15. Ceza Dairesi 2017/15672 E. , 2017/17888 K. Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/10/2015 tarihli ve 2015/80607 soruşturma, 2015/71495 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2016 tarihli ve 2015/4158 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/02/2017 gün ve 94660652-1…
**15. Ceza Dairesi 2017/15672 E. , 2017/17888 K.** **"İçtihat Metni"** Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/10/2015 tarihli ve 2015/80607 soruşturma, 2015/71495 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2016 tarihli ve 2015/4158 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/02/2017 gün ve 94660652-105-34-12630-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2017 gün ve 2017/10958 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekinin şüphelinin güveni kötüye kullandıkları iddiası üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müştekinin şikayet dilekçesinde üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın daha önce işlem yapıldığı ve mükerrer kayıt olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/07/2015 tarihli ve 2015/80617 soruşturma, 2015/57735 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şüphelinin ‘’... Gıda’’ isimli şirkete gerekli özen yükümlülüğünü göstermeden kredi kullandırdığı ve kredinin geri ödenmemesi nedeni ile müşteki şirketin zarara uğradığı iddiasına yönelik olduğu, müşteki vekilinin 18/06/2015 tarihli dilekçesi ile şüphelinin ‘’... Tic. Ltd. Şti’’ isimli şirket ile yapılan işlemlerden dolayı zarara uğranıldığından bahisle şikayetçi olduğu anlaşılmakla, her iki olayın birbirinden farklı olduğu gözetilmeden herhangi bir araştırma yapılmayarak daha önce işlem yapıldığı ve mükerrer kayıt olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Cumhuriyet savcısının araştırma yaparak sonucuna göre karar vermesi gerekmesi karşısında, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.02.2016 tarih ve 2016/4158 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.