurusunun süresi içerisinde yapıldığı, istinaf başvuru dilekçesinin, davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından 08.04.2024 tarihinde UYAP üzerinden sehven İlk Derece Mahkemesinin 2023/838 Esas sayılı dosyasından tefrik edilen 2024/127 Esas sayılı dosyasına gönderildiği, istinaf başvurusunun 08.04.2024 tarihinde yapıldığı ve sehven 2024/127 Esas sayılı dosyaya gönderildiği için 2023/838 Esas sayılı dosyanın UYAP kayıtlarına 16.04.2024 olarak girdiği bildirilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekiline İlk Derece Mahkemesi kararının 31.03.2024 tarihinde tebliği edildiği, vekilin karara karşı yasal süresi içinde 08.04.2024 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esası hakkında inceleme yapılması" gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. YARGITAY KARARI ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ: Dava; Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak, birleşen davanın ise takibe dayanak yapılan faturadan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2025 tarihli bozma ilamına uyulmakla istinaf inceleme davalı-birleşen dosya davacı vekilinin, asıl ve birleşen dosyadaki istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir.HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Asıl dosya yönünden davacı vekili dava dilekçesinde: davacının, Teknik Servis ve Pasc Ris Sözleşmesinin 2'nci maddesindeki ( sözleşme ekinde yer alan ... Film markalı ... sistemini (hasta arşivleme sistemi) ile ... Yazılım ... ... sistemini (radyoloji bilgi sistemi) davalının işyerinde tüm donanım ve yazılımları ile kurup, işler hale getirerek sistemi ve yazılımı ve donanımı davalıya teslim etmek suretiyle ve Danışmanlık Sözleşmesinin 2'nci maddesinde düzenlenen radyoloji bölümünde kurulu bulunan tüm cihazların kullanımları, bölümün işletilmesi, personellerin işe alınması, istihdam süreçleri, istihdam süreçleri, iş planı düzenlenmesine ilişkin belirtilen yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna karşılık davalı tarafın sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Danışmanlık Sözleşmesi'nin 5.1'nci maddesi uyarınca kendilerine kâr payı üzerinden herhangi bir ödemenin yapılmadığını,Radyoloji Hizmet Sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak davacı tarafından görevlendirilen personel ile toplantılar yapılarak bu personelin bir kısmının işi bırakmasının bir kısmının da davalı hastane bünyesine geçmesinin sağlandığını, yeni kurulan hastanede radyoloji bölümü çalışma sistemi oturtulduktarı sonra bir kısım davacı personeli davalı bünyesine alındıktan sonra davalı adına kesilen faturaların ödenmediğini ve sözleşmelere konu hizmetlerin davacı tarafından sürdürülmesinin davalı tarafından fiilen engellendiğini, kısacası davalı tarafından davacı yanca, hastaneye servis sunulması imkansız hale getirildiğini, Büyükçekmece 1. Sulh Mahkemesi'nin 2014/84 D.iş tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile ile davalının, davacı tarafa ait ... sistemini kullandığı, ... sistemine ise davacı tarafın erişimin engellendiği tespit edildiğini,Davalı hastane tarafından Radyoloji Hizmet sözleşmesinin feshedildiğinin davacıya bildirildiğini, bu fesih bildiriminin geçerli ve haklı olmadığını, yeni kurulan davalı hastanenin, tüm hastane hizmetini, davacının Radyoloji bölümüne getirdiği düzen, hastaneye kurduğu sistemler, devreye soktuğu yazılımlar ve davacının hastane bünyesine aktarılan personel ile sürdürdüğünü, sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kaçınmak için haksız şekilde fesih bildiriminde bulunduğunu, ayrıca tespit dosyası ile yine davacıya ait ... marka yazıcının atıl halde hastanede bulunduğu ve davacının davalıya fatura etmiş olduğu CD-DVD robotunun da çalışır durumda hastanede bulunduğu tespit edildiğini, Büyükçekmece 2'nci Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/99 D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan tespitte, davacıya ait sistemlerin devre dışı bırakıldığı, 04/07/2014 tarihinden itibaren başka bir sistem kullanılmaya başlanıldığı ve davacı tarafından davalıya fatura edilen Cd/Dvd robotunun da hastanede bulunduğunun tespit edildiğini, sözleşmenin ifasını imkânsızlaştıran bir diğer hâl olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı olarak başka bir firma ile anlaşılarak davacıya ait sistemlerin devre dışı bırakıldığını, bu nedenle davalının sözleşmelere ilişkin sebepsiz ve haksız bildirimde bulunması ve sözleşmenin ifasını fiili olarak engelleyerek sözleşmenin ifasını imkansız hale getirdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; a-Davaya konu Teknik Servis Sözleşmesinin ifa edilememesi dolasıyla yoksun kalınan ücretin ve cezai şartın tespiti ile 02/06/2014 tarihinden itibaren mevcut ve değişen oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline b-... Sözleşmesi ile Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin ifa edilememesi dolasıyla yoksun kalınan ücretin ve cezai şartın tespiti ile 02/06/2014 tarihinden itibaren mevcut ve değişen oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline c-Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca, davalının, davacıya ödemesi gereken vergi öncesi net kâr üzerinden %20 ücretin ve buna bağlı cezai şart miktarı ile sözleşmenin ifa edilmemesi dolasıyla yoksun kalınan ücretin tespiti ile 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte şimdilik toplamda 500.000,00 TL'nin davalıdan alınmasına,d-Davacı tarafından ... sözleşmesi uyarınca davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımın hastanede olup olmadığının, zarar görüp görmediğinin tespiti, zarar görmemiş ise davacıya iadesine, zarar görmüş ise zararın giderilmesine, bu mümkün değil ise rayiç değerinin tespiti ile aynen iade ya da tespit edilecek değerinin davacıya ödenmesine, e-02/05/2014 tarihli faturada belirtilen medikal çevirilerin davacı tarafça yapıldığının fakat fatura bedelinin ödenmediğinin ve yine bu faturada belirtilen Cd robotunun hastane elinde bulunup kullanıldığının ve bedelinin davacıya ödenmediğinin tespitine,f-Büyükçekmece 1. Sulh Mahkemesi'nin 2014/84 D.iş tespit dosyasında tespit edilen ... marka yazıcı ile hala hastanede bulunan iki adet ... marka bilgisayarın kasasının davacıya ait olduğunun tespiti ile eksiksiz şekilde davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, şimdilik talep edilen 500.000,00 TL ücret ve cezai-şart miktarının her sözleşme yönünden alacak kalemlerinin ve miktarlarının açıklanması istenmiş olup davacı vekilinin 11/02/2015 tarihli dilekçesinde Alacak Kalemleri :Teknik Servis ... Sözleşmesi için 100.000-TL Ücret, 100.000-TL Cezai Şart Radyoloji Hizmet Sözleşmesi için 50.000-TL Ücret, 100.000-TL Cezai ŞartDanışmanlık Sözleşmesi için 100.000-TL Ücret, 50.000-TL Cezai Şart olmak üzere toplam 500.000-TL alacak talebinin bulunduğunu belirtmiştir.Davacı vekili sunmuş olduğu 10/06/2022 tarihli kısmi açılan cezai şart alacaklarında ıslah, belirsiz alacak olan %20 lik hak ediş alacağı yönünden talep artırım dilekçesi ile tüm sözleşmeler için fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile ;Teknik Servis ... Ve ... Sözleşmesinde ; cezai şart olarak 100.000-TL ve avans faizi talep ettiklerini, talebimizi ıslahla 68.130,93-TL artırarak toplamda 168.130,93-TL cezai şart ve avans faizi talep ettiklerini,Radyoloji Hizmet Sözleşmesinde ; sadece yoksun kalınan ücret olarak 50.000-TL ve avans faizi talep ettiklerini, talebinin (tazminatın türünü) haksız fesih tazminatı olarak değiştirerek (Radyoloji Hizmet Sözleşmesi md. 7.2 hastanenin sözleşmeyi haksız feshi halinde, ... şirketinin işletme ve personel toplam giderleri ile uğrayacağı iş kayıpları kesin teminat miktarından düşülecek teminat yetersiz kalırsa teminatı aşan miktar ... şirketine peşin olarak ödenecektir.) ıslahla 18.924,33-TL artırarak toplamda 68.924,33-TL haksız fesih tazminatı (bilirkişi raporunda belirtilen tutar) ve avans faizi, (Bu sözleşmede yani radyoloji hizmet sözleşmesi için, dava dilekçemizde de açıkça görüldüğü üzere hiç bir zaman cezai şart talebimiz olmadığını, ancak Sayın Mahkemece 29.01.2015 tarihli ön inceleme tutanağı 2 nolu ara kararında kesin süre verilerek sehven bu sözleşme için de cezai şart tutarı belirtmemiz istendiğinden, biz de sehven 100.000-TL cezai şart tutarı belirtmiştik, sonradan farkettiğimiz ve ıslahla giderilebilir bu hatayı da düzelttiklerini, bu hata için, Red değil, talep konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına dair karar ve 100.000-TL ye ait harcın tarafımıza iadesi ile bu kısım için karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini)Danışmanlık Sözleşmesinde ; cezai şart olarak 50.000,00 TL talep ettiklerini, talebimizi ıslahla 53.616,33-TL artırarak toplamda 103.616,33 -TL cezai şart ve avans faizi talep ettiklerini,Danışmanlık sözleşmesi uyarınca %20 lik net kar alacağın tespiti ve avans faizi ile tahsili talebimizde talep artırımı ile fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Sözleşme süresince, radyoloji geliri davacı şirket ile hiç paylaşılmadığı gibi %20 lik hakediş de hiç ödenmediğini, bu alacak kaleminin kesin olarak belirlenebilmesi için, hastane elindeki sistemlerden verilerin çekilmesi, tetkiklerin incelenmesi vs kısacası tahkikat yapılması gerektiğinden alacağın niteliği itibari ile belirsiz alacak olduğunu, iş bu kere talebimizi, bilirkişi raporunda medikal muhasebeci ... in SUT a göre tespit ettiği 2.087,430,00-TL nin %20 si 417.486,00-TL olarak artırıp somutlaştırdıklarını, ayrıca bu tutara, belirsiz alacakta talep artırımına gittiğimiz için doğru dava tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiğini belirtmiş olup, artırılan kısımlar olan 68.130,93-TL +18.924,33-TL +53.616,33-TL +417.486,00-TL =558.157,59-TL nin harcın yatırıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili sunmuş olduğu 10/06/2022 tarihli kısmi feragat dilekçesi ile; Teknik Servis ... Ve ... Sözleşmesinde 100.000-TL yoksun kalınan ücret ve Danışmanlık Sözleşmesinde 100.000-TL yoksun kalınan ücret taleplerinden sınırlı olmak üzere feragat ettiklerini bildirmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece ; davacı vekiline dava dilekçesinde talep ettiği server ... marka yazıcı ile 2 adet ... marka PC kasasının dava değerlerini bildirmek eksik harcı yatırmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmiş olup davacı vekili sunmuş olduğu 15/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde;- Dava dilekçesi sonuç ve istem d maddesi uyarınca 31.01.2014 tarihli ... Dış Tic A.Ş. faturasında da görüldüğü üzere, davaya konu sunucu sisteminin fiyatı o zaman 16.077,50-USD olup bu günkü değeri 16.077,50 USD (12.01.2024 tarihi itibari ile 1 USD = 30,1155 TL olduğu gözetilerek TL karşılığı 484.181,951 TL ) olduğu,-Dava dilekçesi sonuç ve istem e maddesi uyarınca; İngilizce ve Arapça medikal çeviriler ile CD robot bedelleri, birleşen menfi tespit davasına konu icra takibinde, iş bu yargılama sürerken zaten tahsil edildiği, dolayısıyla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, davacı, dava açılışı sırasında haklı olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini,Dava dilekçesi sonuç ve istem f maddesi uyarınca; Burada sadece aynen iade taleplerinin olduğunu, ürünlerin bedeline ilişkin talebimiz bulunmadığını dolayısıyla tamamlanacak herhangi bir harç sözkonusu olmadığını bildirmiş olmakla dava dilekçesinin d bendinde talep edilen davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılım bedeli olarak talep edilen 16.077,50-USD'nin 12.01.2024 tarihi itibari ile dolar kuru karşılığı olan 484.181,951 TL üzerinden nispi peşin harcı tamamlamış, e bendi talebi yönünden talebi konusuz kaldığından, f bendi talebi yönünden ise ... marka yazıcı ile hala hastanede bulunan iki adet ... marka bilgisayar kasanın aynen iadesini talep ettiğinden herhangi bir harç yatırmamıştır.Mahkemece, davacının talep sonucunun f maddesindeki yazıcı ve iki adet bilgisayar kasası bakımından aynen iadesine ilişkin talebin tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.Dava dilekçesinin içeriği ve talep sonucu, davacının vekilinin 10/06/2022 tarihli ıslah ve talep artırım talepli dilekçesi ile feragat dilekçesi dikkate alındığında dava konusu edilen alacak kalemlerinin ; Davaya konu üç adet sözleşmenin davalının edimleri nedeniyle sözleşmenin ifasını imkânsız hale geldiği ve sözleşmelerin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiası ile yoksun kalınan ücret ve cezai şart talebi olarak: 1-Teknik Servis ... Sözleşmesi için 100.000,00 TL yoksun kalınan ücret, 100.000,00 TL cezai şart talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağı 168.130,93 TL'ye çıkartılmış, 100.000,00 TL olarak talep edilen yoksun kalınan ücretten feragat edilmiştir.2-Radyoloji Hizmet Sözleşmesi için 50.000,00 TL yoksun kalınan ücret, 100.000,00 TL cezai şart talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile yoksun kalınan ücrete ilişkin talebin esasen Radyoloji Hizmet Sözleşmesi md. 7.2 maddesine dayandığını belirterek 68.924,43 TL'ye çıkartmıştır. Davacı vekili her ne kadar cezai şart taleplerinin olmadığını sehven talep edildiğini beyan etmiş ise de gerek dava dilekçesinin talep sonucunda gerekse sonradan sunulan taleplerin ayrıştırılmasına ilişkin dilekçede Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin ifasının imkansızlaşması ve feshi nedeniyle 100.000,00 TL cezai şart açıkça talep edilmiştir.3-Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi için 100.000,00 TL yoksun kalınan ücret, 50.000,00 TL cezai şart ile ilk etapta miktarı belirtilmeden dava dilekçesinde yoksun kalınan ücret ve cezai şartla birlikte 500.000,00 TL içinde talep edilen, ıslah dilekçesi ile sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca kar payı üzerinden 417.486,00 TL talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile cezai şart alacağı 103.616,33 TL'ye çıkartılmış, 100.000,00 TL olarak talep edilen yoksun kalınan ücretten feragat edilmiştir.4-Davacı tarafından ... sözleşmesi uyarınca davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımların değeri olarak 16.077,50 USD talep edilmiştir.5-02/05/2014 tarihli faturada belirtilen Cd robot bedelleri tahsil edildiğinden talep konusuz kalmakla birlikte söz konusu talep yönünden davacı tarafça herhangi bir harç yatırılmamıştır.6-... marka yazıcı ile hala hastanede bulunan iki adet ... marka bilgisayar kasanın aynen iadesi talep edilmiş, ancak bu talep yönünden harç yatırılmadığından tefrik edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Radyoloji Hizmet Sözleşmesi ve Danışmanlık Sözleşmesi'nin tarafların rızası ile diğer sözleşmenin ise haklı sebeple feshedildiğini, Davacının iddialarının aksine, davacının sözleşme edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, Teknik Servis ve ... Sözleşmesinde belirtilen şartlarda davacı tarafından cihaz alınmadığını, cihazların yeterli donanıma sahip olmadığını, davacı tarafında Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'ne uygun olarak kurulmuş bir ... sisteminin bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak kurulum yaptığını, davacı tarafından eğitim verilmesi gereken personele eğitim verilmediğini, davacının kötü niyetli olarak müvekkil aleyhine icra takibine giriştiği,Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nde davacının sorumlulukları 2. Maddede sayıldığını ancak davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, özellikle personel yetersizliğinden, eğitimsizliğinden, uzman olarak belirtilen davacı şirket yetkililerine ulaşılamamasından kaynaklı zararların oluştuğunu,Davacı tarafın Danışmanlık Sözleşmesi'nin gereklerinin yerine getirmediğini, İl Sağlık Müdürlüğü'nün, sağlık kurumlarında çalışacak olan personelin özellikle sağlık kurumlarında istihdam edilmesi gerektiği bildirimi üzerine tarafların karşılıklı anlaşması uyarınca davacı tarafından istihdam edilen personelin hastane bünyesinde çalışmaya başladığını, dolayısıyla bu sözleşmenin karşılıklı rıza ile feshedildiğini, hastane yönteminin sözleşmenin ortadan kalkması nedeniyle verilen eğitimlere karşılık 31/03/2014 tarihinde davacıya hizmet sözleşmesi ile ilgili olarak kararlaştırıldığı gibi eğitim bedeli olarak personel maaşının %15'i 31/03/2014 tarihinde ödeme yapmakla davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını,Yine danışmanlık sözleşmesinin yukarıda açıklanan nedenlerle karşılıklı mutabakat ile karın %20'si hesaplanmak sureti ile karşı tarafa ödenerek feshedildiğini, bu sözleşmeye ilişkin olarak da karşı tarafa hiç bir borç kalmadığını, Davacı tarafından kurulan sistemden baştan beri verim alınamadığını, bunun dosyaya sunulan doktor raporları ve mail yazışmalarından anlaşıldığını, davacı tarafından Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/84 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte, 13/06/2014 tarihi itibariyle davacıya ait sistemin kullanıldığı belirlenmiş ise de yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan sebeplerle sözleşmenin feshedildiği günden itibaren yeni sisteme geçme çalışmalarına başlandığını, haziran ayı sonu itibariyle Extreme .../Esenmed ... sistemine geçildiğini en son olarak 04/07/2014 tarihinde bir hekim tarafından eksi sistemin kullanıldığını, daha sonra hastaneye yeni sistemin kurulduğunu, bu hususun müvekkil şirket tarafından yaptırılan Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/99 D.İş dosyası ile tespit ettirildiğini, Davacının iddialarının asılsız olduğunu, taraflar arasında iki sözleşmenin karşılıklı mutabakat çerçevesinde feshedildiğini, diğer Teknik Sözleşmenin ise haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirkete çevirisi yapılmış hiçbir metin ulaşmadığı gibi CD robot talebinin olmadığını, müvekkil şirketin davacı şirketin edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle zarara uğradığını, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesine karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunan davalı vekili, ıslah edilen ve talep artırılan kısımlar için beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek zamnaşımı def-inde bulunmuştur.Dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01 Eylül 2013 tarihli 3 yıl süreli Teknik Servis ve ...-Riss Sözleşmesi ile Radyoloji Hizmet Sözleşmesi ve Danışmanlık sözleşmesi olmak üzere 3 adet sözleşme imzalanmış olup;Teknik Servis ve ...-Ris Sözleşmesi incelendiğinde; "...'nın Sorumlulukları" başlıklı 2. Maddede; -Ek-1'de detayları belirtilmiş olan bir ... sisteminin donanımlarıyla birlikte kurulması,-Kurulacak ... sistemlerinin uzman eğiticileri tarafından ve sağlık kurumunun ihtiyaç hissettiği bölümlerde sistemi kullanacak personele eğitimlerin verilmesini sağlamak,-Eğitim sonrası katılımcılara kullanıcı sertifikalarının düzenlenmesi,-Sağlık kurumunun sahibi bulunduğu ... Hastanesi'nin Radyoloji bölümünde kurulu bulunan ve detayları Ek.2'de belirtilmiş olan tibbi görüntüleme cihazlarının elektronik cihaz sigortaları, helyum ve parça hariç tüm teknik servis ile bakım hizmetlerinin yerine getirilmesi olduğu,"Sağlık Kurumu'nun Sorumlulukları" başlıklı sözleşmenin 3. Maddesinde;-... sistemlerinin kurulacağı bölüm adetleri ve gerekli alt yapılarıyla birlikte ...'ya en az 15 gün önceden teslim edilmesi, -Alt yapı ve personel eksikliklerinden dolayı kurulumun yapılamaması, cihazların veya sistemlerin çalıştırılamaması nedenleriyle ...'nın uğrayacağı her türlü ek giderler sağlık kurumu tarafından karşılanacağı,-... eğitimlerine katılacak personel, kurum tarafından önceden belirlenecek olup, ...'ya yazılı olarak en az 15 gün önceden bildirilmesi gerektiği, - Sağlık Kurumu, eğitim verilecek personel ve gerekli alt yapı ile ortamın sağlanmasında sorumlu olduğu-Kurumda bulunan tıbbi görüntüleme cihazları için gerekli olabilecek her türlü yedek parça, helyum gazı vs durumlarda, MIA ihtiyaç duyulan yedek parça veya helyum gazı gereksinimini sağlık kurumu radyoloji sorumlusuna ve medikal direktöre yazılı olarak zamanında bildirmekle yükümlü olup, bu hizmetlerin sağlık kurumuna en uygun bir şekilde temini için gerekli her türlü desteği vermeyi taahüt etmekte olduğu, -... kurumda bulunan tıbbi görüntüleme cihazlarının en optimum bir şekilde çalıştırılması için gerekli her türlü donanımsal, yazılımsal ve teknik işlemler için tam yetkiye sahip olduğu, MIA, 50.000 TL'yi aşan her bir işlem için sağlık kurumundan ayrı ayrı izin almakla yükümlü olduğu,"İşin Yapılma Yeri, İşe Başlama Tarihi ve Süresi" başlıklı 4. Maddede; ; İşin uygulama yeri ... Hastanesi Esenyurt, İstanbul, İşe başlama tarihi 01.09.2013 sözleşme süresi işe başlama tarihinden itibaren 3 yıl olduğu,"Ücretler ve Ödeme Şekli" sözleşmenin 5. Maddesinde; sağlık kurumu, ...'ya ilk yıl için aylık 18.500 TL ikinci yıl için aylık 20.000 TL üçüncü yıl için aylık 21.500 TL ödemeyi taahhüt ettiği,"Yenileme ve İptaller" başlıklı sözleşmenin 6. Maddesinde; Sözleşme geçerlilik süresi boyunca yukarıda belirtilen şartları taraflardan birinin bir veya birden fazla yükümlülüklerini kasıtlı olarak ve neden göstermeden yerine getirmediği tespit edilirse, karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmesi talebi yazılı olarak ileteceği, bu durumda oluşacak her türlü maddi zarar, sözleşmeye konu olan toplam tutarı geçmemek kaydıyla (ilk yıl için sözleşmeye konu tutar 220.000 TL, ikinci yıl için sözleşmeye konu tutar 240.000 TL, üçüncü yıl için sözleşmeye konu toplam tutar 258.000TL den fazla olamaz) karşı taraftan 3 iş günü içerisinde ödemesini talep edebileceği,Sağlık kurumunun haklı neden göstermeksizin bu sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, ilk yıl için sözleşme toplam tutarının %25'ini (sözleşme toplam tutarları her yıl için yukarıda 5.1'de belirtilen rakamlardır), ikinci yıl için %50'sini, üçüncü yıl için ise sözleşme toplam bedeli üzerinden ödenilen miktarlar düşürülerek kalan miktarı ...'ya peşin olarak ödemeyi kabul ettiği,Sözleşmenin iptali durumunda sağlık kurumu, ...'nın kurmuş olduğu ...- ... sistemlerini tüm lisans ve donanımlarıyla birlikte ...'ya iade etmeyi taahhüt ettiği,Radyoloji Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde;"...'nın Sorumlulukları" başlıklı 2. Maddede; - ..., sağlık kurumunun radyoloji bölümünde kurulu bulunan tüm cihazların kullanımları, aplikasyon eğitimleri, gerekli sayıda personel istihdamı, bölümün 7/24 esasına göre işletilmesi, bölümün yönetimi ve bölümdeki iş akışının düzenlenmesinden sorumlu olduğu, -Bölüm personellerinin işe alınması, istihdam süreçleri, gerekli personel için işe alınma kriterleri, iş şeması, çalışma planı ve mesai saatleri ile ek mesai durumları gibi tüm ihtiyaçları ... tarafından planlanacağı-..., Radyoloji Bölümü tüm idari işlemleri ve yönetimi için gerekli her türlü işlemleri yapmakla yükümlü olduğu... Radyoloji Bölümü işletmesini yürütürken, sağlık kurumunun genel işletme kurallarını gözönünde bulunduracağı ve kurumsal kimliğine zarar verecek her türlü davranıştan personelini uzak tutacağı,..., Radyoloji bölümünde kullanılan cihazlar ve opsiyonları konusunda sağlık kurumunun menfaatini gözeterek gerekli gördüğü değişiklikleri (Koil, Parça, opsiyonel yazılım veya donanımsal upgrade'ler dahil) sağlık kurumuna tavsiye edeceği,"Sağlık Kurumu'nun Sorumlulukları" başlıklı 3. Maddesinde ;- Sağlık kurumu, Radyoloji Bölümü ile ilgili tüm idari ve personel tasarruflarını ...'ya devrettiği,- Sağlık kurumu ... ile yapmış olduğu bu sözleşme içeriğini, ... personeli dahil olmak üzere üçüncü kişilerle paylaşmamayı taahhüt ettiği, -Sağlık Kurumu, ... tarafından kuruma sunulan aylık toplam brüt personel giderleri üzerine %15 eğitim bedeli konularak ödemeyi yapmayı kabul ettiği,"İşin Yapılma Yeri, İşe Başlama Tarihi ve Süresi" başlıklı 5. Maddede; ; İşin uygulama yeri ... Hastanesi Esenyurt, İstanbul, İşe başlama tarihi 01.09.2013 sözleşme süresi işe başlama tarihinden itibaren 3 yıl olduğu,"Ücretler ve Ödeme Şekli" sözleşmenin 6. Maddesinde;-Sağlık Kurumu, ... tarafından sunulan brüt personel giderlerine %15 eğitim gideri ve KDV ekleyerek ödeme yapacağı,-Sözleşme bedeline yıllık enflasyon ve memur maaş artış oranlarından yüksek olanı referans alınarak yılda bir kez artış yapılacağı,"Yenileme ve İptaller" başlıklı sözleşmenin 7. Maddesinde; Sözleşme geçerlilik süresi boyunca belirtilen şartları taraflardan birinin bir veya birden fazla yükümlülüklerini kasıtlı olarak veya neden göstermeden yerine getirmediği tespit edilirse, karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmesi talebi yazılı olarak ileteceği, bu durumda oluşacak her türlü maddi zarar karşı taraftan 3 İş günü içerisinde ödemesi talep edilebileceği, Sağlık kurumunun haklı neden göstermeksizin bu sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, ...'nın işletme ve personel toplam giderleri ile uğrayacağı iş kayıpları, kesin teminat miktarından düşürüleceği, kesin teminat miktarı yetersiz kaldığında, sağlık kurumu kalan miktarı ...'ya peşin olarak ödemeyi kabul ettiği, ve sözleşmenin 8. maddesinde kesin teminat miktarı 60.000 TL olarak belirlendiği, Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin Ek'inde; ..., tüm donanım ve yazılım lisansları kendisine ait olan bir hastane arşivleme (...) ve radyoloji bilgi sistemi (...) kuracağı, ... sistemlerin tüm donanımları ve yazılımları ...'ya ait olacağı, Danışmanlık Sözleşmesi incelendiğinde;"...'nın Sorumlulukları" başlıklı 2. Maddede; -Sağlık kurumunun sahibi bulunduğu ... Hastanesi'nin Radyoloji bölümü işletmesinin yönetimi ve organizasyonu, personel eğitimi, bölüm iş akışının düzenlenmesi, personel istihdamı, kurulu bulunan tüm tıbbi görüntüleme cihazlarının yüksek performans ile çalıştırılması için gerekli tüm teknik ve danışmanlık hizmetleri,-Sağlık kurumunun cihaz ve personelden maksimum faydayı sağlayabilmesi için gerekli her türlü iş planı değişikliklerini yapmak ve kurum içerisinde tam uyumluluğun sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmak, -Radyoloji bölümünün karlılığını arttırıcı faaliyetler ve çalışmalar yapmak,-Sağlık kurumuna alınacak her türlü görüntüleme cihazları için fizibilite, danışmanlık ve satın alma süreçlerini gerçekleştirmek, "Sağlık Kurumu'nun Sorumlulukları" başlıklı 3. Maddesinde ; ...'nın iş akışı ve görüntüleme cihazları konusundaki sistemsel iyileştirme taleplerine hızlı cevap sunmak,"İşin Yapılma Yeri, İşe Başlama Tarihi ve Süresi" başlıklı 4. Maddede; İşin uygulama yeri ... Hastanesi Esenyurt, İstanbul, İşe başlama tarihi 01.09.2013 sözleşme süresi işe başlama tarihinden itibaren 3 yıl olduğu,"Ücretler ve Ödeme Şekli" sözleşmenin 5. Maddesinde; belirtilen hizmetler için sağlık kurumu, ...'ya 10.000 TL'sı sabit olmak üzere Radyoloji Bölümü vergi öncesi NET kâr üzerinden %20 oranında aylık ödeme yapmayı taahhüt ettiği, yukarıda belirtilen ücretlere KDV dahil olmadığı, "Yenileme ve İptaller" başlıklı sözleşmenin 6. Maddesinde; Sözleşme geçerlilik süresi boyunca yukarıda belirtilen şartları taraflardan birinin bir veya birden fazla yükümlülüklerini kasıtlı olarak ve neden göstermeden yerine getirmediği tespit edilirse, karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmesi talebi yazılı olarak ileteceği, bu durumda oluşacak her türlü maddi zarar, sözleşmeye konu olan toplam tutarı geçmemek kaydıyla (sözleşmeye konu toplam tutar 120.000 TL'yi geçemez) karşı taraftan 3 iş günü içerisinde ödemesini talep edebileceği,Sağlık kurumunun haklı neden göstermeksizin bu sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, ilk yıl için sözleşme toplam tutarının %25'ini, ikinci yıl için %50'sini, üçüncü yıl için ise sözleşme toplam bedeli üzerinden ödenilen miktarlar düşürülerek kalan miktarı ...'ya pesin olarak ödemeyi kabul ettiği kararlaştırılmıştır. Sistem Sağlık Hizmetleri şirketi tarafından muhatap ... Tıp şirketine keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 21.05.2014 Tarihli ihtarnamesi; "Programın kuruluşundan bu yana çok sayıda ve çeşitli sorunlar meydana geldiği, bu sebeple müvekkil şirket iş kayıpları sebebiyle maddi ve hasta / hasta yakınları nezdinde de manevi olarak ağır zarara uğradığı, 18 Mayıs Pazar günü saat 12 itibariyle radyoloji sisteminde sorun meydana geldiği ve program tamamen durduğu, sisteme hiçbir surette giriş yapılamadığı, ilgili MIA şirketi sahibi ... ... aranarak durum bildirildiği" SİSTEM Sağlık tarafından muhatap ... Tic. A.Ş' ne keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 27.05.2014 tarihli İhtarnamesi; " Müvekkilin işlettiği hastanedeki Radyoloji bölümünün aralarında imzalanan sözleşme uyarınca ... Tıp şirketi tarafından işletildiği, mülkiyeti müvekkil şirkete ait 64 kesitli BT cihazı şirketinizin ürünü olup halen hastanede kullanılmakta olduğu, firmanın hastanede hizmet sunduğu süre içinde BT cihazı ile ilgili olarak muhatabın her türlü teknik desteğin, bakım ve servis hizmetinin verildiği ve üç yıl süre ile verileceği taahhüt edildiği, BT cihazı ile ilgili olarak yaşanan arıza-sorunlarda, teknik destek veren kişilerin profilinde adı geçen firmanın, muhatap ile "Teknik Destek-Bakım-Servis" konularında bir sözleşme yapıp yapmadığı hususunda tereddüd hasıl olduğu, bu cihazla ilgili muhatap tarafa ödeme yapılıp yapılmadığın, herhangi bir şekilde çalışanlar tarafından teknik destek-bakım-servis hizmeti verilip verilmediği ivedilikle bildirilmesi istendiği"SİSTEM Sağlık tarafından muhatap ... Film Dış Tic. A.Ş' ne keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 27.05.2014 tarihli İhtarnamesi ile ; "Müvekkilin işlettiği hastanedeki Radyoloji bölümünün aralarında imzalanan sözleşme uyarınca ... Tıp şirketi tarafından işletildiği, mülkiyeti müvekkil şirkete ait digital röntgen cihazı şirketinizin ürünü olup halen hastanede kullanılmakta olduğu, firmanın hastanede hizmet sunduğu süre içinde digital röntgen cihazı ile ilgili olarak muhatabın her türlü teknik desteğin, bakım ve servis hizmetinin verildiği ve üç yıl süre ile verileceği taahhüt edildiği, digital röntgen cihazı ile ilgili olarak yaşanan arıza-sorunlarda, teknik destek veren kişilerin profilinde adı geçen firmanın, muhatap ile "Teknik Destek-Bakım-Servis" konularında bir sözleşme yapıp yapmadığı hususunda tereddüd hasıl olduğu, bu cihazla ilgili muhatap tarafa ödeme yapılıp yapılmadığın, herhangi bir şekilde çalışanlar tarafından teknik destek-bakım-servis hizmeti verilip verilmediği, hastanede kurulu bulunan ... Sisteminin muhataba ait olup olmadığının, ait ise yazılımın kaç kullanıcılı olduğunun, kullanıcı lisanslarının ivedilikle bildirilmesi istendiği" Sistem Sağlık Hizmetleri şirketi tarafından muhatap ... Tıp şirketine keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 29.05.2014 Tarihli ihtarnamesi ile; "Hastane radyoloji bölümünde çok ciddi aksaklıklar yaşandığı ve neticede muhatap şirketçe çok kısa bir süre istihdam edilen personelin tamamı karşılıklı mutabakat ile 2014 yılı Ocak ayı itibariyle müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya başlamış olduğu, böylelikle hizmet sözleşmesi esasen 2014 yılı Ocak ayında karşılıklı rıza ile fiilen feshedilmiş olduğu, hizmet sözleşmesinin bedeli brüt personel giderinin %15'i olarak belirlenmiş olup, bu bedel şirketimiz bünyesine geçen personelin eğitim bedeli olarak karşılıklı rıza ile kabul edildiğinden 31 Mart 2014 tarihine kadar muhatap tarafa ödendiği ve bu tarihte ödeme tamamlanmış olduğu, sözleşmenin karşılıklı rıza ile münfesih hale geldiği, müvekkil şirket ile şirketiniz arasında 1 Eylül 2013 tarihinde akdedilmiş olan "Danışmanlık Sözleşmesi” “..." sözleşmeleri uyarınca; üstlenilmiş olan edimlerdeki en küçük aksaklık, edimi hiç yerine getirmeme, geç yerine getirme, hastane içinde ve neticede hasta nezdinde çok önemli sıkıntılara sebep olmuş olduğu, bu sorun defalarca iletilmesine rağmen çözülmediği, müvekkil çok sayıda hasta mezdinde itibar kaybına uğramış olduğu, Ultrasonografide randevu sistemi aktif hale getirilmemiş olduğu, Vakum biyopsi için talep edilen sistem uygulamaya sokulmamış olduğu, SGK ve doktorlar açısından gerekli olan bu veriler, hak ediş hesaplamalarında kullanılamayacak şekilde gönderilmiş olduğu, 18 Mayıs 2014 günü radyoloji bölümünde ortaya çıkan teknik sorun tarafınıza derhal bildirilerek çözüm talep edilmesine rağmen, konuyla ilgilenilmediği, 24 saat hizmet veren hastaneye Pazar ve 19 Mayıs tatili gerekçe gösterilerek herhangi bir şekilde çözüm üretilmediği ve radyoloji bölümü tamamen hizmet dışı kalmış olduğu, müvekkille yapılmış olan sözleşmeleri 31 Mart 2014 tarihi itibariyle feshettiklerini, maddi zararı tam olarak bilmelerine imkan olmamakla birlikte bir kısım zararı karşılamayı teminen 262,000 TL'yi derhal talep ettiklerini” Sistem Sağlık Hizmetleri şirketi tarafından muhatap ... Tıp şirketine keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 17.06.2014 Tarihli ihtarnamesi ile; " Müvekkil şirket ile muhatap şirket arasındaki sözleşmeler 29 Mayis 2014 tarihinde Büyükçekmece (4). Noterliğinden keşide etmiş oldukları ihtarname ile feshedilmiş bulunmakta olduğu, o tarihten bu yana müvekkil şirket yedinde bulunan server içindeki programlarda mevcut hasta kayıtları ilgili şifre bilgisinin alınamadığı, hastalara ilişkin her türlü görüntü, bilgi, kayıt, raporlar hasta mahremiyeti gereği birinci derecede gizli ve önemli olduğu, çok sayıda hastaya ilişkin yapılan yapılacak olan muayene-ameliyat-faturalandırma- periyodik kontrol muayenesi işlemleri için eski görüntü ve bilgilere acilen ihtiyaç duyulduğu ancak bu bilgilere erişilemediği, hastalara ilişkin tüm kayıtları alabilmeleri, açabilmeleri ve kullanabilmeleri, depolayabilmeleri teminen derhal ilgili şifrenin verilmesini talep ettikleri"... Tıp şirketi tarafından muhatap... şirketine keşide edilen 20.06.2014 Tarihli İhtarname ile; " sözleşme ilişkisi tek taraflı fesih bildirimi ile sona ermeyeceği, tarafların rızaen muvafakati sonucu ya da hükmen sona erdirilebileceği, taraflar arasındaki sözleşme bakımından her iki halde sözkonusu olmadığı 19 mayıs 2014 tarihinden itibaren sözleşmenin ifası muhatap tarafınca imkansız hale geldiği, elektronik iletiler, hastanede Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2014/84 D.İş sayılı dosya tarafından yaptırılmış tespit ve ihtarname içeriğinden anlaşılan; hastaneye kurulan sistem çalışmakta ve işlevini yürütmekte olduğu, dolayısıyla görüntülere de ulaşılabilmekte olduğu, aksine sistemin şifreleri muhatap tarafından değiştirilmek suretiyle müvekkilin sisteme ulaşımı engellenmeye devam edilmekte olduğu, 19 mayıs 2014 tarihinden itibaren şirket teknik elamanlarının servis hizmeti sunması, engellenmemesi gerektiği, sözleşme ifasını imkansız hale getirmelerinden kaynaklı tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını" ihtaren bildirmişlerdir.... Tıp şirketinin tespit talepli Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/84 D.İş sayılı dosyasında bilgisayar mühendisi tarafından dosyaya sunulan 25/06/2014 tarihli raporda ; " Sistem Sağlık Hizm. Tic. A.Ş.' nin ... Hastanesi'nde yapılan incelemelerde hastanenin sunucu sistem odasına girildiği, ... (Hasta Arşivleme Sistemi) sunucusu ve donanımın halen kullanıldığı, ... sistemi yazılımının tespit esnasında dahi kullanıldığı, ... Ris (Radyoloji Bilgi Sistemi) yazılımının bulunduğu sunucuya erişimin olmadığı, ... Ris yazılımının çalıştırıldığında “veri tabanı bağlantısında hata oluştu" hata mesajı verdiği, taraflar arasında sözleşme yapıldığı tarihten bu yana sistem üzerinde kaç görüntüleme işlemi yapıldığı oldukça zaman alacağı için tespit edilememiş ancak sunucu bilgisayar üzerindeki depolama alanının dolu olmasından çok fazla miktarda görüntü alındığı, tespit isteyene ait olduğu belirtilen ... marka renkli lazer yazıcının bir oda içerisindeki masa üzerinde kartuşları bitmiş olarak atıl vaziyette olduğu, CD/DVD robotunun hastanede bulunduğu ve çalışır durumda olduğu, sunucu bilgisayara uzaktan erişimin olmadığı” Sistem Sağlık Hizmetleri şirketinin tespit talepli Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/99 D.İş sayılı dosyasında bilgisayar mühendisi tarafından dosyaya sunulan 23/07/2014 tarihli raporda ;" Hastanenin sistem odasına girildiği, ... ... (Hasta Arşivleme Sistemi) nin üzerinde bulunduran sunucusunun çalışır vaziyette olduğu ancak ağ kablosunun takılı olmadığı, ... ... (Hasta Arşivleme Sistemi) yazılımının tespit esnasında sunucunun bilgisayar ağına bağlı olmadığı için kullanılmadığı, ... - ... (Hasta Arşivleme Sistemi) yazılımını üzerinde bulunduran sunucu şifrelerinin bilinmemesi nedeniyle sunucu üzerinde inceleme yapılamadığından son kullanılma tarihinin tespit edilemeyeceği, tespit esnasında Extreme ... (Hasta Arşivleme Sistemi) yazılımının kullanıldığı, tespit dilekçesinde 04.07.2014 tarihinden sonra Extreme ... yazılımının kullanılmaya başlandığı belirtilmiş olup adı geçen yazılım üzerinde yapılan incelemede bu tarihten daha eski tarihli kayıtların olduğu, Extreme ... yazılımı üzerinde bulunan 04.07.2014 tarihinden daha eski tarihli kayıtların fazla olmadığı bu kayıtların masaüstü bilgisayara daha önce bilimsel yayınlarda kullanılmak üzere doktorlar tarafından kopyalarıdığı ve daha sonra ihtiyaç duyulduğundan Extreme ... yazılımına aktarıldığı Dr. ...'in beyan ettiği, tespit esnasında Esenmed (Sağlık Bilgi Sistemi) yazılımının kullanıldığı, tespit esnasında karşı tarafa ait ... marka renkli lazer yazıcının kartuşları bitmiş olarak atıl vaziyette sistem odasında bulunduğu, tespit esnasında karşı tarafa ait Epson Marka CD/DVD Robotunun sistem odasında bulunduğu ve kullanılmadığı" hususlarının tespit edilmiş olduğu belirlenmiştir.... ... Danışmanlık San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 18.04.2016 tarihinde gönderilmiş olan müzekkere cevabında; "... Tıp Çözümleri şirketi ile firma arasında imzalanmış herhangi bir lisans sözleşmesi bulunmadığı" ... Dış Tic. A.Ş. tarafından 04.05.2016 tarihinde gönderilmiş olan müzekkere cevabında; “Davacı ile müvekkil şirket 22.10.2013 tarihinde bir protokol kapsamında çalışmaya başlama kararı alındığı ancak taraflarının elinde olmayan sebeplerle imzalanmış bulunan protokol hayata geçirilemediği, protokol kapsamında müvekkil şirket demo kurulumunu dahi yaptığı ancak ilgili firmadan herhangi bir resmi sipariş gelmediği için fatura kesilmediği, lisanslama yapılmadığı"... Ticaret A.Ş. tarafından 06.05.2016 tarihinde gönderilmiş olan müzekkere cevabında; “Şirket ile ... Tıp arasında bahsi geçen yıllar itibariyle imzalanmış herhangi bir lisans sözleşmesi bulunmayıp, 26.10.2013 tarihli bir 'Tıbbi Cihazlar Bakım ve Onarım Sözleşmesi' imzalanmış olduğu ” bildirilmiştir. Davacı ... ... beyanında; “Davacı şirkette 1 yıl kadar radyoloji bölüm sorumlusu olarak çalıştığını, davalı şirkete ait hastaneyi inşaat halinde iken teslim aldıklarını, hastanenin radyoloji bölümünün kurulumu işletilmesi, personel eğitimi, servis hizmetlerini çalıştığı firma üstlendiğini, iki firma arasında yazılı sözleşmeler imzalandığını, radyoloji cihazlarını hastane kendisi aldığını, bir emar, bir tomografi, bir mamagrofı ve bir röntgen cihazı, bir de kemik ölçüm cihazı bulunmakta olduğunu, bu cihazlardan röntgen cihazının yenilenmesini talep ettiklerini, yenilendiğini, teknisyenlerin davalı hastanede sigortalı olarak çalıştıklarını, maaşlarını davalıdan aldıklarını, ACR programını uygulamaya koyduklarını, ... sistemi görüntüleme arşiv sistemi olduğunu, RİS sistemi ise radyoloji iş istasyonu yapılan işlerin birbiri ile bağlantı programı olduğunu, bu sistemi ve programları kurduklarını, sistemlerin ve cihazların kullanımıyla ilgili gerekli eğitimi verdiklerini, 1 yıl kadar bu şekilde çalıştıklarını, sonra hastaneye Dr. ... ... isimli radyoloji doktoru geldiğini, ... Hanımın kendileriyle çalışmak istemediğini, 1 Nisan 2014 yılında izin sonrası işten ayrıldığını, söz konusu radyoloji servisinde süper vizör olarak görev yaptığı süre içerisinde davalı tarafın iddia ettiği şekilde görüntülemenin kalitesiz olduğuna ilişkin herhangi bir şikayet almadığını, sözleşme uyarınca yapılması gereken tüm hizmetleri yaptıklarını" Davacı ... ... Beyanında; “Davacı firmada davalı firmaya ait hastanede kurulacak olan radyoloji servisindeki makinelerde kullanılan ... sistemlerinin kurulumu ve bu sistemlerin işleyişi ile ilgili olarak çalıştığını, sözleşmeler kapsamında yapılan işleri denetlediğini, hastanede kullanılan görüntüleme makinelerine yazılımları ... ve ... firmaları kurmuş olduğunu, genel olarak hastanede bulunmayıp davacı firmada çalıştığını, herhangi bir sorun olduğunda uzaktan bağlantı yoluyla hastaneye ulaşarak sorunu giderdiğini, çalıştığı dönem içerisinde sözleşmede üstlenilen tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olduğunu, hastane bilgi sisteminden ... sistemine bilgi aktarımında sıkıntı olduğu bildirildiğinde ilk başta uzaktan bağlantı yoluyla olaya müdahale ettiklerini ve sorunu giderdiklerini daha sonra sorunun devam ettiğini ve giderilmediğini bildirilmesi üzerine tekrar uzaktan bağlantı yoluyla hastaneye bağlanmak istediklerinde bunu gerçekleştiremediklerini” Davacı ... ... beyanında; “Davacı şirket yetkilisini öğrenciliğinden tanıdığı için okul bittikten sonra davacı şirkette radyoloji teknikeri olarak çalışmaya başladığını, söz konusu görüntüleme cihazların davalı şirketin işlettiği ... Hastanesinde kurulumu ve işletilmesini yaptıklarını, son bir ay hastanenin kadrolu elemanı olarak çalıştığını, toplam 10 ay süreyle hastanede çalıştığını, bu dönem içerisinde tüm görüntüleme cihazların görüntü kalitesinde hiç bir problem olmadığını, sözleşmelerin davalı tarafça neden fesh edildi bilmediğini" Davacı ... ... ... beyanında; “Davacı şirkette servis mühendisi olarak çalışmakta olduğunu, davalı şirketin işlettiği ... Hastanesini görüntüleme cihazları ile ilgili kurulum işletme servis ve program hizmetlerini çalıştığı firma yapmış olduğu sözleşmeler kapsamında tam olarak sözleşmelere uygun şekilde yerine getirmiş olduğunu, ... sistemini ... firmasından RİS sistemini ise ... firmasını da çalıştığı şirket satın aldığını, sözleşme süresi boyunca bu programlar kullanılacak, sözleşme bittikten sonra ise programlar davacıya iade edilecek olduğunu, hastane tarafından sağlanan olanak çerçevasinde dış IP vasıtasıyla sisteme uzaktan müdahale de söz konusu olduğunu, radyoloji doktoru ... Hanım herhangi bir müdahaleye izin vermediklerini, bu konuda tutulacak herhangi bir tutanağı imza atmayacaklarını, ... ile yapılan sözleşmeyi fesh edeceklerini söylediğini” Davalı ... ... beyanında; “14 yıldır radyoloji uzman doktoru olarak çalıştığını, röntgen cihazında film kalitesinin bozuk olduğunu, MR cihazında bazı protokollerin eksik yüklendiğini, davacı şirketin teknisyenlerinin yaşlarının küçük olması sebebiyle yeterli eğitimi almadıklarından çözüm bulamadıklarını ... sisteminde sık sık kesintiler ve yavaşlamalar olduğunu, tarafların sözleşmeyi karşılıklı mutabakat sonucu fesih edip etmedikleri hususunda bilgisinin olmadığını” Davalı ... ... ... beyanında; “2013 yılında davalı şirket tarafından işletilen ... Hastanesinde radyoloji uzmanı ve bölüm sorumlusu olarak görev yaptığını, çalıştığı dönem içerisinde daha çok meme kanseri üzerine çalışmak üzere anlaşma yapmış olduğunu, işletimi davacı şirket tarafından yapılan görüntüleme cihazlarının kullanımı sırasında çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını, bu sorunlardan bazıları görüntülere çabuk ulaşılamaması, raporlama sırasında aksaklıklar, SGK ve bizim hastanedeki istem dökümlerinin örtüşememesi gibi aksaklıklarla karşılaştıklarını, bu aksaklıklarla karşılaştıktan sonra çözüm için muhatap Ercüment Tari ile konuştuklarını, hastanenin kullandığı HBYS yazılımı ile RİS sistemi arasında uyumsuzluk olduğunu” Davalı ... ... Beyanında; "Davalının işlettiği ... Hastanesinde kuruluşundan itibaren başhekim olarak çalıştığını, 10 ay kadar önce işten ayrıldığını, Radyoloji hekimleri, diğer hekimler ve medikal muhasebe çalışanları sıkıntılarını e mail ya da yazılı olarak aktarmış olduklarını, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...., davacı şirket yetkili . ... ve hastane başhekimi olarak şahsının da katıldığı toplantı düzenlendiğini, .... Bey sıkıntıların giderileceğini söylediğini, davacı tarafın teknik personelinin problemleri gidermede yetersiz kaldığını, Muhammet bey olmadığı zaman davacı teknik personelinin başında tek yetkili .... olduğunu, davalı şirket bir yıla yakın bu sıkıntıları yaşadığını, sorunlar giderilmediği için ve üç toplantıda alınan sözlü mutabakatlara rağmen karşı tarafın sorunlara çözüm bulamaması nedeniyle davalı şirket tek taraflı olarak sözleşmeleri fesh etmiş olduğunu, davacı taraf ... adlı bir yazılım programını Ankara dan getirdiğini, bu program yüklendiğini, sözleşmeler fesh edildikten sonra ... ... sistemi denilen yeni bir sistem alındığını, tüm problemler çözüldüğünü, sözleşmenin feshi aşamasına gelene kadar sisteme davacı şirketin uzaktan erişimi mümkün olduğunu, ancak sözleşmenin feshi aşamasına gelindiğinde delil karartma ve davalı şirketin işlettiği hastanedeki gizli olması gereken hasta kişisel bilgilerine ulaşılmasının tehlikesi nedeniyle davacı elamanlarının sisteme uzaktan erişimini önlediklerini ve sistemi devre dışı bırakarak yeni bir sisteme geçildiğini” Davalı ... ... beyanında; “2010 yılından itibaren Radyoloji Uzmanı Doktor olarak çalışmakta olduğunu, 2012-2014 yıllarında davalı şirketin işlettiği ... Hastanesinde radyoloji uzmanı doktor olarak görev yaptığını, Hastanedeki görüntüleme cihazlarını film çekimlerini kendilerinin yapmadığını, çekimleri davacı ...'nın teknisyenleri gerçekleştirdiğini, ...-Ris işletim sisteminde zaman zaman sorunlar çıkmış olduğunu, başka hastanelerde de çalıştığı sürede aynı şekilde arızalarla karşılaştığını, daha önce kullandıkları sistemde görüntüleri cd ye aktarabildiklerini, davacının kurulum ve işletimini yaptığı sistemde cd ye aktarma işini yapamadıklarını, hastanenin kullandığı yazılım herkesçe bilinen markalardan olmadığını, Fason üretim gibi bir yazılım olduğunu, hastaneye yeni bir sistem kurulduğunu, arızalar davacı ...'nın kurduğu programdan kaynaklanmış olduğunu” beyan etmişlerdir.İki mali müşavir, bir radyoloji uzmanı, bir ...-Riss alanında uzman, bir sözleşmeler hukuku alanında uzman hukukçu bilirkişiden oluşan beş kişilik bilirkişi heyetinden alınan 02/05/2017 tarihli heyet raporunda özetle; "Teknik İncelemeler ve Tespitler ;21.06.2016 tarihinde hastanede yapılan durum tespitinde; sistemlerin artık devre dışı olduğunu ve hastane personeli tarafından depolara kaldırıldığını gördükleri, hastane personeli ve davacı firmanın teknik personeli ... ve ... ürünlerinin çalıştırmaya çalıştığı, ... sistemi kısmen çalıştırıldığı, ... sistemini ise hiç çalıştıramadığı Ris sunucusu arızasından ötürü çatıştırılamadığı, Davacı ve davalı tarafın teknik ekipleri sistemi çalıştıramadıları ve veri tabanına erişemedikleri, departmanında eski sisteme ait raporlama iş istasyonu veya ... iş istasyonu artık bulunmadığı, ... sistemi hastanede devre dışı bırakıldığı için sisteme bağlı çalışan iş istasyonu bulunmadığı, arşivlenen toplam hasta sayısı buradaki veri tabanından çıkarıldığı, Web tabanlı bağlantı kullanılarak, klinisyen doktorların kullandıkları iş istasyonları üzerinden sisteme bağlanıldığı, imajlar açılarak görüldüğü, ... sisteminin ve/veya ... sisteminin devrede olduğu zaman diliminde geriye dönük olarak ne kadar süre arızalı kaldıkları ne kadar süre çalıştıkları tespit edilemediği, ... sistemi çalıştırılamadığı, bu nedenle a- ...-... entegrasyonu kontrol edilemediği, b- raporların zamanında çıkıp çıkmadığı tespit edilemediği, c-HIS - RİS entegrasyonu kontrol edilemediği, 18.11.2013 ile 07.07.2014 arasında sistemlerin nasıl çalıştığı, arızaların ne kadar sürede giderildiği, ... sistemi veya ... sisteminde tespit edilemediği, imajların arşivlenmiş oldukları görüldüğünden; ... tarafında arızaların giderilmiş olduğu sonucuna varıldığı,Genel itibariyle HIS-...-... entegrasyonu çalışır halde görülemese de, radyoloji departmanındaki sistemlerin çalıştırıldığı, hasta çekimleri yapılıp ... sistemine imajların gönderildiği tespit edildiği, Hastaneden temin edilen ... kayıtlarına göre, sistemin 18.11.2013 ile 07.07.2014 arası faal olarak kullanıldığı görüldüğü, ... veri tabanında toplam 27254 hasta kaydı bulunduğu, buna göre, ... sistemlerine kayıtlı toplam tetkiklerin anlamlı olanları kriterlere göre ayrıldığı, ayrıştırma işleminden sonra toplam hasta kaydı olan 27.254'ten geriye kalan toplam hasta çekimi sayısı 24.025 olduğu, Hukuki Değerlendirme : Kanaatimizce, davacının bu akdi ilişkiden kaynaklanan borçlarını ihlal ettiği varsayılsa bile, taraflar arasındaki bu akdi ilişkinin davacının borçlarını gereği gibi ifa etmemesi (kötü ifa etmesi) nedeniyle davalı tarafından haklı olarak feshedilebilmesi için, önce davalı tarafından davacıya, borçlarını gereği gibi ifa etmeye başlaması talebini içeren bir uyarı ihtarı çekilmesi ve uygun bir süre verilmesi gerektiği, Dava konusu olayda, herşeyden önce sözleşmelerin 2 tanesinin davacı ile davalının karşılıklı anlaşmasıyla feshedildiği hususu anlaşılmadığı, zira davalı bu iddiasını ispata yönelik yazılı bir delil (fesih anlaşması) sunmadığı, bu durum nedeniyle sözleşmelerin, davalının davacıya çektiği 29.05.2014 tarihli fesih ihtarı ile feshedildiği kanaatine varıldığı, ayrıca, davalının davacıya çektiği yazılı bir ihtarla, davacıya borçlarını gereği gibi ifa etmeye başlaması için uygun bir süre verdiği hususu da anlaşılmadığı, bu nedenle davalının, davacıya borçlarını gereği gibi ifa etmeye başlaması için uygun bir süre vermeden sözleşmeyi feshettiği kanaatine varıldığı, Davalı sözleşmeleri, davacıya uygun bir süre tanımadan feshettiğine göre, davacının borçlarını gereği gibi ifa etmemiş (kötü ifa etmiş) olması ve bu gereği gibi ifa etmemenin (kötü ifanın) davalının akdi ilişkiye devam etmesinin beklenemeyeceği nitelik ve boyutta (yani akdi ilişkiyi davalı açısından çekilmez hale getirecek nitelik ve boyutta) olması gerektiği, bu hususların gerçekleştiğini ispat yükü ise davalıya ait olduğu, fakat davalı, davacının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ihlal ettiğini tespite yönelik bir delil tespiti yaptırmadığı ve bu yönde bir deli tespiti raporu sunmadığı, davalı sadece, davacının kurduğu sistemin hala davalının işyerinde kullanıp kullanılmadığının tespiti talebiyle bir delil tespiti yaptırdığı ve davaclının bu talebi üzerine, 2014/99 D. İş E. Sayılı tespit dosyasına sunulmuş olan delil tespiti raporunda da sadece, davacının kurduğu sistemin davalının hastanesinde hala kullanılıp kullanılmadığına yönelik bilirkişi raporu hazırlandığı, Davacının delil tespiti talebi üzerine, 2014/84 D. İş E. Sayılı dosyasına sunulmuş olan bilirkişi raporunda da, davacının akdi ilişkiden kaynaklanan borçlarını gereği gibi ifa etmediğini ispata ilişkin bir tespitler yer almadığı, İşbu raporumuzun teknik kısmında da, davacının akdi ilişkiden kaynaklanan borçlarını gereği gibi ifa etmediği yönünde tespitler yer almadığı, Tanık beyanları incelendiğinde, davacı tanıklarının davacının borçlarını gereği gibi ifa ettiği yönünde ifadeler verdiği, davalı tanıklarının ise davacının borçlarını gereği gibi ifa etmediği yönünde ifadeler verdiği, bu nedenlerle de, tanık ifadelerinin de davalının iddialarını ispat için yeterli olmadığı kanaatine varıldığı, Bütün bu gerekçelerle, davacının akdi ilişkiden kaynaklanan borçlarını gereği gibi ifa etmediği hususunun, (üstelik de davacının, davalının davacıya borç ihlalini gidermesi için uygun bir süre tanımadan akdi ilişkiyi feshetmesini haklı gösterecek nitelik ve boyutta borçlarını ihlal ettiği hususunun) davalı tarafından ispat edilemediği ve bu nedenle de akdi ilişkinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kanaatine varıldığı, Davalı akdi ilişkiyi normal sona erme süresi dolmadan önce haksız olarak feshettiği için davacının davalıdan hangi hususları talebe hak kazandığına gelince: Davacı dava dilekçesinde, Teknik Servis ve ... sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilmesinden dolayı, yoksun kaldığı ücret ile cezai şartın tahsilini talep ettiği, işbu sözleşmenin yenileme ve iptaller başlıklı kısmında yer alan 6.2 nolu hükmünde davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde davacıya cezai şart ödemekle yükümlü olacağı hükme bağlanmış olduğundan, davacı davalıdan sadece, işbu maddede belirtilen şekilde (sözleşme toplam tutarı, sözleşmenin 5.1 nolu maddesindeki aylık ücretleri esas alınmak suretiyle) hesaplanacak cezai şartı talap etmeye hak kazandığı, bunun dışında ayrıca yoksun kaldığı ücreti talep etmeye hak kazanmadığı, Davacı dava dilekçesinde ayrıca, Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilmesinden dolayı, yoksun kaldığı ücretin tahsilini talep ettiği, işbu sözleşmenin yenileme ve iptaller başlıklı kısmında yer alan 7.2 nolu hükmüne göre davacı, personel toplam giderleri ile uğrayacağı iş kayıpları tutarını tahsilini talep edebileceği, eğer davacının elinde teminat varsa, bu tutarları öncelikle teminattan düşeceği, teminat yetmezse geri kalan kısmını nakit olarak tahsil edeceği, Davacı dava dilekçesinde ayrıca, Danışmanlık Sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilmesinden dolayı, net kar üzerinden % 20 ücretin, cezai şartın ve yoksun kaldığı karın tahsilini talep ettiği, işbu sözleşmenin yenileme ve iptaller başlıklı kısmında yer alan 6.2 nolu hükmünde davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde davacıya cezai şart ödemekle yükümlü olacağı hükme bağlanmış olduğundan, davacı davalıdan sadece, işbu maddede belirtilen şekilde (sözleşme toplam tutarı, sözleşmenin 6.1 nolu maddesinde 120.000,00 TL olarak belirtilmekle) hesaplanacak cezai şartı talap etmeye hak kazandığı, ... sözleşmesinin 6.3 nolu maddesine göre, sözleşmenin iptali durumunda davalı, davacının kurmuş olduğu ... sistemlerini tüm lisans ve donanımlarıyla birlikte davacıya iade edeceği, bu hüküm nedeniyle davacının yukarıda açıklanan taleplerinin yerinde olduğu, fakat bu taleplerinin hangisini davalıdan talebe hak kazandığının teknik bilirkişiler tarafından tespit edilmesi gerektiği, avacı ayrıca, davalı şirkete kesilen 02.05.2014 tarihli faturada belirtilen medikal çevirilerin bedelinin ve CD robotunun bedelinin ödenmesini talep ettiği, davacının işbu faturada belirtilen çevrileri yaptığı hususu dava dosyasından anlaşılmadığı, kaldı ki yapmışsa bile bu çevirilerin yapılmasının da sözleşmelerde kararlaştırılmış olan konusu hizmetlere dahil bir hizmet olduğu, bu nedenle de davacının faturada yazılı olan çeviri bedelini davalıdan talebe hak kazanmadığı, 2014/84 D İş dosyasındaki bilirkişi raporuna göre, CD robotu halen davalının elinde olup kullanıldığı, ancak bu robotun, davacı tarafından kurula sistemin bir parçası olduğu anlaşıldığından, ... sözleşmesinin 6.3 nolu maddesi uyarınca davacının bu robotun aynen iadesini talebe hak kazandığı, Davacı ayrıca, 2014/84 D İş dosyasında tespit edilen ... Marka Yazıcı ile 2 adet ... Marka Bilgisayar Kasasının davacıya teslimini talep ettiği, söz konunu raporda, sadece ... marka yazıcının davalının hastanesinde atıl vaziyette durduğu tespit edilmiş olduğundan, kanaatimizce davacı bunun iadesini talebe hak kazandığı, kasaların davalıda bulunduğu ise tespit edilmemiş olduğundan bunların iadesini talebe hak kazanmadığı kanaatine varıldığı, Davacının Talep Edebileceği Alacak Kalemlerinin Hesaplanması Davacının Teknik Servis ve ... sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünden yapılan hesaplamalar: Yukarıda davacının davalıdan sadece sözleşmenin 6.2. no.lu maddesine göre cezai şart talep edebileceği değerlendirildiği, sözleşmenin 6.2. maddesinde sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin 3. Yıl sözleşme toplam bedelinden düşüleceği belirtildiğinden ilk olarak sözleşme kapsamında yapılmış olan ödemelerin tespit edilmesi gerektiği, davalı defterlerinde gözüküp davacı defterlerinde gözükmeyen yukarıdaki ödemelere ilişkin olarak dosyaya ya da incelemeye herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığından bu ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden herhangi bir değerlendirme yapmak mümkün bulunmadığı, ödeme belgeleri bulunmayan yukarıdaki ödemeler bu aşamada ispata muhtaç bulunduğundan dikkate alınmayarak ... sözleşmesi kapsamında kesilen faturalar ile davacı defterlerinde kayıtlı olan ödemeler doğrultusunda davalı tarafından davacıya yapılan ödeme toplamı aşağıdaki şekilde 285.924 ,48 TL olarak belirlendiği, bu tespitler ışığında sözleşmenin 6.2. maddesinde belirtilen hesaplama şekline göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı :1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 55.500,00 TL + 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 120.000,00 TL + 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 258.000,00 TL, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler (-) 285.924.448 TL olmak üzere toplam cezai şart tutarı 147.575,52 TL Davacının Radyoloji Hizmet Sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünden yapılan hesaplamalar; Davacının davalıdan sözleşmenin 7.2. maddesine göre personel giderleri ve uğrayacağı iş kayıplarını talep edebileceği değerlendirildiği, sözleşmenin 6. maddesinde brüt personel giderlerinin her ay düzenli olarak davacı tarafından davalıya bildirileceğinin, davalının bu brüt personel giderine %15 eğitim gideri ve KDV ekleyerek ödeme yapacağının belirtildiği görüldüğü, gerek dosyaya gerekse de inceleme esnasında bilirkişi incelemesine personel ve işletme giderlerine ilişkin herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmediğinden davacının personel ve işletme giderlerinin tespiti mümkün olmadığı, Davacının Danışmanlık Sözleşmasine dayalı alacak talepleri yönünden yapılan hesaplamalar; Yukarıda davacının davalıdan sadece sözleşmenin 6.2. no.lu maddesine göre cezai şart talep edebileceği değerlendirildiği, sözleşmenin 6.2. maddesinde sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin 3. Yıl sözleşme toplam bedelinden düşüleceği belirtildiğinden ilk olarak sözleşme kapsamında yapılmış olan ödemelerin tespit edilmesi gerektiği, yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar ışığında Danışmanlık sözleşmesi kapsamında kesilen faturalar ile davacı defterlerinde kayıtlı olan ödemeler doğrultusunda davalı tarafından davacıya yapılan ödeme toplamı aşağıdaki şekilde 70.983,67 TL olarak belirlendiği, bu tespitler ışığında sözleşmenin 6.2. maddesinde belirtilen hesaplama şekline göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı :1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 30.000,00 TL + 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 60.000,00 TL + 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 120.000,00 TL, sözleşme kapsamında yapılan ödemeler (-) 70.983,67 TL olmak üzere toplam cezai şart tutarı 139.016,33 TL olduğu" Tarafların itirazı doğrultusunda birinci heyetten alınan 05/06/2028 tarihli 1. Ek raporda özetle; "Davacı tarafça davalı aleyhine Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip yapılmış olduğu, takibin 28.01.2014-29.05.2014 tarihleri arasında tanzim edilen 115.608,06 TL'lik faturalara dayalı olduğu, Faturalardan; 03.04.2014 tarih 013997 no.lu 21.830,00 TL'lik, 03.04.2014 tarih 013998 no.lu 16.209,66 TL'ilk, 05.05.2014 tarih 014004 no.lu 21.830,00 TL'lik, 26.05.2014 tarih 014008 no.lu 15.882,50 TL'lik olanları kök raporda hesaplanan cezai şartlar ile ilgili olduğu, bu itibarla dört adet fatura karşılığı 75.752,16 TL'sinin yapılan cezal şart hesaplamasından düşülmesi gerektiği, Davalının rapora beyan dilekçesi ekinde sunduğu dekontların sadece 26.11.2013 tarih 33.630,00 TL'lik ödemesinin davacı hesabına| gönderildiği, diğer ödemelerin ise davacı ile direkt bağlantısının kurulamadığı, bu itibarla 33.630,00 TL'lik ödemeyi davalı aleyhine yapılan cezal şart hesaplamalarından mahsubunun gerekeceği,Davalı tarafça iş bu dava konusu sözleşme öncesinde yapılan toplam 90.467,57 TL ödemelerin davacı lehine yapılan cezai şart hesaplamalarından mahsubunun yapılamayacağı,Davacı tarafça davalı tarafa 29.05.2014 tarihinde ihtarname keşide edildiği, keşide edilen ihtarnamede davacının bir kısım zararların temini amacıyla| 262.000,00 TL' sinin davalı taraftan talep edildiği, ancak ihtarnamede cezai şart ile ilgili açık talebin söz konusu almadığı, bu itibarla 29.05.2034 tarihli ihtarnamenin, tebliğinin davalının temerrüdü olarak kabul edilemeyeceği, söz konusu ihtarnamenin Sayın Mahkeme tarafından cezai şart ile ilgili tebliğ sayılması durumunda davalının ihtarnamenin tebliğ edildiği 02.06.2014 tarih itibari ile mütemerrit olabileceği,Sonuç olarak; kök raporda davacının Teknik Seryis ve ... sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünden yapılan hesaplamada cezai şart tutarı 147.575,52 TL olarak hesaplanmış ise de yukarıda tespit edilen ve davacı tarafça kabulü yapılan 4 adet fatura karşılığı 75.752,16 TL'nin hesaplanan cezai şarttan düşülmesi gerektiği, davalı tarafça davacıya ödendiği dekontla ispat edilen 33.630,00 TL' nin hesaplanan cezai şarttan düşülmesi gerektiği ve taraflar arasındaki sözleşme tarihi (01.09.2013) öncesinde ödendiği belirlenen 6 adet ödeme karsılığı 90.467,57 TL' nin hesaplanan cezai şarta ilavesinin gerektiği, buna göre davacının sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca talep edilebilir cezai şart tutarı 128.660,93 TL olarak hesaplandığı, Davacının Radyoloji Hizmet Sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünde yapılan hesaplamalarla ilgili personeller ile ilgili SGK bildirimlerinin yapıldığı ancak söz konusu SGK dökümlerine göre davalı tarafa bu konu ile ilgili hizmet verilip verilmediğinin anlaşılamadığı, bu itibarla davacının iş bu talebi ile ilgili hesaplama yapma imkanının bulunmadığı,Davacının Danışmanlık Sözleşmesine dayalı alacak talepleri yönünden yapılan hesaplamalarda; davacı yan danışmanlık sözleşmesinin haksız feshine dayalı olarak net karı % 20'si tutarında ücret, cezai şart ve yoksun kaldığı ücret talebinde bulunulduğu, ancak dosya kapsamında buna ilişkin vesiak olmadığı gibi davalı tarafça verile dökümlerde de Radyoloji bölümünün gelirlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, ancak mahkeme tarafından istenen kurumlar vergisi beyannamesi ve ekindeki gelir tablolarına göre davalı şirketin 2013 yılında net karının bulunmadığı 2014 yılında ise vergi öncesi net karının 892.780,12 TL' si olduğu belirlendiği, Bu itibarla söz konusu maddeye göre hesaplanan %20 vergi öncesi net karın 178.556,02 TL olacağı, ne var ki bu sözleşmenin yenileme ve iptaller başlıklı kısmında yer alan 6.2 maddede, davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi durumunda, davacıya cezai şart ödemekle yükümlü olacağı kaçarlaştırılmış olduğundan, kanaatimizce davacı davalıdan sadece bu cezai şartın tahsilini talebe hak kazandığı, söz konusu cezai şart tutarı da kök raporda belirtildiği gibi 139.016,33 TL olduğu "19/03/2019 tarihli 2. Ek Raporda özetle;"Yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, önceki raporlarda yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir hataya rastlanmadığı, dava dosyasına sunulan tanık beyanları da kurulumuzca incelenip değerlendirildiği" şeklinde tespit ve görüşü yer verilmiştir.Ekonomi ve finans uzmanı, mali müşavir, radyoloji uzmanı ve fizik uzmanından oluşan ikinci bir heyetten alınan 03/12/2019 tarihli kök raporda özetle; "Davacının ... bir bütün olarak yerine getirip getirmediği sözleşmenin içeriği net olmadığı için belirlenemeyeceği, ancak davacının sözleşme ile yapması beklenen hizmetlerde olabilecek eksikliklerin sözleşmenin haklı feshini oluşturmadığı, geçen süreçte radyoloji hizmetlerinin yürütüldüğü anlaşıldığı, bu nedenle davalının sözleşmeyi hakli fesih etmesini beklemek ve haklı bulmak mümkün olmadığı, Hastaneye davacı tarafından kurulan sistemin zarar görüp görmediğinin yeniden tespitine gerek duyulmadığı, aradan gecen 4 yıl zarfında mevcut cihazlar ya da donanımların güncelliğini büyük oranda kaybetmesi bekleneceği( ... yazılımları hemen her firmada yıllara bağlı olarak güncellenir, bilgisayarlar hızlanır vs.).Davalı dilekçesinde belirtilen hususlardan; davalının yetkinliğinin olmadığı ve bu nedenle haklı fesihe gittiklerini iddia ettiği, sistem tam olarak verimli kullanılamamış olabileceği, ancak 24000 tetkikin yapıldığı ve ...' in istenen yeterlikte olmasa bile hizmet akışını tıkamadığı anlaşıldığı, yazılım ve lisansların davacıda olması gerektiği sözleşmede açık olmadığı, kaldı ki Siemens, Philips vs marka cihazlar için teknik servis yetki belgeleri olması gerektiği, eğer yoksa ilgili firma ile yıllık bakımı anlaşması imzalaması gerektiği öne sürüldüğü, bu konu da sözleşmede açık olmadığı, eğer sözleşmede teknik servis için üretici firmalarla yıllık bakım anlaşması şartı olsa davalı buradan kaynaklanan bedeli davacının hak edişinden düşebileceği, ancak bu konuda dosyada kanıt tespit edilemediği, davalı taraf sadece üçüncü durumdaki ilgili firmalara MIA' nın kendileri ile yaptığı yetki belgesi ya da teknik bakım anlaşması olmadığı konusunu tespit ettirdiği, oysa ilgili firmalar ya da başkaları yedek parça temin ettiği ya da parçayı cihazlara taktığı, ayrıca eğer bu cihazlardan yeni olan varsa en az 1 yıl bakım yükümlülüğü üretici firmaya ait olduğu, Davalı, ... ... ile sözleşme öncesi hiçbir iş ilikisi olmadığını iddia ederek sözleşme öncesi ödenen faturaların hak ediş tespitinden düşülmesi gerektiğini belirttiği, iş iliksisi olmadan ödenen faturalar bu davanın dışında olup dolayısıyla hak edişten düşülmesi gerekmediği düşünüldüğü,Davalı hastanenin ilgili donemde zarar ettiğini vurguladığı, sözleşmenin dayanağı olan Radyoloji bölümünün brüt karı ya da radyoloji hizmetlerinden elde edilen gelir ve giderler dosyada buulunamadığı gibi iki taraf da bu konuda somut veri sunamadığı, hastane karları ve cironun yaklaşık % 8-12 sinin radyoloji hizmetlerinden gelmesi sektör ortalamaları açısından normal değerlendirildiği, davalı hastanedeki hasta çekim sayısı ve sağlık sektöründeki genel uygulamalar dikkate alındığında davalının toplam karının %l0'unun radyoloji bölümü faaliyetlerinden elde edilen karlardan meydana geldiğinin kabul edilmesinin uygun olacağı değerlendirildiği, ... Sunucu ücretine ilişkin 16.077,50 USD fiyatını gösteren fatura örneği ile 28,02.2014 tarihli ıslak imzalı banka dekontunu da dava dosyasına eklendiği, davacı vekili, hastane ile imzalanan 3 yıllık sözleşme uyarınca bu sistemin alındığı, ilk 6 ayda sözleşmelerin haksız feshedildiğinden sistemin hastane elinde kaldığı, kendini en az 3 yılda amorti edebilecek şekilde yeni alınan sistemin garanti süresinin dolduğu, 4 yıldır hala davalı elinde bulunan sistemin başka müşteri için kullanılmadığı gibi teknik bilirkişilerin de bileceği üzere piyasada ikinci el değerinin kalmadığı, hal böyle olunca sistemin iadesinin davacının zararını gidermeyeceği, dolayısıyla bu kalem zararın işletme gideri ve iş kaybına dahil olduğu gözetilerek davacı tarafın alacak tutarına eklenmesi gerektiği şeklinde beyanda bulunduğu, ancak bu durum sözleşmedeki cezai şartın gerekçeleri arasında olarak değerlendirildiği, davalı sunucuyu davacıya iade etmesi gerektiği, davacının bu konuda ek bedel tahsil etmesi hakkının ise doğmadığı sonucuna ulaşıldığı, Davacının Teknik Servis Ve ... Sözleşmesi Kapsamındaki Alacak Talepleri Yönünden Yapılar Hesaplamalarda ; Dava dosyasında bulunan belgeler ile davacı ve davalının ticari defterlerinde yapılan incelemelerde, taraflar arasında imzalanan 3 sözleşmenin her iki tarafın kayıtlarında da tek bir hesap altında takip edildiği, yapılan ödemelerin her bir sözleşme için ayrı ayrı belirtilmediği görüldüğü, davalı ve davacının 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve yapılan tahsilatlar ile davalı tarafından yapılan ödemeler tabloda gösterildiği, ablodan da görüldüğü üzere davacının ticari defterlerine göre davacının düzenlemiş olduğu faturalar karşılığında 406,468,15 TL tahsilat yapıldığı, ancak davalının ticari defterlerine göre ise 470,265,79 TL ödeme yapıldığı tespit edildiği, iki tutar arasında 63.797,64 TL'lik fark bulunduğu belirlendiği, belirtilen farklılığın nedenleri raporda ayrıntılı şekilde gösterildiği, sözleşme kapsamında davacıya yapılan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, Öte yandan, davacının ticari defterlerine göre 01.07.2013 tarihinde 49.560,00 TL tutarında ve 31.12.2013 tarihinde 4.070,00 TL olmak üzere toplam 53.630,00 TL kasa hesabı kullanılmak suretiyle tahsilat yapılmış gibi görülmesine rağmen, davalının kayıtlarında nakit olarak davalı yana yapılan bir ödemenin olmadığı tespit edildiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından 30.05.2013 tarihinde Muhamemd Elmaoğluna yapılan 20.000,00 TL tutarında havale ile 26.11.2013 tarihinde ... Tıp ödemesi açıklamasıyla banka kanalıyla yapılan 33.630,00 TL tutarındaki ödemenin toplamı olan 53.630,00 TL'lik banka üzerinden yapılan ödemelerin davacının kayıtlarında kasa hesabına alınmış gibi gösterilmesinden kaynaklandığı tespit edildiği,İşbu raporun önceki bölümlerinde de ifade edildiği üzere davacı yan davalı aleyhine 12. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlatarak alacaklarının belli bir kısmını icra yoluyla tahsil ettiği, davacının icra yoluyla 11.06.2014 tarihinde 115,608,06 TL'si fatura bedeli, 2.018,39 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.626,45 TL tahsil ettiği görüldüğü, davacının icra yoluyla tahsil ettiği tutarların hangi faturalar karşılığında tahsil edildiğini gösteren tablo aşağıda yer aldığı, icra yoluyla ödenen 4 adet faturadan oluşan toplam 75.752,16 TL'lik ödemenin taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme kapsamında olduğu, diğer ödemelerin ise sözleşme kapsamında olmadıkları belirlendiği,Dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde, davacı şirketin tek sahibi ve yetkilisinin ... ... olduğu görüldüğü, dava konusu olay ... ...'nun sahibi ve yetkilisi olduğu davacı şirket ile davalı arasındaki ticari işlemlerden kaynaklandığı, dolayısıyla, bir sermaye şirketi olarak kurulan ve ayrı bir tüzel kişiliği olan davalının tek sahibi konumundaki ... ...'nun şahsına gönderilen havalelerin, tüzel kişilik adına gönderildiğinin kabulü mümkün olamadığından sözleşme kapsamında davacıya yapılan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, Bu kapsamda; ... sözleşmesi uyarınca kesilen faturalar ve bu sözleşme kapsamda davalı tarafıdan yapılan ödemeler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi toplam 265.369,07 TL olarak hesaplandığı, bu veriler ve tespitler kapsamında sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı aşağıdaki şekilde 168.130,93 TL olarak hesaplandığı, Davacının Radyoloji Hizmet Şözleşmesi Kapsamındaki Alacak Talepleri Yönünden Yapılar Hesaplamalarda: Davacı, Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin haksız feshine dayalı olarak yoksun kaldığı ücret talebinde bulunduğu, hukuki değerlendirme kısmında da ifade edildiği üzere Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle, davacının, personel toplam giderleri ile uğrayacağı iş kayıpları tutarının tahsilini talebe hak kazandığı, eğer davacının elinde teminat varsa, bu tutarları öncelikle teminattan düşeceği, teminat yetmez ise geri kalan kısmını nakit olarak tahsil edeceği, bunun dışında bir tazminat talebine hak kazanmadığı sonucuna varıldığı, konu ile ilgili olarak davacı yan, sözleşmede 60.000 TL teminatın davalı hastanece davacı şirketin hesabına sözleşmenin yapıldığı tarihte yatırılacağına yer verilmişse de hastanenin sonradan yaptığı değişiklik ile davacının davalıya teminat olarak 60.000 TL'lik senet verdiğini, davacı hesabına teminat olarak herhangi bir ödemenin hiçbir zaman yapılmamış olduğunu beyan ettiği, Dava dosyasında davacı yanın SGK hizmet dökümlerine yer verildiği, davacı vekili tarafından tüm personel arasından yalnızca davalı hastaneye hizmet veren daha sonra hastane bünyesine geçenlerin değil sadece davacı şirket bünyesinde çalışan personelin giderlerinin ayrıştırılarak kolay hesaplanabilir hale getirildiği beyan edildiği, davacı taraf, davalı hastanenin işlemleri için kendi bünyesinde istihdam ettiğini ifade ettiği 3 personel için toplam 93,896,74 TL'yi işletme gideri olarak hesapladığı ve bu tutarın da davacının alacak kalemine eklenmesini talep ettiği, dava dosyasında belirtilen 3 personele ilişkin SGK dökümlerinin mevcut olduğu ve bu personele yapılan ödemeleri gösterir banka dekontlarının da dosya içerisinde bulunduğu görüldüğü,Konu ile ilgili olarak davatı taraf Sağlık Bakanlığının ilgili yazısını dosyaya eklediği görüldüğü, Sağlık Bakanlığı ilgili tarihte taşeronlaşmayı engellemek ve mesleki yeterliği olanlar tarafından hizmet sunulması amaçlı olarak teknik personelin bizzat hastaneler tarafından istihdam edilmesi kuralını getirdiği, bu nedenle ilgili sözleşme radyoloji teknikerlerini kapsamayıp davacının radyoloji teknikeri dışında istihdam ettiği 3 kişiyi kapsadığı, bu kişiler eğer tüm zamanlarını hastanede ...- ... hizmeti gibi teknik hizmetlerin sürdürülmesi amacıyla tam zamanlı olarak çalışmışlarsa sözleşmenin geçerli olduğu süre içerisinde davacı tarafından ödenen maaşların "15 fazlasıyla birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesi hakkı doğacağı, davalı hastane büyüklüğünde ve 9 ayda 24.000 tetkik yapılan hastane için 3 elemanın gerekli olup olmadığı net olmadığı, diğer taraftan eğer ödeme davalı hastane tarafından yapılmayacak olsaydı aynı hizmeti yarı zamanlı kişi çalıştırarak daha düşük maliyetle sürdürüp sürdüremeyeceği konusu da belirsiz olduğu, nitekim davacı ... Murat Civelek, uzaktan çalıştığını, sorunu uzaktan çözemediği bazı zamanlarda hastaneye geldiğini ifade ettiği, eğer davacının benzer başka işi varsa Murat Civelek zamanının bir kısmını o işe harcıyor olabileceği, davacı taraf Kasım 2013 tarihinden itibaren elemanlara ödediği maaşı ve sgk primlerini mahkemeye sunduğu, bu talebin sözleşmenin bitiş tarihi olan 1 Haziran 2014'e kadar olan kısmını davalının ödemesi gerektiği görüldüğü, Bu kapsamda davacı bünyesinde davalı hastane işlemleri için istihdam edilen 3 personelin Kasım 2013 ve Mayıs 2014 dönemi brüt ücret ve SGK maliyetleri ile bunların üzerine %15'inin eklenmesi ile ulaşılan davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken toplam tutar 68.924,33 TL olarak hesaplandığı,Davacının Danışmanlık Sözleşmesi Kapsamındaki Alacak Talepleri Yönünden Yapılar Hesaplamalarda :Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken vergi öncesi net kâr üzerinden 20'lik ücretin hesaplanması : Davalının mali tablolarına göre davalı şirket 2013 yılında zarar, 2014 yılında ise vergi öncesi 892.780,12 TL dönem net karı elde ettiği, ancak, 2014 yılındaki kar tutarı, davalı şirketin 2014 yılındaki tüm faaliyetleri sonucunda elde etmiş olduğu toplam karı göstermediği, davalı şirketin mizan kayıtları incelendiğinde radyoloji bölümünden elde edilen gelirlerin ve radyoloji bölümüne ilişkin giderlerin hastanenin diğer gelir ve giderlerinin ayrı olarak izlenmediği, şirketin tüm gelir ve giderlerinin bir bütün halinde izlendiği anlaşıldığı, dolayısıyla davalı şirketin mizan kayıtlarına göre 2014 yılı karınının ne kadarlık kisminin radyoloji bölümünün karından oluştuğu belirlenemediği, diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmenin fiili olarak Mayıs ayı sonu itibarıyla sonlandırıldığı değerlendirildiğinde bu kapsamda, 2013 yılında davalının zarar etmesi nedeniyle davacı adına hesaplanacak bir tutar olmayacağı, ancak 2014 yılında davalının kar etmiş olması nedeniyle davalının 2014 yılının ilk 5 aylık dönemindeki toplam karının hesaplanarak bu tutar üzerinden davacının talep edebileceği tutarın hesaplanmasının uygun olacağı değerlendirildiği, bu kapsamda davalı yandan, davalının ilgil vergi dairesine vermiş olduğu ve 2014 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin faaliyetleri sonucunda elde ettiği dönem karına ilişkin 2. Dönem Geçici Kurumlar Vergisi Beyannamesi temin edildiği ve davalının 2014 yılının Haziran sonu itibarıyla 353.477,95 TL vergi öncesi kar elde ettiği görüldüğü ve davalı ile davacı arasındaki hizmet ilişkisinin Mayıs 2014 dönemi soru itibarıyla sonlandırılmış olduğu değerlendirildiğinden 2014 yılının Mayıs ayı sonu itibarıyla vergi öncesi net dönem karı (353.477,95/6x5) 294.564,95 TL olarak hesaplandığı, Önceki bilirkişi raporlarında radyoloji bölümünde çekilen hasta çekim sayılarına ilişkin bazı bilgiler sunulduğu, önceki bilirkişi raporunda; hastaneden temin edilen ... kayıtlarına göre sistemin 18.11.2013 ile 07.07.2014 arası faal olarak kullanıldığının görüldüğü, ... veri tabanında toplam 27524 hasta kaydının bulunduğu, ayrıştırma işleminden sonra toplam hasta kaydı olan 27524'ten geriye kalan taplam hasta çekim sayısının 24.025 olduğu ifade edildiği, işbu raporun teknik inceleme bölümünde de ifade edildiği üzere, davalı hastanedeki hasta çekim sayısı ve sağlık sektöründeki genel uygulamalar dikkate alındığında davalının toplam karının yaklaşık %10'unun radyoloji bölümü faaliyetlerinden elde edilen karlardan meydana geldiğinin kabul edilmesinin uygun olacağı değerlendirildiği, bu kapsamda davalının 234.564,95 TL tutarındaki 5 aylık toplam vergi öncesi karının (294.564,95 TL x %10) 29.456,49 TLlik kısmı radyololi bölümünün faaliyetlerden geldiği, Sözleşme hükümlerine uygun olarak davacının talep etmeye hak kazandığı tutar (29.456,49 x %20) 5.891,29 TL olarak hesaplandığı, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi Uyarınca cezai şartın ve yoksun kalınan kar kaybına ilişkin hesaplamalar : İşbu raporun hukuki değerlendirme kısmında ifade edildiği gibi, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedilmesi halinde davalının sadece cezai şart ödemekle yükümlü olacağı hükme bağlanmış olduğundan, davacının davalıdan sadece işbu maddede belirtilen şekilde hesaplanacak cezai şartı talep etmeye hak kazandığı, bunun dışında ayrıca yoksun kaldığı ücreti talep etmeye hak kazanmadığı sonucuna varıldığı, Davalı ve davacının 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve yapılan tahsilatlar ile davalı tarafından yapılan ödemeler aşağıdaki tabloda gösterildiği, bu kapsamda; Danışmanlık Hizmet sözleşmesi uyarınca kesilen faturalar ve bu sözleşme kapsamda davalı tarafından yapılan ödemeler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi toplam 106,383.67 TL olarak hesaplandığı, bu veriler ve tespitler kapsamında sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı aşağıdaki şekilde 103.616,33 TL olarak hesaplandığı,"Tarafların itirazı doğrultusunda ikinci heyetten alınan 04/02/2020 tarihli 1. Ek raporda özetle;Davalının fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı bu nedenle davacının uğramış olduğu maddi tazminat ile cezai şart tazminatı alacaklarının ödenmesi gerektiği,Davacının; Teknik Servis ve ... Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle 168.130,93 TL cezai şart tazminatı talep edebileceği, bu alacağa 13.09.2014 tahinden itibaren faiz uygulandığında toplam alacağın 281.325,08 TL olacağı,Davacının Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle 68.924,33 TL tazminat talep edebileceği, bu alacağa 13.09.2014 tahinden itibaren faiz uygulandığında toplam alacağın 115.327,64 TL olacağı, Davacının Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi'nin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle 103.616,33 TL cezai şart tazminatı talep edebileceği, bu alacağa 13.09.2014 tahinden itibaren faiz uygularıdığında toplam alacağın 173.376,02 TL olacağı,Davacının Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi'nden kaynaklanan ve ödenmeyen 5.891,29 TLlik ücret alacağının bulunduğu, bu alacağa 13.09.2014 tahinden itibaren faiz uygulandığında toplam alacağın 9.887.60 TL olacağı " 07/12/2020 tarihli 2. Ek raporda özetle;"Davalı vekilinin heyetimizin kök raporuna ilişkin itirazlannda belirtmiş olduğu hususlara karşılık olarak Heyetimizin bu itirazlar karşısındaki değerlendirmelerine 04.02.2020 tarihli 1. EK Raporda detaylı olarak yer verildiği, davacı tarafından yapılan ödemelerin sözleşme kapsamında olan/olmayan şeklinde bir ayrıma tutulmasının gerekli olduğu, bunun neticesinde de davalının yaptığı tüm ödemelerin sözleşme kapsamında olduğunu kabul etmek mümkün olmayacağı, icra dosyasında davacı tarafça kesilen 7 adet faturadan sadece 4 adedi için toplam 75.752.16 TL'nin sözleşme kapsamında yapılan bir ödeme olarak kabul edilmiş, kalan 3 adet faturanın ise taraflar arasında imzalanan 3 sözleşmenin hiçbirisinin konusuna girmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında yapılan bir ödeme olarak kabul edilmemiş ve mahsuba konu edilmediği, ... ...'nun şahsi hesabına yapılan ödemeler tüzel kişi davacı kuruma yapılan ödemeler olarak dikkate alınamayacağından davacı şirketin tek sahibi ve yetkilisi olmasına rağmen bu ödemelerin de sözleşme kapsamında yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmemesi uygun görülmediği, heyetimizce hazırlanan hem Kök Raporda hem de 1. Ek Raporda da ifade edildiği üzere icra kanalıyla yapılan ve sözleşmelerin konusuna giren ödemelerin sözleşme kapsamında yapılan ödemeler olarak dikkate alındığı, Davacı vekilinin heyetimizin 1. Ek Raporuna ilişkin itirazlarında özet olarak; Danışmanlık Sözleşmesi açısından heyetimiz tarafından hesaplanan tutara itiraz ettiği, Mahkemenin ara kararı uyarınca davalı vekili tarafından 12.03.2020 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe ile davalı şirkete ait radyoloji bölümünün kuruluş aşamasında (2013 yılı) ve hastanenin faaliyete geçtiği 2014 yılı İlk 6 ayı radyoloji giderlerinin bir bölümü mahkemeye arzedilmiş olup, toplam giderlerin bir kısmının 2.286.420,00 TL olduğu ve müvekkili şirkette system değişikliği sebebiyle bir kısım giderlere ulaşılamadığı ifade edildiği, dilekçe ekinde radyoloji bölümüne ilişkin giderler olarak doktor ve personel ödemeleri ile hehrangi bir açıklama içermeyen 2013 ve 2014'den yapılan ödemeler, icra ödemesi, MR cihazı alım ve parça bedeli, röntgen bedeli, renkli doopler bedelinin bulunduğu görüldüğü, heyetimizde yer alan teknik bilirkişiler; davacının dosyaya eklemiş olduğu davalı işverenin radyoloji gelirlerine ait herhangi bir ilave belgenin bulunmadığı, bu nedenle davacının ek hakedişinin olmadığı, davalının ise dosyaya eklemiş olduğu giderlerin sonuç hakkındaki kanaatlerini değiştirmediği değerlendirmesinde bulunduğu, dolayısıyla danışmanlık sözleşmesi açısından davacının talep etmeye hak kazandığı tutar olarak hesaplanan 5.891,29 TL ile ilgili olarak heyetimizce düzenlenen hem kök raporda hem de 1. ek raporda yapılan değerlendirmelerde herhangi değişiklik yada düzeltme yapılmasını gerektirecek herhangi bir hususun bulunmadığı sonucuna varıldığı" bildirilmiştir.Mahkemece, bilirkişi heyetine ... yazılım ürünü ... sistemindeki arıza için servis sunacak ve ... de mevcut tetkik sayısı, tetkik tarihi, tetkik türü vb. ayrıntılı verilerin çıkarılmasını sağlayacak yazılım Uzmanı ... ve bilgisayar mühendisi ...'ın da eklenerek; davacının rapora olan itirazları noktasında; muhasebe birimine iletilen radyoloji verilerinin, yeterli olup olmadığı, mevcut tetkik sayısının/ tetkik puanının tutara çevrilmesinin mümkün olup olmadığı, çevrilebilirse davacının talep edebileceği alacağının olup olmadığı, vergi öncesi net kârı üzerinden yapılacak hesaplamaya var ise alacağının tespiti hususunu aydınlatır şekilde ve tarafların rapora itirazlarının tek tek değerlendirilmesi suretiyle müşterek imzalı, denetime elverişli, gerekçeli ek rapor alınmasına, Mahkemenin 2014/828 Esas sayılı dosyasında ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetinin; radyoloji uzmanı araştırma görevlisi ..., ...- RİS konusunda uzman Prof. Dr. ..., yeminli mali müşavir ..., sözleşmeler konusunda uzman öğretim üyesi ..., medikal konusunda uzman bilirkişi ..., medikal konusunda uzman bilirkişi ..., Yazılım Uzmanı ... ve bilgisayar mühendisi ...'dan teşekkülüne, Ayrıca 05/04/2022 tarihli ek tensip tutanağında ; birleşen dosya yönünden taraflar arasında feshin haklı olup olmadığının, davanın konusu olan faturaların ise kısmen fesih tarihinden sonrasına ait olması, aynı zamanda bu davaya konu olan danışmanlık sözleşmesi, Teknik Servis, ...-Ris Sözleşmesi ve Radyoloji Sözleşmesi gereği, gerekli hizmetlerin davalı şirketçe verilecek olup bu faturaların adı geçen sözleşme kapsamında düzenlenmiş olup olmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olmakla 8 kişilik yeni bir heyetten alınan 11/05/2022 tarihli raporda özetle; "Teknik Bilirkişi ... Yazılım Uzmanı ...'in Teknik Görüş ve Değerlendirmeleri :14.01.2022 tarihinde mahkeme heyeti ile birlikte davalı hastanenin server odası önünde hakim, taraf vekilleri, hastaneden bir bilgi işlem personeli, diğer bilirkişi ...huzurunda ... sistemindeki arıza giderildiği, sistem çalışır hale getirilerek açılarak ve olasılıklara göre değişik listeler halinde excel formatında gerekli veriler çekildiği, ... sisteminin 12.11.2013-21.05.2014 tarihleri arasında 190 gün çalıştığı görüldüğü, aşağıdaki tabloda ... üzerinde hastaya hizmet verilmiş tetkikler yer aldığı, randevu verilip, çekimi yapılmayan tetkikler hariç tutulduğu, normal şartlarda hastanelerde ... ve ... sistemlerindeki tetkik sayıları örtüştüğü, dosyadaki ... sisteminin incelendiği ilk bilirkişi raporu teknik inceleme ve tespitler kısmında bilirkişilerce " ... sisteminin veri tabanına erişildiği sistemin 18.11.2013 ile07.07.2014 arasında kullanıldığı görüldüğü, ...'taki toplam hasta kaydı 27.254 olarak kayda geçirildiği, standart ayrıştırma işlemleri uygulanmış olup, ayrıştırma işleminden sonra geriye kalan toplam hasta tetkik sayısı 24.025 olarak tespit edildiği, ayrıştırma işlemleri usulüne uygun şekilde yapılmış olup, 'test, 'deneme' demo” bu tarz tetkikler hesaplamaya katılmadığı, ancak önceki bilirkişi ... raporunda bulunmayan fakat ... sisteminde tetkikleri bulunan veya tetkik adetlerinde farklılıklar bulunan çekimlerin toplam tetkik sayısına eklenmesi gerektiği, ...'ta olmayan modaliteler Kemik Dansitometri (93 Adet) ve Biyopsiler (39 Adet) bunlarda hesaba katıldığında fiilen gerçekleştirilen çekim sayısı ... verilerine göre 24157 olacağı, ... sisteminin ... sisteminin devre dışı kaldığı tarihten itibaren yaklaşık 1.5 ay daha (42 gün) çalıştığı görüldüğü, ... sistemi 232 gün boyunca hizmet verdiği, aşağıda 14.01.2022 tarihinde yapmış olduğum ziyarette sistem üzerinden çekmiş olduğum ... raporu mevcut olup bu Rapor 190 günlük olduğu, Ek'de iletmiş olduğum fash bellekte son statüleri istenmiş ve randevulandırılmış olanlar hariç tutulduğu, bu statüler çekim yapılmamış kayıtlar anlamına geldiği,. çekim yapılmış sayılanların statüleri: kabul edilmiş, uygulanmış, sonuçlarımış, onaylanmış, raporlanmış statüler olduğu, ...'e göre günlük hastane ortalama çekim sayısı 19370/190= 102 adet olduğu, özetle ... sistemi, ... sisteminden 42 gün önce kapatıldığı için yapmış olduğum hesaplamaya göre ... istatistiklerine 42 günlük 4284 çekim sayısı da eklendiğinde ... üzerinde, 19370 +4284 = 23654 sayısı oluştuğu, ortaya çıkan bu sayı ... bilirkişisi tarafından verilmiş olan sayıya oldukça yakın ve doğrular nitelikte olduğu, ... sisteminde, direkt tetkiklere ilişkin görüntüler yer almadığı, ...'da bir fiil hastanede çekimi yapılmış hastalar olması ve ... sistemlerinin yaklaşık 1.5 ay öncesinde devre dışı kalmasından dolayı hesaplamaların daha uzun süre hizmet vermiş ... üzerinden yapılması daha doğru olacağı, (24157 kayıt), ancak ... sisteminde HSG çekimleri DX içerisinde, renkli doppler çekimleri ise USG içerisinden tutulduğundan ve medikal muhasebe uzmanı bilirkişinin fiyatlandırmasını doğru yapabilmesi için ... verilerini ek olarak USB flash bellekte sunduğu, tüm takdir mahkemeye ait olmak üzere, konu değerlendirilirken dikkate alınması gereken hususlardan biri ... ve ... sistemlerinde aynı zaman dilimlerini içeren veriler bulunduğu gibi, ... sisteminin, ... kapatıldıktan sonra yaklaşık 1,5 Say (42 gün) daha hizmet vermeye devam etmis olduğu, Teknik Bilirkişi Bilgisayar Mühendisi ...'in Teknik Görüş ve Değerlendirmeleri :Sayın hakim ve diğer ilgililer önünde hastane çalışanı tarafından sistem odası açıldığı, ayrıca CD robotunun da aynı yerde bulunduğu görüldüğü, sistem odasındaki ilgili ana makine sistem odasının dışında monitör, klavye ve mouse bağlanarak başarılı bir şekilde çalıştırıldığı, sisteme herhangi bir müdahale olmadığı muhafaza altına alınmış olduğu görüldüğü, ... (Hastane yazılım firması) firmasından gelen ve aynı zaman da diğer bilirkişi olan Onur bey tarafından denemeler sonucunda sistem açılarak ilgili veri tabanı tablolarına erişildiği hem ...-... ara yüzünden hem de veri tabanına bağlanarak sorgular çalıştırıldığı, ...-... programından 01.01.2013-31.12.2014 tarihleri arasında alınan Tetkik aktivite raporu sonucunda 18.541 hasta için, toplam istek yapıldığı, tetkik (Radyoloji işlemleri) sayısı 19.805, bu tetkiklerden 19.370 tanesi kabul edildiği ve 16.479 tanesi de uygulandığı, 15.086 tanesi de sonuçlandığı, doktor tarafından onaylanan tetkik sayısı 15.041 ve bunların sadece 8095 tanesine rapor yazıldığı, hastanelerde Radyoloji işlemlerin hepsinin filmi çekileceği ama hepsine rapor yazılmayacağı, veri tabanına bağlanarak alınan sorguda da, 19.950 tetkik istemi yapıldığı, ... programı ekranında ise 19.805 olup birbirine yakın rakamlar olduğu, ...-... ara yüzünden alınan tetkik aktivite raporunda tetkiklerin adı, kaç hastaya çekildiği ve durumları göründüğü, tetkik aktivite detay kısmında ise işlem zamanı, hasta bilgileri ve durumu gibi gerekli tüm bilgiler mevcut olduğu, Teknik Bilirkişi Medikal Muhasebe Uzmanı ...'in Teknik Görüş ve Değerlendirmeleri :İlk raporumuzda bir hesaplamı yapıldığı ancak radyoloji toplam gelir hesaplamasında eksik veri olduğunu, eksik verilerin HBYS ve ... sişteminden çekilmesi gerektiğini beyan ettiklerini ve HBYS sistemine ulaşılamadığından, ... uzmanlarınca ...'deki tetkik sayısı ve tetkik ayrıntıları çekilerek rapor ve flash bellek ekinde dosyaya sunulduğu, ... uzmanı ...'in tespitlerine katılmakla birlikte fazla çıkan 132 adet tetkikin modalitelere göre dağılımı net olmadığından, önceki raporumuzda yer alan aşağıdaki açıklamalarımızda değişiklik olmadığı, önceki tespitlerimizi tekrar ettiğini beyan ettiği, İlk bilirkişi raporunun Teknik İnceleme ve Tespitler başlıklı 18. Sayfasında ... kayıtlarına göre sistemin 18.11.2013 ile 07.07.2014 arası faal olarak kullanıldığı, ... veri tabanında toplam 27.254 hasta kaydı bulunduğu, ayrıştırma işleminden sonra geriye kalan toplam çekim sayısının 24.025 olduğu tespitine yer verildiği, tespit edilen tetkik sayısı SUT ya da TBB tarifelerine göre fiyatlandırılacağı, tabloda açıklandığı üzere Radyoloji bölümünde çekim sayısından elde edilen gelirin Hastanenin Özel ve A sınıf Hastaneler gurubunda yer alması nedeniyle tetkik sayısına ilişkin gelirin, TTB fiyatları dikkate alındığında % 35 indirimle 5.166.050 TL olacağı, Hastaların tümünün sosyal güvenlik kurumu hastası olduğu varsayılarak SUT fiyatları dikkate alındığında ise; SUT Fiyatı +yasal fark (+%200) + sektör araştırmasına göre işlem başı ortalama tutar üzerinden hesaplanma ile tetkik sayısına ilişkin gelirin 2.087.430 TL olacağı kanaatine varıldığı,Teknik Bilirkişi Medikal Muhasebe Uzmanı ...'in Teknik Görüş ve Değerlendirmeleri: SUT fiyatlarının hesaplanmasında net bir rakama varılamadığından ilgili hastaneden 10.06.2021 tarihinde mail yolu ile SGK'na medula sistemi üzerinden fatura edilen tüm radyolojik tetkikler talep edildiği, 03.07.2021 tarihinde ilgili hastane tarafından iletin ve SGK'na faturalandırılarak gelir kalemini oluşturan veriler tarafıma iletildiği (toplam 6366 adet çekim), sonuç olarak Radyoloji bölümünün tüm gelirinin hesaplanması noktasında; dosyada mevcut verilerin radyoloji toplam gelir hesaplaması için yeterli olmadığı, yukarıda sıralanmış eksik gelir kalemlerinin hastane tarafından dosyaya sunulması ya da SGK” ndan medula sisteminden ilgili hastanece fatura edilen radyolojik tetkiklerin celbi gerektiği, açıklanan tüm hususlar dikkat alındığına ise ; ilgili hastaneden talep edilen veriler doğrultusunda (Sayın Mahkeme tarafından gerekli görülür ise SGK dan celbi sağlanması) SUT fiyatları dikkate alındığında SUT Fiyatı + Yasal Fark (%200) toplam gelirin 885.324,00 TL, TTB fiyatları için ise; dosya ve ekinde bu gruba ait herhangi bir veri bulunmaması, SUT tebliği gibi anlaşma şartlarının sabit olmaması veya fiyatlarının belirli olmamasından dolayı hesaplamanın yapılamayacağı, Asıl Dava Bakımından Yapılan Mali İnceleme Davacının Teknik Servis ve ... Sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı: 1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 55.500,00 TL (+) 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 120.000,00 TL (+) 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 258.000,00 TL (-) sözleşme kapsamında yapılan ödemeler 265.369,07 olmak üzere toplam 168.130,93 TL olarak hesaplandığı, Davacının Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden; davacı bünyesinde davalı hastane işlemleri için istihdam edilen 3 personelin Kasım 2013 ve Mayıs 2014 dönemi brüt ücret ve SGK maliyetleri ile bunların üzerine %15'inin eklenmesi ile ulaşılan ve davalı tarafından davacıya ödenece toplam tutar 68.924,33 TL olarak hesaplandığı, Davacının Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamındaki alacak talepleri yönünden sözleşmenin 6.2 maddesinde belirtilen hesaplama yöntemine göre davacının talep edebileceği cezai şart tutarı: 1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 30.000,00 TL (+) 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 60.000,00 TL (+) 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 120.000,00 TL (-) sözleşme kapsamında yapılan ödemeler 106.383,67 TL olmak üzere toplam 103.616,33 TL olarak hesaplandığı,Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken vergi öncesi net kâr üzerinden %20'lik ücretin hesaplanmasında; teknik bilirkişiler radyoloji uzmanı araştırma görevlisi ... ve ...-RİS konusunda uzman Prof. Dr. ...'nin teknik görüş ve değerlendirmelerini içeren ve Sayın Mahkemenize sunulan 29.11.2019 tarihli Bilirkişi Heyeti Kök Raporunda da ifade edildiği üzere, davalı hastanedeki hasta çekim sayısı ve sağlık sektöründeki genel uygulamalar dikkate alındığında davalının toplam karının yaklaşık %10'unun radyoloji bölümü faaliyetlerinden elde edilen karlardan meydana geldiğinin kabul edilmesinin uygun olacağı değerlendirildiği, bu kapsamda davalının 294.564,95 TL tutarındaki 5 aylık toplam vergi öncesi karının 29.456,49 TL'lik kısmı radyololi bölümünün faaliyetlerden geldiği, sözleşme hükümlerine uygun olarak/ davacının talep etmeye hak kazandığı tutar (29.456,49 x %20) 5.891,29 TL olarak hesaplandığı, Teknik Bilirkişi Medikal Muhasebe Uzmanı ...'in teknik görüş ve değerlendirmelerinde; Radyoloji bölümünde çekim sayısından elde edilen gelirin Hastanenin Özel ve A sınıf Hastaneler gurubunda yer alması nedeniyle tetkik sayısına ilişkin gelirin, TTB fiyatları dikkate alındığında %35 indirimle 5.166.050 TL olacağı, hastaların tümünün sosyal güvenlik kurumu hastası olduğu varsayılarak SUT fiyatları dikkate alındığında ise SUT fiyatı + yasal fark (%200) + sektör araştırmasına göre işlem başı ortalama tutar üzerinden hesaplanma ile tetkik sayısına ilişkin gelirin 2.087.430,00 TL olarak hesaplandığı,Teknik Bilirkişi Medikal Muhasebe Uzmanı ...'nun teknik görüş ve değerlendirmelerinde; ilgili hastaneden talep edilen veriler doğrultusunda SUT fiyatları dikkate alındığında; SUT fiyatı + yasal fark (%200) toplam gelir 885.324,00 TL olarak hesaplandığı Birleşen Dosya Bakımından Yapılan Mali İnceleme Birleşen davanın davalı ... Tıp, birleşen davanın davacısı... aleyhine Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığı, toplam 7 adet fatura karşılığında 115.608,06 TL'si fatura bedeli, 2.018,39 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.626,45 TL için takip işleminin yapıldığı, takip işlemine konu olan toplam tutarı 115.608,06 TL olan faturaların tarih, no ve tutar bilgileri ile fatura içeriği açıklamaları aşağıdaki tabloda yer aldığı, birleşen davanın davalısı tarafından icra takibine konu edilen toplam 7 adet fatura karşılığında 115.608,06 TL'si fatura bedeli, 2.018,39 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.626,45 TL 'yi 11.06.2014 tarihinde icra yoluyla tahsilat yapıldığı, heyetimizce hazırlanan kök rapor ve ek raporlarda da ifade edildiği üzere taraflar arasında Teknik Servis ve ... Sözleşmesi, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi ve Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi adı altında üç adet sözleşme kurulmuş olup, bu sözleşmeler uyarınca taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşduğu ve asıl dava davalısı tarafından sözleşmeler feshedildiği, yukarıdaki tabloda yer alan ve icra yoluyla ödenen faturalardan; 03.04.2014 tarih ve 013997 nolu 21.830,00 TL, 03.04.2014 tarih ve 013998 nolu 16.209,66 TL, 05.04.2014 tarih ve 014004 nolu 21.830,00 TL, 26.05.2014 tarih ve 014008 nolu 15.882,50 TL olmak üzere toplam 75.752,16 TL tutarındaki 4 adedinin taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeler kapsamındaki faturalar olduğu, aşağıda yer alan 24.01.2014 tarih ve 013987 nolu 13.555,45 TL, 24.01.2014 tarih ve 013998 nolu, 6.350,19 TL, 02.05.2014 tarih ve 014001 nolu 19.950,26 TL, tutarındaki 3 adet faturanın ise taraflar arasında imzalanan 3 sözleşmenin hiçbirisinin konusuna girmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında olmadıkları değerlendirildiği, " şeklinde görüş ve tespite yer verilmiştir.Tarafların beyanları, dosyaya sunulan ihtarnameler, müzekkere cevapları, dinlenen tanık beyanları alınan bilirkişi raporları uyarınca somut olay incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan 01 Eylül 2013 tarihli 3 yıl süreli Teknik Servis ve ...-Riss Sözleşmesi ile Radyoloji Hizmet Sözleşmesi ve Danışmanlık Sözleşmesi'nin davalı... tarafından keşide edilen Büyükçekmece 4. Noterliğinin 29.05.2014 Tarihli ihtarnamesi ile ihtarnamenin davacı ...'ya ulaştığı 02/06/2014 tarihi itibariyle feshedildiği, akabinde davacıya ait sistemlerin devre dışı bırakıldığı, 04/07/2014 tarihinden itibaren başka bir sistem kullanılmaya başlanıldığı görülmüştür. Davalı..., davacı ...'nın sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, sistemin sürekli arıza verdiğini, aksaklıkların giderilmediğini, davacının, hizmet sağlarken lisansı bulunmadığını savunarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüş ise de davacının sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunu ihlal ettiğine, sistemin düzgün çalışmadığına, sürekli arıza verdiğine yönelik yaptırmış olduğu bir tespit bu konuda dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmaktadır. Her ne kadar davalı tanıkları, davacının borçlarını gereği gibi ifa etmediği yönünde ifadeler vermiş ise de davacı tanıkları da aksine davacının borçlarını gereği gibi ifa ettiği yönünde ifadeler verdiği, bu nedenlerle, tanık ifadelerinin davalının iddialarının ispatı için yeterli değildir. Nitekim dosya sunulan teknik bilirkişi raporlarında davacının akdi ilişkiden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediği yönünde bir tespit bulunmadığı gibi aksine sistemin çalışır durumda olduğu görülmüştür. Diğer yandan sistemin lisansız olduğu ileri sürülmüş ise de sistemin işleyişinde, bakımında, yedek parça temininde lisanstan kaynaklı bir sorun olmadığı, sistemin çalıştırılmasında herhangi bir lisans hatası ile karşılaşılmadığı, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar dokuz ay boyunca davacı tarafça hizmet verilmeye devam olunduğu, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarında ifade edildiği gibi davacı firma gibi bu faaliyet alanında çalışan şirketlerin genelde üretici firmalardan sürekli bir anlaşma yapmak yerine parça başı hizmet aldıkları, ayrıca yazılım ve lisansların davacıda olması gerektiğini ilişkin sözleşmede açık hüküm bulunmadığı, kaldı ki sistemin arızasından yahut yıllık bakımlarından davacı sorumlu olup davacının söz konusu sorumluluğa ilişkin yükümlülüklerini yerine getirilmediği de ispatlanamadığından davalı tarafça yapılan fesihlerin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu 112. Maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kendisine hiç bir kusurun yüklenemeyeceğini ispat edemedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/02/2023 tarihli 2021/(15)6-874 E. 2023/118 K. sayılı ilamında; "...Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur.Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hâli, somut olayda sözleşme tarihinde yürürlükte olan TBK'nın 112 ilâ 126 ncı maddelerinde düzenlenmiştir.Buna göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”(TBK md.112).Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247).Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir. Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482)." Ceza Koşulu YönündenHer borç ilişkisinde alacaklının amacı, borcun bu ilişkiye uygun olarak yerine getirilmesini sağlamaktır. Borçlar Hukukunda sözleşmeden doğan borçlarda bu güvencelerden birisi de ceza koşuludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21/10/2020 tarih 2017/(19)11-835 Esas 2020/809 Karar sayılı ilamında ifade edildiği şekilde " Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan ferî bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlâli hâlinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay, S.S./Akman, S./Burcuoğlu, H./Altop, A.; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 341-343).Ayrıca cezai şartın esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri de, borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Bu iki temel amacı dışında, cezai şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezai şartta (dönme cezasında) borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır (Kocaağa, K., Türk Özel Hukukunda Cezai Şart (BK. m. 158-161), Ankara 2003, s. 40-42)6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur. Seçimlik cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f. I) hükmüne göre; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”. Bu hükme göre, taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi ya da ceza koşulunun ödenmesini kararlaştırmış olabilirler. Bu durumda, borçlu borca uygun hareketle yükümlüdür. Ancak, borçlu borca uygun hareket etmediği takdirde, kendisini bir yaptırım beklemektedir. Bu yaptırım, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun ödenmesidir. Bu hüküm, borçluya borca aykırı davranarak ve böylece ifası gereken edim yerine kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek borçtan kurtulma olanağını vermemektedir. Borçlu borca aykırı davrandığı takdirde, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmasına rağmen, alacaklı borçludan aynen ifayı talep edebilir. Bu nedenle, 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f I)’de borçlu ya borca aykırı davranarak bunun yerine ceza koşulu ödeyip borçtan kurtulma yetkisini değil, buna karar verme yetkisini alacaklıya vermiştir. Alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur. Alacaklı aynen ifadan vazgeçip, ceza koşulunun ifasını talep ederse, borçlu artık ifada bulunamaz; bunun yerine, ceza koşulunu ifayla yükümlüdür. Şayet alacaklı, seçimini borçlunun aynen ifada bulunması yönünde kullandığında, artık ceza koşulunu talep edemez. Bu nedenledir ki, ceza koşulunun bu türüne “seçimlik ceza koşulu” (seçimlik cezai şart) adı verilmektedir.İfaya eklenen cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”. Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir. TBK m. 179 f. II, ifaya eklenen ceza koşulu, borca aykırılığın iki haliyle sınırlı olarak öngörmüştür. Bunlar, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemiş olmasıdır. Yasa koyucu, borcun zamanında ve yerinde ifa edilmemesini borca aykırılığın yaygın bir türü olduğu düşüncesinden hareketle böyle bir sınırlamaya gitmiştir.İfa yerine cezai şart (dönme cezası); 6098 s. TBK. m. l79 f. III (818 s. BK. m. 158 f. III) hükmüne göre “Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır”. Yukarıda açıklamış olduğumuz gibi, ceza koşulunun amacı, borçlunun borca uygun hareket etmesini temindir. Halbuki, burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Bir başka ifadeyle, burada borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Bu nedenle, ceza koşulu ifanın yerini almaktadır (Ahmet M. KILIÇOĞLU, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 984-990)Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan Teknik Servis ve ...-Ris Sözleşmesi ile Danışmanlık Sözleşmesinin 6.1 maddesi; taraflardan birinin, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşacak maddi zarara (davaya konu edilen yoksun kalınan ücret de dahil müspet zarar) ilişkin olup uğranılan müspet zararın davaya konu edilen sözleşme tutarı ile sınırlandırıldığı, sözleşmenin 6.2 maddesi; sözleşmenin haklı nedene dayanmaksızın feshi halinde cezai şarta ilişkin olduğu görülmüştür. Söz konusu cezai şart TBK 179 f.1 kapsamındaki seçimlik cezai şart olup seçimlik cezai şartta, alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur. Bu nedenle alacaklı hem ifayı, hem cezayı şartı birlikte talep edemez. Alacaklı aynen ifadan vazgeçip, ceza koşulunun ifasını talep ederse, borçlu artık ifada bulunamaz; bunun yerine, ceza koşulunu ifayla yükümlüdür. Şayet alacaklı, seçimini borçlunun aynen ifada bulunması yönünde kullandığında, artık ceza koşulunu talep edemez. Somut olayda; davacı, davalının sözleşmeyi haklı neden göstermeksizin feshetmesi nedeniyle yoksun kalınan ücret alacağından yani müspet zarardan feragat ederek sözleşmenin 6.2 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart talep etmiştir. O halde davaya konu sözleşmelerden Teknik Servis ve ...-Ris Sözleşmesi ile Danışmanlık Sözleşmesi davalı tarafça haklı nedene dayanmaksızın feshedilmesi ve davacı tarafça aynen ifadan yani yoksun kalınan ücret alacağından feragat edilmesi nedeniyle davacının sözleşmenin 6.2 maddesi ve TBK 179 f.1 bendi uyarınca cezai şart talep etme hakkı bulunmaktadır.Sözleşmenin 6.2 maddesinde cezai şart tutarı: ilk yıl için sözleşme toplam tutarının %25'ini, ikinci yıl için %50'sini, üçüncü yıl için ise sözleşme toplam bedeli üzerinden ödenilen miktarlar düşürülerek kalan miktarı ...'ya pesin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme tutarları ise sözleşmede belirtilmiş, davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılan ödemeler hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile ayrıntılı, denetime açık şekilde tespit edilmiştir. Buna göre davacının Teknik Servis ve ... Sözleşmesi kapsamında talep edebileceği cezai şart tutarı: 1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 55.500,00 TL (+) 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 120.000,00 TL (+) 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 258.000,00 TL (-) sözleşme kapsamında yapılan ödemeler 265.369,07 olmak üzere toplam 168.130,93 TL, Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi kapsamında talep edebileceği cezai şart tutarı: 1. yıl sözleşme tutarının % 25'i 30.000,00 TL (+) 2. yıl sözleşme tutarının % 50'si 60.000,00 TL (+) 3. yıl sözleşme tutarının tamamı 120.000,00 TL (-) sözleşme kapsamında yapılan ödemeler 106.383,67 TL olmak üzere toplam 103.616,33 TL olarak hesaplanmakla bu miktarlar üzerinden cezai şarta hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacının; Danışmanlık Sözleşmesi'nin 5.1 maddesi uyarınca talep edilen bedelin, davalıya sözleşmede belirtilen hizmetler için verilen hizmet bedeli alacağına ilişkindir. Sözleşmenin 5.1 maddesinde, verilen hizmetler için davalı sağlık kurumunun davacıya 10.000,00 TL'si sabit olmak üzere Radyoloji Bölümü vergi öncesi net kar üzeriden %20 oranında aylık ödeme yapmayı taahhüt etmiştir. Davalı tarafça ise Radyoloji Bölümü için vergi öncesi net kar üzerinden %20 oranında bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. Her ne kadar sözleşmenin 6. Maddesinde, sağlık kurumunun haklı neden göstermeksizin sözleşmeyi feshetmek istemesi halinde, ...'nın işletme ve personel toplam giderleri ile uğrayacağı iş kayıpları, kesin teminat miktarından düşürüleceği, kesin teminat miktarı yetersiz kaldığında, sağlık kurumu kalan miktarı ...'ya peşin olarak ödemeyi kabul etmiş ise de, davalı sağlık kurumu tarafından verilmiş bir teminat da bulunmamaktadır. Davalı hastanenin incelenen ticari defterlerinde radyoloji bölümünden elde edilen gelirlerin ve radyoloji bölümüne ilişkin giderlerin hastanenin diğer gelir ve giderlerinin ayrı olarak izlenmediği, şirketin tüm gelir ve giderlerinin bir bütün halinde izlendiği anlaşıldığı, dolayısıyla davalı şirketin ilgili dönemdeki karınının ne kadarlık kısmının radyoloji bölümünün karından oluştuğu belirlenemediğinden radyoloji bölümünde çekilen hasta çekim sayılarına göre gelirin hesaplanması uygun bulunmuştur. Mahkemece, ... sistemleri üzerinde uzman olan, ... sisteminin üretici firması ... yazılımda çalışan, yazılım mühendisi ...'in ... siteminden gerekli verileri çektiği ve bunlara ilişkin excel tablolarını da raporu ekinde usb flash bellek ile dosyaya sunduğu, bilirkişi ... in raporu ayrıntılı, açıklayıcı, ... ve ...'i karşılaştırıcı ve medikal muhasebecilerin ücretlendirme yapabilmesini sağlayacak nitelikte olduğu, nitekim medikal muhasebe uzmanı ... de sadece ...'in raporunda belirtilen hasta çekim sayılarına göre değerlendirme yaparak hem Sağlık Uygulama Tebliği, hem de Türk Tabipler Birliği (TTB) fiyat listesine belirlenen fiyatlandırmaya göre SUT fiyatları dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Dairemizce de yazılım mühendisi ...'in hasta çekim sayılarına ve yazılım mühendisinin raporuna istinaden medikal muhasebe uzmanı ...'in gelir hesabına ilişkin raporları, ayrıntılı, açıklayıcı denetime açık, hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Ancak sözleşmede, davacıya sabit ücret dışında ödenecek ücretin; Radyoloji Bölümü'nün geliri üzerinden vergi öncesi net kar üzeriden %20 oranında ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle mahkemece, vergi öncesi net kar üzerinden değil, gelir üzerinden hesaplama yapılması uygun bulunmamıştır.O halde mahkemece yapılması gereken; bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile tespit edilen hasta çekim sayısı, hastanenin radyoloji bölümün kapasitesi, iş durumu dikkate alınarak Radyoloji Bölümü'nün faaliyet gideri/işletme masrafı belirlenerek, bunların hesaplanan gelirden mahsup edilmek suretiyle usul ekonomisi dikkate alınarak TBK 51. Maddesi uyarınca hakkaniyete uygun ücretin belirlenmesi gerekmektedir. Davacının, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında talep edilen alacak kalemleri ise ücret alacağı ile cezai şart alacağına ilişkindir. Sözleşme kapsamına göre davacı ..., davalı Sağlık Kurumu'nun radyoloji bölümünde kurulu bulunan tüm cihazların kullanımları, aplikasyon eğitimleri, gerekli sayıda personel istihdamı, bölümün 7/24 esasına göre işletilmesi, bölümün yönetimi ve bölümdeki iş akışının düzenlenmesinden sorumlu olduğu, ücret olarak davalı Sağlık Kurumu'nin, ... tarafından sunulan brüt personel giderlerine %15 eğitim gideri ve KDV ekleyerek ödeme yapacağı kararlaştırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda davacı bünyesinde davalı hastane işlemleri için istihdam edilen 3 personelin Kasım 2013 ve Mayıs 2014 dönemi brüt ücret ve SGK maliyetleri ile bunların üzerine %15'inin eklenmesi ile ulaşılan ve davalı tarafından davacıya ödenece toplam tutar 68.924,33 TL olarak hesaplanmış, alınan raporun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Ancak davacı vekili, yargılama sırasında, davaya konu Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nde kararlaştırılan bir cezai şart olmadığı fark edilmesi ile dosyaya sunulan 10/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; cezai şart taleplerinin olmadığını sehven talep edildiğini beyan etmiş ise de gerek dava dilekçesinin talep sonucunda gerekse sonradan sunulan taleplerin ayrıştırılmasına ilişkin dilekçede Radyoloji Hizmet Sözleşmesi'nin ifasının imkansızlaşması ve feshi nedeniyle 100.000,00 TL cezai şartı alacağı açıkça talep edilmiştir. Bu nedenle davacının, Radyoloji Hizmet Sözleşmesi kapsamında talep edilen cezai şarta alacağı hakkında karar verilmemiş olması ve hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinin hesaplanmasında dikkate alınmaması hatalı olmuştur.Davacı tarafından ... sözleşmesi uyarınca davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımın bedeli bakımından; Radyoloji Hizmet Sözleşmesinin Ek'inde; ..., tüm donanım ve yazılım lisansları kendisine ait olan bir hastane arşivleme (...) ve radyoloji bilgi sistemi (...) kuracağı, ... sistemlerin tüm donanımları ve yazılımları ...'ya ait olacağı, Teknik Servis ve ... sözleşmesinin 6.3 maddesinde, sözleşmenin iptali durumunda sağlık kurumu, ...'nın kurmuş olduğu, ... sistemlerini, tüm lisans ve donanımlarıyla birlikte ...'ya iade etmeye taahhüt ettiği kararlaştırılmıştır. Dosyaya sunulan tespit raporları ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarında belirtildiği üzere söz konusu sistemlerin halen davalı hastanede mevcut olduğu, davalı tarafça iade edilmediği, geçen süre zarfında davacı tarafından artık kullanımın fiilen mümkün olmadığı, piyasada ikinci el değerinin kalmadığı, dolayısıyla sistemin davacıya iadesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak mahkemece, davacı tarafça sunulan hizmetin 31.01.2014 tarihli fatura bedeli olan 16.077,50 USD üzerinden bedele hükmedilmiş ise de davacı tarafça davalı hastane ile imzalanan 3 yıllık sözleşme uyarınca davaya konu sistem alınmış, sözleşme kapsamı uyarınca fatura tarihinden sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar 4 ay hizmet verilmiştir. Sözleşmede, sözleşmenin iptali halinde tüm lisans ve donanımların mevcut haliyle iade edileceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle eskime, yıpranma payı, teknolojik gelişmelerdeki güncelleme farkı dikkate alınmaksızın birinci el fatura fiyatı üzerinden bedele hükmedilmesi hakkaniyete uygun görülmemiştir. O halde davalı hastane ile imzalanan 3 yıllık sözleşme uyarınca söz konusu sistemin alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ifade edildiği üzere sistemin kendini 3 yılda amorti edebilecek durumda olduğu, 3 yıllık sürenin sonunda ekonomik değeri kalmayacağı gözetilerek 3 yıllık sözleşme süresine göre hizmet verilen 4 aylık süre, yıpranma payı olarak değerlendirilerek buna göre oranlama yapılmak suretiyle hakkaniyete uygun bedele hükmedilmesi gerekmektedir.Davacının diğer bir talebi İngilizce ve Arapça medikal çeviriler ile CD robot bedelleri, birleşen menfi tespit davasına konu icra takibinde, iş bu yargılama sürerken tahsil edildiği, bu talep yönünden davanın konusuz kaldığı, dosya kapsamına göre davacının davayı açmakta haklı olduğu anlaşılmış ise de dairemizin 31/05/2023 tarihli kaldırma kararında belirtildiği üzere söz konusu talepler yönünden yatırılmış bir harç bulunmamaktadır. Davacı vekili, dairemizin kaldırma kararından sonra sunmuş olduğu 15/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde; dava dilekçesi sonuç ve istem e maddesi uyarınca; İngilizce ve Arapça medikal çeviriler ile CD robot bedelleri, birleşen menfi tespit davasına konu icra takibinde, iş bu yargılama sürerken zaten tahsil edildiği, dolayısıyla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, haklılık durumuna göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi beyan ederek bu talep yönünden herhangi bir harç yatırmamış, sadece davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımın bedelinin iadesi talebi yönünden harç tamamlanmıştır. O halde, konusuz kalan İngilizce ve Arapça medikal çeviriler ile CD robot bedelleri yönünden usulüne uygun yatırılmış bir harç bulunmamasına rağmen konusuz kalan talepler bakımından davacının davayı açarken haklı olduğu dikkate alınarak davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Davalı vekili istinaf nedenlerinde; vekalet ücretinin ayrıca hatalı hesaplandığını, neye göre hesaplama yapıldığı anlaşılamadığını ileri sürmüştür.Mahkemece, konusuz kalan İngilizce ve Arapça medikal çeviriler ile CD robot bedellerin talebi haricinde diğer talepler yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına 166.657,35-TL (758.157,59 + 16.077,50 USD bedele denk gelen nispi vekalet ücreti), davacının feragati nedeni reddedilen tutar yönünden davalı yararına 17.900,00-TL maktu vekalet ücretine hükmetmiştir.Konusuz kalan ve tefrik edilen talepler dışındaki talep edilen ve ıslah ile artırılan dava değeri yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere ; 1-Teknik Servis ... Sözleşmesi için 100.000,00 TL yoksun kalınan ücret, 168.130,93 TL cezai şart talep,2-Radyoloji Hizmet Sözleşmesi için 68.924,43 TL ücret, 100.000,00 TL cezai şart3-Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi için 100.000,00 TL yoksun kalınan ücret 103.616,33 TL cezai şart ile 417.486,00 TL kar payı, 4- Davalı hastaneye kurulan sistem, donanım ve yazılımların değeri olarak 16.077,50 USD olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafça her ne kadar talep edilen sistem, donanım, yazılım bedeli 16.077,50-USD'nin harcın yatırıldığı 12/01/2024 tarihindeki kur karşılığı olan 484.181,951 TL üzerinden nispi harç yatırılmış ise de Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 20.02.2019 tarih 2018/3143 E 2019/698 K sayılı,Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 04.12.2019 tarih ve 2016/23646 E 2019/12123 K sayılı ilamlarında "yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği" belirtilmiştir. Aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarih ve 1993/13-41 Esas 1995/145 Karar sayılı ilamı ile de "yabancı para alacaklarında yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı üzerinden ilam harcının alınacağı" benimsenmiştir. Gerek emsal Yargıtay kararları, gerek Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı ve gerekse Dairemizce de istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcı ile ve avukatlık ücreti hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla 16.077,50 USD'nin dava tarihi olan 12/08/2014 tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru (2,1683 TL) karşılığı 34.860,84 TL'dir. Buna göre talep edilen toplam dava değeri ( 100.000,00 TL + 168.130,93 TL + 68.924,43 TL + 100.000,00 TL +100.000,00 TL + 103.616,33 TL + 417.486,00 TL + 34.860,84 TL ) 1.093.018,53 TL'dir.Mahkemenin kabulüne göre; talep edilen alacak kalemlerinden 758.157,59 TL (168.130,93 TL + 68.924,43 TL + 103.616,33 TL + 417.486,00 ) ile 16.077,50 USD'nin dava tarihindeki karşılığı 34.860,84 TL) kabulüne karar verildiğine göre; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi uyarınca davacı lehine hükmedilmesi gereken nispi vekalet ücreti : 117.022,50 TL olup mahkemece 16.077,50-USD'nin harcın yatırıldığı 12/01/2024 tarihindeki kur karşılığı olan 484.181,951 TL üzerinden avukatlık ücretinin hesaplanması isabetsiz olmuştur.Diğer yandan davacının feragati nedeniyle reddedilen tutar yönünden davalı yararına 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6.maddesi "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur..." düzenlemesi uyarınca ön inceleme tutanağı imzalanmasından sonra bir kısım taleplerden feragat edilmesi nedeniyle tarife ile belirlenen nispi vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.Diğer yandan, mahkemece kabul edilen alacağın dava tarihi olan 12/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faize ile birlikte tahsiline karar verilmiş olup davalı vekili ıslah ile artırılan talepler yönünden faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Yargıtay'ın yerleşik hale gelen emsal kararlarında dava dilekçesininde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18/02/2021 tarih 2019/4774 E. 2021/4322 K. Sayılı ilamında bu husus "alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir. Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır. Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir." şeklinde ifade edilmiş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21/01/2021 tarih 2019/2997 E. 2021 331 K. Sayılı kararında aynı görüştedir. Bu genel açıklamalar ışığında bakıldığında; davacı vekili, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça yazılı olmadığı gibi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine de dayanmadığı, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ıslahla ile artırılan kısım bakımından faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak alınması gerekirken dava tarihinden itibaren temerrüt faize hükmedilmesi de hatalı olmuştur.Öte yandan dairemizin 31/05/2023 tarihli kaldırma kararında; davalı vekili, yasal süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi ile ıslah edilen ve talep artırılan kısımlar yönünden zamanaşımı define karşı, duruşmada oy birliği ile reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda, zamanaşımı definin hangi gerekçe ile reddedildiği açıklanmaması hatalı olduğu ifade edilmesine rağmen dairemizin kaldırma kararı yerine getirilmediği, davalının zamanaşımı definin reddine ilişkin kararın gerekçesinin yazılmadığı, dairemizin kaldırma kararına uygun karar verilmediği görülmüştür.Davacının talep sonucun f maddesi kapsamında talep edilen ... marka yazıcı ile iki adet ... marka bilgisayarın kasasının iadesi talebi yönünden dosyanın tefrikine karar verildiğinden bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin, asıl dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/01/2024 tarihli ve 2023/838 Esas 2024/71 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı/Birleşen dosya davacısı tarafından, birleşen dosya yönünden yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının istemi halinde iadesine, asıl dosya yönünden yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 4-Davalı/Birleşen dosya davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025