11. Hukuk Dairesi 2020/2908 E. , 2020/5385 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2015/1076 E- 2017/982 K. sayılı kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/735 E- 2019/227 K. sayılı kararın Yargıtay'ca i…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2908 E. , 2020/5385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2015/1076 E- 2017/982 K. sayılı kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/02/2019 tarih ve 2018/735 E- 2019/227 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi temlik alan davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, temlik eden davacı ... ile dava dışı Dicle Balık Market İth. İhr. Ltd. Şti. arasında akdedilen 04.01.2011 ve 24.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinin davalılar tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilere ilişkin borcun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödemesi yapılmayan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız itiraz ettiğini belirterek itirazların iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekili, davalıların talep edilen tutarda borçlarının olmadığını, davacıya yapılan ödemelerin tamamının borçtan düşülmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davalının, dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini 24.01.2012 tarihinde diğer davalı ...’a devrettiğini ve devir işleminin 02.02.2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlandığını, davacı banka tarafından gönderilen 09.03.2015 tarihli ihtarnameye de 20.10.2014 tarihinde kullandırılan krediden kaynaklı borçtan yapılan hisse devri ile sorumlu olunmadığı yönünde cevap verildiğini, kaldı ki 24.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalının imzasının olmadığını, imzası bulunan 04.01.2011 tarihli sözleşmedeki imza ve yazıların ise davalıya ait olmadığını, 04.01.2011 tarihli sözleşmenin imzalandığı kabul edilse dahi TBK’nın 583 ve 584 .maddeleri uyarınca kefaletin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.