T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/864 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/02/2025 NUMARASI : 2023/456 Esas - 2025/105 Karar DAVANIN KONUSU: Kayıt kabul KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/864 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/02/2025 NUMARASI : 2023/456 Esas - 2025/105 Karar DAVANIN KONUSU: Kayıt kabul KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirketin 08/02/2010 tarih itibari ile hizmet sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı şirketin müvekkil şirkete ödemesi gereken 31.310,74-TL tutarındaki borç bakiyesi ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında Şişli 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla cari hesaba dayalı olarak genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirket 14/09/2010 tarihinde haksız bir şekilde borca ve faiz itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun icra takibine yapıtığı itirazın iptalini, borçlunun takip konusu borcu sözleşmede belirtilen faiziyle birlikte ödemeye ve takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince''.... Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında 08/02/2010 tarihi itibariyle hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince düzenlenen toplam 96 adet faturaların 56.598,39-TL tutarında olduğu, davalı tarafın davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve hizmet almadığı yönünde bir iddiası bulunmadığı, davalı aleyhine 30/06/2010 tarihinde ihtarname keşide edilerek 31.310,74-TL ana para tutarının ödenmesinin talep edildiği, İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/35 Talimat sayılı dosyasındaki 27/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının ticari defterlerinin incelenmesinde usulüne uygun olarak tutulduğu, cari hesap kayıtlarında davalı tarafından banka vasıtasıyla yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye alacağının 31.438,81-TL olarak tespit edildiği, gelen müzekkere cevaplarından görüldüğü üzere davalının tasfiyesinin devam ettiği ve davacı adına alacak kaydı yapılmadığı, yine davacı tarafça iflas idaresine yapılan başvuruda işbu dosyanın derdest olması nedeniyle alacağın nizalı kaydedildiği, davalı şirketin kayıtları yurt dışında tutulduğundan davalı tarafça dosya kapsamına sunulan belgeler kadarıyla bir inceleme yapılabildiği, bu haliyle tahsilde tekerrür olmamak üzere hesaplanan davacı alacağının müflis davalının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçlarının iflas ile birlikte muaccel hale geleceği ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarının da asıl alacağa eklenmesi gerektiği, anılan maddede takip masrafları arasında, tahsil harcının yer almadığı, buna göre 2021/425 esas sayılı dosya kapsamında BAM kaldırma kararı öncesinde mahkememizce alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere takipte kesinleşen miktarın 31.310,74 TL olduğu, tahsil harcı, vekalet ücreti, faiz vb masraflar ile birlikte toplam alacağın 45.914,66 TL olarak hesaplandığı, bu tutar üzerinden 1.424,64 TL tahsil harcının düşülmesi gerektiği, bu durumda kalan borç tutarının 44.490,02 TL olacağı anlaşılmakla bu tutarın kayıt ve kabulüne, davanın niteliği değişmekle icra inkar tazminatı talebinin reddine, ayrıca davanın niteliği gereği maktu harç/maktu vekalet ücreti dikkate alınarak hüküm kurulmasına dair '' gerekçesiyle ; -Davanın KISMEN KABÜLÜ ile;44.490,02-TL alacağın müflis davalı şirketin İstanbul 2. İflas Dairesinin ... sayılı iflas masasına kayıt ve kabulüne ,Fazlaya ilişkin istemin reddine,İcra inkar tazminatı talebinin reddine,'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; iflas idare memurlarına tebligat yapılmadığı, mutabakat tutarı 30.300,78 TL den fazla miktar hesaplanmasının yerinde olmadığı, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava , kayıt kabul istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 08.02.2010 tarihli hizmet sözleşme kapsamında, verilen hizmete karşılık düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine, davalı tarafça yapılan itiraz edildiği ve itirazın iptali istemli açılan davada, yargılama aşamasında davalı şirketin iflas etmesi sebebiyle, itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafından 23/08/2010 tarihinde, cari hesap alacağından kaynaklanan 31.310,74 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle, İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün (Şişli 5. İcra Müdürlüğü) ... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine, davalı tarafça süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve davacı tarafça İİK 67. maddesi uyarınca bir yıllık yasal süre içerisinde dava açıldığı belirlenmiştir.Yargılamanın safahatı incelendiğinde:Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 2014/376 E. 2017/1079 K. sayılı ilam ile davanın kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle yapılan inceleme sonucunda dairenin 2020/260 E. 2021/1522 K. sayılı ilamı ile''....Davalı müflis şirket hakkında açılan itirazın iptali davasının yargılaması devam ederken şirket hakkında 07.08.2012 tarihinde iflas kararı verilmesi üzerine, mahkemece, yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durmasına karar verildiği, bundan sonra da davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek, davanın kabulüne karar verildiği, vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekâlet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece, davalı müflis şirket hakkında da maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. İİK.nun 194. Maddesine göre iflasın açılması ile, acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu nedenle dava baştan itibaren sıra cetveline itiraz niteliğindeki kayıt kabul davası olmadığından ve davalının yargılama devam ederken iflasına karar verilmesi nedeniyle kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır.İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa eklenir. Bununla birlikte anılan maddede takip masrafları arasında, tahsil harcı ile icra vekalet ücretine yer verilmiş değildir. İkinci alacaklılar toplantısında, itirazın iptali davasına konu alacak, masaya kabul edilirse, bu durumda itirazın iptali davasının konusuz kalacağını ve mahkemece konusuz kalan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği anlaşılmaktadır. Yargılamanın devamı sırasında davalı iflas idaresi vekilince 29/03/2017 havale tarihli yazılı beyanlarının iş bu nedenle ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.Nitekim Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2018/2450E. 2021/277K., sayılı ilamında ''..... alacağın bir kısmının kayıt ve kabulü iflas idaresince kabul edildiğinden, kabulüne karar verilen miktar yönünden davanın konusuz kaldığı, kefilin kefalet limiti dikkate alındığında borcun tamamından sorumlu olduğu, buna göre ilk derece mahkemesince müflis davalı şirket yönünden sorumlu olunan miktarın, kefilin borç miktarı baz alınarak belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, İİK'nun 193/2. maddesi uyarınca iflas kararının kesinleşmesi ile müflis hakkındaki icra takiplerinin düşmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin de doğru olduğu gerekçesiyle, esastan reddedilmiştir. '' gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın onamasına dair karar verildiği belirtilmiştir.Mahkemece Davalı iflas idaresi vekilince 29/03/2017 havale tarihli yazılı beyanlarında yargıtay içtihatları ve belirtilen bilgiler nazara alınmak suretiyle ayrıca değerlendirilmesi gerekirken bu husun göz ardı edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin 29.02.2016 tarihli talep dilekçesi davalı müflis şirket ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi talep ettiği görülmekle, davacının alacağının varlığı ve miktarı konusunda her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi de gerekmektedir. Kayıt kabul davaları basit yargılama usulüne tabi olup, yukarıda da belirtildiği üzere İcra inkar tazminatına hükmedilemez. İtirazın iptali davaları ise yazılı yargılama usulüne tabi olup, dava sonunda nispi vekalet ücretine ve icra inkar tazminatına hükmedilebilir. Kaldı ki itirazın iptali davaları ile kayıt kabul davalarının istinaf süreleri de farklıdır. Kayıt Kabul davaları İİK'nun 164. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 10 günlük, itirazın iptali davaları ise HMK'nun 341-345.maddesi gereğince 2 haftalık süreye tabidir. İstinafa konu edilen iş bu dava dosyasında tarafların istinaf yasa yoluna başvuru süresi ve HMK 184-186 maddeleri uyarınca ayrıca bir duruşma günü belirlenmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı, mahkemenin gerekçeli kararında da davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü belirtilmesine rağmen , davalı şirket yönünden, dava kayıt kabul davasına dönüşmüş ise alacağın masaya kaydına karar verilmesi gerekirken itirazın iptaline karar verilmesi çelişkili olmuştur.Açıklanan nedenlerle, itirazın iptali istemli açılan davanın yargılama sırasında davalı taraf hakkında verilen iflas kararı ile kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmakla; yukarıda belirtilen bilgiler ışığında yargılama yapılması ve davacının dava konusu edilen alacak talebinin de haklılık durum ve oranının araştırılması gerekmekle; davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir. 2- Yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 2021/425 E. 2022/591 K. sayılı ilam ile, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2023/743 E. 2023/817K. sayılı ilam ile ''...Davalı vekili tarafından sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde de müflis şirketin KKTC ve İstanbul'da 2 ayrı merkezi olması sonucunda 2 ayrı merkezde de ayrılma tasfiyesinin devam ettiği ve davacı şirketin, müflis şirketin KKTC de bulunan merkezindeki Ekonomi Bakanlığı bünyesinde devam eden tasfiyesinde Resmi Kabz ve Mukayyitlik Dairesi Müdürlüğü'ne başvurarak alacak kaydı yapıldığı iddiasında bulunulduğundan öncelikle bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. İş bu nedenle; mahkemece müflis şirketin KKTC de bulunan merkezindeki Ekonomi Bakanlığı bünyesinde devam eden tasfiyesi bulunup bulunmadığı, bulunuyor olması halinde davacı şirketin uyuşmazlığa konu alacak ile ilgili olarak masaya başvuruda bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Resmi Kabz ve Mukayyitlik Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı vekili tarafından 28.03.2017 tarihli dilekçe ekinde 300.300,78 TL alacak tutarının KKTC/Lefkoşa da kabul edildiği belirtilmiş ise de; Uyap sisteminde yapılan incelemede talep dilekçesinin ekinde bulunan belgeler arasında uyuşmazlığa konu alacağın KKTC/Lefkoşa da kabul edildiğine dair bilgi ve belgelerin yer almadığı tespit edilmekle bu eksikliğin giderilmesi gerekmektedir. İş bu nedenle, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, '' dair karar verilmiştir. 3- Yukarıda belirtilen kaldırma kararından sonra mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 2023/456 E. 2025/105 K. sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve bu karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Düzenlenen bilirkişi raporları: Bankacılık uzmanı ve mali müşavir ...tarafından düzenlenen 27.02.2014 havale tarihli Bilirkişi Raporu'nda; İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/35 talimat numarasıyla davacı tarafın ticari defterlerinin bankacılık uzmanı ve yeminli mali müşavir vasıtasıyla incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; Açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, incelemelerini sırasında istenen, davacı tarafından müşterisi davalı Kıbrıs Türk Hava Yollar: adına tutulan cari hesap kayıtları (Ek:3'de 42 sayfa) incelendiği, cari hesap kayıtlarında faturanın görülmekle birlikte, hesaba borç kaydedilen fatura tutarlarıyla davalı tarafından banka vasıtasıyla yapılan ödemeler görüldüğü, davacı tarafından tutulan ticari defterlerin TK. hükümlerine göre lehine delil olma niteliğinin bulunduğu defterleri ve kayıtlar, sunulan fatura fotokopileri ve davalı ...için tutulan cari hesap kayıtlarında icra takibindeki aşan miktarda alacak tespit edilmiş olup ... sayılı icra takibindeki talebe göre, 31.310,74 TL. Asıl Alacak olduğu ve icra takip tarihinde % 16 olan TCMB avans faiz oranından faiz uygulanması gerektiği tespitinde bulunulmuştur. Mali müşavir... tarafından düzenlenen 03.04.2022 tarihli raporda özetle; taraflar arasında 04.03.2010 kayıt tarihli sözleşme düzenlendiği, davacı şirketin 31.310,74 TL tutarındaki borcu 7 gün içerisinde ödenmesi talepli İzmir 27. Noterliği vasıtasıyla çekilen ihtarnamenin 08.07.2010 tarihinde, 19.07.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin ise 22.07.2010 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği dosya kapsamında yapılan incelemede davacının, davalıdan 31.310,74 TL alacaklı olduğu, İstanbul 23. İcra Dairesi'ne 07.08.2012 tarihli kapak hesabında takipte kesinleşen miktarın 31.310,74 TL olarak belirtildiği, işbu bedele tahsil harcı ve vekalet ücreti de eklendiğinde toplam alacağım 45.914,66 TL olarak tespit edildiği, davacı şirket tarafından bu bedeli gösterir mutabakat mektupları düzenlendiği ancak davalı şirkete tebliğ edildiği yönünde dosyada bilgi ve belgenin yer almadığı, davalı vekili tarafından 28.03.2017 tarihli dilekçe ekinde şirket kayıt ve defterlerinde yapılan incelemede, taraflar arasındaki alacak -borç dökümünü içeren kısımların KKTC Ekonomi Bakanlığı Resmi Kabz Ve Mukayyitlik Dairesi Müdürlüğü'nün onaylı örneğinde davacının alacak tutarının dökümü yapılan şekilde 30.300,78 TL olarak kabul edildiğini belirtildiği, davalının özel hukuki durumu nedeniyle yabancı şirket konumunda olduğu ve Türkiye'de sadece hasılat defteri tutmakla yükümlü olduğu, İstanbul 2. İflas dairesinin ... İflas dosyasında ticari defter ve faturalara ulaşılamadığından mahkemenin kabulü halinde davacı ve davalı arasında (31.310,74 -30.300, 78) 1.009,96 TL fark olduğu, davacının takip tarihi itibariyle avans faiz talep edebileceği belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:...A.Ş. ile davalı arasında 08.02.2010 tarihi itibariyle yapılmış olan Sözleşme fotokopisinin incelenmesinde; 1. maddesinde; Kıbrıs Türk Hava Yollan yetkililerinin imzası havi rezervasyon faksı ile gönderilen uçak mürettebatını Otel, Kıbrıs Türk Havayolları namına ağırlayacağı,10. maddesinde; Otel isim listelerini havi faksları faturalarla birlikte Kıbrıs Türk Hava Yollarına göndereceği, Kıbrıs Türk Havayolları ödemeleri, faturanın KTHYY ye ulaştığı andan itibaren 30 gün içerisinde otelin banka hesabına transfer edeceğinin belirtildiği tespit edilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Resmi Kabz ve Mukayyitlik Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, ...Ltd Şti'nin tasfiyesinin devam ettiği ve ... A.Ş. nin alacağına dair tasfiye masasına alacak kaydı yapılmadığı belirtilmiştir. Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere , İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Öte yandan, iflasın açılması ile takiplerin düşmesi (İİK.m.193/2) ve itirazın iptali davasının kayıt kabul davasına dönüşmesi (İİK.m.235) nedeniyle asıl davada icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği de gözetilmelidir. (bkz:Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/6042 ;7639 sayılı kararı)Yukarıda yer alan bilgiler ve tespitler ışığında inceleme yapıldığında, davacı ile müflis şirket arasında 08.02.2010 tarihli hizmet sözleşmesi uyarınca davalının 31.310,74 TL tutarındaki bakiyesini ödeyemediğinden bahisle hakkında icra takibi başlatılmış olup , yargılama aşamasında davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. Davacı şirketin talimat mahkemesi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile davalı şirketin yabancı şirket konumunda olmasından dolayı Türkiyede sadece hasılat defteri tuttuğu belirtildiğinden dosyada yer alan belgeler uyarınca mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 03.04.2022 tarihli raporda da, davacının (tahsil harcı, vekalet ücreti , vekalet ücreti ve faiz gibi masraflarla birlikte) toplam 45.914,66 TL alacağı olduğunu belirtilmiştir. Önceki kaldırma kararında belirtildiği üzere, İİK.nun 194. Maddesine göre iflasın açılması ile, acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu nedenle dava baştan itibaren sıra cetveline itiraz niteliğindeki kayıt kabul davası olmadığından ve davalının yargılama devam ederken iflasına karar verilmesi nedeniyle kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır. İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa ekleneceği belirtilmekle birlikte anılan maddede takip masrafları arasında, tahsil harcı ile icra vekalet ücretine yer verilmiş değildir.Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 2013/5028 E 2013/6683 K. sayılı ilamında İİK'nın 195. maddesi gereğince, takip masraflarının da vekalet ücreti ve tahsil harcı dışında masaya kaydı istenebileceği belirtilmiştir. Ayrıca Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3799 E 2023/3898 K sayılı içtihadı incelendiğinde, ''..... kapak hesabında her ne kadar vekalet ücreti ile tahsil harcına yer verilmiş ise de İİK 193. maddesi uyarınca iflasın kesinleşmesi ile müflis adına yapılan takiplerin düşeceği hükmü dikkate alındığında davacının kapak hesabında belirtilen vekalet harcı ile tahsil harcının takip masrafları içerisinde sayılmadığı gerekçesiyle'' dair verilen kararın onamasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut davada, İstanbul 23. İcra Dairesi tarafından, davalı şikretin iflas tarihi 07/08/2012 tarihi) nazara alınarak kapak hesabı düzenlenmiştir. Yapılan kapak hesabına göre, 31.310,74 TL asıl alacak, 1.424,64 TL tahsil harcı, 3.694,18 TL vekalet ücreti, 9.466,35 TL toplam faiz ve 18,75 TL masraf olmak üzere toplam 45.914,66 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda ise, hesaplanan 45.914,66 TL'den 1.424,64 TL tahsil harcının düşülmesi sonucunda 44.490,02 TL olduğu, bu tutarın kayıt ve kabulüne, davanın niteliği değişmekle icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verildiği gerekçeli kararda yazılıdır. İflas tarihi ile belirlenen tutardan tahsil harcı olarak tespit edilen miktar düşülerek kalan bakiye miktarın kayıt ve kabulüne dair karar verilmiş ise de, daha önceki kaldırma kararımızda da açıklandığı üzere, kapak hesabında belirtilen vekalet ücreti ile tahsil harcı takip masrafları içinde yer almamaktadır. Ancak yargılamayı yapan mahkeme tarafından sadece tahsil harcı tenzil edilerek hüküm tesis edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. Yargıtay 23. HD. 2016/2703 E. 2016/5220 K. Sayılı ilamında "İİK'nın 195. maddesi uyarınca, müflisin borçlarının iflas ile birlikte muaccel hale geleceği ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masraflarının asıl alacağa ekleneceği, bilirkişilerin işlemiş faiz hesabını doğru yaptığı, ancak yasal düzenlemenin aksine vekalet ücretini de asıl alacağa eklediğini, İİK'nın 195. maddesinde takip masrafları arasında vekalet ücreti ve tahsil harcına yer verilmediği" belirtildiği dikkate alınarak yapılan istinafa konu iş bu davada yapılan hesaplama sonucunda; davanın kabulü ile, takibe konu olan 31.310,74 TL asıl alacak, takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş 9.466,35 TL faiz bedeli ile 18,75 TL takip masrafı olmak üzere toplam 40.795,84 -TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Davalı vekili tarafından mutabakat uyarınca 30.300,78 TL nin üzerine çıkılamayacağı ileri süürlmüştür. Dosya kapsamında yapılan incelemede, 29/03/2017 havale tarihli davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan beyan dilekçesinde , davalı adına tasfiyeyi yapan müdürlük tarafından davacının alacak tutarının 30.300,78 TL olarak kabul edildiği belirtilmiş ve mahkeme ile ilgili kurum arasında dairemizin kaldırma kararı uyarınca bu konuya ilişkin yazışmalar yapılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Resmi Kabz ve Mukayyitlik Dairesi Müdürlüğü'ne 6 Eylül 2024 ve 31 Aralık 2024 tarihli yazılarında tasfiye masasına herhangi bir alacak kaydı yapılmadığı belirtildiği nazara alınarak , davalı vekilinin anılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkeme tarafından '' İcra inkar tazminatı talebinin reddine,''dair karar verildiği belirtilmiş ise de, yukarıda belirtilen 2020/260 E. 2021/522K. Sayılı kaldırma kararında da belirtildiği üzere kayıt kabul davaları basit yargılama usulüne tabi olup, İcra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği nazara alınarak davanın niteliği gereği icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir. İş bu sebeplerle, davalının hesaplamaya ilişkin istinaf sebebi yerindedir. Ancak, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne dair karar verildiğinin belirtilmesi hatalı olup, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf sebebi ise yerinde değildir. Davalı iflas idaresi vekili tarafından sunulan istinaf sebeplerinden biride, iflas idare memurlarına tebligat yapılmaksızın hüküm tesis edildiği iddiasıdır. Dosya içerisinde yapılan incelemede, İstanbul 2.İflas Dairesi tarafından mahkemeye gönderilen 23/01/2013 tarihli yazıda müflis şirkete atanan iflas idare memurları ( ... ve ...) belirtilmiştir. Dairemizin 18.05.2021 tarih ve 2020/260 E 2021/522 K sayılı ilamında da bu konu üzerinde durulmuştur. Anılan ilamda'' ...Yargılamayı yapan mahkemece 25.09.2012 tarihli celsede alınan 3 nolu ara karar ile davanın İİK madde 194 uyarınca 2.Alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar ertelenmesine dair karar verilmiş ve İflas Dairesince iflas idare memuru olarak belirtilen ... ya dava dilekçesi ekli olarak çıkartılan tebligat 01.04.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.'' tespiti yer almakta olup, dosya arasına alınan tebligat parçası incelenerek yapılan tespite yönelik aksi yönde somut bir belge ileri sürülmemiştir. Bu nedenle, davalı iflas idaresi vekilinin bu konuya ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığına dair karar verilmiştir. Aynı zamanda , mahkeme ilamında ''İcra inkar tazminatı talebinin reddine, '' denilerek hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davanın niteliği gereği icra ve inkar tazminatına hükmedilmez. Bu durumda , koşulları oluşmadığından talebin reddedildiği anlamına gelecek şekilde hüküm tesis edilmesi eleştri konusu yapılmıştır. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.İş bu nedenle; davalı iflas idaresi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kayıt kabulüne karar verilmesi gereken miktar yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/456 Esas 2025/105 Karar sayılı 18/02/2025 tarihli kararının sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK; a-Davacının takibe konu ettiği, 31.310,74-TL asıl alacak, takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş 9.466,35-TL faiz bedeli ile 18,75-TL takip masrafı olmak üzere toplam 40.795,84-TL alacağın davalı müflis Kıbrıs Türk Hava Yolları LTD ŞTİ'nin iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, 2-İlk derece yargılaması giderleri yönünden; a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 308,50-TL'nin mahsubu ile 423,50-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 18,40-TL başvurma harcı, 308,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 326,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı 1.676,80-TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.489,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafça sarf edilen 1.330,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 148,27-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, e-Davacı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 40.795,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 5.118,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iadesine, 3-İstinaf yargılaması giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan ilk derece mahkemesince tahsiline, c-Davalı tarafından sarfedilen 2.668,50-TL istinaf yargılama giderinin (posta masrafı, istinaf kanun yolu başvurma harcı ve karar harcı) davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iade edilmesine, d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca HMK'nın ek 1. maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/01/2026