11. Hukuk Dairesi 2010/1511 E. , 2011/10587 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2008/132-2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Motorlu Araçlar Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine …
**11. Hukuk Dairesi 2010/1511 E. , 2011/10587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2008/132-2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Motorlu Araçlar Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların, sürücüsü, işleteni ve sigortacısı oldukları aracın yaptığı kaza neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yüzünde sabit eser olacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesindeki tüm kusurun araç şoförüne ait olduğunu ileri sürerek, 35.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11.09.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 38.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, kazaya karışan aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline başvuru yapılmadığını, tedavi giderlerinin öncelikle karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından karşılanmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, kazaya karışan aracın zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında ve azami Olarak da poliçede belirtilen limit ile sorumlu bulunduklarını, manevi tazminat isteminin poliçe kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının mesleğini icra ettiğini, tedavi giderleri için faizin olay tarihinden itibaren başlatılamayacağını, kaldı ki tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumunca karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, meydana gelen zararın öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasından karşılanmasının gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline usulünce başvuru yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ödeme gücünün bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Eskişehir'den İzmir'e otobüs ile yolculuk yaptığı sırada meydana gelen kaza sonucunda yaralandığı, kaza nedeniyle davacının alnının parçalandığı, yüzünün sağ yanında derin bir yara izinin oluştuğu, yara izlerinin tedavisi için yapılacak ameliyat masrafının 4.000 TL olduğu, talep edilen 200 TL yol masrafının makul olduğu, davacının yüzünde derin yara izi kalacak şekilde yaralanması nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsıntıya uğradığı, davacının mesleği, yaşı ve kusur durumu göz önünde bulundurularak BK'nun 42. maddesi gereğince maddi tazminat miktarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Buzlu Motorlu Araçlar Tic. San.Ltd. Şti.'nden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 15.000 TL maddi tazminatın davalılar ..., Buzlu Motorlu Araçlar Tic. San.Ltd. Şti. ve Genel Sigorta A.Ş.'den, sigorta şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 4.200 TL tedavi giderinin davalılar ..., Buzlu Motorlu Araçlar Tic. San.Ltd. Şti. ve ....'den, sigorta şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı Buzlu Motorlu Araçlar Tic. Ve San.Ltd.Şti vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin 2 ve 3 nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kaza nedeniyle davacının yüzünde derin bir yara izi kalacak şekilde yaralanması, bu nedenle ekonomik geleceğinin sarsıntıya uğraması, davacının mesleği, yaşı ve kusur durumu gerekçe gösterilerek BK’nun 42. maddesi uyarınca maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak BK’nun 42. maddesi uyarınca hakimin maddi tazminatı tayin edebilmesi için öncelikle meydana gelen zararın gerçek miktarının ispat edilmesinin mümkün olmaması gerekir. Oysa somut olayda, davacı askeri personel olup meydana gelen yaralanma nedeniyle çalışamadığı ya da gelir kaybına uğradığı iddia ve ispat olunmamıştır. Öte yandan, dava konusu kazanın, davacıda meydana getirdiği yaralanmanın niteliği ve derecesi usulünce belirlenmeden manevi tazminat miktarının belirlenmesi de mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacıda meydana gelen yaralanmanın daimi veya geçici işgöremezlik niteliğinde bulunup bulunmadığının ilgili tüzük hükümleri de gözetilmek suretiyle tespit edilmesi, şayet yaralanma işgöremezlik niteliğinde ise davacının maddi tazminata hak kazanabileceğinin düşünülmesi ve uzman bilirkişi vasıtasıyla davacının uğradığı maddi tazminat miktarının belirlenmesi, ayrıca manevi tazminatın da yaralanmanın niteliğine ve derecesine göre takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı ve mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, davacı askeri personel olup, mümeyyiz davalı tarafından davalının kaza geçirdiği aracın Türk Silahlı Kuvvetleri’nce kiralandığı savunulduğuna göre, davacıya, meydana gelen kaza nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise söz konusu ödemenin mümeyyiz davalının ödemesi gereken tazminattan mahsubunun mümkün olup olmadığı değerlendirilmeden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle de mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir. 4-Kabule göre de, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde bulunmasına ve haksız fiil nedeniyle hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerekmesine göre, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminata dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve mümeyyiz davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.