T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1852 - 2025/2078 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1852 KARAR NO : 2025/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2023 NUMARASI : 2022/330 E. - 2023/135 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1852 - 2025/2078 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1852 KARAR NO : 2025/2078 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2023 NUMARASI : 2022/330 E. - 2023/135 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/03/2023 tarih ve 2022/330 E. - 2023/135 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, hayvansal kökenli gıda üreticileri ve entegre hayvancılık tesislerinin ihtiyaç duyduğu veteriner tıbbi ürünleri ve veteriner biyolojik ürünleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin, 2021/085271 sayılı "..." ibareli markanın 05. sınıfta yer alan emtialar yönünden tescili başvurusunda bulunduğunu, ne var ki, davalı şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yapmış olduğu itiraz üzerine başvurunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ilaç sektöründe etken maddeden marka oluşturulmasının sıklıkla gerçekleşen bir durum olduğunu, müvekkilinin markasının da"..." adlı etken maddeye atıf ile oluşturulduğunu, "..." ibaresini içeren çok sayıda markanın mevcut olup redde dayanak markadaki "..." ibaresinin ayırt edicilik yönünden zayıf olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin markasında bulunan eklerle ayırt ediciliğin sağlandığını, ileri sürerek, 2022-M-9043 sayılı YİDK kararının kaldırılarak müvekkilinin 2021/085271 sayılı tescil başvurusunun kabulü ile markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu iddiaların dayanağı olan vakıalar açıkça ifade edilmediğinden dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, davaya konu “... ...” ibareli marka başvurusunda öne çıkarılan “...” ibaresinin markanın asli unsurunu oluşturduğunu, bu ibare ile müvekkilinin “...” markası arasındaki benzerliğin izahtan vareste olduğunu, zira markaların okunuşlarının aynı olduğu gibi görsel ve kavramsal olarak da aralarında bir benzerlik bulunduğunu, aynı yazı stilinin kullanıldığını, markada ayırt ediciliği sağlayan herhangi bir unsur bulunmadığını ve davaya konu markanın tescilinin talep edildiği sınıfta müvekkilinin markası tescilli bulunduğundan ortalama tüketici kitlesi tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğini, davacının müvekkilinin markası ile bu derecede benzer bir markayı tescil ettirmek istemesinin haksız yarar sağlamaya yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve iş bu davaya konu olan 5. sınıftaki emtialar ile redde mesnet marka kapsamında yer alan 5. sınıftaki emtiaları aynı/aynı türden oluştuğu, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olduğu, "..." maddesinin analjezik, antienflamatuar ve antipiretik olarak kullanılan bir etken madde olup, piyasada bu etken maddeyi içeren "..." isimli bir ilaç ve bu ilacın 5 farklı ticari takdim şeklinin mevcut olduğu, ... etken maddesini içeren diğer ilaçların isimlerinin “...” veya “...” ön ekiyle başlayan isimlerden oluştuğu, dolayısıyla davacının “...” kelimesinin etken madde meloksikamdan kaynaklı olarak ilaç isimlerinde kullanıldığı ve ilaçların ticari isimlerinin, etken maddeyi çağrıştırması için etken madde ismine benzer veya bir bölümünü içeren kelimelerden seçildiği yönündeki iddiasının doğrulandığı, davaya konu marka kapsamındaki 5/1 ve 5/3 alt sınıfta bulunan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." emtialarının doktorlar, veterinerler, eczacılar ve diş hekimlerine hitap eden emtialar olup hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyinin yüksek olması ve her iki markada yer alan "..." ibaresinin etken madde meloksikamdan mülhem ilaç isimlerinde kullanılması hususları nazara alındığında ilgili tüketici kesiminin dava konusu markayı davacının redde mesnet markadan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi, marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağından anılan emtialar bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, buna karşılık, davaya konu sair emtiaların ise, salt ihtisas sahibi, bilinç düzeyi yüksek kimselere hitap etmedikleri, içerisinde farklı sosyo-ekonomik toplumsal kesimlerden gelen bireylerin bulunduğu halk kesimine de hitap ettikleri, bu emtiaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyinin ortalama düzeyde olduğu, ortalama dikkat ve bilinç düzeyine sahip tüketici kesiminden "..." ibaresinin etken madde meloksikamdan kaynaklı olarak ilaç isimlerinde kullanıldığını bilmesinin beklenemeyeceği, bu tüketici kesiminin gerek "...", gerekse "..." ibarelerini anlamsız sözcükler olarak algılayacağı, buna göre; daha önce redde mesnet markayı gören söz konusu tüketici kesiminin, görsel ve işitsel benzerlik sebebiyle, davaya konu bu emtialar bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın KISMEN KABULÜ ile; "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." emtiaları yönünden 2022-M-9043 sayılı YİDK kararının İPTALİNE karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi heyeti tarafından 5. sınıfın 1. ve 3. alt grubu kapsamında bulunan emtiaların doktorlar, veterinerler, eczacılar ve diş hekimlerine hitap etmesi nedeniyle taraf markaları arasında iltibasın oluşmayacağı sonucuna varılmış iken, iltibas ihtimalinin bulunduğu kabul edilen diğer emtiaların bu emtialar ile bağlı olduğunu, "diyet takviyeleri, besin takviyeleri ve bitkisel içeceklerin" eczanelerde satılmakta olup çoğunlukla ilaçların yan rafında satıldığını, bu emtiaların alıcılarının da bilinçli tüketicilerden oluştuğunu, "..." etken maddesinden oluşturulan davaya konu markanın zayıf bir marka olduğunu ve müvekkilinin markasındaki eklemeler ile ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, ilk derece mahkemesi kararının yeterli ve ilgili bir gerekçe içermediğini, davaya konu markanın bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacının markasının ayırt edici herhangi bir unsur içermediğini, aralarındaki benzerlik nedeniyle markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaları ihtimalinin çok kuvvetli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararın sair kısımlarında aksi kanaatte ifadelere yer verilmişse de, veteriner ilaçları sektöründeki tüketicinin üst düzey olmasının, davacının markasıyla müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerçeğini ortadan kaldıracak nitelikte olmadığını, okunuşları dahi aynı olan markaların, veteriner vb. sağlık grupları tarafından dahi karıştırılabileceğini, ilgili tüketicinin satın alma işlemi sırasında markalar arasında detaylı bir karşılaştırma yapma imkanının her zaman mümkün olmadığını, davacı tarafından gerçekleştirilmiş marka başvurusunun tamamen kötü niyetli olup markalar arasındaki benzerlik nazara alındığında davacının amacının müvekkilinin markasından haksız menfaat temin etmek olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ve "..." asli unsurlarını içeren davacının marka başvurusu ile redde mesnet markanın başlangıç kısımlarının aynı olduğu, başlangıç kısma eklenen harflerin ayırt edicilik sağlamadığı, markalar arasındaki işitsel ve görsel benzerliğin yanında, aynı ve aynı tür hizmetleri kapsaması nedeniyle ilgili tüketiciler nezdinde söz konusu mal ve hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veya marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, dolayısıyla markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2021/085271 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itiraza mesnet "..." ibareli markalarının esaslı unsurlarının "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu, bu itibarla taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, ancak taraf markalarının, aralarında eczacı ve veteriner hekimin bulunduğu uzman bilirkişi heyeti tarafından belirtildiği üzere, analjezik, antienflamatuar ve antipiretik olarak kullanılan "..." adlı etken maddeden ilham ile oluşturulduğu, bu hali ile etken maddeye ithaf ile oluşturulan itiraza dayanak "..." markasının ayırt ediciliğinin zayıflığı nedeniyle davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen ilaç niteliğindeki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı radyoaktif kimyasal maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri." emtiaları yönünden ilgili tüketicilerin yüksek bilinç ve dikkat düzeyi de nazara alındığında tüketici kitlesi nezdinde markaların ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, ancak davaya konu markanın kapsamındaki ilaç niteliğinde bulunmayan sair emtialar yönünden taraf markalarının etken maddeyi çağrıştırmasının bir önemi olmadığından işitsel ve görsel olarak yüksek düzeyde benzer olan taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği ve bu emtialar yönünden ortalama tüketiciler nezdinde markaların ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.