7. Hukuk Dairesi 2012/4112 E. , 2012/8446 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, su aboneliğinin tesisi ile su ve kanalizasyon şebekelerine, katılım payından sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İddia ve s…
**7. Hukuk Dairesi 2012/4112 E. , 2012/8446 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, su aboneliğinin tesisi ile su ve kanalizasyon şebekelerine, katılım payından sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere bu yolla saptanan dava niteliğine, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Anayasa’nın 17/1 maddesi gereği herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilerek Anayasa’nın 56/1-4 maddesi ile de herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu ve devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirmesi gerektiğini emretmektedir. Ayrıca Belediye Gelirleri Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan ASKİ Tarifeler Yönetmeliği’nde su ve kanalizasyon şebekelerine katılım payı ödenmeden su bağlantısının yapılamayacağına dair açık bir düzenlemenin yer almadığı gözönünde bulundururak, davacının aboneliğin gerçekleştirilmemesi yönündeki muarazanın giderilmesi talebi yerindedir. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından, yukarıda belirtilen Anayasa Yasa ve Yönetmelik maddeleri gereğince davacı lehine su aboneliğinin sağlanması gerekir. Zira, davalı kurum bu hizmeti tekel olarak yürütmekle görevli ve yetkilidir. Tekel olarak yürütülen hizmetlerde sözleşme serbestliği ilkesi olamaz. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü davacı ile bu nedenle abonelik sözleşmesi imzalamak zorundadır. O halde, mahkemece davacının abonelik tesisi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümü ile reddi uygun görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan davacının su ve kanalizasyon şebekelerine katılım payının yüksek olduğu bu miktarın azaltılması talebinin de Belediye Gelirleri Kanunun 87 ve devamı maddeleri gereğince yersizdir. Davacının sorumlu olduğu tutarın, Belediye Gelirleri Kanunun 89 maddesi ve ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Bu belirleme yapılırken Belediye Gelirleri Kanunun 89. maddesinin amir hükmü gereğince, bu tür hizmet giderlerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İller Bankası tarafından tespit edilen ve yayınlanan rayiç ve birim fiyatlarına göre hesaplanan tutarı aşamacağı da gözetilmelidir. O halde mahkemece davacının ödemekle sorumlu olduğu tutarın bu amir hüküm gözetilerek tespiti gerekirken, davacının bilirkişi raporuna karşı esaslı itirazları dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23/2 maddesi gereğince davacı her türlü resim ve harçtan muaf olduğundan bu konuda hakkında karar verilmesine yer olmadğına, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.